sosyal medya

Yeni Sosyal Medya Uygulamaları

5651 Sayılı (İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi Ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkında Kanun) yasada 30.07.2020 tarihinde 7253 Sayılı yasa ile bazı değişiklikler yapılmıştır. Bu nedenle kamuda Yeni Sosyal Medya Yasası, Yeni Sosyal Medya Uygulaması diye belirtilmektedir.

Yeni Sosyal Medya Düzenlemesi 

Okumaya devam et

kişilerin huzur ve sükun

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu

Bir kimsenin huzurunu ve rahatlığını bozmak amacıyla yapılan hareketler sonucunda “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma” Suçu oluşmaktadır.

Bu suçta bir kimseye ısrarlı bir şekilde gece gündüz demeden telefon edilmesi veya ona karşı gürültü yapılmasıdır. Bu hareketlerin amacı kişinin huzur ve sükünunu bozma olmalıdır.

Okumaya devam et

reşit olmayanla cinsel ilişki

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu Türk Ceza Kanunu 104. maddede düzenlenmiştir.

Reşit olmak (erginlik); 18 yaşının doldurulması veya evlenme ya da mahkeme kararıyla mümkün olmaktadır.

Cinsel ilişki ise, aktif failin cinsel organını diğer kişinin vücuduna normal veya anormal şekilde sokması durumudur. Anal veya vajinal yolda cinsel ilişki gerçekleşir.

Bu suçun faili erkek veya kadın herkes olabilir. Ancak 2 ve 3. fıkradaki durumlarda fail belirli kişiler olabilecektir. Mağdur ise 15-18 yaşındaki kişilerdir. Mağdurun, 15 yaşını tamamlamış olması ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğinin gelişmiş olması gerekmektedir. Bu yeteneğin gelişmemiş olması halinde TCK 103. maddedeki suç işlenmiş olacaktır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Cezası

Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi,
şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK 104/1) 

Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet
aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (TCK 104/2)

Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet
aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. (TCK 104/3)

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Şikayet

TCK 104/1 e göre suçun basit hali şikayete bağlıdır. Şikayet olmadan soruşturma yapılamayacaktır. Mağdur çocuğun, veli veya vasisinin şikayeti üzerine fail hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması için yeterlidir.

Şikayetten vazgeçmenin sonuç doğurabilmesi için şikayet hakkı mağdurun şikayetinden vazgeçmesi yeterlidir. Çünkü 15 yaşını dolduran kişilerin şahsa sıkı sıkıya bağlı olan şikayetten tek başına vazgeçebilecektir. Bu nedenle şikayet hakkı bulunan diğer kişilerin şikayetçi olup olmamasının herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Görevli Mahkeme 

Suçun basit şeklini düzenleyen birinci fıkraya giren suçta görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. İkinci ve üçüncü fıkraya giren suçlarda ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Hukuka Aykırılık 

Kanun, 18 yaşını doldurmamış mağdurun rızasının suçun oluşmasına engel olmadığını ve hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmeyeceğini öngörmüştür.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Yargıtay Kararları

1-) Mağdur kişinin rızası eylemi suç olmaktan çıkarmaz

Yargıtay 14. Ceza Dairesi   2013/2402 Esas  –   2014/12359 Karar

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre; aralarında duygusal yakınlık bulunan mağdure ile sanığın, 2009 yılı Mart ayı ve 2010 yılı Ocak ayı içerisinde iki kez rızaen cinsel ilişkiye girdiklerinin ve her iki eylem arasındaki süre ve eylemlerin oluş şekli nazara alındığında, sanığın suç kastının yenilendiği ve eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 2009 yılı Mart ayında gerçekleştirdiği eyleme ilişkin şikayetin TCK.nın 73. maddesinde düzenlenen 6 aylık süreden sonra yapıldığı gözetilerek kamu davasının düşürülmesine, 2010 yılı Ocak ayı içerisinde gerçekleştirdiği eylemine ilişkin olarakta 5237 sayılı TCK.nın 104/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “Mağdurenin rızasının eylemi suç olmaktan çıkardığı” şeklinde hukuka uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2-) Vajinaya parmak sokmak cinsel ilişki sayılmaz

Yargıtay 14. Ceza Dairesi   2012/6729 Esas  –  2014/5373 Karar

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun düzenlendiği TCK.nın 104. maddesinin metninde suç olarak tarif edilen cinsel ilişki, erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi olarak tanımlanması karşısında, mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, kayden 10.06.1991 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olan mağdureyle rızası ile öpüşüp seviştiği sırada mağdurenin cinsel organına parmağını soktuğu anlaşılan hemcinsi sanığın, cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışları nedeniyle hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceğinden reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan beraati yerine, yazılı şekilde düşme karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

 Türk Ceza Kanunu 158. madde 1. fıkranın (f) bendine göre; Bilişim sistemi, banka veya kredi kurumlarının kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu işlenebilir.

Bilişim sistemi ve banka kurumlarının kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık  suçu temel dolandırıcılık suçunun nitelikli halini oluşturmaktadır.

Okumaya devam et

cinsel saldırı

Cinsel Saldırı Suçu ve Cezası

Cinsel saldırı suçu Türk Ceza Kanunu 102. maddesinde düzenlenmiştir. Cinsel dokunulmazlık, kişilerin vücutları üzerinde cinsel davranışlarda bulunulması suretiyle ihlal edilir. Bu suçta korunan hukuki değer kişinin cinsel dokunulmazlık ve özgürlüğüdür.

Cinsel saldırı suçunun mağduru ancak 18 yaşını tamamlamış kişiler olabilir. 18 yaşını tamamlamamış kişilerin mağdur olması durumunda TCK’nın 103. maddesindeki Çocukların Cinsel İstismarı suçu oluşacaktır.

Cinsel Saldırı Cezası

Okumaya devam et

mirasçılıktan çıkarma

Mirasçılıktan Çıkarma

Miras, ölen kişinin kanuni sınırlara bağlı kalmak kaydıyla tasarruf etme yetkisi bulunan tereke değerlerini belirtmektedir.

Yapılan bu tasarruflar miras bırakanın ölümünden önce gerçekleşmekte, ölümü ile de hüküm ve sonuç doğurmaktadır. Bu tasarruflardan bir tanesi de mirasçılıktan çıkarmadır. Mirasbırakan sağlığında yasada öngörülen koşulların gerçekleşmesi halinde yine yasa çerçevesi içinde mirasçılarını mirastan mahrum edebilmek için mirasçılıktan çıkarabilecektir.

Mirasçılıktan Çıkarma Nedir ?

Okumaya devam et

boşanmada ev eşya

Boşanmada Ev Eşyaları

Özellikle çekişmeli boşanma davasının görülmesi sırasında taraflar arasında çıkan anlaşmazlıklardan en önemlisi de kişisel eşya ve ev eşyaları konusudur. Bu durumda yaşanan uyuşmazlıklar üzerine açılacak olan eşya alacağı davaları ile eşlerden her biri diğerinde bulunan eşyasını evlilik birliğinin devamı sırasında veya evlilik birliğinin sonlanması halinde isteyebilecektir.

Okumaya devam et

Mirasın Reddi Davası

Mirasın Reddi Nedir?

Yasal veya atanmış mirasçılar mirasbırakanın ölümü ile birlikte mirasbırakanın malvarlığını payları dahilinde kazanırlar. Miras pasif (borç) ve aktifleri (hak) ile birlikte mirasçılara geçer. Mirasçıların mirası kazanmaları için herhangi bir irade açıklamasında bulunmalarına gerek yoktur. Mirasçılar miras kalan borçtan kişisel malvarlıkları ile sorumludur. Fakat mirasçılar mirası kabul etmek zorunda değildir.

Mirasçılar mahkemeye yapacakları başvuru ile mirasın reddini talep edebileceklerdir. Mirasçılar mirasın reddine genelde mirasın borçlarının haklarından daha fazla olması halinde başvururlar. Mirasın reddinin iki türü vardır. Bunlar mirasın gerçek reddi ve mirasın hükmen reddidir.

Mirasın Gerçek Reddi Nedir?

Mirasın gerçek reddi, yasal veya atanmış mirasçıların süresi içerisinde usulüne uygun olarak miras bırakanın terekesinde bulunan tüm hak ve borçları reddetmesi anlamına gelmektedir.

Mirasın Gerçek Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasın reddi miras bırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne mirasçıların başvurması ile yapılır. Başvuru sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Mirasın reddi için şu şartların oluşmuş olması gerekir:

  • Mirasbırakan ölmüş olmalıdır.
  • Miras intikal etmiş olmalıdır.
  • Mirasın reddini talep eden mirasçılar ayırt etme gücüne sahip ve ergin olmalıdır.
  • Yapılan ret hiçbir şekilde şekilde kayıt ve şarta bağlı olarak yapılamaz. Kayıt ve şarta bağlı olarak yapılan mirasın reddi yapılmamış sayılır ve mirasçılar mirası kazanır.
  • Mirasın tamamı reddedilmiş olmalıdır. (Kısmi ret yapılamaz)

Ret beyanı Mahkeme’nin özel kütüğüne tescil edilir. Talep edilmesi halinde mirasçıya mirası reddettiğine dair bir belge verilebilir.

Mirasın Reddi Süresi 

Mirasın reddi süresi üç aydır. Üç ay içerisinde mirasın reddi isteminde bulunmayan mirasçı için miras kazanılmış sayılır. Bu sürenin başlama vakitleri bazı mirasçı türleri için farklıdır.

Yasal mirasçılar için bu üç aylık süre mirasbırakanın ölümü ile başlar. Fakat yasal mirasçılar mirasçı olduklarını daha sonra öğrendiklerini ispat edebilirlerse üç aylık süre öğrenmelerinden itibaren başlayacaktır.

Atanmış mirasçılar içinse bu üç aylık süre mirasçı olduklarının kendilerine resmi olarak tebliğ edilmesinden itibaren başlayacaktır.

Mirasın koruma için yazıldığı durumlarda yasal ve atanmış mirasçılar için üç aylık ret süresi Sulh Hakimi tarafından yazımın bittiğinin bildirilmesi ile başlar.

Hakimin önemli sebeplerin olduğunu takdir etmesi halinde mirasın reddi süresi uzatılabilir.

Mirasın Reddi Yetkili Mahkeme

Mirasın reddi beyanı mirasbırakanın son yerleşim yerindeki Sulh Hukuk Mahkemesi’ne yapılır.

Mirasın Reddinin İptali

Mirasın reddinden vazgeçilebilmesi mümkün değildir. Sadece mirasçının reddi yanıltılma, aldatılma, korkutulma sonucunda yaptığını Mahkemeye bildirmesi sonucu reddin iptali için dava açılabilir.

Mirasçıların Ölmüş Olması Halinde Mirasın Reddi Nasıl Yapılır?

Mirasçının ölmüş olması halinde mirasçının mirasçıları reddi gerçekleştirebilir. Mirasçının mirasçıları için üç aylık ret süresi mirasın mirasçıya geçtiğini öğrendikleri an başlar.

Mirasçılardan Birinin veya Hepsinin Mirası Reddetmesi Halinde Miras Nasıl Paylaştırılır?

  • Yasal mirasçılardan biri mirası reddederse onun miras payı diğer mirasçılara geçer. Ancak birinci zümredeki mirasçıların tamamı mirası reddederse miras ikinci zümreye geçmeyecek ve miras iflas kurallarına göre sulh mahkemesince tasfiye edilecektir. Eğer tasfiyeden arta kalan bir değer olursa miras reddedilmemiş gibi mirasçılara dağıtılır.
  • Atanmış mirasçılardan biri mirası reddederse (mirasbırakanın aksi yönde bir isteği bulunmadığı sürece) onun miras payı en yakın derecedeki yasal mirasçıya geçer.
  • Altsoyun tamamı mirası redderse miras payları mirasbırakanın eşine geçer.

Mirasın Reddi Halinde Alacaklı Hakları Nasıl Korunur?

  • Mirasçıların Kişisel Alacaklılarının Korunması: Mirasçı borca batık olduğu için mirasın reddini alacaklılarına zarar vermek amacı ile yapıyorsa iflas masası mirasçının yeteri kadar güvence vermemesi halinde 6 aylık süre içerisinde reddi iptal ettirebilir.
  • Mirasbırakanın Alacaklılarının Korunması: Mirası hükmen reddetmiş olan mirasçı eğer mirasbırakanın ölümünden 5 yıl öncesinde mirastan bir kazanımda bulunmuşsa mirasbırakanın alacaklılarına karşı terekeden almış olduğu değerde sorumlu olur. Bu sorumluluğun içinde eğitim öğretim giderleri ve çeyiz masrafları yer almaz.

Mirasın Hükmen Reddi Nedir?

Mirasın hükmen reddi mirasbırakanın ödemeden aciz olduğu durumlarda mirasın direkt olarak reddedilmesidir. Mirasbırakanın ödemeden aciz olması demek borçlarının malvarlığından fazla olması demektir. Mirasbırakanın mirası borca batık bir durumda ise miras hükmen reddedilir.

Mirasın Hükmen Reddinde Davayı Kimler Açabilir?

Kanuni ve atanmış mirasçılar mirasın hükmen reddi davasını açabilir.

Mirasın Hükmen Reddinde Dava Kimlere Karşı Açılmalıdır?

Mirasın hükmen reddi davasında davalı taraf tereke alacaklıları olarak gösterilmelidir.

Mirasın Hükmen Reddinde Yetkili ve Görevli Mahkeme

Mirasın hükme reddi davasında davalını dava tarihindeki yerleşim yerinde olan Asliye Hukuk Mahkemesi yetkili ve görevlidir.

Mirasın Hükmen Reddinin Süresi 

Mirasın hükmen reddi için kanunda bir süre öngörülmemiştir. Mirasçılar bunu her zaman ileri sürebilirler. Mirasçıların 3 aylık ret süresini beyanda bulunmadan geçirmeleri mirasın hükmen reddedilebileceği durumlarda ret beyanı sayılmaktadır.

Mirasın Reddi Halinde İcra Takibi Nasıl Yapılır?

Ölmüş bir kişiye karşı icra takibi yapılabilmesi mümkün değildir. Ölen kişinin borçlarından dolayı yapılacak olan icra takibi kişinin mirasçılarına karşı yapılır.

Mirasçıların üç aylık mirası reddetme haklarının olduğu süre içerisinde mirasçılara karşı herhangi bir icra takibi başlatılamaz. Üç aylık süre içerisinde mirasın reddedilmesi halinde ret borçları da kapsayacağı için reddi yapan mirasçıya karşı icra takibi başlatılamaz.

 Mirasın Reddi Dilekçesi 

Mirasın gerçek reddi dava dilekçesi veya mirasın hükmen reddi dava dilekçesi için bize ulaşabilirsiniz .

hayata kast

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davası

Hayata kast, Türk Medeni Kanunu 162. maddesinde düzenlenen özel ve mutlak boşanma sebeplerindendir. TMK 162. maddeye göre;

Eşlerden her biri diğeri tarafından hayatına kastedilmesi veya kendisine pek kötü davranılması ya da ağır derecede onur kırıcı bir davranışta bulunulması sebebiyle boşanma davası açabilir. 

Hayata kast mutlak boşanma sebeplerinden olduğu için bu vakanın ispatlanması durumunda evlilik birliğinin etkisine bakılmaksızın boşanma kararı verilecektir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davasında Kusur

Hayata kast sebebiyle boşanma davası açılabilmesi için eşin hayatına kast oluşturan eylemin kasten yapılması gerekmektedir. İhmal veya tedbirsizlik sonucu oluşan hayata kast durumları nedeniyle boşanma davası açılamaz.

Hayata kast kusura dayanan bir boşanma nedeni olduğu için öldürmeye kalkışan eşin akıl hastası veya ayırt etme gücünden yoksun olmaması gerekmektedir. Akıl hastası olduğu anlaşılan eşin diğerini öldürmeye teşebbüsü halinde diğer koşulların da varlığı halinde akıl hastalığı nedeniyle boşanma davası açılabilir.

Hayata kast sebebiyle açılacak olan boşanma davalarında kusur kıyaslaması yapılamayacaktır.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanmada Maddi Tazminat 

Türk Medeni Kanunu 174. maddeye göre; mevcut veya beklenen menfaatleri boşanma yüzünden zedelenen kusursuz veya daha az kusurlu taraf, kusurlu taraftan uygun bir maddi tazminat isteyebilir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanmada Manevi Tazminat 

Türk Medeni Kanunu 174. maddeye göre; boşanmaya sebep olan olaylar yüzünden kişilik hakkı saldırıya uğrayan taraf kusurlu olan diğer taraftan uygun bir manevi tazminat talep edebilir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanmada Nafaka 

Türk Medeni Kanunu 175. maddeye göre; boşanma yüzünden yoksulluğa düşecek taraf, kusuru daha ağır olmamak koşuluyla geçimi için diğer taraftan mali gücü oranında süresiz olarak nafaka isteyebilir.

Hayata kast sebebiyle boşanma davasında davacı eş yoksulluğa düştüğü takdirde usulüne uygun şekilde talep edilmişse davacı eş yoksulluk nafakası isteme hakkına sahiptir.

Hayata Kast Nedeniyle Boşanma Davasının Mal Rejimine Etkisi

Türk Medeni Kanunu 236. maddesine göre; Hayata kast sebebiyle boşanma durumunda hakim, kusurlu eşin artık değerdeki pay oranının hakkaniyete uygun olarak azaltılmasına veya kaldırılmasına karar verebilir.

Dava Hakkının Ortadan Kalkması 

Hayata kast sebebiyle boşanma davalarında dava hakkının ortadan kalması iki durumda gerçekleşir.

1-) Hak Düşürücü Süre 

Hayata kast sebebiyle boşanma davasında boşanma sebebinin öğrenilmesinden itibaren 6 ay ve her halde hayata kast eyleminin üzerinden 5 yıl geçmekle dava hakkı düşecektir. Bu süreler hak düşürücü sürelerdir. Hakim kendiliğinden dikkate almalıdır.

2-) Affetme 

Hayata kast mutlak bir boşanma sebebidir. Mağdur eşin affetmesi halinde dava hakkı düşecektir. Affeden tarafın dava hakkı yoktur.

Af bir şekle bağlı değildir. Sözlü, yazılı, örtülü veya açık olabilir. Ceza şikayetinden vazgeçme af sayılmayacaktır.

Hayata Kast Nedeniyle Ayrılık Davası

Hayata kast sebebiyle açılan boşanma davalarında hakim ayrılığa hükmedebilir. Boşanma davası açmaya hakkı olan eş dilerse boşanma, dilerse ayrılık davası açabilecektir.