Evliliğin İptali Davası: Sebepleri, Süresi ve Hukuki Sonuçları

Bir evlilik, resmî nikah kıyılmış olsa bile kanunun aradığı nitelikler bulunmadığı için sakat kurulmuş olabilir; bu durumda başvurulacak yol boşanma değil, evliliğin iptali davasıdır. Uygulamada en sık karşılaşılan yanılgı, iptal kararının evliliği “hiç yapılmamış” hâle getirdiği düşüncesidir. Oysa Türk Medeni Kanunu, aile hukukunun kendine özgü yapısı gereği butlanın sonuçlarını borçlar hukukundan ayırmış; batıl evliliğin ancak hâkim kararıyla ve ileriye etkili biçimde sona ereceğini düzenlemiştir. Bu ayrım; nafaka, mal rejimi, miras ve çocukların hukuki durumu bakımından doğrudan sonuç doğurur. Hangi sebebin mutlak, hangisinin nispi butlan oluşturduğu, hak düşürücü sürelerin ne zaman işlemeye başladığı ve talebin nasıl kurulacağı ise dosyanın kaderini belirleyen teknik başlıklardır. Aşağıda süreç, yürürlükteki düzenleme ve Yargıtay’ın yerleşik içtihadı ışığında bütünüyle ele alınmaktadır.

Evliliğin İptali Nedir ve Karar Ne Zaman Sonuç Doğurur?

Evliliğin iptali, kurucu unsurları tamam olmakla birlikte kanunun eşlerde veya iradelerinde aradığı nitelikleri taşımayan bir evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesidir. Kanun metninde bu kurum “evlenmenin butlanı”, geçersizlikle sakat evlilik ise “batıl evlilik” olarak adlandırılır; halk dilinde ve uygulamada ise “evliliğin iptali” yerleşmiştir. İki kavram aynı hukuki kurumu ifade eder.

Buradaki en kritik nokta, iptalin zaman bakımından nasıl sonuç doğurduğudur. Borçlar hukukunda butlan, işlemi kendiliğinden ve baştan itibaren geçersiz kılar. Aile hukukunda ise kanun koyucu bilinçli olarak farklı bir tercihte bulunmuştur.

TMK m. 156: “Batıl bir evlilik ancak hâkimin kararıyla sona erer. Mutlak butlan hâlinde bile evlenme, hâkimin kararına kadar geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur.”

Bu hükmün pratik anlamı şudur: iptal kararı ileriye etkilidir. Evlilik, karar kesinleşinceye kadar hukuken vardır ve geçerli bir evliliğin bütün sonuçlarını doğurur. Bu süre içinde eşler birbirinin yasal mirasçısıdır, mal rejimi işlemeye devam eder, doğan çocuklar evlilik içinde doğmuş sayılır. Karar kesinleştiğinde evlilik sona erer; ancak o âna kadar doğmuş hüküm ve sonuçlar ortadan kalkmaz.

*İnternette pek çok kaynak, iptal kararının evliliği “baştan itibaren hükümsüz” kıldığını, tarafların “hiç evlenmemiş sayılacağını” yazmaktadır. Bu bilgi yürürlükteki düzenlemeye aykırıdır ve ciddi hak kayıplarına yol açabilir.

Örneğin, evliliğin iptali istenmiş olsa dahi karar kesinleşmeden eşlerden biri vefat ederse, evlilik ölümle sona ermiş olur ve sağ kalan eş kural olarak mirasçılık sıfatını kazanır. Bu sonuç, ancak sağ kalan eşin evlenme sırasında iyiniyetli olmadığının açılacak davada kanıtlanmasıyla değişebilir (TMK m. 159/2).

Evliliğin iptali, evliliğin yokluğundan farklıdır

Evliliğin iptali ile evliliğin yokluğu birbirine karıştırılmamalıdır. Yokluk hâlinde ortada hukuken bir evlilik hiç kurulmamıştır; iptal hâlinde ise kurulmuş fakat sakat bir evlilik vardır. Evlenmenin kurucu unsurları, tarafların farklı cinsten olması, evlenme iradelerini karşılıklı ve açık biçimde beyan etmeleri ve bu beyanın yetkili evlendirme memuru önünde yapılmasıdır. Bu unsurlardan biri hiç gerçekleşmemişse — örneğin yalnızca dinî tören yapılmış, resmî nikâh hiç kıyılmamışsa — açılacak dava iptal davası değil, evliliğin yokluğunun

Evliliğin İptali Sebepleri: Mutlak Butlan (TMK m. 145)

Mutlak butlan sebepleri, kamu düzenini ilgilendiren ve kanunda sınırlı sayıda (numerus clausus) sayılan ağır geçersizlik hâlleridir. Türk Medeni Kanunu m. 145 uyarınca aşağıdaki dört hâlde evlenme mutlak butlanla batıldır:

  • Eşlerden birinin evlenme sırasında evli bulunması. Türk hukukunda tek eşlilik esastır. Önceki evliliği hukuken sona ermeden yapılan ikinci evlilik mutlak butlanla sakattır.
  • Eşlerden birinin evlenme sırasında sürekli bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun bulunması. Buradaki yoksunluğun sürekli olması şarttır; geçici yoksunluk mutlak değil, nispi butlan sebebidir.
  • Eşlerden birinde evlenmeye engel olacak derecede akıl hastalığı bulunması. Her akıl hastalığı iptal sebebi değildir; hastalığın evlenmeye engel olacak ağırlıkta bulunduğunun resmî sağlık kurulu raporuyla ortaya konması gerekir.
  • Eşler arasında evlenmeye engel olacak derecede hısımlığın bulunması. Üstsoy-altsoy arasında, kardeşler arasında, amca, dayı, hala ve teyze ile yeğenleri arasında; kayın hısımlığında eşlerden birinin üstsoyu veya altsoyu ile; evlat edinen ile evlatlık arasında evlenme yasaktır.

Uygulamada en sık karşılaşılan mutlak butlan hâli, önceki evliliğin sona erdiğinin sanılması ancak kararın kesinleşmemiş olmasıdır. Boşanma kararının kesinleşme şerhi alınmadan yapılan ikinci evlilik, ilk evlilik hukuken devam ettiği için batıldır. Yurt dışında verilen boşanma kararlarının Türkiye’de tanınmadan nüfusa işlenmemiş olması da aynı sonuca yol açar.

Mutlak butlanda dava hakkının sınırlandığı hâller

Mutlak butlan kamu düzenine ilişkin olmakla birlikte, dava hakkı her durumda sınırsız değildir. TMK m. 147 üç önemli sınırlama getirmiştir:

  • Sona ermiş evlilik. Evlilik ölüm veya boşanma ile sona ermişse Cumhuriyet savcısı artık re’sen dava açamaz; ancak ilgisi olan herkes mutlak butlanın karar altına alınmasını isteyebilir. Bu ayrım, özellikle miras uyuşmazlıklarında belirleyicidir.
  • İyiniyetin korunması. Evliyken yeniden evlenen kimsenin önceki evliliği, mutlak butlan kararı verilmeden önce sona ermişse ve ikinci evlenmede diğer eş iyiniyetli ise, ikinci evlenmenin butlanına karar verilemez.
  • Ayırt etme gücünün kazanılması veya iyileşme. Ayırt etme gücünün sonradan kazanılması ya da akıl hastalığının iyileşmesi hâlinde mutlak butlan davasını yalnızca ayırt etme gücünü kazanan veya iyileşen eş açabilir. Bu hâlde savcının ve ilgililerin dava hakkı ortadan kalkar.

İptal sebebi sayılmayan durumlar (TMK m. 154-155)

Kanun, bazı aykırılıkların evliliği geçersiz kılmayacağını açıkça belirtmiştir. Bekleme (iddet) süresi dolmadan evlenilmesi evlenmenin butlanını gerektirmez (TMK m. 154). Aynı şekilde, evlendirmeye yetkili memur önünde yapılmış bir evliliğin, kanunun diğer şekil kurallarına uyulmaması sebebiyle butlanına karar verilemez (TMK m. 155). Nikâhın belediye salonu yerine evde kıyılmış olması, tanık sayısındaki usul eksiklikleri veya belge tamamlanmasındaki gecikmeler tek başına iptal sebebi değildir.

Evliliğin İptali Sebepleri: Nispi Butlan (TMK m. 148-153)

Nispi butlan sebepleri, kamu düzenini değil, eşin bireysel iradesini koruyan geçersizlik hâlleridir. Bu sebeplere dayanarak davayı yalnızca iradesi sakatlanan eş — yasal temsilcinin izni hâlinde ise izni alınmayan temsilci — açabilir. Cumhuriyet savcısı veya üçüncü kişiler nispi butlan davası açamaz.

Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk (TMK m. 148)

Evlenme sırasında geçici bir sebeple ayırt etme gücünden yoksun olan eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Ağır alkol veya madde etkisi altında, yüksek ateşli bir hastalık ya da geçici bilinç bulanıklığı sırasında beyan edilen evlenme iradesi bu kapsamdadır. Eşin bu duruma kendi kusuruyla sebep olmuş olması dava hakkını ortadan kaldırmaz.

Yanılma — hata (TMK m. 149)

Kanun iki yanılma hâli öngörmüştür. Birincisi, eşin evlenmeyi hiç istemediği veya evlendiği kişiyle evlenmeyi düşünmediği hâlde yanılarak bu evlenmeye razı olmasıdır. İkincisi ise, eşinde bulunmaması onunla birlikte yaşamayı kendisi için çekilmez bir duruma sokacak derecede önemli bir nitelikte yanılarak evlenmesidir. İkinci hâl uygulamada daha sık görülür ve “önemli nitelik” ölçütü her somut olayda ayrı değerlendirilir. Basit bir hayal kırıklığı, mizaç uyuşmazlığı veya ekonomik durumun beklenenden farklı çıkması bu ölçüte ulaşmaz.

Aldatma — hile (TMK m. 150)

Aldatma iki biçimde ortaya çıkar. Eş, namus ve onuru hakkında bizzat diğer eş tarafından veya onun bilgisi altında bir başkası tarafından aldatılarak evlenmeye razı edilmişse dava açabilir. İkinci hâl ise, davacının veya altsoyunun sağlığı için ağır tehlike oluşturan bir hastalığın kendisinden gizlenmiş olmasıdır.

Uygulamada en çok tartışılan nokta budur. Gizlenen her hastalık iptal sebebi değildir; hastalığın davacının ya da doğacak çocukların sağlığı bakımından ağır bir tehlike oluşturması aranır. Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, bulaşıcı olmayan ve tedavi edilebilir nitelikteki rahatsızlıkların bu ölçütü karşılamadığı; buna karşılık evlilik tarihinde mevcut olan ve ağır seyreden ruhsal hastalıkların gizlenmesinin iptal sebebi sayıldığı görülmektedir. Bu davalarda hastalığın evlenme tarihinde var olduğunun ve gizlendiğinin ispatı, çoğu zaman resmî sağlık kurulu raporu ve önceki tedavi kayıtlarıyla yapılır.

Korkutma — ikrah (TMK m. 151)

Kendisinin veya yakınlarından birinin hayatı, sağlığı ya da namus ve onuruna yönelik pek yakın ve ağır bir tehlike ile korkutularak evlenmeye razı edilmiş eş, evlenmenin iptalini dava edebilir. Tehlikenin hem ağır hem de yakın olması gerekir; soyut baskı, ailevi ısrar veya sosyal çevre beklentisi bu ölçüte ulaşmaz. Nikâhın alışılmışın dışında bir yerde kıyılmış olması da tek başına korkutmanın delili sayılmaz; iddianın tanık beyanları ve varsa ceza soruşturması dosyalarıyla desteklenmesi gerekir.

Yasal temsilcinin izninin bulunmaması (TMK m. 153)

Küçük veya kısıtlı, yasal temsilcisinin izni olmadan evlenirse, izni alınmayan yasal temsilci evlenmenin iptalini dava edebilir. Ancak kanun bu dava hakkına özel bir son verme sebebi getirmiştir: bu şekilde evlenen kişi sonradan on sekiz yaşını doldurmak suretiyle ergin olur, kısıtlı olmaktan çıkar veya kadın gebe kalırsa evlenmenin iptaline karar verilemez.

Karşılaştırmalı özet:

Hukuki durum Değerlendirme Sonuç
Mutlak butlan (TMK m. 145) Kamu düzenine ilişkindir; sebepler kanunda sınırlı sayıdadır. Savcı re’sen ve ilgisi olan herkes dava açabilir. Hak düşürücü süre yoktur. Karar ileriye etkilidir.
Nispi butlan (TMK m. 148-151) Eşin bireysel iradesini korur; irade sakatlığına dayanır. Yalnızca iradesi sakatlanan eş dava açabilir. Altı ay ve beş yıllık hak düşürücü süreye tabidir.
Yasal temsilcinin izninin yokluğu (TMK m. 153) Küçüğün veya kısıtlının korunmasına yöneliktir. İzni alınmayan yasal temsilci dava açar. Erginlik, kısıtlılığın kalkması veya gebelik hâlinde iptale karar verilemez.
Butlanı gerektirmeyen hâller (TMK m. 154-155) Bekleme süresine ve şekil kurallarına aykırılık. Evlilik geçerliliğini korur; iptal davası açılamaz.
Evliliğin yokluğu Kurucu unsurlardan biri hiç gerçekleşmemiştir. İptal değil, yokluğun tespiti davası açılır. Mahkeme kararına gerek olmaksızın evlilik hiç doğmamıştır.

Evliliğin İptali Davası Süresi: “Evlilik Kaç Gün İçinde İptal Edilir?”

Türk hukukunda evliliği belirli bir gün sayısı içinde iptal ettiren bir düzenleme yoktur. Halk arasında yaygın olan “evlilik 24 saat içinde iptal edilir” veya “15 gün içinde iptal edilebilir” bilgisinin kanuni bir dayanağı bulunmamaktadır. Bir evlilik, ancak kanunda sayılan butlan sebeplerinden biri varsa ve dava açılırsa mahkeme kararıyla sona erer. Nikâhın üzerinden bir gün de geçse bir yıl da geçse, ortada butlan sebebi yoksa iptal mümkün değildir.

Süreler, dayanılan butlan türüne göre farklıdır.

Dayanılan sebep Dava açma süresi Sürenin başlangıcı
Mutlak butlan (TMK m. 145) Hak düşürücü süre yoktur. Evlilik devam ettiği sürece her zaman dava açılabilir. Sona ermiş evlilikte ilgililer için dava hakkı korunur.
Ayırt etme gücünden geçici yoksunluk (m. 148) Altı ay; her hâlde beş yıl. Ayırt etme gücünün yeniden kazanıldığı tarih.
Yanılma (m. 149) Altı ay; her hâlde beş yıl. Yanılmanın öğrenildiği tarih.
Aldatma (m. 150) Altı ay; her hâlde beş yıl. Aldatmanın öğrenildiği tarih.
Korkutma (m. 151) Altı ay; her hâlde beş yıl. Korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarih.
Yasal temsilcinin izninin yokluğu (m. 153) Altı ay; her hâlde beş yıl. Durumun öğrenildiği tarih. Erginlik, kısıtlılığın kalkması veya gebelik hâlinde dava hakkı düşer.

TMK m. 152 nispi butlan için ikili bir süre sistemi kurar: iptal sebebinin öğrenildiği veya korkunun etkisinin ortadan kalktığı tarihten başlayarak altı ay ve her hâlde evlenmenin üzerinden beş yıl. Bu iki süreden hangisi önce dolarsa dava hakkı o anda düşer. Örneğin aldatma altıncı yılın sonunda öğrenilmişse, altı aylık süre henüz işlemeye başlamamış olsa bile beş yıllık üst sınır dolduğu için iptal davası açılamaz.

Zamanaşımı değil, hak düşürücü süre

Bu süreler zamanaşımı değil hak düşürücü süredir. Aradaki fark uygulamada belirleyicidir: hak düşürücü süre durmaz, kesilmez ve hâkim tarafından davanın her aşamasında kendiliğinden dikkate alınır. Karşı tarafın süre itirazında bulunmaması sonucu değiştirmez.

Arama motorlarında sıkça karşılaşılan “evliliğin iptali zamanaşımı” ifadesi bu nedenle teknik olarak yanlıştır.

Nikah tarihini veya evlenme başvurusunu iptal etmek dava konusu değildir

Henüz nikâh kıyılmamışsa ortada iptal edilecek bir evlilik yoktur; yapılması gereken evlendirme memurluğuna başvurmaktır. Alınmış nikâh randevusunun iptali veya ertelenmesi idari bir işlemdir ve tarafların ilgili belediyenin evlendirme memurluğuna dilekçeyle başvurmasıyla yapılır. Belediyelerin çoğu bu başvurunun nikâh tarihinden belirli bir süre önce yapılmasını istemektedir; güncel usul için başvuru yapılan evlendirme memurluğundan bilgi alınmalıdır.

Ayrıca evlenme dosyası süresiz geçerli değildir. Evlendirme mevzuatı uyarınca evlenmeye esas hazırlanan dosyanın geçerlilik süresi altı aydır; bu süre içinde evlenme akdi yapılmazsa dosya kendiliğinden işlemden kaldırılır. Bu, hukuki anlamda bir “evlilik iptali” değil, tamamlanmamış bir idari sürecin sona ermesidir.

Aramalarda karıştırılan üç ayrı konu

• Evliliğin iptali (butlan): kurulmuş bir evliliğin mahkeme kararıyla sona erdirilmesi — bu yazının konusu.

• Nikâh randevusunun / evlenme başvurusunun iptali: evlendirme memurluğuna yapılan idari başvuru. • Evlilik kredisi başvurusunun iptali ve evlilik (mal rejimi) sözleşmesinin iptali: bunlar tamamen ayrı konulardır ve evlenmenin butlanı ile ilgisi yoktur.

Evliliğin İptali Davasını Kimler Açabilir?

Dava açma hakkı, butlan türüne göre değişir. Mutlak butlanda dava çevresi geniş, nispi butlanda ise yalnızca korunan kişiyle sınırlıdır.

Mutlak butlanda dava, Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır; ayrıca ilgisi olan herkes tarafından da açılabilir (TMK m. 146). “İlgili” kavramı, evlenmenin iptalinde maddi veya manevi menfaati bulunan kişileri kapsar. Uygulamada eşlerin her biri, anne ve babaları, kardeşleri, mirasçıları ve vasileri ilgili sayılmaktadır. Miras uyuşmazlıklarında bu geniş dava çevresi belirleyici olur: mirasbırakanın çocukları, sağ kalan eşin evliliğinin mutlak butlanla batıl olduğunu ileri sürerek kendi dava haklarına dayanarak dava açabilirler.

Nispi butlanda dava hakkı yalnızca iradesi sakatlanan eşe aittir. Yanılan, aldatılan ya da korkutulan eş dilerse evliliği sürdürebilir; kimse onun adına iptal talebinde bulunamaz. Yasal temsilcinin izninin bulunmadığı hâlde ise dava hakkı, izni alınmayan yasal temsilciye tanınmıştır.

Mirasçıların durumu (TMK m. 159)

Evlenmenin butlanını dava etme hakkı mirasçılara geçmez; ancak mirasçılar açılmış olan davayı sürdürebilirler. Bu kural nispi butlan bakımından uygulanır: dava hakkı sahibi eş dava açmadan ölmüşse, mirasçıları onun yerine nispi butlan davası açamaz. Buna karşılık mutlak butlanda mirasçıların kendi menfaatlerine dayanan bağımsız dava hakları bulunduğundan, mirasbırakan dava açmamış olsa dahi iptal talebinde bulunabilirler.

Kanun ayrıca önemli bir yaptırım öngörmüştür: dava sonucunda evlenme sırasında iyiniyetli olmadığı anlaşılan sağ kalan eş, yasal mirasçı olamayacağı gibi, daha önce yapılmış ölüme bağlı tasarruflarla kendisine sağlanan hakları da kaybeder.

Evliliğin İptali ile Boşanma ve Evliliğin Yokluğu Arasındaki Fark

Temel fark, evliliğin geçerli kurulup kurulmadığındadır. Boşanma davasında geçerli biçimde kurulmuş bir evliliğin, evlilik birliğinin sürdürülemez hâle gelmesi nedeniyle sona erdirilmesi istenir. Evliliğin iptali davasında ise evliliğin kuruluşundaki sakatlık ileri sürülür. Her iki dava da evliliği ileriye etkili olarak sona erdirir; ancak dayanakları, dava açabilecek kişiler ve süre rejimleri farklıdır.

Ölçüt Evliliğin iptali (butlan) Boşanma Evliliğin yokluğu
Evliliğin geçerliliği Kurulmuş fakat sakat Geçerli biçimde kurulmuş Hiç kurulmamış
Dayanak TMK m. 145-153 (sınırlı sayıda) TMK m. 161-166 (boşanma sebepleri) Kurucu unsur eksikliği
Davanın türü Bozucu yenilik doğuran dava Bozucu yenilik doğuran dava Tespit davası
Kim açabilir Mutlak butlanda savcı ve ilgililer; nispi butlanda yalnızca ilgili eş Yalnızca eşler Hukuki yararı bulunan herkes
Kusur incelemesi Kural olarak yapılmaz; iyiniyet incelenir Esaslıdır; tazminat ve nafakayı belirler Söz konusu değil
Süre Mutlak butlanda yok; nispi butlanda 6 ay / 5 yıl Sebebe göre değişir (ör. zinada 6 ay / 5 yıl) Süreye tabi değil
Kararın etkisi İleriye etkili (TMK m. 156) İleriye etkili Bildirici; evlilik zaten doğmamıştır

Terditli talep: iptal kabul edilmezse boşanma

İptal ve boşanma talepleri aynı dilekçede kademeli olarak ileri sürülebilir. Terditli (kademeli) talep kurgusunda davacı, asıl olarak evliliğin iptalini; bu talep kabul edilmezse boşanmaya karar verilmesini ister. Hâkim önce iptal sebebinin bulunup bulunmadığını inceler; sebep varsa iptale karar verir ve ikinci talebe geçmez. İptal talebi reddedilirse boşanma talebi değerlendirilir.

Uygulamada bu kurgu iki nedenle önemlidir. Birincisi, nispi butlanda altı aylık süre kısa olduğundan, sebebin sonradan ispatlanamaması ihtimaline karşı boşanma talebinin ayrıca ileri sürülmesi hak kaybını önler. İkincisi, eşlerden biri iptal, diğeri boşanma davası açmışsa, iptal davası boşanma davası bakımından bekletici sorun oluşturur; iptal davasının sonucu beklenmeden boşanma davasının esasının incelenmesi bozma sebebidir. Bu yön, Yargıtay 2. Hukuk Dairesi’nin yerleşik uygulamasında istikrarlı biçimde vurgulanmaktadır.

Evliliğin İptalinin Sonuçları: Nafaka, Mal Rejimi, Soyadı, Çocuklar ve Miras

Evliliğin iptalinin mali ve kişisel sonuçlarında kural olarak boşanma hükümleri uygulanır. TMK m. 158/2 açıktır: eşler arasındaki mal rejiminin tasfiyesi, tazminat, nafaka ve soyadı hakkında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır. Bu nedenle iptal kararının “tarafları hiçbir hak sahibi kılmayacağı” yönündeki yaygın bilgi doğru değildir.

Evliliğin İptali Halinde Çocuklar

Mahkemece butlanına karar verilen bir evlilikten doğan çocuklar, ana ve baba iyiniyetli olmasalar bile evlilik içinde doğmuş sayılırlar (TMK m. 157). Bu, kanunun çocuğu her koşulda koruyan mutlak bir hükmüdür. Soybağı kendiliğinden kurulur, babanın tanımasına gerek yoktur; çocuk babasının yasal mirasçısıdır. Velayet, kişisel ilişki ve iştirak nafakası konularında boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır ve hâkim çocuğun üstün yararını esas alır.

Evliliğin İptali Halinde İyiniyetli Eşin Korunması

Evlenmenin butlanına karar verilirse, evlenirken iyiniyetli bulunan eş bu evlenme ile kazanmış olduğu kişisel durumunu korur (TMK m. 158/1). İyiniyet, evlenme sırasında butlan sebebinin varlığını bilmemek veya gerekli özeni gösterdiği hâlde öğrenememek anlamına gelir. İyiniyetin varlığı asıldır; aksini iddia eden taraf ispatla yükümlüdür. Ancak durumun gereklerine göre kendisinden beklenen özeni göstermeyen kimse iyiniyet iddiasında bulunamaz.

Evliliğin İptali Halinde Nafaka ve Tazminat

İptal davasında da tedbir nafakası, yoksulluk nafakası, iştirak nafakası ile maddi ve manevi tazminat talep edilebilir. Yargılama sürerken eş ve çocuklar için tedbir nafakasına hükmedilmesi mümkündür. Karar sonrasında yoksulluğa düşecek tarafın nafaka talebi, boşanmadaki koşullara göre değerlendirilir.

Güncel gelişme — yoksulluk nafakasında süre

Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla TMK m. 175’in birinci fıkrasında yer alan “süresiz olarak” ibaresini iptal etmiştir. İptal hükmünün, gerekçeli kararın Resmî Gazete’de yayımlanmasından belirli bir süre sonra yürürlüğe gireceği açıklanmıştır.

TMK m. 158/2 nafaka bakımından boşanma hükümlerine yollama yaptığından, bu değişiklik evliliğin iptali davalarındaki yoksulluk nafakası taleplerini de doğrudan etkileyecektir. Yürürlük tarihine kadar mevcut düzenleme uygulanmaya devam eder.

Evliliğin İptali Halinde Mal Rejiminin Tasfiyesi

Evlilik, iptal kararı kesinleşinceye kadar geçerli sayıldığından, bu süre boyunca eşler arasında yasal mal rejimi olan edinilmiş mallara katılma rejimi işler. Karar kesinleştiğinde rejim tasfiye edilir ve katılma alacağı, değer artış payı ile katkı payı alacağı gündeme gelebilir. Mal rejiminin tasfiyesi çoğu zaman iptal davasından ayrı bir davanın konusudur; iptal kararının kesinleşmesi beklenir.

Evliliğin İptali Halinde Kadının Soyadı

Soyadı bakımından da boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 158/2). Ancak bu başlıkta değerlendirme, evlenme sırasında kadının soyadı konusunda hangi tercihte bulunduğuna göre yapılmalıdır. Kadın evlenirken kendi soyadını korumuşsa, iptal kararının soyadı bakımından doğuracağı bir sonuç bulunmaz. Eşinin soyadını almış olan kadın ise kural olarak evlenmeden önceki soyadına döner; ancak bu soyadını kullanmakta menfaati bulunduğunu ve bunun diğer eşe zarar vermeyeceğini ispat ederse, talebi üzerine kullanmaya devam etmesine izin verilebilir.

Evliliğin İptali Halinde Mirasçılık

Evlilik iptal kararı kesinleşinceye kadar geçerli olduğundan, bu süre içinde eşler birbirinin yasal mirasçısıdır. Karar kesinleştikten sonra eşler arasındaki mirasçılık sıfatı sona erer. İptal davası açılmadan önce eşlerden biri ölmüşse, evlilik ölümle sona ermiş sayılır ve sağ kalan eş kural olarak mirasçı olur; bu sonuç ancak ilgililerin açacağı mutlak butlan davasında sağ kalan eşin iyiniyetli olmadığının kanıtlanmasıyla değişir.

Evliliğin İptali Halinde Bekleme (İddet) Süresi

İptal kararı da evliliği sona erdirdiğinden, kadın bakımından bekleme süresine ilişkin hüküm uygulanır: evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenilemez, doğurmakla süre biter. Kadının önceki evlilikten gebe olmadığı anlaşılırsa veya evliliği sona eren eşler yeniden birbirleriyle evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır. Ayrıca kayın hısımlığından doğan evlenme engeli, evliliğin iptal edilmiş olmasıyla ortadan kalkmaz.

Evliliğin İptali Davası Nasıl Açılır? Dilekçe, Deliller ve Yetkili Mahkeme

Evliliğin iptali davası, görevli ve yetkili aile mahkemesine sunulacak bir dava dilekçesiyle açılır. Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi kurulmamış yerlerde asliye hukuk mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetki ve yargılama usulü bakımından boşanmaya ilişkin hükümler uygulanır (TMK m. 160).

Evliliğin İptali Halinde Yetkili Mahkeme 

Yetkili mahkeme, eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir. Buna göre Bakırköy’de oturan bir eş, davasını Bakırköy Aile Mahkemesi’nde açabilir. Eşler ayrıldıktan sonra biri Bakırköy’e, diğeri Küçükçekmece’ye taşınmışsa, davacı her iki yer mahkemesinden birini seçebileceği gibi; ayrılmadan önce son altı ayı birlikte Bahçelievler’de geçirmişlerse Bakırköy Aile Mahkemesi de yetkilidir. Zeytinburnu, Bahçelievler ve Bakırköy ilçelerinde oturanlar bakımından yetkili mahkemeler Bakırköy adliyesi bünyesindedir.

Yetki kuralı kesin nitelikte değildir; süresinde yetki itirazında bulunulmazsa dava açıldığı yerde görülmeye devam eder. Ancak yanlış yerde açılan davada karşı taraf itiraz ederse dosya yetkili mahkemeye gönderilir ve bu, aylarca süre kaybına yol açar.

Dava dilekçesinde bulunması gerekenler

  • Mahkemenin adı ve tarafların kimlik ile adres bilgileri.
  • Hukuki sebebin açıkça gösterilmesi: hangi butlan hâline (TMK m. 145, 148, 149, 150, 151 veya 153) dayanıldığı. Uygulamada en sık yapılan hata, sebebin belirtilmeden yalnızca “evliliğin iptali” talebinde bulunulmasıdır.
  • Butlan sebebini oluşturan vakıaların tarih sırasıyla ve somut biçimde anlatılması; her vakıanın hangi delille ispatlanacağının belirtilmesi.
  • Nispi butlanda sürenin başlangıç anının açıkça yazılması: sebebin hangi tarihte öğrenildiği veya korkunun etkisinin ne zaman ortadan kalktığı. Altı aylık sürenin bu tarihten işlediği dilekçede gösterilmelidir.
  • Varsa terditli talep: iptal talebinin reddi hâlinde boşanmaya karar verilmesi istemi.
  • Nafaka, tazminat, velayet, kişisel ilişki ve tedbir taleplerinin ayrı ayrı ve açıkça belirtilmesi.
  • Sonuç ve istem bölümü ile yargılama giderleri ve vekâlet ücretine ilişkin talep.

Sıkça kullanılan deliller

  • Nüfus kayıt örnekleri ve evlenme kayıt örneği (özellikle önceki evliliğin sona erme tarihi ve kesinleşme şerhi bakımından).
  • Resmî sağlık kurulu raporları ve önceki tedavi kayıtları (ayırt etme gücü, akıl hastalığı ve gizlenen hastalık iddialarında).
  • Adli Tıp Kurumu raporu; ayırt etme gücünün evlenme tarihindeki durumunun tespiti için mahkemece talep edilebilir.
  • Tanık beyanları (korkutma, yanılma ve aldatma iddialarında merkezî önemdedir).
  • Varsa ceza soruşturması veya kovuşturması dosyaları; kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, tehdit veya cebir iddialarında.
  • Hukuka uygun biçimde elde edilmiş yazışma ve kayıtlar.

Evliliğin İptali Süreci 

Dava dilekçesinin tevzi edilmesinin ardından mahkeme tensip zaptını düzenler ve dilekçeler teatisi aşaması başlar. Ön inceleme duruşmasında uyuşmazlık konuları belirlenir; tahkikat aşamasında tanıklar dinlenir ve gerekiyorsa sağlık kurulu ya da Adli Tıp raporu alınır. Rapor gerektiren dosyalarda süreç belirgin biçimde uzar.

Uygulamada evliliğin iptali davaları, delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne göre çoğunlukla bir ilâ iki yıl arasında sonuçlanmaktadır. İstinaf yoluna başvurulması hâlinde bu süreye ek olarak bölge adliye mahkemesi incelemesi eklenir. Sağlık raporu alınması gereken dosyalar ile başka bir davanın bekletici sorun yapıldığı dosyalar ortalamanın üzerinde sürmektedir. Bu nedenle, nispi butlanda altı aylık hak düşürücü sürenin kaçırılmaması ve talebin baştan doğru kurulması, sürecin uzunluğundan çok daha belirleyicidir.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Evlilik kaç gün içinde iptal edilir?

Türk hukukunda evliliğin belirli bir gün sayısı içinde iptal edilmesini sağlayan bir düzenleme yoktur. “24 saat” veya “15 gün” içinde iptal edilebileceği yönündeki bilgi doğru değildir. Evlilik ancak kanunda sayılan mutlak veya nispi butlan sebeplerinden biri varsa ve dava açılırsa mahkeme kararıyla sona erer. Nikâhın üzerinden geçen süre değil, butlan sebebinin varlığı belirleyicidir.

2. Evliliğin iptali davası ne kadar sürer?

Süre, dosyanın delil durumuna ve mahkemenin iş yüküne göre değişir. Tanık dinlenmesi gereken dosyalarda yargılama genellikle bir yılı aşar; sağlık kurulu veya Adli Tıp raporu alınması gereken dosyalarda süre daha da uzayabilir. İstinaf başvurusu yapılması hâlinde bölge adliye mahkemesi incelemesi bu süreye eklenir. Bu nedenle sürenin baştan tam olarak öngörülmesi mümkün değildir.

3. Evliliğin iptali ile boşanma arasındaki fark nedir?

Boşanma davasında geçerli biçimde kurulmuş bir evliliğin sona erdirilmesi istenirken, evliliğin iptali davasında evliliğin kuruluşundaki sakatlık ileri sürülür. İptal sebepleri kanunda sınırlı sayıda belirlenmiştir ve kusur incelemesi kural olarak yapılmaz. Her iki dava da evliliği ileriye etkili olarak sona erdirir; iptal kararı evliliği geçmişe dönük olarak ortadan kaldırmaz (TMK m. 156).

4. Evliliğin iptali davasını kim açabilir?

Mutlak butlan hâlinde dava Cumhuriyet savcısı tarafından re’sen açılır; ayrıca ilgisi olan herkes dava açabilir (TMK m. 146). İlgili kavramına eşler, anne ve babaları, kardeşleri, mirasçıları ve vasileri girer. Nispi butlan hâlinde ise davayı yalnızca iradesi sakatlanan eş açabilir. Yasal temsilcinin izninin bulunmadığı durumda dava hakkı izni alınmayan temsilciye aittir.

5. Evliliğin iptali davasında yetkili mahkeme neresidir?

Görevli mahkeme aile mahkemesidir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde asliye hukuk mahkemesi bu sıfatla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise eşlerden birinin yerleşim yeri ya da davadan önce son defa altı aydan beri birlikte oturdukları yer mahkemesidir (TMK m. 160). Bakırköy’de oturan bir eş davasını Bakırköy Aile Mahkemesi’nde açabilir.

6. Evliliğin iptali davasıyla birlikte boşanma talep edilebilir mi?

Evet. Terditli talep kurgusuyla asıl olarak evliliğin iptali, bu talebin reddi hâlinde boşanmaya karar verilmesi istenebilir. Hâkim önce iptal sebebini inceler; sebep yoksa boşanma talebini değerlendirir. Ayrıca eşlerden biri iptal, diğeri boşanma davası açmışsa iptal davası boşanma davası bakımından bekletici sorun oluşturur ve sonucunun beklenmesi gerekir.

7. Evliliğin iptalinden sonra kadın hemen yeniden evlenebilir mi?

İptal kararı da evliliği sona erdirdiğinden bekleme süresine ilişkin hüküm uygulanır: kadın, evliliğin sona ermesinden başlayarak üç yüz gün geçmedikçe yeniden evlenemez; doğurmakla bu süre sona erer. Kadının gebe olmadığı anlaşılırsa veya evliliği sona eren eşler yeniden birbirleriyle evlenmek isterse mahkeme bu süreyi kaldırır. Talep, aile mahkemesine yapılır.

Evliliğin İptali Avukatı 

Evliliğin iptali davası, boşanma davasından hem hukuki dayanağı hem de usulü bakımından ayrılan, teknik bir uyuşmazlık türüdür. Hangi butlan hâline dayanılacağının doğru belirlenmesi, nispi butlanda altı aylık hak düşürücü sürenin başlangıç anının doğru saptanması ve talebin gerektiğinde terditli biçimde kurulması, davanın sonucunu doğrudan etkiler. Sürelerin kaçırılması hâlinde dava esasa girilmeden reddedilir ve bu sonuç telafi edilemez.

Aynı şekilde, iptal kararının ileriye etkili olduğu kuralının gözden kaçırılması; mirasçılık, mal rejimi ve nafaka talepleri bakımından beklenmeyen sonuçlar doğurabilir. Bu nedenle sürecin, dava açılmadan önce dosyadaki delil durumu ve süre hesabı birlikte değerlendirilerek planlanması yerinde olur.

Öner Hukuk ve Danışmanlık, Bakırköy’deki büromuzda aile hukuku alanında; evliliğin iptali, boşanma, nafaka ve mal rejiminin tasfiyesi uyuşmazlıklarında hukuki danışmanlık ve dava takibi hizmeti sunmaktadır. Somut durumunuzun değerlendirilmesi için Bakırköy avukat kadromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Yorum Ekle

E-posta adresiniz yayınlanmayacaktır.