TR

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat: Şartlar, Miktar ve Süreç (2026)

Güncelleme: 18 dk okuma

Boşanmada tazminat, kusursuz ya da daha az kusurlu eşin uğradığı ekonomik ve manevi kaybın hukuken karşılanmasını sağlayan bir haktır. Türk Medeni Kanunu’nun 174. maddesi, boşanmaya yol açan olaylarda kusurlu olan eşten hem menfaat kaybı için maddi tazminat hem de kişilik hakkı ihlali için manevi tazminat istenebilmesine olanak tanır. Ancak kusur oranının belirlenmesi, tazminatın miktarı, faizin başlangıcı ve tahsil süreci uygulamada teknik ve çoğu zaman hak kaybına açık konulardır. Bu yazıda, boşanmada maddi ve manevi tazminatın şartları, hesaplanması ve dava süreci 2026 itibarıyla güncel uygulama ve Yargıtay içtihatları ışığında değerlendirilmektedir.

Boşanmada Maddi ve Manevi Tazminat Nedir? (TMK m. 174)

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, boşanmanın eki niteliğinde iki ayrı taleptir. Maddi tazminat, mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu tarafın kusurlu taraftan istediği tazminattır (TMK m. 174/1). Manevi tazminat ise, boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan tarafın kusurlu eşten talep ettiği para alacağıdır (TMK m. 174/2).

Bu iki talep birbirinden bağımsızdır ve aynı davada birlikte istenebilir. Hâkim, her birini kendi şartları çerçevesinde ayrı ayrı değerlendirir. Boşanma davası ile birlikte istenen tazminatlar boşanmanın feri (yan) talebi sayıldığından ayrıca harca tabi değildir; ancak boşanma kesinleştikten sonra ayrı dava olarak açıldıklarında nispi harç gündeme gelir.

Yasal metin — TMK m. 174: “Mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddî tazminat isteyebilir. Boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf, kusurlu olan diğer taraftan manevî tazminat olarak uygun miktarda bir para ödenmesini isteyebilir.”

Boşanmada Maddi Tazminatın Şartları

Maddi tazminata hükmedilebilmesi için dört şartın bir arada gerçekleşmesi gerekir. Bunlar boşanma kararının varlığı, kusur dengesi, menfaat kaybı ve illiyet bağıdır.

  • Boşanma kararı verilmiş olmalıdır. Evlilik ölüm, gaiplik veya evliliğin iptali gibi başka bir nedenle sona ermişse boşanmaya bağlı maddi tazminat istenemez.
  • Talep eden kusursuz veya daha az kusurlu olmalıdır. Daha fazla kusurlu eş hiçbir şekilde maddi tazminat isteyemez; eşit kusur halinde de tazminata hükmedilmez.
  • Mevcut veya beklenen menfaatler zedelenmiş olmalıdır. Eşin sağladığı geçim desteği, sosyal güvenlik (sigorta) haklarından yararlanma ve boşanmayla sona eren yasal mirasçılık (boşanan eşler birbirinin yasal mirasçısı olamaz, TMK m. 181/1) gibi menfaatler somut olaya göre bu kapsamda değerlendirilebilir.
  • Zarar boşanma yüzünden doğmuş olmalıdır (illiyet bağı). Evlilikten bağımsız nedenlerle oluşan kayıplar bu tazminatın kapsamına girmez.

Uzun süre çalışma hayatından uzak kalmış eşin boşanma sonrasında ekonomik güvenceden yoksun kalması, mevcut veya beklenen menfaat kaybının değerlendirilmesinde önem taşıyabilir. Ancak çalışmamak veya ev hanımı olmak tek başına maddi tazminat hakkı doğurmaz; evlilik birliği devam etseydi elde edilecek menfaatlerin neler olduğu ve bunların boşanma yüzünden nasıl zedelendiği somut olayın koşullarına göre değerlendirilir.

Boşanmada Manevi Tazminatın Şartları

Manevi tazminat için, boşanmaya yol açan olayların talep eden eşin kişilik haklarına saldırı niteliği taşıması gerekir. Salt boşanmış olmanın yarattığı üzüntü tek başına manevi tazminata yetmez; olayın onur, şeref, itibar veya psikolojik bütünlüğe yönelmiş olması aranır.

  • Kişilik hakkı ihlali: Aldatma (zina), fiziksel veya psikolojik şiddet, sistematik hakaret, evden kovma, küçük düşürücü davranışlar bu kapsamdadır.
  • Karşı tarafın kusuru: Manevi tazminat yükümlüsünün kusurlu olması gerekir.
  • Talep edenin kusursuz veya daha az kusurlu olması: TMK m. 174/2’nin metninde bu şart açıkça yer almaz; ancak Yargıtay manevi tazminatta da talep edenin daha az kusurlu olmasını arar. Eşit kusurlu eş yararına manevi tazminata da hükmedilemez (Yargıtay 2. HD, E. 2021/82, K. 2021/1293).

Manevi tazminatta zararın sayısal olarak ispatı zorunlu değildir; ancak her aldatma veya şiddet iddiası kendiliğinden tazminat doğurmaz. Kişilik hakkına saldırı oluşturan olayın (aldatma, şiddet, onur kırıcı davranış gibi) ispatlanması ve yukarıdaki diğer şartların somut olayda gerçekleşmesi gerekir. Manevi tazminat, maddi tazminattan farklı olarak yalnızca toptan ödenir; irat (dönemsel) biçiminde ödenmesine karar verilemez (TMK m. 176/2).

Aldatan Eşin Sevgilisinden (Üçüncü Kişiden) Tazminat İstenebilir mi?

Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, “evlilik birliği devam ederken eşlerden biri ile evli olduğunu bilerek birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteminde bulunamayacağına” karar vermiştir (YİBBGK, 06.07.2018, E. 2015/5, K. 2018/7). İçtihadı birleştirme kararları bağlayıcı olduğundan, yalnızca bu ilişkiye dayanılarak üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez; aldatma nedeniyle manevi tazminat kusurlu eşten, TMK m. 174/2 kapsamında istenir. Üçüncü kişinin aldatılan eşe yönelik bağımsız bir hukuka aykırı eylemi varsa, bu eylem genel hükümler çerçevesinde ayrıca değerlendirilir. Aldatma vakıasının ispatı için aldatma davası yazımıza bakabilirsiniz.

Kusur Durumu ve Tazminat Hakkı

Tazminat hakkı doğrudan kusur dengesine bağlıdır. En kritik ayrım, yoksulluk nafakasında eşit kusurlu eş nafaka alabilirken, tazminatta eşit kusurlu eşin tazminat alamamasıdır.

Kusur DurumuMaddi TazminatManevi TazminatYoksulluk Nafakası
Kusursuz eşAlabilirAlabilirAlabilir (yoksulluğa düşecekse)
Daha az kusurlu eşAlabilirAlabilirAlabilir (yoksulluğa düşecekse)
Eşit kusurlu eşAlamazAlamazAlabilir (yoksulluğa düşecekse)
Daha ağır kusurlu eşAlamazAlamazAlamaz
Tam kusurlu eşAlamazAlamazAlamaz

Uygulamada en sık yapılan hata, “eşit kusurlu eş de tazminat alabilir” yanılgısıdır. Oysa Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, tazminat için talep edenin karşı taraftan daha az kusurlu olması aranır; eşit kusur halinde tazminat hakkı doğmaz. Yargıtay, “boşanmaya sebep olan olaylarda eşit kusurlu eş yararına maddi ve manevi tazminata karar verilemez” diyerek eşit kusurlu eş lehine kurulan tazminat hükmünü bozmuştur (Yargıtay 2. HD, E. 2021/82, K. 2021/1293). Kusurun nasıl belirlendiği boşanma davasında kusur yazımızda ayrıntılı olarak anlatılmıştır. Yoksulluk nafakasında ise kusur şartının yanında boşanma yüzünden yoksulluğa düşme şartı da aranır (TMK m. 175); ayrıntılar için yoksulluk nafakası yazımıza bakabilirsiniz.

Tazminat Miktarı Nasıl Belirlenir ve Hesaplanır?

Boşanmada tazminatın kanunen belirlenmiş bir tarifesi veya alt-üst sınırı yoktur; hâkim TMK m. 4’teki hakkaniyet ilkesi çerçevesinde takdir yetkisini kullanır. Maddi tazminatın miktarı belirlenirken Türk Borçlar Kanunu’nun 50 ve 51. maddeleri de dikkate alınır; Yargıtay, hakkaniyete göre az kalan maddi tazminatı bozma nedeni saymaktadır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6618, K. 2023/5497). Miktar, gerçek zararın matematiksel hesabıyla değil, dosyanın bütünündeki ölçütlerle belirlenir.

  • Tarafların kusur dereceleri ve kişilik hakkına yapılan saldırının niteliği (ör. zina, şiddet).
  • Tarafların sosyal ve ekonomik durumları, gelir ve yaşam standardı.
  • Evlilik süresi (menfaat kaybının kapsamını etkileyebilir).
  • İhlal edilen mevcut ve beklenen menfaatlerin kapsamı.
  • Paranın alım gücü ve güncel ekonomik koşullar.

Bu ölçütlerin hiçbiri tek başına belirli bir miktar sonucunu doğurmaz; hâkim hepsini birlikte değerlendirir. Hâkimin belirlediği tazminat, bir tarafı zenginleştirmemeli, diğerini yoksullaştırmamalıdır. Maddi tazminatın toptan ya da irat biçiminde ödenmesine karar verilebilirken (TMK m. 176/1), manevi tazminat yalnızca toptan ödenir. İrat biçiminde ödenmesine karar verilen maddi tazminat, alacaklı tarafın yeniden evlenmesi ya da taraflardan birinin ölümü hâlinde kendiliğinden kalkar; alacaklının evlenmeksizin fiilen evliymiş gibi yaşaması, yoksulluğunun ortadan kalkması veya haysiyetsiz hayat sürmesi hâlinde ise mahkeme kararıyla kaldırılır. Tarafların mali durumlarının değişmesi veya hakkaniyetin gerektirmesi hâlinde iradın artırılmasına ya da azaltılmasına da karar verilebilir (TMK m. 176/3-4).

Talep miktarının baştan gerçekçi ve yeterli belirlenmesi önemlidir. Manevi tazminat bölünemez nitelikte olduğundan, dilekçede yazılan miktar sonradan ıslahla dahi artırılamaz (Yargıtay 2. HD, E. 2024/10433, K. 2025/6238). Boşanma davası içinde istenen tazminatta reddedilen kısım için karşı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmez; bu risk, boşanmadan sonra ayrı olarak açılan tazminat davasında ortaya çıkar.

Boşanmada Maddi Manevi Tazminat Faiz Başlangıcı, Oranı ve Türü

Boşanmanın eki olarak istenen maddi ve manevi tazminata faiz, kural olarak boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler. Boşanma kesinleşmeden tazminat muaccel hale gelmediğinden, dava veya karar tarihi değil kesinleşme tarihi esas alınır (Yargıtay 2. HD, E. 2010/5221, K. 2011/5745). Boşanmadan sonra ayrı bir dava olarak açılan tazminatta ise faiz, o davanın açıldığı tarihten itibaren yürür; Yargıtay, TMK m. 178’e dayalı olarak açılan davada faizin kararın kesinleşmesinden başlatılmasını bozma nedeni saymıştır (Yargıtay 2. HD, E. 2023/5421, K. 2023/4400).

DurumFaiz Başlangıcı
Boşanma davasıyla birlikte istenen tazminatBoşanma kararının kesinleşme tarihi
Boşanmadan sonra ayrı dava ile istenen tazminatAyrı tazminat davasının açıldığı tarih

Faiz türü yasal faizdir. Boşanmada tazminat ticari nitelik taşımadığından ticari faiz değil, yürürlükteki yasal faiz oranı uygulanır. Faiz, ancak talep edilmişse hükmedilir; bu nedenle dava dilekçesinde faizin açıkça istenmesi gerekir. Faiz talep edildiği hâlde mahkemenin bu konuda olumlu ya da olumsuz bir hüküm kurmaması da bozma nedenidir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6618, K. 2023/5497). Boşanmada maddi manevi tazminat faiz oranı yasal faiz oranıdır.

Boşanmada Maddi Manevi Tazminat Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?

Boşanmanın eki niteliğindeki maddi ve manevi tazminat, kural olarak boşanma hükmü kesinleşmeden icraya konulamaz. Kişiler hukuku ve aile hukukuna ilişkin kararlar kesinleşmedikçe yerine getirilemez (HMK m. 350/2 ve m. 367/2); boşanma ilamındaki tazminat hükümleri de bu kurala tabidir. Bu nedenle tazminat alacağının tahsili için önce boşanma hükmünün kesinleşmesi beklenir.

Bu kuralın iki önemli ayrıntısı vardır:

  • Boşanma hükmü kesinleşmişse, tazminat bölümü istinaf veya temyiz aşamasında olsa bile tazminat için ilamlı icra takibi yapılabilir; eklentilerin infazı için kararın tazminat yönünden de kesinleşmesi gerekmez (Yargıtay 12. HD, E. 2018/4469, K. 2018/10618).
  • Boşanma kesinleştikten sonra ayrı davada verilen manevi tazminat ilamının icraya konulabilmesi için kesinleşmesi gerekmez (Yargıtay HGK, 28.02.2001, E. 2001/12-206, K. 2001/217).

Kesinleşmeden sonra ödeme yapılmazsa, tazminat sıradan bir para alacağı olarak genel icra hükümlerine göre tahsil edilir:

  • Borçlunun maaşına, banka hesabına ve taşınmaz mallarına haciz konulabilir.
  • Taşınmaz satışa çıkarılarak alacak tahsil edilebilir.
  • Alacağa faiz de eklenerek takip yapılabilir.

Nafakadan önemli bir farkı vardır: nafaka ödemeyen borçluya tazyik hapsi uygulanabilirken, tazminat için tazyik hapsi uygulanamaz; tazminat yalnızca icra takibi yoluyla tahsil edilir. Mahkeme kararına bağlanan tazminat alacağı on yıllık zamanaşımına tabidir (TBK m. 156/2). İcra takibi başlatıldıktan sonra ise takip dosyasında son işlemin üzerinden on yıl geçerse takip zamanaşımına uğrar (İİK m. 39); bu süre kararın kesinleşmesinden değil, takip dosyasındaki son işlemden itibaren hesaplanır.

Tazminat Nasıl Talep Edilir? Dilekçe, Cevap Dilekçesi ve Islah

Maddi ve manevi tazminat, en güvenli biçimde boşanma dava dilekçesinde açıkça talep edilir. Hâkim taleple bağlıdır; talep olmadan tazminata hükmedemez (HMK m. 26). Bu nedenle dilekçede maddi ve manevi tazminat tutarlarının ayrı ayrı ve açıkça yazılması gerekir.

  • Dava dilekçesine ekleme: En güvenli yol. Talep açıkça yazılır, deliller aynı davada değerlendirilir. Dilekçeler aşaması tamamlandıktan sonra yeni bir tazminat talebi ancak karşı tarafın açık muvafakati veya ıslah yoluyla ileri sürülebilir (HMK m. 141; Yargıtay 2. HD, E. 2019/7193, K. 2019/11169).
  • Cevap dilekçesi ile: Kendisine boşanma davası açılan eşin tazminat istemek için karşı dava açması gerekmez. Boşanmaya karşı çıksa bile, boşanma kararı verilmesi ihtimaline karşı tazminat talebini cevap dilekçesinde ileri sürebilir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6979, K. 2024/5762). Kendisi de boşanmak istiyorsa karşı dava açabilir. Her iki durumda da tazminat talebi için ayrıca harç alınmaz.
  • Islah ile artırım: Dilekçede düşük gösterilen maddi tazminat, tahkikat sona erinceye kadar ıslah yoluyla artırılabilir. Manevi tazminat ise bölünemez nitelikte olduğundan ıslahla artırılamaz ve kısmi dava yoluyla istenemez; bu nedenle manevi tazminat miktarı ilk dilekçede doğru belirlenmelidir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/10433, K. 2025/6238).
  • Kısmi davada talep artırımı (HMK m. 109/4): 7589 sayılı Kanun’la 31.07.2026’dan itibaren belirsiz alacak davası (HMK m. 107) yürürlükten kaldırılmış, kısmi davaya yeni bir imkân getirilmiştir: alacağın yalnızca bir kısmı dava edilmişse talep, aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sona ermesine kadar artırılabilir; artırılan kısım bakımından zamanaşımı da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılır. Bu imkânın boşanmanın eki niteliğindeki maddi tazminata nasıl uygulanacağı henüz yerleşik içtihatla netleşmemiştir. Manevi tazminat ise bölünemediğinden kısmi davaya konu olamaz ve bu imkândan yararlanamaz. HMK m. 107, 31.07.2026’dan önce açılmış davalarda uygulanmaya devam eder.
  • Boşanmadan sonra ayrı dava: Çekişmeli boşanmada tazminat talep edilmemişse, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı tazminat davası açılabilir; görevli mahkeme aile mahkemesidir. Anlaşmalı boşanmada ise aşağıda açıklanan farklı kural geçerlidir.

Çekişmeli boşanma davasında tazminatın hiç istenmemiş olması, sonradan istenmesine engel değildir; boşanma kesinleştikten sonra TMK m. 178’deki süre içinde ayrı dava açılabilir (Yargıtay 2. HD, E. 2014/18329, K. 2014/19588). Buna karşılık tazminat boşanma davasında talep edilip reddedilmişse veya talepten feragat edilmişse, aynı vakıalara dayanarak sonradan tazminat istenemez. Talep dilekçeler aşamasından sonra usulüne uygun olmayan şekilde ileri sürülmüşse, mahkeme bu talep hakkında “karar verilmesine yer olmadığına” karar verir; bu karar kesin hüküm oluşturmadığından ayrı dava yolu açık kalır (Yargıtay 2. HD, E. 2019/7193, K. 2019/11169). Uygulamada en sık karşılaşılan kalıcı hak kaybı, tazminatın dilekçede hiç talep edilmemesi ve ardından 1 yıllık sürenin geçirilmesidir.

1 Yıllık Zamanaşımı Süresi (TMK m. 178)

Çekişmeli boşanma davasında istenmeyen maddi ve manevi tazminat, boşanma hükmünün kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı bir davayla talep edilmelidir. Kanun metnine göre “evliliğin boşanma sebebiyle sona ermesinden doğan dava hakları, boşanma hükmünün kesinleşmesinin üzerinden bir yıl geçmekle zamanaşımına uğrar” (TMK m. 178).

Bu süre hak düşürücü süre değil, zamanaşımı süresidir. Zamanaşımı bir def’idir; davalı tarafından ileri sürülmedikçe hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınamaz (Yargıtay HGK, E. 2017/3155, K. 2021/1307; Yargıtay HGK, E. 2013/1597, K. 2015/1165). Yargıtay’ın ifadesiyle bu dava hakları “zamanaşımı def’iyle karşılanmadıkça her zaman açılabilir” (Yargıtay 2. HD, E. 2014/18329, K. 2014/19588). Bununla birlikte, bir yıllık süre geçtikten sonra açılan davada davalının zamanaşımı itirazında bulunması hâlinde dava reddedilecektir; bu nedenle sürenin kaçırılmaması gerekir. Kendisine karşı süre geçtikten sonra dava açılan eşin ise zamanaşımı def’ini cevap dilekçesinde ileri sürmesi önem taşır.

Kesinleşmiş boşanma kararında kusura ilişkin bir belirleme varsa, ayrı açılan tazminat davasında bu belirleme esas alınır (Yargıtay HGK, E. 2017/2649, K. 2021/1148); bu nedenle kusur belirlemesine itirazın boşanma davası sırasında yapılması gerekir. Anlaşmalı boşanma kararında ya da kusur belirlemesi içermeyen ve Türkiye’de tanınan yabancı mahkeme kararında ise ayrı davada yeniden kusur araştırması yapılarak tazminata hükmedilemez (Yargıtay HGK, E. 2017/3067, K. 2019/512; Yargıtay 2. HD, E. 2024/1003, K. 2024/2481).

Örnek: Boşanma kararı 10 Mayıs 2026’da kesinleşmişse, ayrı tazminat davası en geç 10 Mayıs 2027’ye kadar açılmalıdır. Bu tarihten sonra açılan davada davalı zamanaşımı itirazında bulunursa dava reddedilir.

Anlaşmalı ve Çekişmeli Boşanmada Tazminat

Anlaşmalı boşanmada tazminat, tarafların protokolde serbestçe belirlediği bir konudur; çekişmeli boşanmada ise kusura göre hâkim takdir eder. Anlaşmalı boşanmada kusur incelemesi yapılmaz; taraflar tazminat miktarı üzerinde uzlaşır ve mahkeme protokolü onaylarsa tazminat bağlayıcı hale gelir.

Protokolde tazminattan açıkça feragat edilmişse, bu hak sonradan talep edilemez. Protokolde tazminata hiç yer verilmemiş olması da sonradan dava açma imkânı vermez. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, anlaşmalı boşanmada tarafların boşanmanın mali sonuçlarına ilişkin uyuşmazlığı nihai olarak çözdüklerinin ve ilişkilerini tasfiye ettiklerinin kabul edileceğini, bu nedenle anlaşmalı boşanmadan sonra TMK m. 174’e dayanarak maddi ve manevi tazminat istenemeyeceğini belirtmiştir. Bu davada yerel mahkeme, tarafların önceki davada tazminat konusunda beyanda bulunmadığı ve bu haktan feragat etmediği gerekçesiyle tazminata hükmetmiş; Hukuk Genel Kurulu bu gerekçeyi kabul etmemiştir (Yargıtay HGK, E. 2017/3067, K. 2019/512). Bu nedenle tazminat talebi varsa anlaşmalı boşanma protokolünde açıkça düzenlenmelidir.

Çekişmeli boşanmada ise tazminat, kusur dengesi ve menfaat/kişilik hakkı ihlali değerlendirmesiyle belirlenir. Evlilik süresi ile aldatma veya şiddet gibi ağır kusur halleri, çekişmeli davada tazminatın belirlenmesinde dikkate alınan ölçütlerdendir.

Vekalet Ücreti ve Harç

Boşanma davasıyla birlikte istenen maddi ve manevi tazminat boşanmanın feri sayıldığından ayrıca harca tabi değildir (Yargıtay 2. HD, E. 2008/20707, K. 2010/1997). Bu tazminatların kabulü veya reddi hâlinde taraflardan hiçbiri yararına ayrıca vekâlet ücretine hükmedilmez (Yargıtay 2. HD, E. 2021/3010, K. 2021/5660). Buna karşılık boşanmadan sonra bağımsız açılan tazminat davası, talep edilen tutar üzerinden nispi harca tabidir (Yargıtay 2. HD, E. 2013/3767, K. 2013/6427).

Bağımsız açılan tazminat davasında, reddedilen kısım için davacı aleyhine vekâlet ücretine hükmedilebilir. Bu nedenle ayrı davada talep miktarının gerçekçi tutulması önem taşır; fahiş talep hem harç hem vekâlet ücreti riskini büyütür.

Not (yıllık güncelleme): Harç oranları ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi her yıl yeniden değerlenir. Bu yazıda güncel tutar verilmemiş, oransal/ilkesel anlatım tercih edilmiştir. Somut dava için güncel tarife üzerinden hesap yapılması önerilir.

Yargıtay’ın Yerleşik Yaklaşımı

Yargıtay, boşanmada tazminat davalarında kusur belirlemesini ve talebin açıklığını titizlikle denetler. Aşağıdaki ilkeler, Yargıtay’ın yerleşik içtihadında istikrarlı biçimde uygulanır:

  • Eşit kusur halinde tazminata hükmedilemez; talep eden daha az kusurlu ya da kusursuz olmalıdır (Yargıtay 2. HD, E. 2021/82, K. 2021/1293).
  • Affedilen veya hoşgörüyle karşılanan olaylar kusur belirlemesinde esas alınamaz; önceki boşanma davasından feragat eden eşin, feragat tarihinden önceki olayları affettiği veya en azından hoşgörüyle karşıladığı kabul edilir (Yargıtay 2. HD, E. 2020/176, K. 2020/722).
  • Hâkim taleple bağlıdır; dilekçede istenmeyen tazminata hükmedilmesi bozma nedenidir (Yargıtay 2. HD, E. 2022/3632, K. 2022/4951).
  • Manevi tazminat bölünemez; ıslahla artırılamaz, maddi tazminat ise ıslahla artırılabilir (Yargıtay 2. HD, E. 2024/10433, K. 2025/6238).
  • TMK m. 178’deki süre zamanaşımıdır; hâkim tarafından kendiliğinden dikkate alınmaz (Yargıtay HGK, E. 2017/3155, K. 2021/1307).
  • Anlaşmalı boşanmadan sonra TMK m. 174 tazminatı istenemez; taraflar boşanmanın mali sonuçlarını nihai olarak çözmüş sayılır (Yargıtay HGK, E. 2017/3067, K. 2019/512).
  • Boşanmada tazminat ile mal paylaşımı (mal rejimi tasfiyesi) farklı davalardır; aynı talep içinde değerlendirilemez.
  • Tazminat miktarı hakkaniyete uygun olmalıdır; koşulları oluşmuşken az takdir edilen maddi tazminat bozma nedenidir (Yargıtay 2. HD, E. 2023/6618, K. 2023/5497).

Kusur ve tazminata ilişkin daha fazla karar için boşanmada kusur tespiti ve tazminat Yargıtay kararları yazımıza bakabilirsiniz.

Bakırköy ve İstanbul’da Boşanma Tazminat Davasında Yetkili Mahkeme

Boşanma ve buna bağlı tazminat davalarında görevli mahkeme aile mahkemesidir; boşanma davasında yetkili mahkeme ise TMK m. 168 uyarınca eşlerden birinin yerleşim yeri veya davadan önce son altı aydır birlikte oturdukları yer mahkemesidir. İstanbul’da ikamet eden eşler bakımından, yerleşim yerine göre örneğin Bakırköy Aile Mahkemesi veya Büyükçekmece Aile Mahkemesi yetkili olabilir. Boşanma kesinleştikten sonra ayrı açılan tazminat davasında ise boşanma davasına özgü bu yetki kuralı uygulanmaz; genel yetki kuralları (HMK m. 6 vd.) çerçevesinde dava kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesinde açılabilir.

Bakırköy ve çevresinde açılacak boşanma tazminat davalarında, kusur delillerinin doğru toplanması, tazminat miktarının gerçekçi belirlenmesi ve 1 yıllık sürenin kaçırılmaması kritik önemdedir. Bir Bakırköy boşanma avukatı desteğiyle sürecin baştan doğru kurgulanması, hak kaybı riskini azaltır.

Hukuki DurumDeğerlendirmeSonuç
Talep eden eşit kusurluTMK m. 174 daha az kusur ararTazminata hükmedilmez
Talep dilekçede yok, 1 yıl geçtiTMK m. 178 zamanaşımı süresi dolduDavalı zamanaşımı itirazında bulunursa dava reddedilir
Boşanma kesinleşmediTazminat muaccel değilİcraya konulamaz
Aldatma + uzun evlilikAğır kusur + menfaat kaybıMiktar belirlenirken ölçüt olarak dikkate alınır

Sıkça Sorulan Sorular

1. Boşanmada tazminat kimden istenir?

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, kusursuz veya daha az kusurlu eş tarafından, boşanmaya sebep olan olaylarda kusurlu olan eşten istenir. Eşit, daha ağır veya tam kusurlu eş tazminat talep edemez. Talep, boşanma davasında açıkça ileri sürülmelidir.

2. Boşanma davasında maddi manevi tazminat ne kadar olur?

Kanunda sabit bir tarife veya alt-üst sınır yoktur. Miktarı hâkim; kusur dereceleri, tarafların ekonomik durumu, evlilik süresi ve menfaat kaybının kapsamına göre hakkaniyet ilkesiyle belirler (TMK m. 4). Bu nedenle tutar davadan davaya değişir.

3. Eşit kusurlu eş tazminat alabilir mi?

Hayır. TMK m. 174 uyarınca tazminat için talep edenin karşı taraftan daha az kusurlu veya kusursuz olması gerekir. Eşit kusur halinde maddi ve manevi tazminata hükmedilmez. Buna karşılık eşit kusurlu eş, boşanma yüzünden yoksulluğa düşecekse yoksulluk nafakası alabilir.

4. Boşanmada tazminatta faiz ne zaman başlar?

Boşanma davasıyla birlikte istenen tazminatta faiz, boşanma kararının kesinleştiği tarihten itibaren işler. Ayrı dava olarak açılan tazminatta ise faiz, o davanın açıldığı tarihten başlar. Uygulanan faiz yasal faizdir.

5. Tazminat kesinleşmeden icraya konulabilir mi?

Boşanma hükmü kesinleşmeden tazminat icraya konulamaz. Boşanma hükmü kesinleştikten sonra ise tazminat bölümü istinaf veya temyiz aşamasında olsa bile icra takibi yapılabilir. Ödenmeyen tazminat, taşınmaz ve banka hesabına haciz dahil genel icra yollarıyla tahsil edilir.

6. Tazminat talep edilmezse ne olur?

Çekişmeli boşanma davasında istenmeyen tazminat, kararın kesinleşmesinden itibaren 1 yıl içinde ayrı davayla talep edilebilir (TMK m. 178). Bu süre zamanaşımı süresidir; süre geçtikten sonra açılan davada davalı zamanaşımı itirazında bulunursa dava reddedilir. Anlaşmalı boşanmada ise protokolde yer almayan tazminat sonradan istenemez.

7. Anlaşmalı boşanmada tazminat alınabilir mi?

Evet. Anlaşmalı boşanmada tazminat, protokolde tarafların serbestçe belirlediği bir husustur; mahkeme protokolü onaylarsa bağlayıcı olur. Protokolde tazminattan feragat edilmişse veya protokolde tazminata hiç yer verilmemişse, anlaşmalı boşanmadan sonra TMK m. 174’e dayanarak tazminat istenemez (Yargıtay HGK, E. 2017/3067, K. 2019/512). Bu nedenle tazminat talebi protokolde açıkça yer almalıdır.

8. Aldatan eşin sevgilisinden manevi tazminat istenebilir mi?

Hayır. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulu, evli olduğunu bilerek evli bir kişiyle birlikte olan üçüncü kişiye karşı diğer eşin manevi tazminat isteyemeyeceğine karar vermiştir (YİBBGK, E. 2015/5, K. 2018/7). Yalnızca bu ilişkiye dayanılarak üçüncü kişiden manevi tazminat istenemez; aldatma nedeniyle manevi tazminat kusurlu eşten istenir. Üçüncü kişinin aldatılan eşe yönelik bağımsız bir hukuka aykırı eylemi ise genel hükümlere göre ayrıca değerlendirilir.

9. Manevi tazminat miktarı sonradan artırılabilir mi?

Hayır. Manevi tazminat bölünemez nitelikte olduğundan dilekçede istenen miktar ıslahla dahi artırılamaz. Maddi tazminat ise tahkikat sona erinceye kadar ıslah yoluyla artırılabilir.

10. Boşanmada tazminat aylık olarak ödenebilir mi?

Maddi tazminatın toptan veya durumun gereğine göre irat (dönemsel ödeme) biçiminde ödenmesine karar verilebilir; manevi tazminat ise yalnızca toptan ödenir (TMK m. 176). İrat biçimindeki maddi tazminat, alacaklının yeniden evlenmesi veya taraflardan birinin ölümüyle kendiliğinden kalkar.

Boşanma Tazminat Avukatı Desteği

Boşanmada maddi ve manevi tazminat, kusur belirlemesi, tazminat miktarının hesaplanması, faiz ve tahsil süreci bakımından teknik ayrıntılar barındıran, hak kaybına açık bir alandır. Özellikle tazminat talebinin dilekçede açıkça ve doğru miktarla ileri sürülmesi ve 1 yıllık zamanaşımı süresinin kaçırılmaması, sürecin başında dikkat edilmesi gereken en kritik noktalardır.

Sürecin doğru kurgulanması, delillerin usulüne uygun toplanması ve talep miktarının gerçekçi belirlenmesi için bir avukatla çalışmakta hukuki yarar vardır. Bakırköy ve İstanbul genelinde boşanma ve tazminat süreçlerinizde, Öner Hukuk ve Danışmanlık olarak hukuki değerlendirme sunuyoruz; iletişim sayfamızdan büromuza ulaşabilirsiniz.

Hukuki Uyarı: İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.

Yorumlar (0)

    Yorum yazın

    Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Kişisel bilgilerinizi (TC no, adres, dosya numarası) yazmayın.