İstanbul Emlak Avukatı | Ev Alım Satımında Hukuki Destek (2026)

Bir taşınmazın devri Türk hukukunda yalnızca tarafların anlaşmasıyla değil, tapu sicilindeki resmi işlemle tamamlanır; bu nedenle ev alım satımında yaşanan sorunların büyük bölümü kötü niyetten değil, imza öncesinde yapılmayan incelemeden doğar. Kapora ödendikten sonra ortaya çıkan ipotek kaydı, iskânı alınmamış bir yapı, satıcının gerçek malik olmadığının anlaşılması veya sözleşmeye konulan cezai şart, çoğu zaman geri dönüşü pahalı sonuçlar üretir. Emlak avukatı, bu riskleri işlem tamamlanmadan önce tespit eden ve süreci hukuki güvenlik altında yürüten avukattır. 2026, taşınmaz ödemelerinin sisteme bağlanmasıyla bu alandaki en önemli değişikliğin yaşandığı yıldır. Aşağıda, ev alım satım sürecinin adım adım nasıl işlediği, hangi belgelerin kontrol edilmesi gerektiği ve avukatın bu süreçte tam olarak ne yaptığı değerlendirilmiştir.

Emlak Avukatı Nedir, Hangi İşleri Yapar?

Emlak avukatı, taşınmaz mülkiyetinden kaynaklanan hukuki iş ve işlemlerde danışmanlık ve temsil hizmeti veren avukattır. Türk hukukunda “emlak avukatı”, “gayrimenkul avukatı” veya “tapu avukatı” resmî bir unvan değildir; Avukatlık Kanunu uyarınca ruhsatlı her avukat bu işleri yürütebilir. Bu ifadeler, uygulamada ağırlıklı olarak taşınmaz dosyalarıyla çalışan ve bu alanda birikim edinmiş avukatları tanımlar. Alanın temel kaynakları 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu ve 2644 sayılı Tapu Kanunu’dur; imar ve vergi mevzuatı da sıklıkla devreye girer.

Alım-satım sürecinde emlak avukatının yaptığı iş dört başlıkta toplanır: tapu kaydının ve takyidatların incelenmesi, sözleşmenin hazırlanması veya gözden geçirilmesi (satış vaadi, kapora protokolü, cezai şart hükümleri), ödeme kurgusunun devirle eş zamanlı hâle getirilmesi ve tapu işleminin yürütülmesi. Uygulamada sıkça karşılaşılan durum şudur: müvekkillerin çoğu bu hizmeti işlem öncesinde almadıkları için, aynı dosyayla yıllar sonra bir dava olarak geri dönmektedir.

Emlak Avukatı ile Emlak Danışmanı Arasındaki Fark

Emlak avukatı hukuki temsil ve danışmanlık yapar, emlak danışmanı ise alım-satıma aracılık eder; bu ikisi hukuken tamamen ayrı faaliyetlerdir. Mevzuattaki karşılığıyla taşınmaz ticaretiyle iştigal eden işletmeler, Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik kapsamında Ticaret Bakanlığı’ndan yetki belgesi almak zorundadır ve faaliyetleri Türk Borçlar Kanunu’nun simsarlık (tellallık) hükümlerine tabidir. Emlak danışmanı alıcı bulur, taşınmazı tanıtır, tarafları buluşturur. Avukat ise sözleşmeyi hazırlar, tapu kaydını inceler, hukuki riski değerlendirir. Bir taşınmaz işleminde bu iki hizmet birbirinin yerine geçmez; ikisi birlikte de alınabilir, yalnızca biri de tercih edilebilir.

Emlak Satışında Avukat Zorunlu mu? (2026 Güncel Durum)

Hayır; 2026 itibarıyla taşınmaz alım-satımında veya tapu devrinde avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Türk hukukunda avukatla temsil zorunluluğu yalnızca sınırlı hâllerde öngörülmüştür; taşınmaz devri bunlardan biri değildir. Tapu Müdürlüğü’ndeki resmî senet, tarafların bizzat veya usulüne uygun vekâletnameyle atadıkları temsilci aracılığıyla imzalanabilir.

“30 Milyon TL Üzeri İşlemlerde Avukat Zorunlu Oldu” Haberleri Doğru mu?

Bu haberler yürürlükteki hukuku yansıtmamaktadır. Mart 2026’da Adalet Bakanlığı ile Türkiye Barolar Birliği arasındaki görüşmelerin ardından, yüksek bedelli tapu işlemlerinde her iki taraf için avukatla temsil zorunluluğu getirilmesi bir çalışma başlığı olarak kamuoyuna yansımış; ardından çok sayıda emlak sitesinde “1 Temmuz 2026’dan itibaren 30 milyon TL üzeri işlemlerde avukat zorunlu” başlıkları yayımlanmıştır. Ancak 12. Yargı Paketi olarak bilinen 7589 sayılı Kanun 31 Temmuz 2026 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş ve bu düzenleme kanun metnine girmemiştir. Bir yükümlülüğün doğabilmesi için kanunlaşması ve Resmi Gazete’de yayımlanması gerekir; bakanlık düzeyindeki açıklamalar veya taslak çalışmalar tek başına hukuki sonuç doğurmaz. Konunun ilerleyen dönemde ayrı bir kanun teklifiyle yeniden gündeme gelmesi mümkündür.

Zorunluluk bulunmaması, avukat desteğinin gereksiz olduğu anlamına gelmez. Uygulamada tapu devri geri alınamayan bir işlemdir; devir tamamlandıktan sonra hata düzeltmenin tek yolu, yıllar sürebilen bir tapu iptal ve tescil davasıdır. Bu nedenle avukat desteğinin asıl değeri, dava aşamasında değil, imza öncesindeki inceleme aşamasındadır.

Avukat Emlakçılık Yapabilir mi, Emlak Komisyonu Alabilir mi?

Hayır; avukatın emlakçılık (taşınmaz ticareti) yapması ve satış bedeli üzerinden komisyon alması hukuken mümkün değildir. 1136 sayılı Avukatlık Kanunu’nun 11. maddesi uyarınca aylık, ücret veya kesenek gibi ödemeler karşılığında görülen hizmetler ile tacirlik ve esnaflık, mesleğin onuruyla bağdaşmayan işlerle birlikte avukatlıkla birleşemez. Taşınmaz ticareti ise yetki belgesi almış tacirler ile esnaf ve sanatkârlar tarafından yürütülen ticari bir faaliyettir. Dolayısıyla bir avukatın emlak ofisi işletmesi, yetki belgesi alması veya aracılık karşılığı komisyon tahsil etmesi meslek kurallarına aykırıdır ve disiplin sorumluluğu doğurur.

Avukat Ev Satabilir mi?

Avukat, kendi mülkü olmayan bir evi satamaz; başkası adına ev satışına aracılık edemez. Avukat ev satabilir mi sorusunun cevabı, avukatın hangi sıfatla hareket ettiğine bağlıdır. Avukat, kendi mülkiyetindeki taşınmazı herkes gibi satabilir; bu, mülkiyet hakkının kullanılmasıdır ve ticari faaliyet sayılmaz. Buna karşılık üçüncü kişiler adına alıcı bulmak, ilan vermek, pazarlama yapmak ve bunun karşılığında bedel almak taşınmaz ticaretidir ve avukata kapalıdır. Avukat, satış işleminde ancak vekil sıfatıyla yer alabilir: müvekkilinin verdiği özel yetkili vekaletnameye dayanarak tapuda satış işlemini imzalayabilir, sözleşmeyi hazırlayabilir, ödeme kurgusunu güvenceye alabilir. Bu, aracılık değil hukuki temsildir; karşılığı komisyon değil avukatlık ücretidir.

Emlak Komisyonu ile Avukatlık Ücreti Aynı Şey Değildir

Emlak komisyonu (mevzuattaki adıyla hizmet bedeli), aracılık faaliyetinin karşılığıdır ve Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik’in 20. maddesiyle sınırlandırılmıştır: alım satıma aracılıkta hizmet bedeli, sözleşmedeki satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünü aşamaz; kiralamaya aracılıkta ise bir aylık kira bedelini geçemez. İşletme bu bedele kural olarak satışın tapu siciline tescili ya da kira sözleşmesinin kurulmasıyla hak kazanır. Yani işlem gerçekleşmeden komisyon doğmaz; salt yer gösterme kural olarak ücret hakkı yaratmaz. Uygulamada “emlak görme belgesi” veya “gayrimenkul teklif formu” gibi başlıklar taşıyan evrakların içeriği simsarlık sözleşmesinin unsurlarını taşıyorsa geçerli sözleşme sayıldığı, Yargıtay’ın yerleşik içtihadında kabul edilmektedir.

Emlak Avukatı Ücreti Nasıl Belirlenir?

Avukatlık ücreti, Avukatlık Kanunu’nun 164. maddesi çerçevesinde serbestçe kararlaştırılır; ancak üç sınır vardır. Birincisi, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi’nin (AAÜT) altında ücret kararlaştırılamaz. İkincisi, ücret oransal belirlenecekse dava veya hükmolunacak şeyin değerinin yüzde yirmi beşini aşamaz. Üçüncüsü ve emlak dosyalarında özellikle önemlisi, ücret sözleşmesi taşınmazın bir kısmının aynen avukata ait olacağı hükmünü taşıyamaz — yani “işlem tamamlanırsa daireden pay alırsın” türü anlaşmalar geçersizdir. Bu kurallar birlikte değerlendirildiğinde avukatlık ücretinin emlak komisyonundan yapısal olarak farklı olduğu görülür: komisyon işlem bedeline endeksli bir aracılık ücreti, avukatlık ücreti ise hukuki yardımın karşılığıdır.

Taşınmaz Satış Süreci Adım Adım: Sözleşmeden Tapu Devrine

Taşınmaz satışı, taraflar anlaştıktan sonra tek bir imzayla değil, birbirini izleyen beş aşamada tamamlanır. Bu aşamaların hangisinde ne yapıldığını bilmek, hem alıcı hem satıcı için sürecin en pratik güvencesidir.

  1. Ön görüşme ve teklif aşaması. Taraflar bedel ve ödeme takvimi üzerinde anlaşır. Bu aşamada imzalanan “yer gösterme belgesi” veya “teklif formu” gibi evraklar, içeriği itibarıyla bağlayıcı sonuç doğurabileceğinden okunmadan imzalanmamalıdır.
  2. Hukuki inceleme (due diligence). Tapu kaydı, takyidatlar, imar ve iskân durumu incelenir. Bu aşama, para el değiştirmeden önce tamamlanmalıdır — sürecin tek geri döndürülebilir noktası burasıdır.
  3. Kapora veya satış vaadi sözleşmesi. Devir hemen yapılmayacaksa taraflar arasındaki bağ bu aşamada kurulur.
  4. Tapu randevusu ve resmî senet. Harçlar ödenir, resmî senet imzalanır, tescil yapılır. Mülkiyet bu anda geçer.
  5. Devir sonrası işlemler. Abonelik devirleri, anahtar teslimi, varsa değer artış kazancı beyanı.

Satış Vaadi Sözleşmesi ve Kapora

Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, satışın ileride belirli şartlarla yapılacağına ilişkin bir ön sözleşmedir ve noterde düzenleme şeklinde yapılmadıkça geçerli değildir (Noterlik Kanunu m. 60/3 ve m. 89). Elle yazılmış veya adi yazılı biçimde imzalanmış bir vaat sözleşmesi kural olarak hüküm doğurmaz. Sözleşme noterde düzenlendikten sonra taraflardan birinin talebiyle tapu siciline şerh verilebilir; şerh, taşınmazın üçüncü kişiye devredilmesi hâlinde alıcının hakkını korur ve uygulamada en çok atlanan güvence budur. Kapora ödenirken ise paranın hangi hukuki nitelikte verildiği (bağlanma parası mı, cayma parası mı) sözleşmede açıkça yazılmalıdır; aksi hâlde vazgeçme durumunda iade tartışması doğar.

Tapu Müdürlüğü mü, Noter mi?

Taşınmaz satış sözleşmesi hem Tapu Müdürlüğü’nde hem noterde yapılabilir. Noterlere bu yetki, Noterlik Kanunu’na eklenen düzenlemeyle tanınmış ve uygulama 1 Temmuz 2023’te başlamıştır. Noter, satıştan önce Tapu ve Kadastro Paylaşım Sistemi üzerinden taşınmazın kaydını sorgular, şerh ve kısıtlamaları kontrol eder; engel yoksa sözleşme düzenlenir ve tescil elektronik olarak tapu siciline işlenir. Her iki yolda da tapu harcı aynı oranda ödenir; noter yolunda ayrıca döner sermaye hizmet bedeli alınır. Randevu yoğunluğu ve tarafların bulunduğu yer, uygulamada tercihi belirleyen başlıca etkendir.

Harç ve Vergi: Kim Ne Öder?

Tapu harcı, satış bedeli üzerinden alıcıdan binde yirmi, satıcıdan binde yirmi olmak üzere toplam yüzde dört oranında alınır. Kanun harcı iki tarafa eşit paylaştırmış olsa da uygulamada çoğu zaman tamamı alıcı tarafından karşılanır; bu, tarafların kendi aralarındaki bir anlaşmadır ve sözleşmede yazılmalıdır. Satıcı açısından ikinci bir yükümlülük değer artış kazancı vergisidir: taşınmaz, edinme tarihinden itibaren beş yıl içinde satılır ve kazanç elde edilirse, Gelir Vergisi Kanunu’nun mükerrer 80. maddesi uyarınca beyan yükümlülüğü doğar. Beş yıl geçtikten sonraki satışlar bu vergiden istisnadır; miras veya bağış yoluyla edinilen taşınmazlar da kapsam dışındadır.

Tapu Devrinden Önce Kontrol Edilmesi Gerekenler

Taşınmaz alımında hukuki incelemenin amacı, satış bedeli ödenmeden önce tapunun ve taşınmazın hukuki durumunun eksiksiz görülmesidir. Uygulamada dosyaların çoğunda sorun gizlenen bir bilgiden değil, hiç sorulmamış bir sorudan doğar.

Avukat aracılığıyla ev alışı ve satışı, uygulamada iki biçimde yürür. Birincisinde avukat süreci danışman olarak yönetir: tapu kaydını ve takyidatları inceler, sözleşmeyi hazırlar, ödeme takvimini devirle eş zamanlı hâle getirir. İkincisinde ise avukat, özel yetkili vekâletnameyle müvekkili adına tapuda işlemi bizzat imzalar — malikin şehir dışında olduğu, sağlık nedeniyle gelemediği veya birden fazla mirasçının aynı anda hazır bulunamadığı dosyalarda en sık başvurulan yol budur. Her iki hâlde de avukat alıcı ya da satıcı bulma işini üstlenmez; avukat aracılığıyla ev satışı ifadesi, satışın hukuki güvenlik altında yürütülmesini anlatır, emlak aracılığını değil.

İmza öncesinde kontrol edilmesi gereken başlıklar şunlardır:

  1. Tapu kaydı ve takyidat: ipotek, haciz, intifa hakkı, aile konutu şerhi, satış vaadi şerhi, kamulaştırma şerhi.
  2. İpotek varsa fek kurgusu: ödemenin, ipoteğin kaldırılmasıyla eş zamanlı yürütülmesi şarttır. Ayrıntılar [tapudaki ipotek kaydının kaldırılması] yazımızda.
  3. Malik ve temsil yetkisi: satıcının gerçek malik olup olmadığı; vekâletle işlem yapılıyorsa vekâletnamenin taşınmaz satışı için özel yetki içerip içermediği ve noterden geçerliliğinin teyidi.
  4. Miras ve ortaklık durumu: taşınmaz mirasla gelmişse intikalin tamamlanıp tamamlanmadığı, elbirliği mülkiyeti varsa tüm mirasçıların onayı. Bkz. [iç link: miras kalan taşınmazın intikali].
  5. Paylı mülkiyet ve ön alım riski: hisseli taşınmaz alınıyorsa diğer paydaşların yasal ön alım hakkı bulunduğu ve bu hakkın dava yoluyla kullanılabileceği unutulmamalıdır.
  6. İskân ve yapı durumu: yapı kullanma izin belgesi alınmış mı, kat irtifakından kat mülkiyetine geçilmiş mi?
  7. İmar durumu ve riskli yapı kaydı: belediyeden imar durumu belgesi; yapı hakkında riskli yapı tespiti bulunup bulunmadığı. Bkz. [ kentsel dönüşüm avukatı].
  8. Kat mülkiyeti kayıtları: yönetim planı, birikmiş ortak gider borcu, ortak alanlara ilişkin devam eden uyuşmazlık.
  9. Kiracı ve fiilî kullanım: taşınmazda kiracı varsa sözleşmenin süresi, tahliye taahhüdünün bulunup bulunmadığı; fiilî kullanım kimdeyse nedeni.
  10. Sözleşme hükümleri: kapora ve cezai şart maddeleri, ödeme takvimi, teslim tarihi, ayıp hükümleri.
  11. Ödeme kurgusu: bedelin devirle eş zamanlı ödenmesi; ödemenin banka kanalıyla ve açıklamalı yapılması.
  12. Vergi ve harç paylaşımı: tapu harcının kim tarafından ödeneceği ve satıcının değer artış kazancı durumu sözleşmede netleştirilmeli.

Bu incelemeler yapılmadığında ortaya çıkan sorunlar, işlem aşamasında birkaç günde çözülebilecekken sonradan tapu iptal ve tescil, ecrimisil, ortaklığın giderilmesi veya tahliye davası gibi yıllar süren süreçlere dönüşür. Bu dava türlerinin ayrıntılı değerlendirmesi ilgili başlıklardaki yazılarımızda yer almaktadır.

Ev Alım-Satımında Alıcı ve Satıcı İçin Ayrı Riskler

Alıcının riski taşınmazın hukuki durumunda, satıcının riski ise tahsilat ve devir sonrası sorumluluktadır; bu nedenle iki taraf için yapılan hukuki inceleme aynı değildir. Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan durumların hukuki karşılığını ve olası sonucunu özetlemektedir.

Hukuki durum Hukuki değerlendirme Sonuç
Alıcı, tapu kaydını incelemeden kapora ödedi; sonradan ipotek çıktı Takyidat, satış anında taşınmaza bağlı olarak devam eder. Alıcının bilgisizliği kaydı ortadan kaldırmaz. Kapora iadesi için ayrı bir alacak davası gerekebilir. Önlemi: kapora öncesi takyidat sorgusu.
Satıcı, bedeli tahsil etmeden tapuyu devretti Mülkiyet tescille geçmiştir; devir geçerlidir. Satıcının elinde yalnızca kişisel bir alacak hakkı kalır. Bedelin tahsili için icra takibi veya alacak davası. Önlemi: devirle eş zamanlı ödeme kurgusu.
Satış bedeli tapuda düşük gösterildi Gerçek bedelin altında beyan, eksik harç anlamına gelir; idarece tespitinde vergi ziyaı cezası ve gecikme zammı uygulanır. Her iki taraf için harç farkı ve ceza. Alıcı ayrıca ileride satarken yüksek değer artış kazancı vergisiyle karşılaşır.
Yapının iskânı yok, kat mülkiyetine geçilmemiş Bağımsız bölüm hukuken tamamlanmamış sayılabilir; kredi kullanımı ve yeniden satış güçleşir. Bedelde indirim veya sözleşmeden dönme talebi gündeme gelebilir. Önlemi: iskân belgesinin işlem öncesi kontrolü.
Vekâletname özel yetki içermiyordu Taşınmaz satışı için verilen vekâletnamede özel yetki aranır; yetkisiz temsille yapılan işlem temsil olunanı bağlamaz. İşlemin geçersizliği ileri sürülebilir. Önlemi: vekâletnamenin metin düzeyinde incelenmesi.
Emlak sözleşmesinde “kendiniz satsanız dahi bedel ödenir” hükmü var Sözleşme serbestisi kural olarak geçerlidir; taraf tacir değilse haksız şart değerlendirmesi gündeme gelebilir. Alıcıyı satıcı kendisi bulsa dahi hizmet bedeli ve cezai şart doğabilir. Önlemi: imzadan önce sözleşmenin okunması.

Bu risklerin bir kısmı iyi niyetli taraflar arasında dahi ortaya çıkarken, bir kısmı doğrudan kötü niyetten kaynaklanır. Sahte vekâletname, aynı taşınmazın birden fazla kişiye satılması veya sahte dekont gibi fiiller ceza hukuku boyutu da taşır; bu konudaki değerlendirmemiz [emlak dolandırıcılığı ve şikâyet yolları] başlıklı yazımızda yer almaktadır. Projeden konut alımlarında ise ayrı bir rejim uygulanır

Güvenli Ödeme Sistemi: Zorunluluk 1 Ekim 2026’da Başlıyor

Taşınmaz satışlarında ödemenin mülkiyet devriyle eş zamanlı gerçekleşmesini sağlayan Güvenli Ödeme Sistemi’nin zorunlu uygulaması 1 Ekim 2026 tarihinde başlayacaktır. 29 Nisan 2026 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanan Yönetmelik değişikliğiyle sisteme 1 Temmuz 2026 itibarıyla geçilmesi öngörülmüş; Ticaret Bakanlığı, Tapu ve Kadastro Genel Müdürlüğü ile bankalar arasındaki teknik entegrasyonun tamamlanabilmesi için Yönetmelik’in kendisine tanıdığı üç aylık yetkiyi kullanarak tarihi ertelemiştir.

Sistemin işleyişi şöyledir: alıcı satış bedelini sisteme aktarır, bedel bloke edilir, tapuda devir tamamlandığı anda ödeme satıcının hesabına geçer. Uygulama başladığında satış bedelinin tamamının veya bir kısmının nakit, havale ya da EFT ile ödenmesi hâlinde bedelin bu sistem üzerinden aktarılması zorunlu olacaktır. Bu düzenleme, “parayı gönderdim ama tapu devredilmedi” ve “tapuyu devrettim ama ödeme yapılmadı” risklerini büyük ölçüde ortadan kaldırmaktadır. Buna karşılık sahte vekâletname, gözden kaçan ipotek veya taşınmazın hukuki durumunun araştırılmaması gibi riskler devam etmektedir; sistem ödemeyi güvenceye alır, taşınmazın hukuki durumunu değil.

Sıkça Sorulan Sorular

Emlak satışında avukat tutmak zorunlu mu?

Hayır. 2026 itibarıyla taşınmaz alım-satımında veya tapu devrinde avukatla temsil zorunluluğu bulunmamaktadır. Yüksek bedelli tapu işlemlerinde avukat zorunluluğu getirilmesi gündeme gelmiş, ancak bu düzenleme 31 Temmuz 2026’da yürürlüğe giren 7589 sayılı Kanun’a girmemiştir. Avukat desteği zorunlu değil, ancak devrin geri alınamaz niteliği nedeniyle önerilir.

Avukat emlakçılık yapabilir mi?

Hayır. Avukatlık Kanunu’nun 11. maddesi tacirlik ve esnaflığın avukatlıkla birleşemeyeceğini düzenler. Taşınmaz ticareti ise yetki belgesi almış tacirler ile esnaf ve sanatkârların yürütebileceği ticari bir faaliyettir. Bu nedenle avukatın emlak ofisi işletmesi veya aracılık faaliyeti yürütmesi meslek kurallarına aykırıdır ve disiplin sorumluluğu doğurur.

Avukat emlak komisyonu alabilir mi?

Hayır. Emlak komisyonu, taşınmaz ticaretine aracılık faaliyetinin karşılığı olan hizmet bedelidir ve yetki belgesine sahip işletmelerce alınır; Taşınmaz Ticareti Hakkında Yönetmelik uyarınca satış bedelinin katma değer vergisi hariç yüzde dördünü aşamaz. Avukat bu faaliyeti yürütemeyeceği için komisyon da talep edemez; alabileceği tek karşılık avukatlık ücretidir.

Avukat aracılığıyla ev satışı nasıl yapılır?

Ev satışı avukat aracılığıyla iki şekilde yürütülür: avukat süreci danışman olarak yönetebilir ya da özel yetkili vekâletnameyle malik adına tapuda işlemi bizzat imzalayabilir. Avukat bu süreçte tapu kaydını inceler, sözleşmeyi hazırlar ve ödemeyi devirle eş zamanlı hâle getirir. Alıcı bulma veya pazarlama faaliyeti avukatın işi değildir.

Ev alırken tapuda nelere bakılmalı?

Öncelikle tapu kaydındaki takyidatlar kontrol edilmelidir: ipotek, haciz, intifa hakkı, aile konutu şerhi ve satış vaadi şerhi. Ardından satıcının gerçek malik olup olmadığı, vekâletle işlem yapılıyorsa özel yetkinin varlığı, yapının iskân durumu ve kat mülkiyetine geçilip geçilmediği incelenir. Bu kontroller kapora ödenmeden önce tamamlanmalıdır.

Tapu harcını alıcı mı satıcı mı öder?

Tapu harcı kanunen alıcı ve satıcıdan ayrı ayrı binde yirmi oranında, toplam yüzde dört olarak alınır. Uygulamada harcın tamamının alıcı tarafından ödenmesi yaygındır; bu, tarafların kendi aralarındaki bir anlaşmadır ve sözleşmede açıkça belirtilmelidir. Satış bedelinin tapuda düşük gösterilmesi hâlinde harç farkı, vergi ziyaı cezası ve gecikme zammı gündeme gelir.

Satış vaadi sözleşmesi noterde mi yapılmalı?

Evet. Taşınmaz satış vaadi sözleşmesi, Noterlik Kanunu uyarınca noterde düzenleme şeklinde yapılmadıkça geçerli değildir; adi yazılı biçimde imzalanan vaat sözleşmesi kural olarak hüküm doğurmaz. Sözleşme düzenlendikten sonra taraflardan birinin talebiyle tapu siciline şerh verilebilir; bu şerh, taşınmazın üçüncü kişiye devri hâlinde alıcının hakkını korur.

Güvenli Ödeme Sistemi ne zaman zorunlu olacak?

Taşınmaz satışlarında Güvenli Ödeme Sistemi’nin zorunlu uygulaması 1 Ekim 2026’da başlayacaktır. Başlangıçta 1 Temmuz 2026 olarak öngörülen tarih, teknik entegrasyon çalışmalarının tamamlanabilmesi için Ticaret Bakanlığı tarafından üç ay ertelenmiştir. Uygulama başladığında satış bedelinin nakit, havale veya EFT ile ödenen kısmı bu sistem üzerinden aktarılacaktır.

Sonuç ve Değerlendirme

Ev alım satımında yaşanan sorunların önemli bir bölümü, işlem anında yapılmayan hukuki incelemenin yıllar sonra dava olarak geri dönmesinden ibarettir. Tapu devrinin geri alınamaz niteliği ve ödeme düzeninin 1 Ekim 2026 itibarıyla sisteme bağlanacak olması birlikte değerlendirildiğinde, imza öncesindeki hukuki değerlendirmenin dava sonrası çözümden hem daha hızlı hem daha az maliyetli olduğu görülmektedir. Sürecin teknik yapısı, tarafların iyi niyetli olduğu işlemlerde dahi bir eksikliğin hak kaybına dönüşmesine yol açabilmektedir.

Taşınmaz alım-satım süreciniz, tapu ve sözleşme işlemleriniz ile ilgili hukuki değerlendirme için Öner Hukuk ve Danışmanlık ile iletişime geçebilirsiniz. Bakırköy’deki büromuzda Bakırköy avukat ve İstanbul avukat hizmetlerimiz kapsamında, işleminizin hukuki durumu ve izlenebilecek yollar ayrıntılı olarak değerlendirilmektedir.

Hukuki Uyarı: İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler