şirket tasfiye

Edinilmiş Mal Rejiminde Şirket Hisseleri

Edinilmiş mallara katılma rejiminde şirket hisselerinin nasıl tasfiye edileceğini anlatacağız. Şirket kavramından kasıt Türk Ticaret Kanunu’nda düzenlenen limited ve anonim şirketleridir.

Şirketler açısından mal rejiminin tasfiyesi ile ilgili alacak miktarlarını belirlemek uzmanlık ve teknik bilgi gerektirmektedir.

Dava konusu şirkete yönelik değer belirlemesi yapılırken belirli kriterler göz önüne alınacaktır. Şirketin hisse durumları, şirketin değerinin belirleneceği yöntem, kar payları (temettü) gibi durumlar dikkate alınacaktır.

Edinilmiş Mallarda Şirketin Durumunun Belirlenmesi

  • İndirgenmiş nakit akımı yöntemi kullanılarak şirketin piyasa değerinin belirlenmesi,
  • Şirketin kar edip etmediğinin, kar etmişse davalı eşe şirket kar payı (temettü=kazanç) ödenip ödenmediğinin, ödenmişse mevcut olup olmadığının ya da her hangi bir yatırıma dönüştürülüp dönüştürülmediğinin, kar payı ödemesi yapılmamışsa karın şirkete yatırım olarak kullanılıp kullanılmadığının araştırılıp belirlenmesi gerekir. Kar payı ödemesi yapılmış veya karın şirkete yatırım olarak kullanılması durumunda, bu miktarların mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla ulaştığı reel değer belirlenmesi,
  • Şirketin varlıklarıyla birlikte borçlarının da belirlenmesi

gerekmektedir. Bunlar belirlendikten sonra ancak tasfiye yapılması gerekir. Dava sürecinde belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse mali müşavir, bankacı ve hesap bilirkişi veya bilirkişilerinden de yardım alınmalıdır.

Ayrıca diğer bir önemli durum; Dava konusu şirketin mal rejiminin sona erdiği tarih itibarıyla belirlenen değeri, TÜFE (Tüketici Fiyat Endeksi) göz önünde bulundurularak tasfiye (bozmadan sonra verilecek karara en yakın tarih) tarihindeki sürüm değeri belirlenmelidir.

Şirket Kar Payı Hangi Mal Grubuna Girer?

Kişisel mal niteliğindeki şirketin, edinilmiş mallara katılma rejiminin başlamasından sonra eşe ödenen kar payı sözleşme ile aksi kararlaştırılmadıkça edinilmiş mal olarak değerlendirilecektir. Yani evlilikten önce kurulmuş olan şirket evlilik süresince (edinilmiş mal rejimi kabul edilmesi şartıyla) şirketten elde edilecek olan kar payı eşlerin ortak kazancı sayılır. Peki aksi nasıl kararlaştırılabilir. Bu durumda TMK m. 221/2 ye bakmak gerekir:

Eşler, mal rejimi sözleşmesiyle kişisel malların gelirlerinin edinilmiş mallara dahil olmayacağını da kararlaştırabilirler.

Edinilmiş Mallarda Şirketin Tasfiyesi Durumunda İstenebilecek Alacaklar

  • Şirketin eşler arasında mal ayrılığı rejimi geçerliyken kurulması veya edinilmesi halinde eşlerden biri diğer eşe karşı sadece katkı payı isteyebilir.
  • Şirketin eşler arasında edinilmiş mal rejimi geçerliyken kurulması veya edinilmesi halinde ise taraflardan biri değer artış payı ve/veya katılma alacağı isteyebilecektir.

Mal ayrılığı rejimi geçerli iken eşlerden birinin şirket hissesi edinilmiş ise bu hisse eşin kişisel malı sayılacaktır. Diğer eş bu kişisel mala katkı yaptığını iddiasında bulunursa “katkı payı” hesabı yapılacaktır. Örneğin; 1995 yılında evlenmiş, 2007 yılında boşanma davası açılarak 2008 yılında boşanma kesinleşmiştir. 1999 yılında bir şirketin hisselerinin yarısı erkek tarafından alınmıştır. Bu alınan hisseler 2002 öncesi olduğu için kişisel mal sayılacaktır. Eğer kadın bu alınan hisselere katkıda bulunduğunu ispat ederse o zaman katkı payı alacağı talep edebilecektir.

Koruma Tedbirleri Nedeniyle Tazminat

Kişiler maddi veya manevi her türlü zararlarını Devletten isteme hakkına sahiptirler. CMK m.141/2’ye göre de; Kanuna uygun olarak yakalandıktan veya tutuklandıktan sonra haklarında kovuşturmaya yer olmadığına veya beraatlerine karar verilen ve mahkum olup da gözaltı ve tutuklulukta geçirdiği süreleri, hükümlülük sürelerinden fazla olan veya işlediği suç için kanunda öngörülen cezanın sadece para cezası olması nedeniyle zorunlu olarak bu cezayla cezalandırılan kişilerle ilgili olarak kararları veren merciler, ilgiliye tazminat hakları bulunduğunu bildirirler ve bu husus verilen karara geçirilir.

Koruma Tedbiri Nedir?

Okumaya devam et

How to Get Turkish Citizenship?

Although there is more than one way to obtain Turkish citizenship, the path, process and documents to be followed for each foreign person will vary. In order to obtain Turkish citizenship, the foreign person must have fulfilled the following conditions.

How to Become a Turkish Citizen?

1- Citizenship by Birth

Turkish citizenship acquired by birth is automatically acquired on the basis of lineage or place of birth. Citizenship acquired by birth takes effect from the moment of birth.

2- Citizenship Acquired by Pedigree

A child born to a Turkish citizen mother or father in marriage or outside Turkey is a Turkish citizen. A child born out of wedlock to a Turkish citizen mother and a foreign father is also a Turkish citizen.

3- Citizenship by Place of Birth

A child born in Turkey who cannot acquire citizenship of any country by birth due to foreign parents is a Turkish citizen from birth. A child who has been in Turkey is deemed to have been born in Turkey unless otherwise proven.

4- Subsequent Acquisition of Turkish Citizenship

Turkish citizenship acquired subsequently is realized by the decision of the competent authority or by adoption or the exercise of the right to choose.

a- Citizenship Acquired by the Decision of the Competent Authority

A foreigner who wants to acquire Turkish citizenship can acquire Turkish citizenship with the decision of the competent authority if he meets the conditions specified in the Law. However, meeting the required conditions does not provide an absolute right to acquire citizenship.

A citizenship file is prepared on behalf of foreigners who meet the necessary conditions for application among foreigners who want to acquire Turkish citizenship by the decision of the competent authority and are sent to the Ministry for a decision. Those who are found suitable as a result of the examination and research to be carried out by the Ministry can acquire Turkish citizenship with the decision of the Ministry, while the requests of those who are not found suitable are rejected by the Ministry.

The procedures for acquiring Turkish citizenship are carried out by the Ministry. The acquisition of Turkish citizenship by the decision of the competent authority does not affect the citizenship of the spouse.

b- Acquiring Turkish Citizenship Through Adoption 

A minor who has been adopted by a Turkish citizen may acquire Turkish citizenship as of the date of the decision, provided that he does not have a situation that would constitute an obstacle in terms of national security and public order.

c- Acquiring Turkish Citizenship by Using the Right to Choose 

Children who lose their Turkish citizenship due to their parents can acquire Turkish citizenship by using their right to choose within three years from their adulthood.

Acquisition of Turkish Citizenship by Marriage 

Marriage with a Turkish citizen does not directly acquire Turkish citizenship. However, foreigners who have been married to a Turkish citizen for at least three years and whose marriage continues can apply to acquire Turkish citizenship.

In applicants;

  • Living in family unity,
  • Not to engage in any activity incompatible with the union of marriage,
  • Conditions of not being in a situation that would constitute an obstacle in terms of national security and public order are sought.
  • In case the marriage is terminated due to the death of the Turkish citizen spouse after the application, the condition in the first paragraph is not sought.
  • Foreigners who acquire Turkish citizenship by marriage, if the marriage is decided to be null and void, retain their Turkish citizenship if they are in good faith in marriage.

Exceptionally Acquisition of Turkish Citizenship

In the cases listed in Article 12 of the Turkish Citizenship Law No. 5901, the foreigners listed below can acquire Turkish citizenship upon the proposal of the Ministry and the decision of the Council of Ministers, regardless of the other conditions sought in the acquisition of Turkish citizenship in general, provided that foreigners do not have a situation that would constitute an obstacle in terms of national security and public order.

  • Persons who bring industrial facilities to Turkey or who have passed or are expected to pass extraordinary service in scientific, technological, economic, social, sports, cultural and artistic fields and for whom a justified offer has been made by the relevant ministries.
  • Foreigners who have a residence permit in accordance with subparagraph (j) of the first paragraph of Article 31 of the Law on Foreigners and International Protection dated 4/4/2013 and numbered 6458, and foreigners holding Turquoise Card and their foreign spouses, minor or dependent foreign children of themselves and their spouses.
  • Persons required to be naturalized.

Acquiring Turkish Citizenship as an Immigrant

The citizenship file of people who are accepted as immigrants after their procedures are completed according to the Settlement Law No. 5543 is prepared by the provincial directorate of migration administration and sent to the Ministry. The file of the foreigner sent to the Ministry to acquire Turkish citizenship is examined and a proposal is made to the Council of Ministers for the person to acquire Turkish citizenship. Turkish citizenship can be acquired by the decision of the Council of Ministers.

Provided that there is no obstacle in terms of national security and public order, persons who are accepted as immigrants can acquire Turkish citizenship upon the proposal of the Ministry and the decision of the Council of Ministers.

Turkish Citizenship Acquisition of TRNC Citizens

Persons who are citizens of the Turkish Republic of Northern Cyprus by birth and wish to acquire Turkish citizenship, if they declare in writing that they want to become Turkish citizens, acquire Turkish citizenship with the decision of the Ministry.

Re-acquisition of Turkish Citizenship Subject to Residence Conditions

Those who have lost their Turkish citizenship pursuant to Article 29, may regain their Turkish citizenship by the decision of the President, and those who have lost their Turkish citizenship pursuant to Article 34, by the decision of the Ministry, provided that they do not have a situation that may pose an obstacle in terms of national security and have resided in Turkey for three years.

Re-acquiring Turkish Citizenship Without Requirement of Residence

  • Provided that there is no situation that will constitute an obstacle in terms of national security,
  • Losing Turkish citizenship by obtaining an exit permit,
  • Children who have lost their Turkish citizenship due to their parents, who do not use their right to choose within three years from their adulthood,
  • Pursuant to subparagraphs (a), (ç), (d) and (e) of article 25 of the repealed Turkish Citizenship Law No. 403, persons who have lost their Turkish citizenship can regain Turkish citizenship regardless of their residence period in Turkey.

Pursuant to Article 13 of the Turkish Citizenship Law No. 5901, the persons stated below can regain their Turkish citizenship by the decision of the Ministry, regardless of their residence period in Turkey, provided that they do not have a situation that may constitute an obstacle in terms of national security.

  • Those who lost their Turkish citizenship by obtaining an exit permit.
  • Among those who lost their Turkish citizenship due to their parents, those who do not use their right to choose within the period stipulated in Article 21.

Turkish Citizenship Requirements

For foreigners who want to acquire Turkish citizenship:

  • According to his own national law, if stateless, according to Turkish law, he is an adult and has the power to distinguish have,
  • To reside in Turkey for five consecutive years, backwards from the date of application, (A foreigner who wishes to acquire our citizenship can stay outside Turkey for a period of residence not exceeding 12 months in total. The periods spent outside Turkey are considered within the residence period.)
  • Confirming with his/her behavior that he/she has decided to settle in Turkey (buying a house in Turkey, investing, establishing a business, transferring the trade and business center to Turkey, working in a workplace with a work permit or completing his education in Turkey, etc.)
  • Not have a disease that poses a danger to general health to have good morals,
  • Being able to speak Turkish enough,
  • To provide for himself and his dependents in Turkey have income or occupation,
  • Conditions of not being in a situation that would constitute an obstacle in terms of national security and public order are sought.

Documents Required for Turkish Citizenship

  • Application form
  • 2 biometric photos
  • Original and photocopy of valid residence permit card
  • Fee payment receipt
  • Passport and notarized Turkish translation
  • birth certificate
  • Documents showing income status
  • day counting document
  • marital status certificate
  • Health report

It is important to prepare documents such as the birth certificate, marital status certificate of the foreigner in accordance with their purpose and in an apostilled form.

Exceptional Circumstances in Acquiring Turkish Citizenship

The requests of the following persons will be rejected by the Ministry:

  • The following foreigners may acquire Turkish citizenship by the decision of the President of the Republic, provided that they do not have a situation that would constitute an obstacle in terms of national security and public order.
  • Persons who bring industrial facilities to Turkey or who have passed or are expected to pass extraordinary service in scientific, technological, economic, social, sports, cultural and artistic fields and for whom a justified offer has been made by the relevant ministries.
  • Foreigners who have obtained a residence permit in accordance with the Law on Foreigners and International Protection No. 6458 dated 4/4/2013, and foreigners holding Turquoise Card and their foreign spouse, minor or dependent foreign child of himself and his spouse.
  • Persons required to be naturalized.
  • Persons considered to be immigrants.
  • The requests of those who are in a state to pose an obstacle in terms of national security and public order are rejected by the Ministry.

Turkey Citizenship Fee

The real estate value desired for Turkish citizenship was determined as 250 thousand dollars with the “Regulation on Amending the Regulation on the Implementation of the Turkish Citizenship Law” published in the Official Gazette on September 18, 2018.

After the cabinet meeting held on April 12, 2022, preparations are being made to increase the real estate value required for Turkish citizenship from 250 thousand dollars to 400 thousand dollars, and the regulation will come into force after its publication in the Official Gazette.

Citizenship Application

Applications for the acquisition of Turkish citizenship are made to the governorship of the place of residence (provincial directorate of population and citizenship) in the country, and to the foreign representations abroad, either in person or with a special power of attorney regarding the exercise of this right. Applications made by mail are not accepted.

If you meet the conditions required in the Turkish Citizenship Law No. 5901, it is possible to re-evaluate your citizenship status if you apply to the governorship of your place of residence.

Citizenship applications of foreigners are evaluated by the General Directorate of Population and Citizenship Affairs; The decision regarding the acquisition of Turkish Citizenship by persons who do not have any obstacles in terms of national security and public order shall be submitted to the approval of the President. The final decision is made by the President.

Citizenship Appointment

Applications for the acquisition of Turkish citizenship are made to the governorship (provincial population and citizenship directorate) where the place of residence is located in the country, and to foreign representations abroad, either in person or with a special power of attorney regarding the use of this right. Applications made by mail are not accepted.

Citizenship Application Inquiry

The Application No, the status of the citizenship application of the person applying for citizenship, together with the date of birth, on the address of https://www.nvi.gov.tr, “Vatandaşlık Başvurum Ne Aşamada?” will be able to follow.

Turkish Citizenship Application Form

You can access the Turkish Citizenship Application Form on the website of the Ministry of Internal Affairs of the Republic of Turkey, General Directorate of Population and Citizenship Affairs.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır?

Türkiye vatandaşlığını alabilmenin birden fazla yolu olmakla beraber, her bir yabancı şahıs için izlenecek yol, süreç ve belgeler değişiklik gösterecektir. Türk vatandaşlığının alınabilmesi için yabancı şahsın aşağıda belirteceğimiz şartları gerçekleştirmiş olması gerekmektedir.

Türk Vatandaşı Nasıl Olunur?

1- Doğumla Kazanılan Vatandaşlık

Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade eder.

2- Soybağı ile Kazanılan Vatandaşlık

Türkiye içinde veya dışında Türk vatandaşı ana veya babadan evlilik birliği içinde doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Türk vatandaşı ana ve yabancı babadan evlilik birliği dışında doğan çocuk da Türk vatandaşıdır.

3- Doğum Yeri Esasına Göre Kazanılan Vatandaşlık

Türkiye’de doğan ve yabancı ana ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumdan itibaren Türk vatandaşıdır. Türkiye’de bulunmuş çocuk aksi sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılır.

4- Sonradan Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Sonradan kazanılan Türk vatandaşlığı, yetkili makam kararı, evlat edinilme ya da seçme hakkının kullanılması ile gerçekleşir.

a- Yetkili Makam Kararı İle Kazanılan Vatandaşlık

Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen bir yabancı, Kanunda belirtilen şartları taşıması halinde yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilir. Ancak, aranan şartları taşımak vatandaşlığın kazanılmasında kişiye mutlak bir hak sağlamaz.

Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılardan başvuru için gerekli şartları taşıyanların adına vatandaşlık dosyası düzenlenir ve karar verilmek üzere Bakanlığa gönderilir. Bakanlıkça yapılacak inceleme ve araştırma sonucunda durumu uygun bulunanlar Bakanlık kararı ile Türk vatandaşlığını kazanabilirler, uygun görülmeyenlerin talepleri ise Bakanlıkça reddedilir.

Türk vatandaşlığını kazanma işlemleri Bakanlıkça yürütülür. Yetkili makam kararı ile Türk vatandaşlığının kazanılması eşin vatandaşlığına tesir etmez.

b- Evlat Edinme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Bir Türk vatandaşı tarafından evlat edinilen ergin olmayan kişi, millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla, karar tarihinden itibaren Türk vatandaşlığını kazanabilir.

c- Seçme Hakkının Kullanılması İle Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Anne veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklar ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmak suretiyle Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

Evlenme Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Bir Türk vatandaşı ile evlenme doğrudan Türk vatandaşlığını kazandırmaz. Ancak bir Türk vatandaşı ile en az üç yıldan beri evli olan ve evliliği devam eden yabancılar Türk vatandaşlığını kazanmak üzere başvuruda bulunabilir.

Başvuru sahiplerinde;

  • Aile birliği içinde yaşama,
  • Evlilik birliği ile bağdaşmayacak bir faaliyette bulunmama,
  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmama şartları aranır.
  • Başvurudan sonra Türk vatandaşı eşin ölümü nedeniyle evliliğin sona ermesi halinde birinci fıkradaki şart aranmaz.
  • Evlenme ile Türk vatandaşlığını kazanan yabancılar evlenmenin butlanına karar verilmesi halinde evlenmede iyiniyetli iseler Türk vatandaşlığını muhafaza ederler.

İstisnai Olarak Türk Vatandaşlığının Kazanılması

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 12’nci maddesinde sayılan hallerde yabancılar mili güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak kaydıyla, genel olarak Türk vatandaşlığının kazanılmasında aranılan diğer şartlara bakılmaksızın Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararıyla aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

  • Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
  • 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununun 31 inci maddesinin birinci fıkrasının (j) bendi uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
  • Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.

Göçmen Olarak Türk Vatandaşlığının Kazanılması

5543 sayılı İskân Kanununa göre işlemleri tamamlanarak göçmen olarak kabul edilen kişilerin vatandaşlık dosyası il göç idaresi müdürlüğünce düzenlenir ve Bakanlığa gönderilir. Türk vatandaşlığını kazanmak üzere Bakanlığa gönderilen yabancının dosyası incelenir ve kişinin Türk vatandaşlığını kazanması için Bakanlar Kuruluna teklifte bulunulur. Bakanlar Kurulu kararı ile Türk vatandaşlığı kazanılabilir.

Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Bakanlığın teklifi, Bakanlar Kurulunun kararı ile göçmen olarak kabul edilen kişiler Türk vatandaşlığını kazanabilirler.

KKTC Vatandaşlarının Türk Vatandaşlığını Kazanması

Doğumla Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti vatandaşı olup Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen kişiler, Türk vatandaşı olmak istediklerini yazılı olarak beyan ettikleri takdirde, Türk vatandaşlığını Bakanlık kararı ile kazanırlar.

İkamet Şartına Bağlı Türk Vatandaşlığının Yeniden Kazanılması

29’uncu madde uyarınca Türk vatandaşlığı kaybettirilenler Cumhurbaşkanı kararıyla, 34’üncü madde uyarınca Türk vatandaşlığını kaybedenler Bakanlık kararıyla, millî güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir halinin bulunmaması ve Türkiye’de üç yıl ikamet etmek şartıyla Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilirler.

İkamet Şartı Aranmaksızın Türk Vatandaşlığının Yeniden Kazanılması

  • Milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla,
  • Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybeden,
  • Ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybeden çocuklardan ergin olmalarından itibaren üç yıl içinde seçme hakkını kullanmayan,
  • Mülga 403 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 25 inci maddesinin (a), (ç), (d) ve (e) bentleri uyarınca Türk vatandaşlığını kaybetmiş kişiler Türkiye’de ikamet etme süresine bakılmaksızın, Türk vatandaşlığını yeniden kazanabilirler.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 13 üncü maddesi uyarınca milli güvenlik bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla aşağıda belirtilen kişiler Türkiye’de ikamet etme süresine bakılmaksızın, Türk vatandaşlığını Bakanlık kararıyla yeniden kazanabilirler.

  • Çıkma izni almak suretiyle Türk vatandaşlığını kaybedenler.
  • Ana veya babalarına bağlı olarak Türk vatandaşlığını kaybedenlerden 21 inci maddede öngörülen süre içerisinde seçme hakkını kullanmayanlar.

Türkiye Vatandaşlık Şartları

Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda:

  • Kendi milli kanununa, vatansız ise Türk kanunlarına göre ergin ve ayırt etme gücüne
    sahip olmak,
  • Başvuru tarihinden geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmek, (Vatandaşlığımızı kazanma talebinde bulunan bir yabancı başvuru için aranan ikamet süresi içinde toplam 12 ayı geçmemek üzere Türkiye dışında bulunabilir. Türkiye dışında geçirilen süreler ikamet süreleri içinde değerlendirilir.)
  • Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini davranışları ile teyit etmek, (Türkiye’den ev almak, yatırım yapmak, iş kurmak, ticaret ve iş merkezini Türkiye’ye nakletmek, çalışma izni ile bir iş yerinde çalışmak veya eğitimini Türkiye’de tamamlamak vs.)
  • Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak,
  •  İyi ahlak sahibi olmak,
  • Yeteri kadar Türkçe konuşabilmek,
  • Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak
    gelire veya mesleğe sahip olmak,
  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartları aranır.

Türk Vatandaşlığı İçin İstenilen Belgeler

  • Başvuru Formu
  • 2 adet biyometrik fotoğraf
  • Geçerli ikamet izni kartı aslı ve fotokopisi
  • Harç ödeme dekontu
  • Pasaport ve noter onaylı Türkçe tercümesi
  • Doğum belgesi
  • Gelir durumunu gösteren belgeler
  • Gün sayım belgesi
  • Medeni durum belgesi
  • Sağlık raporu

Yabancının doğum belgesi, medeni hal belgesi gibi belgelerin amacına uygun olarak ve apostilli şekilde  hazırlanması önem arz etmektedir.

Türk Vatandaşlığının Kazanılmasında İstisnai Haller

Şu kişilerin talepleri Bakanlıkça reddedilecektir:

  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak şartıyla Cumhurbaşkanı kararı ile aşağıda belirtilen yabancılar Türk vatandaşlığını kazanabilirler.
  • Türkiye’ye sanayi tesisleri getiren veya bilimsel, teknolojik, ekonomik, sosyal, sportif, kültürel, sanatsal alanlarda olağanüstü hizmeti geçen ya da geçeceği düşünülen ve ilgili bakanlıklarca haklarında gerekçeli teklifte bulunulan kişiler.
  • 4/4/2013 tarihli ve 6458 sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanununu uyarınca ikamet izni alanlar ile Turkuaz Kart sahibi yabancılar ve bunların yabancı eşi, kendisinin ve eşinin ergin olmayan veya bağımlı yabancı çocuğu.
  • Vatandaşlığa alınması zaruri görülen kişiler.
  • Göçmen olarak kabul edilen kişiler.
  • Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek hali bulunanların talepleri Bakanlıkça reddedilir.

Türkiye Vatandaşlık Ücreti

Türk vatandaşlığı için istenilen gayrimenkul değeri 18 Eylül 2018’de Resmi Gazete’de yayımlanan “Türk Vatandaşlığı Kanununun Uygulanmasına İlişkin Yönetmelikte Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik” ile 250 bin dolar olarak karar verilmişti.

12 Nisan 2022 tarihinde yapılan kabine toplantısının ardından Türk vatandaşlığı için istenilen gayrimenkul değerinin 250 bin dolardan, 400 bin dolara çıkarılması konusunda hazırlıklar yapılmakta olup düzenleme, Resmi Gazete’de yayımlanmasının ardından yürürlüğe girecektir.

Vatandaşlık Başvurusu

Türk Vatandaşlığının kazanılmasında başvurular yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe (il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü), yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekâletname ile yapılır. Posta ile yapılan müracaatlar kabul edilmez.

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununda aranılan şartları taşımanız halinde ikamet ettiğiniz yer valiliğine müracaat etmeniz halinde vatandaşlık durumunuzun yeniden değerlendirilmesi mümkündür.

Yabancıların vatandaşlık başvuruları Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünce değerlendirilir; milli güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek herhangi bir durumu bulunmayan kişilerin Türk Vatandaşlığını kazanmalarına ilişkin karar Cumhurbaşkanı’nın onayına sunulur. Nihai karar Cumhurbaşkanı tarafından verilmektedir.

Vatandaşlık Randevu

Türk Vatandaşlığının kazanılmasında başvurular yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe (il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü), yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekaletname ile yapılır. Posta ile yapılan müracaatlar kabul edilmez.

Vatandaşlık Başvuru Sorgulama

Başvuru No, vatandaşlık başvurusunda bulunan kişinin, vatandaşlık işleminin durumunu doğum tarihi ile birlikte https://www.nvi.gov.tr adresindeki “Vatandaşlık Başvurum Ne Aşamada?” kısmından takip edebilecektir.

Türk Vatandaşlığı Başvuru Formu

Türk Vatandaşlığı Başvuru Formuna Türkiye Cumhuriyeti İç İşleri Bakanlığı Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü internet sitesinden ulaşabilirsiniz.

İnfazın Ertelenmesi

İnfaz Nedir?

İnfaz sözlük anlamı ile “yerine getirmek” demektir. İnfaz Hukuku, Mahkemece verilen ve kesinleşen ceza ve güvenlik tedbirlerine ilişkin kararların yerine getirilmesi olarak tanımlanabilir. İnfaz hukukunun asıl amacı cezası kesinleşen kişilerin verilmiş cezalarının yerine getirilerek onların topluma tekrar kazandırılmasıdır.

Birden Fazla Ceza Halinde İnfazın Ertelenmesi

Birden fazla cezası olan hükümlünün Kanuna göre cezaları toplanmalıdır. İnfaz erteleme durumu oluşması için ise şartlarının oluşması ve toplam ceza miktarına bakılması gerekir.

Bunun yanı sıra hükümlü hakkında uygulanan denetimli serbestlik durumu varsa ve bu esnada yeni bir hapis cezası kesinleşmişse de cezaların toplanması gerekir. Aynı şekilde infazın ertelenmesi şartlarının oluşup oluşmadığı bu toplam ceza miktarı üzerinden değerlendirilecektir.

İnfazın Ertelenmesi

Kanun’da infazın ertelenmesi ile ilgili üç uygulama vardır. Bunlar; hastalık sebebiyle erteleme, gebelik ve doğum sebebiyle erteleme ve hükümlünün isteği üzerine infaz ertelemedir. Bunların dışında, çekilecek cezanın hesabında duraksama veya mahkumiyet hükmünde duraksama durumlarında da mahkemeden ve infaz hakimliğinden talep edilerek infaz ertelenmesi mümkündür.

İnfaz ertelenmesi “hükümlü” sıfatına sahip kişiler için geçerlidir. Zira tutuklular infaz erteleme değil adli kontrol altında yargılanma mümkündür.

İnfazın Ertelenmesi Nedenleri

Hastalık Sebebiyle İnfazın Ertelenmesi

Ceza İnfaz Kurumunda hastalanan hükümlünün cezasının infazına resmi sağlık birimlerinin mahkumlara ayrılan bölümlerinde devam edilir. İfade edilen hastalık, akıl hastalığı veya fiziki bir hastalık olabilecektir. Mahkumların bu rahatsızlıklar sebebiyle resmi sağlık birimlerinde geçirdikleri süreler cezaevlerinde geçmiş sayılacaktır.

Ağır hastalık veya engellilik nedeniyle Ceza İnfaz Kurumu koşullarında hayatını yalnız geçiremeyen ve toplum güvenliği bakımından ağır bir tehlike oluşturmayan mahkumun cezası geri bırakılabilecektir.

Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına mahkum olan hükümlüler dışında tüm hapis cezalarında infaz erteleme mümkündür. Ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılan mahkumların ise cezası ertelenemeyecek onların ceza infazları, devlet ya da üniversite hastanelerinin tek kişilik mahkum koğuşlarında uygulanacaktır.

Bunun dışında, maruz kaldıkları ağır bir hastalık, engellilik veya kocama nedeniyle hayatlarını yalnız idame ettiremeyen ve koşullu salıverilmesine üç yıl veya daha az süre kalan hükümlüler denetimli serbestlikten faydalanacaklardır. Ağır sağlık sorunu hususunun Adalet Bakanlığınca belirlenen hastanelerin sağlık kurullarından alınacak bir rapor ile belgelenmesi şarttır. Bu durumda denetimli serbestlikte geçen süreler infaz edilmiş sayılacaktır.

Gebelik ve Doğum Sebebiyle İnfazın Ertelenmesi

Hapis cezasının infazı gebe olan veya doğurduğu tarihten itibaren 1 yıl 6 ay geçmemiş bulunan kadınlar hakkında geri bırakılır. Çocuk ölmüş veya anasından başka birine verilmiş olursa, doğumdan itibaren 2 ay geçince ceza infaz olunur.

Bunun dışında, 0-6 yaş grubu çocuğu bulunan kadın hükümlüler, koşullu salıverilmelerine 2 yıl veya daha az süre kalması halinde denetimli serbestlikten faydalanabileceklerdir.

Hükümlü İstemi Üzerine Cezanın İnfazının Ertelenmesi

Erteleme ve infaza ara verme konusunda karar verme yönünden infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığına takdir hakkı tanınmıştır. Bununla birlikte, kasten işlenen suçlarda 3 yıl, taksirle işlenen suçlarda ise 5 yıl veya daha az süreli hapis cezalarının infazı hükümlünün istemi üzerine Cumhuriyet Başsavcılığınca ertelenebilir. Bu erteleme her defasında 1 yılı geçmemek üzere en fazla iki kez uygulanır. Erteleme süresi içerisinde hükümlü hakkında kasten işlenen bir suçtan dolayı kamu davası açılması söz konusu olursa erteleme kaldırılacak ve cezanın infazına başlanacaktır.

Hükümlünün infazının ertelenme kararı, cezanın infazına başlanmadan önce verilir. Fakat hükümlünün istemi üzerine cezanın ertelenmesi kararı, zorunlu ve acele hallerde, cezanın infazına başlanmış olsa bile 1 yılı geçmeyen sürelerle ve iki defadan fazla olmamak kaydıyla Cumhuriyet Başsavcılığınca infaza ara verilebilir.

Zorunlu ve acele hallere;

  • Hükümlünün yükseköğrenimi bitirebilmesi,
  • Anne, baba, eş veya çocuklarının ölümü,
  • Sürekli hastalık hali,
  • Hükümlünün eş veya çocuklarının sürekli hastalık nedeniyle bakıma muhtaç olmaları
  • Hükümlünün sürekli hastalığı nedeniyle tedaviye ihtiyaç duyması verilebilir.

Hükümlünün istemi üzerine infazın ertelenmesi veya zorunlu hallerde infaza ara verilmesi şu durumlarda uygulanmaz:

  • Terör suçları, örgüt faaliyetleri çerçevesinde işlenen suçlar
  • Cinsel dokunulmazlığa karşı işlenen suçlar
  • Mükerrirlere (Önceden işlenen bir suçtan ötürü verilen hüküm kesinleştikten sonra, suçun yenilenmesi halinde söz konusu suçları işleyene “mükerrir” denir.) özgü infaz rejimi uygulanmasına karar verilenler
  • Disiplin veya tazyik hapsine ( kişinin kanundan kaynaklanan yükümlülüğünü yerine getirmesi için bir işi yapmaya/yapmamaya veya bir şeyi vermeye mecbur kılındığı yaptırım) mahkum olanlar.

İnfazın Ertelenmesi Talebi Nereye Yapılır?

İnfazın ertelenmesi talebi infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı’na yapılacaktır. Örneğin; Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yürütülen infaz işlemlerinde talep yeri Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı’dır.

İnfazın Ertelenmesine Kim Karar Verir?

İnfazın ertelenmesine infazı yürüten Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilidir. 7242 Sayılı Kanun ile yapılan değişiklik ile Cumhuriyet savcısının ceza ve güvenlik tedbirlerinin infazına ilişkin verdiği tüm kararlara karşı İnfaz Hakimliğine şikayet yolu ile başvuru yapılabilecektir.

İnfazın Ertelenmesi İçin Teminat Şartı

Hükümlünün istemi üzerine cezanın ertelenmesi teminat yani bir güvenceye bağlanabilir. Bu teminat uygulamada belirli bir miktar paranın vergi dairesine yatırılması suretiyle gerçekleşir. İnfaz savcılığı bu miktarın yatırılması halinde infazın ertelenmesine karar verebilmektedir.

İnfaz Erteleme Sonrası Hükümlünün Teslim Olma Yükümlülüğü

İnfazın ertelenmesi süresi bittiğinde, hükümlünün teslim olma yükümlülüğü bulunmaktadır. Cezanın infazı için yeniden çağrı kağıdı gönderilmez. Zira sürenin sonunda hükümlünün kendiliğinden müracaatta bulunması gerekmektedir. Bu müracaatta bulunmayan hükümlü hakkında kaçma şüphesi uyanacak ve bu hükümlüye yakalama emri düzenlenebilecektir.

İnfazın Ertelenmesi Dilekçesi

İnfazın ertelenmesi nedenleri yukarıda sayılmıştır. Yukarıda sayılan nedenlerden bir veya iki tanesine dayanılarak infaz erteleme istenebilir. Bu durum için uzman ceza avukatından yardım alarak infazın ertelenmesi dilekçesini hazırlayabilirsiniz.

İş Kazası Taksirle Ölüme Neden Olma

İş yerinde gerçekleşen her türlü kaza, “iş kazası” kapsamına girer. Bunun yanı sıra, iş yerinde olmasa bile işin gerekliliğini yerine getirme sırasında gerçekleşen kazalar da iş kazası olarak değerlendirilecektir.

Taksir ise, “dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla bir davranışın, neticenin öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi” biçiminde tanımlanmış olup taksirin unsurları ise şunlardır:

1) Taksirle işlenebilen bir suç olması
2) Sonucun öngörülebilir olması
3) Objektif dikkat ve özen yükümlülüğünün ihlali
4) Hareketin iradi olması
5) Sonucun istenmemesi
6) Hareket ile sonuç arasında nedensellik  bağının bulunması

İş Kazası Nedeniyle Ölüm Ceza Davası

Okumaya devam et

taksirle ölüme neden

Taksirle Ölüme Neden Olma Suçu ve Cezası

Taksir; öngörülebilir ve önlenebilir  bir neticeyi öngörmek ve önlemek hususunda, gerekli dikkat ve özenin  ihmal edilmesidir. Ceza Hukuku anlamında ise dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırılık dolayısıyla, bir davranışın suçun kanuni tanımında belirtilen neticesi öngörülmeyerek gerçekleştirilmesi demektir.

Türk Ceza Kanununda taksir; taksir (basit taksir) / bilinçli taksir şeklinde ayrılmıştır. Taksirin öngörülebilir neticede olması fakat öngörülememesi “basit taksiri”; öngörülüp de istenmemesi “bilinçli taksir” suçunu oluşturur.

Taksirle adam öldürme ise, dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı kusurlu bir davranış ile öngörülebilir nitelikte bir sonucun öngörülemeyerek ortaya çıkması ve dolayısıyla bir kimsenin hayatına son verilmesidir.

Taksirin unsurları şunlardır;

  • Fiilin taksirle işlenebilen bir suç olması,
  • Dikkat ve özen yükümlülüğünün yerine getirilmemesi,
  • Hareketin bilerek ve istenerek yapılması,
  • Neticenin öngörülebilir olması,
  • Neticenin istenmemesi,
  • Hareket ile netice arasında nedensellik bağının bulunması.

Taksirle Adam Öldürmenin Cezası

TCK 85. maddeye göre; Taksirle adam öldürme suçunun cezası; 2 yıldan 6 yıla kadar hapis cezasıdır.

Bu suç, birden fazla insanın ölümüne ya da bir veya birden fazla kişinin ölümü ile birlikte, bir veya birden fazla kişinin yaralanmasına neden olmuş ise, kişinin hapis cezası; iki yıldan on beş yıla kadar artar.

Bilinçli Taksirle Adam Öldürmek

Bilinçli taksirle adam öldürme suçunda ise; yapılan kusurlu davranış ile bir kimsenin ölebileceğinin fail tarafından öngörülmüş olmasına rağmen, şansa veya kişisel becerilere güvenilerek davranışın yapılmasıdır.

TCK m.22/3’te ise bilinçli taksir: “Kişinin öngördüğü neticeyi istememesine karşın, neticenin meydana gelmesi halinde bilinçli taksir vardır.” şeklinde tanımlanmıştır.

Bilinçli taksir, öngörüldüğü halde, istenmeyen neticenin gerçekleşmesine kişinin kendi iradesiyle neden olmasıdır. Bu öngörebilme de failin kişisel özellikleri dikkate alınarak hakimin takdiri, bilirkişi uzman raporları vs. delillerle saptanmalıdır.

Bilinçli Taksirle Adam Öldürmenin Cezası

TCK 22/3 maddesine göre; Bilinçli taksirle adam öldüren kişi, taksirle öldürme suçunda alacağı cezanın 1/3 ile 1/2 arasında arttırılması ile belirlenir.

Örneğin; taksirle adam öldürme neticesinde 2 yıl ceza alacak bir fail, bilinçli taksir halinde 2 yıl 8 ay ile 3 yıl arası ceza alacaktır.

Basit Taksirle Ölüme Sebebiyet Verme

Basit taksir; failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak söz konusu suçu teşkil eden fiilleri neticesini öngörmeden gerçekleştirmesidir.

Zira basit taksir ile bilinçli taksir arasındaki ayırıcı ölçüt; basit taksirde failin öngörülebilir nitelikteki neticeyi öngörememesi, bilinçli taksirde ise bu neticeyi öngörmüş olmasıdır.

Basit taksir suçun basit halini oluşturur. Bu nedenle en alt sınırdan ceza verilmesi gerekir.

Taksirle Adam Öldürmek Trafik Kazası

Trafik kazaları, kasten işlenen fiillerle değil taksirle işlenen fillerle meydana gelir. Zira trafik kazaları, failin dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranması nedeniyle oluşur. Yani basit ve bilinçli taksirle meydana gelebilecektir.

Trafik kazası neticesinde taksirle ölüme neden olma iddiasında öncelikle failin kusuru tespit edilmelidir. Burada tali kusur/asli kusur ayrımı önem kazanır. Failin hangi oranda kusurlu olduğu ayrımı, bilirkişi incelemesi ile tespit edilir.

Basit taksirle veya bilinçli taksirle adam öldürme suçu işleyen faile verilecek ceza, kusur oranları dikkate alınarak belirlenir. Yani asli kusurlu faile verilecek ceza, alt sınırından daha yukarıda bir miktarda belirlenecekken; tali kusurlu faile verilecek ceza ise suçun alt sınırı dikkate alınarak belirlenir.

Uygulamada ise ölümlü trafik kazalarının failleri ya genel taksir üzerinden ya da alkollü olmaları ve ağır kusur durumunda bilinçli taksir hükümlerinden ceza almaktadırlar.

Trafik kazası neticesinde taksirle adam öldürme suçu neticesinde yapılan yargılamada, kazaya neden olan araçta teknik inceleme yapılması gerekebilir. Bu incelemeler uzman bilirkişiler aracılığıyla yapılır.

Bunun dışında, trafik kazası nedeniyle yapılan yargılamalarda olay yerinde keşif çalışması yapılır. Olayın tanıkları dinlenir, mobese ve kamera görüntüleri incelenir ve bu doğrultuda bir bilirkişi raporu hazırlanarak olay aydınlatılmaya çalışılır. Raporun yetersiz olması durumunda Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesi’nden rapor alınması gereklidir.

Trafik kazası nedeniyle yakınlarını kaybeden şahısların, suçun faili aleyhine maddi/manevi tazminat davası açma hakları bulunmaktadır. Ölen kişinin yakınları var olan şartlara göre Destekten Yoksun Kalma Tazminatı alabilir.

Taksirle Ölüme Neden Olma Zamanaşımı

Bu suç için belirlenmiş zamanaşımı süresi 15 yıldır. Yani bir kimsenin öldürüldüğü bilgisini şahsın ölümü üzerinden 15 yıl geçmedikçe savcılık kendiliğinden soruşturacaktır. Zamanaşımı süresi geçtiğinde ise artık bu soruşturma yapılamaz.

Taksirle Adam Öldürme Şikayete Bağlı Mı?

Taksirle adam öldürme suçu şikayete bağlı bir suç değildir. Savcılık suçun işlendiğini öğrenir öğrenmez fail hakkında re’sen yani kendiliğinden bir soruşturma yapacak ve kamu davasını açacaktır.

Taksirle Adam Öldürme HAGB

Suçu işleyen kişiye ikinci bir şans verilmesi adına, mahkumiyet hükmünün 5 yıl süre ile hüküm doğurmaması ve 5 yıllık sürenin sonuçlanmasından sonra sanık, belirlenen denetim süresi içerisinde yeni bir suç işlemez ise; denetim süresi sonunda dava düşmesine “Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması” (HAGB) denir. Sanık bu durumda suçu işlememiş hale gelmektedir.

Taksirle adam öldürme suçunda verilen cezanın 2 yıldan fazla olmaması durumunda da hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı söz konusu olabilecektir. Fakat bu durumda mağdurun ölüm nedeniyle uğradığı maddi zararın aynen iade, suçtan önceki hale getirme veya tamamen giderilmesi şeklinde karşılanması gerekmektedir. Ancak mağdurun zararı giderilirse, hükmün açıklanmasının geri bırakılması uygulanabilir.

Taksirle Adam Öldürme Para Cezası

Taksirle adam öldürme suçunda alınacak ceza ne kadar olursa olsun bu cezanın koşulları oluşmuşsa cezanın, adli para cezasına çevrilmesi mümkündür. Fakat bilinçli taksirle adam öldürme suçu var ise, bu durumda verilecek cezanın adli para cezasına çevrilmesi mümkün olmayacaktır.

Taksirle Ölüme Neden Olma Savunma Dilekçesi

Taksirle adam öldürme savunma dilekçelerinin konunun uzmanı bir avukat tarafından hazırlanmasında fayda vardır. Zira bu konu oldukça geniş kapsamlı bir konudur ve uzman ceza avukatı desteği gerekir.

Taksirle Adam Öldürme İstinaf Dilekçesi

Her dosyanın kendine özgü bir savunma biçimi vardır. Taksirle adam öldürme dilekçeleri ve İstinaf/Temyiz aşamaları da hassasiyetle uzman bir ceza avukatı tarafından hazırlanmalıdır. Bu hususta da dosya ile ilgili tüm deliller toplanmış olmalı, dosya ile ilgili her bir ayrıntıya dikkat edilmelidir.

Kira Uyarlama Davası

Kira Uyarlama Davası Nedir?

Kira sözleşmesi kurulduktan sonra, kira ilişkisinin devam ettiği süre içerisinde beklenmeyen olağanüstü sebeplerden dolayı kira sözleşmesinin başlangıcında taraflar arasındaki denge bir taraf aleyhine değişebilir. Böyle bir durumda “Kira Uyarlama Davası” açılarak hakimin kira sözleşmesine müdahalesi talep edilebilir.

Sözleşmede ve kanunda hüküm bulunmadığı takdirde, sözleşmenin değişen hal ve şartlara uydurulmasının gerekip gerekmeyeceği incelenir. Durum ve koşulların değişmesi halinde sözleşmede ısrar etmek dürüstlük kurallarına aykırı bir tutum olur.

Uyarlama davası daha çok ve önemli ölçüde uzun ve sürekli kira sözleşmelerinde söz konusu olur. Ancak somut olayın özelliğine göre kısa süreli kira sözleşmelerinde de kira uyarlaması talep edilebilir. Örneğin; ürün kirasına konu olan tarlanın yağış olmaması nedeniyle gelirinin çok düşük olması halinde sözleşme süresi bir yıl olsa dahi kiracı mevcut durum itibariyle kira parasının indirilerek uyarlanmasını talep edebilir.

Kira Uyarlama Davası Şartları 

Sözleşmenin başlangıcından itibaren beş yıllık süre boyunca TÜFE artış oranına göre kira artış yapılır. Bu kural döviz endeksli kira sözleşmeleri için de beş yıl süre boyunca artırım yapılmayacağı şeklinde geçerlidir. TBK m.138’de yer alan “Aşırı İfa Güçlüğü” bu kuralın istisnasıdır. Yani Aşırı İfa Güçlüğü (borçlu kişinin ödeme güçlüğü çekmesi) varsa beş yıllık süre kuralı uygulama bulmayacaktır.

TBK m.138’e göre; sözleşmenin yapıldığı sırada taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum,  ortaya çıkar ve borçlu da borcunu henüz ifa etmemiş veya ifanın aşırı ölçüde güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak ifa etmiş olursa borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteme, bu mümkün olmadığı takdirde sözleşmeden dönme hakkına sahiptir.

Olağanüstü nedenlerle sözleşmenin başlangıcında var olan denge taraflar biri aleyhine bozulmuş ise, kiracı veya kiralayan tarafından uyarlama davası açılabilecektir.

Kira uyarlama davasının açılabilmesi için:

  • Sözleşmenin yapıldığı sırada, taraflarca öngörülmeyen ve öngörülmesi de beklenmeyen olağanüstü bir durum ortaya çıkış olmalıdır. Bu olağanüstü hal herkes için geçerli, objektif, önceden belirlenemeyecek nitelikte olmalıdır.
  • Bu durum borçludan kaynaklanmamış olmalıdır.
  • Sözleşmenin yapıldığı sırada mevcut olan denge borçlu aleyhine değişmiş olmalıdır.
  • Borçlu, borcunu henüz ödememiş veya bu ödemenin aşırı derecede güçleşmesinden doğan haklarını saklı tutarak gerçekleştirmiş olmalıdır.

Kiracı, kira parasını ödediği sırada ihtirazı kayıt koyarsa veya daha önceden ihtar keşide ederse geriye yönelik olarak kira uyarlama davası açabilecektir.

Yukarıda sayılan tüm şartlar TBK m.138 de belirtilmiştir. Maddeye göre, uyarlamanın bütün koşulları gerçekleşmişse borçlu, hakimden sözleşmenin yeni koşullara uyarlanmasını isteyebilir. Bunun mümkün olmaması halinde borçlu, sözleşmeden dönebilir.

Kira Uyarlama Davası Ne Zaman Açılır?

Kira uyarlama davası herhangi bir süreye veya ihtara bağlı olmadan, durum ve koşulların gerektirdiği zaman açılabilir.

Kira Uyarlama Davasının Tarafları Kimlerdir?

Kira uyarlama davasının tarafları, kiracı olabileceği gibi kiraya veren de olabilir. Örneğin; kira bedelinin aylık kira parası döviz karşılığı olarak belirlendikten sonra dövizin değerinin devalüasyon nedeniyle düşmesi halinde açılacak kira uyarlama davasının davacısı kiralayan olacaktır.

Kira Uyarlama Davası Hangi Mahkemede Açılır?

Kira uyarlama davalarında görevli mahkeme Sulh Hukuk Mahkemeleridir. Yetkili mahkeme ise, kira konusu taşınmazın olduğu yer veya davalı kiraya verenin yerleşim yeri mahkemesidir.

Kira Uyarlama Davası Açılması Halinde Kiracının Kira Parasını Ödeme Sorumluluğu

Kiracı, kira konusu taşınmazı kullanmaya devam etmiş ise kural olarak (uyarlama davası açılmadığı müddetçe) kira parasını ödemek zorundadır. Aksi takdirde yapılacak icra takibi veya ödenmeme ihtarı sonucunda açılacak tahliye davası sonucu taşınmazı tahliye etmek zorunda kalabilir.

Yani kira sözleşmesi; kira konusu taşınmaz, kiralayana teslim edilmediği müddetçe kiracının kira borcu sorumluluğu devam eder.

Döviz İle Belirlenen Kira Parasının TL’ye Çevrilmesi İle İlgili Açılacak Kira Uyarlama Davası

Kira bedeli yabancı para ile kararlaştırılmışsa beş yıllık süre geçmedikçe kira bedelinde değişiklik yapılamayacaktır. Fakat sözleşmenin başlangıcında var olan denge olağanüstü durum nedeniyle taraflardan birinin aleyhine dönüşmüş ise döviz karşılığı yapılan kira ödemelerinde de “Kira Uyarlama Davası” açılabilir.

Kısa Süreli Kira Sözleşmeleri Bakımından Uyarlama Davası

Kural olarak Kira Uyarlama Davası uzun süreli kira sözleşmelerinde uygulama alanı bulur. Ancak sözleşme süresi kısa süreli de olsa olağanüstü ve beklenmedik bir durum ortaya çıkmış ve bu durum borçludan kaynaklanmayan bir sebeple meydana gelmemiş ise Kira Uyarlama Davasına konu olabilecektir.

Kira Uyarlama Davası ile Kira Tespit Davası Arasındaki Farklar Nelerdir?

  • Kira tespit davasında hakim, eğer sözleşme 5 yıldan kısa süreli ise kira bedelini en fazla TÜFE oranında artırabilir.
  • Kira uyarlama davası herhangi bir şart ve sınırlama yoktur, kira bedeli yeni koşullara uyarlanmalıdır.
  • Kira tespiti davaları yalnızca konut ve çatılı iş yerleri için açılabilir.
  • Kira uyarlama davaları tüm taşınır ve taşınmaz sözleşmeleri için açılabilir.
  • Kira tespit davalarında kira bedeli; taşınmazın yeri, bulunduğu bulunduğu yer, kalitesi, değeri ve rayiç bedeller göz önünde bulundurularak belirlenir.
  • Kira uyarlama davalarında kira sözleşmesinin özellikleri, süresi, o dönemki ekonomi, her iki tarafın menfaati gibi objektif koşullar göz önünde bulundurularak kira bedeli belirlenecektir.

Kira Uyarlama Davalarında İhtiyati Tedbir

Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme sebebiyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından veya bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında “ihtiyati tedbir kararı” verilebilir.

Kira sözleşmesinin devamı sırasında olağanüstü bir halin ortaya çıkması halinde ciddi bir zararın ortaya çıkacağı ortadadır. Hakim somut olayın özelliğine göre bu ciddi zararı tespit eder ve davanın açılması ile birlikte ihtiyati tedbir kararı verebilir.

Mahkemece verilen tedbir kararı, mahkeme kararı kesinleşinceye kadar devam eder.

COVID-19 salgın hastalığına bağlı olarak oluşan pandemi sürecinde yerleşmiş Bölge Adliye Mahkemesi ve Yargıtay 3. Hukuk Dairesi emsal kararlarına bakıldığında ilk dava açıldığında kiracının aylık gelirinin düştüğünün ispat edilmesi aranmaktadır.

Kira Uyarlama Davası Ne Kadar Sürer?

Kira uyarlama davalarının ne kadar süreceği hususu; kiracı ile kiralayan arasındaki uyuşmazlık, mahkemelerin yoğunluğu ve somut olaya göre değişkenlik gösterecektir.

Kira Uyarlama Davası Harca Esas Değer 

Kira uyarlama davalarında, Harçlar Kanunu gereğince dava değerinin uyarlama istenen bedel ile ödenen kira bedeli arasındaki kira farkının yıllık toplamı üzerinden nispi harç olarak ödenir.

Kira Uyarlama Davası Arabuluculuk Zorunlu Mudur?

Kira uyarlama davası ile ilgili zorunlu arabuluculuğa başvuru, tarafların her ikisinin de tacir olduğu ve dava konusunun “Alacak” veya “Tazminat Davası” olmadığı durumlarda  dava şartı olarak aranmamaktadır.

Velayet İle İlgili Sorular

Velayet Nedir?

Velayet, 18 yaşından küçüklerin veya hakim tarafından kısıtlanan ergin çocukların bakımı, eğitiminin sağlanması, korunması ve temsil edilmesi için öngörülmüş hukuksal haklardır. Bu hak aynı zamanda ödevleri beraberinde getirmektedir.

Ülkemizde bu haklar medeni kanunda yalnızca anne ve babaya tanınmıştır. Çocuğun doğru ve sağlıklı gelişimi, ihtiyaçlarının karşılanması ve hoş görülü ortamda yetiştirilmesi için bu hak oldukça önem arz etmektedir.

Okumaya devam et

velayet değişikliği davası

Velayet Değişikliği Davası

Velayet, küçüklerin ve bazen de kısıtlı ergin çocukların gerek kendilerine gerek mallarına özen gösterme ve onları temsil etme konusunda kanunun ana ve babaya yüklediği yükümlülükler ile bu yükümlülüklerin iyi bir şekilde yerine getirilmesini sağlamak üzere onlara tanıdığı hakların tümüdür. Velayet Değişikliği davası halk arasında “Velayeti Geri Alma Davası” olarak da bilinmektedir.

Okumaya devam et