Etiket: Yargıtay Kararları

Boşanma avukatı

BOŞANMADA EŞİT KUSUR, TAZMİNAT VE KUSUR TESPİTİ

YARGITAY 2.HUKUK DAİRESİ 2019/6119 ESAS – 2019/12832 KARAR

ÖZET: Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. İspat edilemeyen vakıalar taraflara kusur olarak yüklenemez.

1- Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuna uygun sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir yanlışlık görülmemesine göre, davalı-davacı kadının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yersizdir.

2- İlk derece mahkemesince kadının, eşinin önceki evliliği ile ilk evliliğinden olan çocukları ve para ile ilgili hususlarda anlayış göstermediği, erkeğin ise eşinin annesine bakması hususunda anlayış göstermediği belirtilerek boşanmaya sebep olan olaylarda tarafların eşit kusurlu oldukları gerekçesiyle her iki davanın kabulü ile tarafların boşanmalarına karar verilmiş, hükmün davacı-davalı erkek tarafından kadının davasının kabulü, kusur belirlemesi, kendisinin tazminat taleplerinin reddi, davalı-davacı kadın tarafından ise erkeğin davasının kabulü, kusur belirlemesi, kendisinin manevi tazminat taleplerinin reddi yönünden istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 38. Hukuk Dairesi davacı-davalı erkeğin kusur belirlemesi ve reddedilen tazminatlar yönünden istinaf taleplerini kabul etmiş, kadının istinaf talepleri ile erkeğin sair istinaf taleplerini esastan reddetmiş, tarafların ilk derece mahkemesince kabul
edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışları yanında kadının “Erkeğe aşağılayıcı sözler söylediği, eski eşi ve çocuklarıyla ilgili ithamlarda bulunduğu, kadının bu nedenle boşanmaya sebep olan olaylarda ağır kusurlu olduğunu” belirterek erkek yararına 15.000 TL maddi tazminat ile 10.000 TL manevi tazminata hükmetmiştir. Yapılan yargılama ve toplanan delillerden; bölge adliye mahkemesince kadına kusur olarak yüklenen “Erkeğe aşağılayıcı sözler söylediği, eski eşi ve çocuklarıyla ilgili ithamlarda bulunduğu” vakıasına yönelik tanık beyanlarının soyut, duyuma dayalı, Türk Medeni Kanunu’nun 166/1. maddesinde yer alan temelinden sarsılma durumunu kabule elverişli olmayan beyanlar olduğu anlaşılmaktadır. İspat
edilemeyen vakıalar taraflara kusur olarak yüklenemez. Evlilik birliğinin sarsılmasına neden olan olaylarda, ilk derece mahkemesince kabul edilen ve gerçekleşen kusurlu davranışlara göre taraflar eşit kusurludur. Bu durum gözetilmeden davalı-davacı kadının ağır kusurlu kabul edilmesi
doğru olmamış ve bozmayı gerektirmiştir.

3- Yukarıda 2. bentte açıklandığı üzere boşanmaya sebebiyet veren vakıalarda taraflar eşit kusurludur. Boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez. Erkek yararına Türk Medeni Kanunu’nu 174/1-2. madde koşulları oluşmamıştır. O halde davacı-davalı erkeğin maddi ve manevi tazminat isteklerinin reddine karar vermek gerekirken, hatalı kusur belirlemesinin sonucu olarak yazılı şekilde hüküm kurulması doğru olmayıp, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Temyiz edilen bölge adliye mahkemesi hükmünün yukarıda 2. ve 3. bentlerde gösterilen sebeplerle BOZULMASINA, bozma kapsamı dışında kalan temyize konu diğer bölümlerinin ise yukarıda 1. bentte gösterilen sebeple ONANMASINA, temyiz peşin harcının istek halinde yatırana geri verilmesine, dosyanın ilgili bölge adliye mahkemesi hukuk dairesine gönderilmesine oybirliğiyle karar verildi. 26.12.2019

Sosyal Medyada Borçlu Olduğunu Beyan Eden Kişi Borcu Kabul Etmiş Sayılır

                       Yargıtay 9. Hukuk Dairesi  2015/14813 Esas  –  2016/2351 Karar

Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. Okumaya devam et

Ziynet eşyasının erkek tarafından götürüldüğünü beyan eden kadın, beyanını ispat etmekle yükümlüdür.

                                    Yargıtay 2. Hukuk Dairesi  2019/5915 Esas – 2019/9117 Karar

MAHKEMESİ :Aile Mahkemesi


Taraflar arasındaki davanın yapılan muhakemesi sonunda mahalli mahkemece verilen, yukarıda tarihi ve numarası gösterilen hüküm davalı-davacı kadın tarafından ziynet alacağı davasının reddi yönünden temyiz edilmekle, evrak okunup gereği görüşülüp düşünüldü:

Mahkemece 26.01.2016 tarihli kararla davalı-davacı kadının ziynet alacağı davasının kabulüne karar verilmiş,

Okumaya devam et