Kategori: Genel Kategori

Maluliyet

Maluliyet Nedir?

Maluliyet, kelime anlamı olarak “sakatlık” demektir. İş kazası, meslek hastalığı, trafik kazası veya başka bir nedenle bir kişinin vücut bütünlüğünde oluşan eksilmeye “maluliyet” denir.

Maluliyet Aylığı Nedir? 

İş kazası veya meslek hastalığı sonucu sakat kalan kişiye bağlanan aylıktır. Maluliyet aylığı almanın şartları:

  • Çalışma gücünü veya meslekte kazanma gücünü en az %60 yitirmiş olmak; kamu çalışanları yönünden ise çalışma gücünü en az %60 oranında yitirmiş veya görevini yapamayacak hale gelmiş olmak,
  • 10 yıllık sigortalılık süresini ve 1800 gün prim gününü doldurmuş olmak. Eğer kişi, başkasının bakımına muhtaç bir şekilde malul kalmışsa bu kez 10 yıllık sigortalılık süresi aranmaz ve 1800 prim günü yeterli olur.
  •  Kuruma yazılı dilekçe ile başvurması gerekmektedir.

Maluliyet Aylığı Ne Kadar 2024? 

Maluliyet aylığı hesaplama

Maluliyet Oranı Nedir? 

İş kazası, meslek hastalığı, trafik kazası veya başka bir nedenden ötürü vücut bütünlüğünde eksilme meydana gelen kişi için mesleğinde kazanma gücü kaybı oluşup oluşmadığını “Maluliyet oranı” belirleyecektir.

Meslekte kazanma gücü kayıp oranı % 60 ve üzerinde olan sigortalı kişi malul sayılır.

Maluliyet Oranı Hesaplama

Maluliyet kararı, Kurum sağlık kurullarınca verilir. Sevkiniz sonucu hakkınızda düzenlenen sağlık
kurulu raporları ve diğer belgelerden bağlı bulunduğunuz sosyal güvenlik il/merkez müdürlüğünce oluşturulan dosya ilgili Kurum sağlık kuruluna gönderilir.

Maluliyet Raporu Nedir?

Sakatlık oranınızı belirten sağlık kurulu raporuna “maluliyet raporu” denilir.

Maluliyet Raporu Nasıl Alınır? 

Maluliyet raporu için Sosyal Güvenlik Kurumu’na veya e-devlet üzerinden (Maluliyet ve Hastaneye Sevk Talep Başvurusu)  başvuru yaparak alabilirsiniz. Ayrıca açılmış bir tazminat davanız da mevcutsa mahkeme aracılığı ile de maluliyet raporu alınabilir.

Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği

Maluliyet ve çalışma gücü kaybı tespiti işlemleri yönetmeliği, 19.02.2019 tarihinden sonra Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik’e uygun olarak düzenlenmesi gerekmektedir.

Maluliyet Tespiti İçin Nereye Başvuru Yapılmalıdır?

Bağlı bulunduğunuz sosyal güvenlik il ve merkez müdürlüğünün ilgili servislerine başvurarak maluliyet tespitini yapabilirsiniz. Maluliyet tespiti için e-devlet üzerinden de talepte bulunabilirsiniz.

Maluliyet Tazminatı Nedir?

İş kazası, meslek hastalığı, trafik kazası veya başka bir nedenden ötürü beden veya ruh sağlığında eksilme, bozulma meydana gelmiş olan kişinin sorumlulardan alacağı tazminata “maluliyet tazminatı” denilmektedir.

Maluliyet Tazminat Hesaplama

Maluliyet tazminatı kişinin maluliyet oranına göre belirlenecektir. Kişinin yaşı, mesleği, aylık kazancı, kazadaki kusuru vb. durumlar da dikkate alınarak hesaplama yapılacaktır.

Maluliyet Raporu Veren Hastaneler

Sosyal güvenlik il/merkez müdürlüğü tarafından size verilen sevk yazısında belirtilen, Devlet
üniversite hastaneleri, Sağlık Bakanlığı Eğitim ve Araştırma Hastaneleri ile Askeri hastaneler
sağlık kurulu raporu düzenleyebilir.

Maluliyet Raporu Sorgulama

Maluliyet raporunuzu maluliyet tespiti için başvurduğunuz hastaneden sorgulayabilirsiniz.

Maluliyet Raporu Ne Zaman Alınır? 

İş kazası, meslek hastalığı veya trafik kazası sonrası sakat kalan kişi tedavisinin bitmesiyle

Maluliyet Tespiti Nasıl Yapılır? 

Maluliyet tespiti için Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmeliğine göre yapılacaktır. Maluliyet oranının tespiti için SGK’ya veya e-devlet üzerinden başvuru yaparak Üniversite veya Araştırma hastanesine giderek orada gerekli kontroller sağlandıktan sonra maluliyet tespiti yapılacaktır.

Maluliyet Tespiti Davası

Maluliyet tespiti için dava açılmasına gerek yoktur. E-devlet üzerinden veya SGK’ya başvuru yaparak maluliyetin tespiti istenebilecektir.

Maluliyet Tazminatı Mirasçılara Geçer Mi? 

Davada davacının ölümü hâlinde HMK’nın 55. maddesi gereğince mahkemece, davacının mirasçılarının tamamı tespit edilerek davadan haberdar edilmeleri gerekir.

Maluliyet Raporuna İtiraz

Kurum sağlık kurullarınca malul sayılmayanlar, dosyalarının bir kez de Sosyal Sigorta Yüksek Sağlık Kurulu’nda incelenmesini talep edebilirler. İtiraz dilekçelerini yine bağlı bulundukları sosyal güvenlik il/merkez müdürlüklerine verirler
Yüksek Sağlık Kurulu itiraza konu karara esas olan ve dosyada mevcut bulunan sağlık kurulu raporları
üzerinden değerlendirme yaparak, karara bağlar.

Korsan Taksi Cezası – Korsan Taksi Araç Bağlanması

Korsan Taksi Nedir?

Korsan taksi, bir taksi plakasına sahip olmadan, kayıtsız bir şekilde ve hiçbir biçimde vergi vermeden yasadışı yollarla yolca taşımacılığı yapan sivil araçlara denir. Kısacası korsan taksi, yasal olmayan bir taksi hizmetidir. Korsan taksicilik yapan kişilerin çalışma izni, vergi levhası yoktur. Bu durum hem sürücü hem de yolcu için tehlikeli ve cezai sonuçları olan bir durumdur.  Bu nedenle ehliyeti ve aracı olan herkes korsan taksicilik yapabilir.

Korsan Taksi Yasal Mı?

Ülkemizde korsan taksi olarak çalışmak yasal değildir. Bunun için de belirli cezalar öngörülmüştür. Makalemizin diğer kısımlarında ceza ile ilgili diğer detayları öğrenebilirsiniz.

Korsan Taksi Cezası 2024

Korsan taksi cezaları, korsan taksi işi yapan sürücüye veya korsan taksi ile yolculuk yapan kişilere (yolculara) uygulanan cezalardır. Korsan taksi kullanmanın cezası iki şekildedir. Bunlar hem idari hem de cezai olarak uygulanabilir. Korsan taksi yakalanma cezası, idari olarak 2024 yılı için, korsan taksi işi yapanlara 32.233,00 TL idari para cezası (% 25 İndirimli 24.174,75 TL) ve aracın 60 gün trafikten men edilmesidir.

Korsan taksi ile yolcu cezası 2.143,00 TL para cezasıdır. Korsan taksi kullanmanın cezası, cezai olarak ise korsan taksi işi yapanlara 2 yıla kadar hapis cezası, korsan taksi ile yolculuk yapanlara ise 3 aydan 1 yıla kadar hapis cezası veya adli para cezasıdır.

Bir yıl içerisinde tekerrür halinde; korsan taksi kullanma cezası 64.466,00 TL dir.  %25 İndirimli hali ise 48.349,50 TL dir.

Korsan Taksi Para Cezası İtiraz

Korsan taksi yapan sürücülere yüksek miktarda para cezası verilmektedir. Korsan taksi idari para cezası için itiraz hakkınız bulunmaktadır. Bunun için yetkili idare mahkemesinde iptal davası açılması gerekmektedir.

Korsan Taksi Ceza Maddesi

Karayolları Trafik Kanunu EK 2.maddesinde düzenlenmiştir. Ancak belirtmek gerekir Karayolları Trafik Kanununda idari para cezaları belirtilmiş olsa da bu rakamlar güncel olmayıp her yıl belirli oranlarda arttırılarak güncellenmektedir. Güncel trafik idari para cezaları makalemizde bahsedilmiştir.

Korsan Taksi Cezası Araç Bağlanması

Karayolları Trafik Kanunu EK 2/3-a maddesi uyarınca korsan taksiden işlem yapılan araç sürücüsüne idari para cezası uygulanmakta ve aynı kanun uyarınca araç 60 (altmış) gün trafikten men edilmektedir. Aracın bağlanması, kanundaki belirtilen sürelerde aracın trafikte kullanılmaması demektir. Korsan taksi nedeniyle aracın bağlanması durumunda 2024 yılı itibariyle araç 60 gün boyunca yediemin otoparkında bekletilmektedir. Bunun dışında alınan izin/ruhsatta belirtilen faaliyet konusu dışında bir faaliyet var ise 30 (otuz) gün; alınan izin/ruhsatta belirtilen çalışma bölgesi/güzergah dışında faaliyet var ise 15 (on beş) gün süreyle araç bağlanacaktır.

Korsandan Bağlanan Aracı Çıkarmak 2024

Korsan taksinin bağlanması durumunda bağlanan aracı çıkarmak için 60 (altmış) günlük süre içerisinde İdare mahkemesine yürütmeyi durdurma talepli olarak “İptal davası” açılması gerekmektedir. Bu davayı idari işlemin uygulandığı yerdeki idare mahkemesinde yapmak gerekmektedir. Korsan taksi cezası araç bağlanmasına itiraz edildiğinde, korsan taksi cezasına ilişkin yürütmenin durdurulması kararı ortalama 1 (bir) hafta içerisinde verilmekte ve çoğu durumda araç otoparktan alınabilmektedir.

Korsan Taksi Araç Bağlanması İtiraz

Korsan taksi araç bağlanmasına itiraz için yetkili idare mahkemesine yürütmeyi durdurma talepli olarak iptal davası açılmalıdır.

Korsan Taksi Sürücü Cezası

Karayolları Trafik Kanununda idari para cezaları belirtilmiş olsa da bu rakamlar güncel olmayıp her yıl belirli oranlarda arttırılarak güncellenmektedir. Korsan taksi cezası 2024 yılında uygulanacak olan trafik cezalarının netleşmesiyle birlikte artış göstermiştir. Korsan taksi şoförü cezası, 2024 yılı için 32.233 TL idari para cezası uygulanmaktadır.

Korsan Taksi Ruhsat Sahibine Ceza

Anayasa Mahkemesinin kararı ile birlikte korsan taksi sürücüsü araç sahibi olmaması halinde, ruhsat sahibine yaptırım uygulanması, cezaların şahsiliği ilkesine aykırıdır. Kararda; Araç sahibi kişinin kusurunun bulunup bulunmadığı, belgesiz ticari amaçlı yolcu taşımacılığına izin verip vermediği değerlendirilmeden idare tarafından yaptırım uygulanmaktadır. Bu durum işlemediği bir fiilden dolayı araç sahibine yaptırım uygulanmasına neden olabilecek niteliktedir. Dolayısıyla, izinsiz yolcu taşımacılığı yapılması ve sürücüsünün araç sahibi olmaması halinde tescil plakası sahiplerine sadece ruhsat sahibi olmaları nedeniyle yaptırım uygulanması, cezaların şahsiliği ilkesine aykırıdır.

Korsandan Bağlanan Araç Satılır Mı?

Korsandan bağlanan aracın satılması hukuken mümkün değildir. Zira araç kayıtlarında trafikten men işlemine ilişkin şerh bulunmakta olup noterde yapılacak satış işlemleri sırasında şerh karşınıza çıkmaktadır.

Korsan Taksi Yolcu Cezası 2024

Korsan taksici olmak kadar korsan taksi ile yolculuk yapmak da bir idari para cezası gerektirmektedir. Korsan taksi yakalandığında içinde yolcu varsa hem sürücüye hem de korsan taksi içinde bulunan yolcuya ceza kesilmektedir. Korsan taksi müşteri cezası 2024 yılı için 2.143,00 TL idari para cezası uygulanmaktadır. (KTK EK-2/6)

Korsan Taksi Yolcu Cezası İtiraz

Korsan taksi cezası itiraz, korsan taksi işi yapan veya korsan taksi ile yolculuk yapan kişilerin, kendilerine uygulanan cezaya karşı yasal yollara başvurmasıdır. Korsan taksi cezası itiraz, cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde yapılmalıdır. Korsan taksi cezası itiraz, cezayı kesen kuruma veya mahkemeye yapılabilir. Korsan taksi cezası itiraz, cezanın iptal edilmesi veya indirilmesi için gerekçelerin ve delillerin sunulmasını gerektirir. Korsan taksi cezası itiraz, başarılı olması halinde, cezanın kaldırılması veya azaltılması sağlanabilir. Ancak, korsan taksi cezası itiraz, başarısız olması halinde, cezanın artması veya ek yaptırımların uygulanması riski de vardır

Korsan Taksi Yolcu Cezası Nereye Ödenir? 

Korsan Taksi trafik idari para cezaları; Maliye Bakanlığına bağlı muhasebe birimlerine, vergi dairelerine ve Maliye Bakanlığı Gelir İdaresi Başkanlığınca yetkilendirilen banka ve PTT aracılığıyla ödenebilir.

Korsan Taksi Cezası Erken Ödeme İndirimi

Korsan taksi cezası erken ödeme indirimi, korsan taksi işi yapan veya korsan taksi ile yolculuk yapan kişilerin, kendilerine uygulanan cezayı belirli bir süre içinde ödemeleri halinde, cezada indirim yapılmasıdır. Korsan taksi cezası erken ödeme indirimi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 17. Maddesine göre uygulanır. Buna göre, korsan taksi cezası erken ödeme indirimi, cezanın tebliğ edildiği tarihten itibaren 15 gün içinde ödenmesi halinde, cezada %25 indirim yapılır. Dolayısıyla 2024 yılı için korsan taksi kullanan sürücüye 32.233 TL idari para cezası kesilmektedir. Bu ceza 15 gün içerisinde ödenmesi halinde % 25 indirimli olarak 24.174,75 TL korsan taksi sürücü tarafından ödenmesi mümkündür. Korsan taksi cezası erken ödeme indirimi, cezanın 15 gün içinde ödenmemesi halinde, cezada herhangi bir indirim yapılmaz.

2024 yılı için korsan taksi yolcu cezası 2.143,00 TL dir. 15 gün içinde ödenmesi halinde bu miktar %25 indirimli olarak 1.607,25 TL olmaktadır.

Korsan Taksi Cezası Ehliyete El Koyma

Sürücü belgelerine farklı sebeplerden dolayı 6 ay, 1-2 sene gibi el koyulabilir. Hatta bazı durumlarda ehliyetiniz tamamen iptal edilir. Aşağıdaki sebeplerden dolayı ehliyete el konulur:

  • 100 ceza puanının doldurulması
  • Ölüme sebebiyet veren trafik kazasına karışmak
  • Uyuşturucu madde etkisi altında araç kullanmak
  • Stajyer sürücü olarak kural ihlali yapmak,
  • Ehliyetin geçerlilik süresinin dolması
  • Sağlık durumunun bozulması
  • Hız sınırı kuralına uymamak
  • Alkollü araç kullanmak

Korsan Taksi İkinci Kez Yakalanırsa Ne Olur?

İkinci kez korsan taksiden ceza uygulanıyorsa kanundaki tanımıyla fiilen işlendiği tarihten itibaren geriye doğru bir yıl içinde aynı sebepten dolayı cezai işlem uygulandıysa bu sefer idari para cezası iki kat olarak uygulanır. Korsan taksi sürücüsü bir yıl içerisinde tekrar yakalanması halinde 64.466 TL idari para cezası ödeyecektir.

Korsan Taksi Ehliyet Ceza Puanı

Ehliyet Ceza puanları aşağıdaki gibidir. Sadece korsan taksi kullanılmasından ötürü ehliyet ceza puanı verilmemelidir.

Trafik Cezaları Ehliyet Ceza Puanları
Alkollü araç kullanmak 20 puan
Kırmızı ışıkta geçmek 20 puan
Yakın mesafe takibi 20 puan
Trafik levhalarına uymamak 20 puan
Dönüşlerde sinyal vermemek 20 puan
Plakasız araç kullanmak 20 puan
Motosiklet kullanırken kask takmamak 15 puan
Emniyet kemeri takmamak 15 puan
Hız sınırını %30 veya daha fazla oranda aşmak 15 puan
Hız sınırını %10 ile %30 oranı arasında aşmak 10 puan
Muayenesiz araç kullanmak 10 puan
Sürücü belgesi olmadan araç kullanmak 5 puan

Jigolo Dolandırıcılığı

Jigolo Nedir?

Jigolo, kadınlarla ilişkilerini maddi çıkar üzerine kuran erkeklere denilmektedir. Halk arasında yaşlı kadınların genç erkekleri cinsel ilişki için tutması olarak da bilinir.

Jigolo Suçu Nedir?

Jigolo, duygusal veya cinsel ilişkileri maddi kazanca dönüştüren erkekleri ifade eder. Jigolo olmak, cinsel hizmetler sağlayarak maddi kazanç elde etmek, mevcut yasalara göre yasa dışı kabul edilen bir faaliyettir.

Jigololuk Yasal Mı?

Jigololuk yapan kişiler hakkında TCK’da bir hapis cezası öngörülmemiştir. Ancak TCK  227.maddeye göre fuhuşa teşvik eden ve bunun yolunu kolaylaştıranlar için ciddi hapis cezaları öngörülmüştür. Yani kişinin jigololuk yapması suç değildir. Fakat örneğin jigololuk yapan erkek kendisini telefonla arayan müşterisinin isteği üzerine bir başka arkadaşını da jigololuk yapması için aracılık yaparsa hapis cezası ile cezalandırılması söz konusu olacaktır.  Yine internette kola ylıkla ulaşılabilen bir web sitesinde jigololuk yapan erkeklerin resim ve iletişim bilgilerini yayınlayarak onların internet üzerinden müşteri bulmasını kolaylaştıran buna aracılık eden kişiler, web sitesi sahibi ve yöneticileri TCK 227. maddeye göre cezalandırılacaklardır.

Jigolo Olmanın Cezası

Jigolo olmak suç mu? Jigolo cezası var mı? Jigololuk yapmak yasak mı? Sık karşılaştığımız soruların cevabı aşağıdaki gibidir:

Jigolo olmak TCK’ya göre suç değildir. Ancak yasa dışı kabul edilen bir faaliyettir. Jigololuk yapan kişi Umumi Hıfzıssıhha Kanunu’na göre idari para cezası ile cezalandırılır.

Jigolo Dolandırıcılığı Nasıl Anlaşılır?

Jigololuk siteleri, üyelerini öncelikle kayıt yaparken 3 aylık, 6 aylık veya 1 yıllık üyelik seçenekleri sunarak  üye olacak kişilerden bunun karşılığında bir üyelik ücreti istemektedirler. Üyelik ücretinin ardından müşterisi olduğu kadınlarla görüştürme yapmak için de ayrıca ücret talep etmektedirler. Ayrıca jigolo internet siteleri üyeliklerini iptal ettirdiği gerekçesiyle üyelerine mesaj atarak para talep etmekteler. Bu durumda jigolo sitelerine üye olan kişiler çevreleri, daha çok ailesi tarafından duyulmasından tedirgin olmaktadırlar. Bu olayın duyulmaması için jigolo dolandırıcıları, kişilerden para göndermesini talep etmektedirler.

Jigolo Dolandırıcılığı Cezası

Jigolo sitesi dolandırıcıları, hileli davranışlar sergileyerek mağduru aldatması ve bunun sonucunda da kendisi ya da bir başkası adına menfaat elde etmesi ile dolandırıcılık suçunu oluşturmaktadır. Jigolo dolandırıcılık suçu için herhangi bir şikayet süresi yoktur.

Jigolo dolandırıcılığında fail TCK m. 158/1 uyarınca cezalandırılacaktır. Söz konusu madde göre jigolo dolandırıcılığı suçu işlenmesi halinde, fail üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adli para cezasına hükmolunur. Ancak jigolo dolandırıcılığı eyleminin bilişim sistemlerinin kullanılması vasıtasıyla işlenmesi halinde nitelikli hal alacaktır. Bu durumda hapis cezasının alt sınırı dört yıldan, adli para cezasının miktarı suçtan elde edilen menfaatin iki katından az olamaz. (TCK m.158/1-f)

Jigolo Para Cezası Nedir? 

Jigololuk yapmak aslında fuhuş yapmaktır. Fuhuş mağdurları TCK’ya göre cezalandırılmaz. Jigololuk yapan kişiye Umumi Hıfzıssıhha Kanunu gereğince idari para cezası verilecektir. 2024 idari cezası en az 4135 TL en fazla 16.687 TL olarak belirlenmiştir.

Jigolo Sitesinden Ceza Gelir Mi?

Jigolo sitesinden para cezası gelir mi? Jigolo sitesi ceza 2024? Jigololuk siteleri, üyelerini öncelikle kayıt yaparken 3 aylık, 6 aylık veya 1 yıllık üyelik seçenekleri sunarak  üye olacak kişilerden bunun karşılığında bir üyelik ücreti istemektedirler. Üyelik ücretinin ardından müşterisi olduğu kadınlarla görüştürme yapmak için de ayrıca ücret talep etmektedirler. Jigolo aracılık sitesi yasal bir oluşum değildir. Bu nedenle jigolo sitesinden para cezası gelmeyecektir. Detaylı bilgi için uzman avukatımızla görüşebilirsiniz.

Jigolo Sitesi Tazminat Davası Açabilir Mi?

Kişinin uğramış olduğu haksız fiil nedeniyle zararının karşılanması talebiyle açılan dava tazminat davasıdır. Ancak jigolo tazminat sorumluluğundan bahsedilebilmesi için, borca aykırı bir davranışla sözleşmenin ihlal edilmesi, bu ihlalden kaynaklı bir zararın meydana gelmesi, ihlal fiili, uygun nedensellik bağı ve kusur gibi şartların oluşmuş olması gerekmektedir.

Jigolo Üyeliği Suç Mu?

Jigolo üyeliği yaptım bundan nasıl çıkabilirim? Jigolo üyeliği yapan siteler yasal siteler değildir. Ne gibi durumlarla karşılaşacağınızı öğrenmek için hukuk büromuzu arayarak danışmanlık almak için talep oluşturabilirsiniz.

Jigolo Ajansı Dava Açabilir Mi?

Yukarıda da bahsettiğimiz gibi jigolo siteleri, jigololuk oluşumları yasal bir oluşum değildir. Yasal olmayan bir oluşumun size karşı dava açması da düşünülemez.

Jigolo Ajansı Yasal Mı?

Jigolo ajansı yasal değildir. Jigolo ajansı olduğunu söyleyen kişilerden uzak durulması gerekmektedir.

Jigolo Dolandırıcılığı Şikayet

Jigolo dolandırıcılığı takibi şikayete bağlı suçlar arasında değildir. Savcılık bu suçun oluştuğunu haber aldığında kendiliğinden harekete geçerek soruşturma başlatır. Yeterli suç şüphesine ulaşılması durumunda da iddia makamı sıfatıyla savcılık makamı kamu davası açar.

Jigolo Dolandırıcılığı Şikayet Hattı

Jigolo dolandırıcılığı ile ilgili herhangi bir şikayet hattı bulunmamaktadır. Bilgi almak için bu konuda uzman olan bir avukata başvurmanızı önermekteyiz. Danışmanlık için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

Jigolo Başvuru Cezası

Türk Ceza Kanunu’nda jigololuk bir suç olarak görülmemiştir. Ancak jigolo başvuru cezası TCK’da bir cezai yaptırım belirtilmese de jigololuğa aracı olmanın iki yıldan dört yıla kadar hapis, üç bin güne kadar da adli para cezası bulunuyor.

Jigolo Başvurusu İptal Edilmezse Ne Olur? 

Jigolo ajansları ve jigolo siteleri yasal bir oluşum değildir. Oluşturduğunuz üyelik de gerçek bir üyelik değildir. Detaylı bilgi için uzman avukatımızla görüşerek ücretli bir şekilde danışmanlık alabilirsiniz.

Jigolo Tebligat Gelir Mi?

Jigolo tebligat nedir? Jigolo siteleriyle ilgili herhangi bir şüpheli bildirim alırsanız, bu durumda dikkatli olmanız ve avukat aracılığıyla yasal tavsiye almanız önemlidir. Tebligat ile ilgili tüm işlemlerin detayları 7201 sayılı Tebligat Kanunu ile birlikte düzenlenmiştir. İlgili kanunda tebligatın yapılması, konusu, ücret tarifesi ve teslimatın nasıl yapılacağı gibi çok sayıda konu açık bir şekilde ifade edilmiştir.

Jigolo Şikayet Avukat – Jigolo Avukat

Jigolo dolandırıcılık suçu çok geniş konulu bir suçtur. Bu nedenle dolandırıcılık suçunda uzman bir avukatla çalışmanız her zaman sizin yararınıza olacaktır. Jigolo dolandırıcılığında ceza avukatı olarak mağduriyetlerinizde yanınızdayız. Söz konusu jigolo dolandırıcılığı için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

Jigolo Dolandırıcılığı Yargıtay Kararı

Yargıtay 15.CEZA DAİRESİ Esas: 2016/3263 Karar: 2018/7882 Karar Tarihi:12.11.2018

Nitelikli dolandırıcılık suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hüküm, sanık müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

1-) Sanık hakkında Yalova Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 15/05/2012 tarih ve 2010/2194 soruşturma numaralı iddianamesi ile müştekiler … ve …’e karşı sanık hakkında TCK’nın 158/1-f maddesi uyarınca 2 kez cezalandırılması yönünde kamu davası açılmasına rağmen bu suçlarla ilgili hüküm kurulmadığı anlaşıldığından, zamanaşımı süresi içerisinde bu yönde her zaman bir karar verilmesi mümkün görülmüştür.

2-) Sanığın, 0… numaralı telefondan katılan …’e ait 0… numaralı telefonu arayarak, kendisini “Buket” olarak tanıttığı ve jigoloajansı.com internet sitesinden aradığını söyleyerek, para kazanmak isteyip istemediğini sorduğu, “siz sadece bayanlarla yemeğe çıkacaksınız, 3 saat boyunca onlar ne isterse yapacaksınız ve sonunda size 570 TL ödenecek” dediği, katılan …’in kabul etmesi üzerine de 250 TL parayı suç tarihinde evli olduğu eşi adına yatırmasını istediği, katılan …’in söz konusu parayı belirtilen banka hesabına yatırdığı, ancak daha sonra bir daha sanığın telefonuna ulaşılamadığı; sanık savunmaları, katılan beyanları ve dosya kapsamına göre; katılan …’in internet üzerindeki iş arama ilanını doldurması sonucunda, sanığın telefonla ulaşıp, hile eylemini gerçekleştirdiği dikkate alındığında, tebliğnamedeki eylemin basit dolandırıcılık suçunu oluşturduğu yönündeki düşünceye iştirak edilmeksizin, sanığın eylemleri nedeniyle nitelikli dolandırıcılık suçunun sübuta erdiği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

3-) Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin herhangi bir nedene dayanmayan temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA, 12/11/2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Miktarı

Hakaret tazminatı ne kadar? Hakaret nedeniyle manevi tazminatın belli bir miktarı bulunmamaktadır. Her davada bu miktar farklılık göstermektedir.
Hakaret sebebiyle manevi tazminat zenginleşmeye sebep olmayacak şekilde uygun miktarda hükmedilmelidir. Mağdur kişinin zenginleşmesine sebep vermeyecek şekilde manevi tazminat belirlenmelidir.

Hakaret Davası Tazminat Miktarı 2024

Hakaret manevi tazminat ne kadar? Hakaret saldırısına ilişkin fiil ve olayın özelliği yanında, tarafların kusur durumu, sıfatları, işgal ettikleri makam, sosyal ve ekonomik durumları ile her olaya göre değişebilecek özel durum ve koşullar da dikkate alınarak hakaret davası tazminat miktarı belirlenecektir.

Hakaret Tazminat Davası Ne Kadar Sürer?

Hakaret sebebiyle manevi tazminat davası; mahkeme yoğunluğu, dava konusuna ilişkin fiil ve olayın özelliği gibi durumlara dayanarak manevi tazminat davası süresi değişiklik gösterebilir. Ancak ortalama hakaret sebebiyle manevi tazminat davası 1 yıla yakın sürebilmektedir.

Hakaret Tazminat Davası Nasıl Açılır?

Manevi zarar, kişilik değerlerinde oluşan objektif eksilmedir. Acı ve elemin karşılığı manevi zarar olarak kabul edilerek keder ve acılarını içlerinde gizleyenleri tazminat isteme haklarından yoksun bırakmamak için kanunlarımız manevi tazminat verilebilecek bazı olguları özel olarak düzenlemiştir.

Kişilik haklarının ihlali nedeniyle manevi tazminat davası hukuk mahkemelerinde açılmalıdır.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 09/04/2014 tarihli 2013/4-1008 esas, 2014/490 sayılı kararında da belirtildiği üzere, ceza mahkemesi kararlarının hukuk mahkemesine (davasına) etkisi, hukukumuzda 6098 sayılı TBK’nın 74. maddesinde düzenlenmiş olup; hukuk hakimi, ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararları karşısında ilke olarak bağımsız kılınmıştır.

6098 sayılı Kanun’un “I. Ceza hukuku ile ilişkisinde” başlıklı 74. maddesinde: “Hâkim, zarar verenin kusurunun olup olmadığı, ayırt etme gücünün bulunup bulunmadığı hakkında karar verirken, ceza hukukunun sorumlulukla ilgili hükümleriyle bağlı olmadığı gibi ceza hâkimi tarafından verilen beraat kararıyla da bağlı değildir. Aynı şekilde, ceza hâkiminin kusurun değerlendirilmesine ve zararın belirlenmesine ilişkin kararı da, hukuk hakimini bağlamaz” hükmü yer almaktadır. Bu düzenleme nedeniyle ceza mahkemesince verilen, beraat kararı, kusur ve derecesi, zarar tutarı, temyiz gücü ve yükletilme yeterliği, illiyet gibi esasların hukuk hâkimini bağlamayacağı konusunda duraksama bulunmadığı kabul edilmektedir. Ancak, öğretide ve Yargıtay’ın yerleşmiş içtihatlarında, ceza hakiminin tespit ettiği “maddi olaylarla” ve özellikle \”fiilin hukuka aykırılığı\” konusuyla hukuk hâkiminin tamamen bağlı olacağı kabul edilmektedir. Yani, maddi olayları ve yasak eylemlerin varlığını saptayan ceza mahkemesi kararının, taraflar yönünden kesin delil niteliği taşıdığı kabul edilmektedir.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davasında Yetkili Mahkeme

Türk Medeni Kanunu’nun 25/son maddesine göre; davacı, kişilik haklarının korunması için kendi yerleşim yeri veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde dava açabilir.

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 16. maddesine göre ise; haksız fiilden doğan davalarda, haksız fiilin işlendiği veya zararın meydana geldiği yahut gelme ihtimalinin bulunduğu yer, ya da zarar görenin yerleşim yeri mahkemesi de yetkilidir.

Kişilik haklarının saldırıya uğramasından dolayı zarar gören, davayı kendisinin veya davalının yerleşim yeri mahkemesinde veya haksız eylemin meydana geldiği yer mahkemesinde açabilir. Bu seçeneklerden herhangi birini kullanmak, bu tür davalarda davacıya tanınmış bir haktır.

Hakaret Tazminat Davası Zamanaşımı?

Hakaret manevi tazminat zamanaşımı sekiz yıldır. Haksız fiil tarihinden itibaren sekiz yıl içinde tazminat davası açma hakkı vardır.

6098 sayılı TBK m.72 gereğince tazminat ceza kanunlarının daha uzun bir zamanaşımını öngördüğü cezayı gerektiren bir fiilden doğmuşsa uygulanacak zamanaşımı süresi, o suçun bağlı olduğu ceza zamanaşımı süresidir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 125. maddesinde düzenlenen hakaret suçunun ceza zamanaşımı süresi, aynı Kanun’un 66. maddesi uyarınca 8 yıldır.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Faiz Başlangıcı

Tazminat hukuku ilkeleri gereğince, haksız eylemden kaynaklanan zararın ödetilmesi amacıyla açılan davalarda, istek bulunması durumunda, kabul edilecek tazminata olay gününden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.

Hakaret sebebiyle manevi tazminat davalarında faiz başlangıcı olay tarihinden itibaren olmalıdır.

Hakaret Nedeniyle Manevi Tazminat Davasında Ceza Davası Bekletici Mesele Yapılır Mı?

6098 sayılı TBK’nın 74. maddesi uyarınca hukuk hakimi, ceza mahkemesinin beraat kararı ile bağlı değil ise de hem ilmi, hem de kökleşmiş yargı kararlarında ceza mahkemesince belirlenen maddi olgunun hukuk hakimini bağlayacağı kabul edilmektedir.

Dava konusu olayın özelliğine göre ceza mahkemesindeki davanın kesinleşmesi beklenebilir. Bu durum her dava konusu için ayrı bir şekilde değerlendirilir.

Yani dava konusu olayın özelliğine göre ceza dosyasının kesinleşmesi beklenmeli ve tüm kanıtlar birlikte değerlendirilerek varılacak sonuca göre hukuk hakimi bir karar vermelidir.

Dolandırıcılık Yargıtay Kararları

Dolandırıcılık Suçu Yargıtay Kararları

1-) Cinsel ilişki girme karşılığında sanıktan birden çok kez para alan kişi hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmalıdır. 

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/33673 Esas 2021/7095 Karar 

Katılanın, İnternette … isimli sitede gördüğü reklam üzerine burada verilen cep telefonunu aradığı, telefonda görüştüğü kadın ile kendisine cinsel ilişkiye girme karşılığında kadın temin etme konusunda anlaştıkları, telefondaki kadının katılana …’a ait bankamatiğe gidip sanık …’ın T.C. Kimlik numarasına kartsız işlemden 250 TL para yatırmasını istediği, katılanın bu parayı yatırdıktan sonra, bu defa da 200 TL parayı da aidat parası olarak yatırmasını söylediği, katılanın bu parayı da yatırdığı, sonra telefondaki kadın ile görüştüğünde telefondaki şahsın kendisine gönderilecek kadının can güvenliği için 600 TL ve yemek ve şoför parası için toplam 700 TL para istediği, katılanın 700 TL yi de aynı hesaba yatırdığı, kadının bu aşamadan sonra katılana başka bir cep telefonu numarası verdiği ve buradan … isimli kişi ile görüşmesini istediği, katılan bu numara ile görüştüğünde, telefondaki kadının 200 TL daha bahşiş yatırması gerektiğini söylediği, katılanın, artık parası kalmadığını ve parayı yatıramayacağını söylemesi üzerine telefondaki kadının kendisine 600 TL lik depozitosunun yanacağını ve kendisinin de gelmeyeceğini söyleyince katılanın dolandırıldığını anladığı, söz konusu sitenin “…” isimli internet sitesinin olduğunun anlaşıldığı, katılanın şikayeti sonrası yapılan araştırma neticesinde 18.03.2015 tarihli kolluk tutanağına göre; olayı gerçekleştiren şahısların sanıklar … ve … olduğunun anlaşıldığı, her iki sanığın kullandıkları telefonların aynı olduğunun tespit edildiği, yapılan araştırmada sanık …’ ın … Bankasında kayıtlı hesabına 01.12.2014- 20.01.2015 tarihleri arasında 384 değişik ismin değişik miktarlarda para yatırdığı ve yatan paraların ise … ilinde değişik ATM cihazlarından değişik tarih ve miktarlarda çekildiği, sanık …’ ın T.C. Numarasına bağlı … hesabına 01.12.2014-20.01.2015 tarihleri arasında 300 değişik ismin değişik tarih ve miktarlarda para yatırdığı ve bu yatan paraların değişik tarihlerde Denizli ilinden çekildiğinin anlaşıldığı, bu suretle sanıkların üzerilerine atılı bilişim sistemlerinin araç olarak kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçunu işledikleri iddia ve kabul olunan olayda;

A-)Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;

Yapılan yargılamaya, toplanıp gerekçeli kararda gösterilerek tartışılan delillere, Mahkemenin oluşa uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre, sanık müdafisinin diğer temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir, ancak;

1) Katılanın, telefonda görüştüğü kadının kandırması sonucu farklı zamanlarda birden fazla kez para yatırdığı anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK’nın 43/1 maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,

2) Katılanın olay nedeniyle toplam zararının 1.150 TL olduğu olayda, temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi suretiyle yasa metninin tekrarı ile yetinilerek cezanın teşdiden uygulanması; ayrıca TCK’nin 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olarak takdir edileceğinden, işsiz olduğunu ve gelirinin olmadığını söyleyen sanık hakkında gerekçe gösterilmeden adli para cezasının 40 TL üzerinden takdir edilmesi,

B-)Sanık … hakkında nitelikli dolandırıcılık suçundan kurulan mahkumiyet hükmüne yönelik temyizin incelenmesinde;

1)Sanık …’ın, çalıştığı … yerine gelip kozmetik malzemeleri satan … isimli kişinin kendisine erkeklerle telefonla konuşarak telekızlık yaptığını ve çok para kazandığını söylediğinden ve kendisinin de paraya ihtiyacı olduğundan telefonla erkeklerle konuşmayı kabul ettiğini ve kendisine bir hat takılı telefon verdiğini, eskort sitesine kayıt ettirdiğini, 10-15 gün bu şekilde erkeklerle konuştuğunu, daha sonra ise bıraktığını diğer sanığı ve müştekiyi tanımadığını savunduğu, sanık …’ın da sanık …’ı tanımadığını söylediği, 18.03.2015 tarihli kolluk tutanağında “Ekip projesinden yapılan araştırmalarda, şüphelilerin kullandıkları telefonların aynı olduğunun anlaşılması üzerine” ifadesinin geçtiği, ancak aynı telefonları kullandıklarının nasıl tespit edildiğinin anlaşılamadığı, suça konu paranın sanık …’ın …’taki hesabına geldiği, sanık …’ın ise … Bankasında hesabının olduğu anlaşıldığından, söz konusu 18.03.2015 tarihli tutanakta adı geçen memurların ifadelerinin alınarak, gerektiğinde bu hususun teknik olarak tespitinin yapılarak sonucuna göre tüm delillerle birlikte sanık …’ın hukuki durumunun tespiti gerekirken mahkumiyet hükmü kurulması,

2)Kabule göre de,

a) Katılanın, telefonda görüştüğü kadının kandırması sonucu farklı zamanlarda birden fazla kez para yatırdığı anlaşıldığından, sanığın 5237 sayılı TCK’nin 43/1. maddesi kapsamında, aynı suç işleme kararıyla Kanun’un aynı hükmünü değişik zamanlarda birden fazla kez ihlal ederek haksız menfaat temin etmiş olması karşısında, sanık hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanmayarak eksik ceza tayin edilmesi,

b) Katılanın zararının 1.150 TL olduğu olayda, temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşma gerekçelerinin somut olaya uygun ve denetime olanak verecek biçimde gösterilmemesi suretiyle yasa metninin tekrarı ile yetinilerek cezanın teşdiden uygulanması ve TCK’nın 52/2. maddesi gereğince bir gün karşılığı adlî para cezasının miktarının, kişinin ekonomik ve diğer şahsi halleri göz önünde bulundurularak en az yirmi ve en fazla yüz Türk Lirası olarak takdir edileceğinden, ev hanımı olduğunu ve gelirinin olmadığını söyleyen sanık hakkında gerekçe gösterilmeden adli para cezasının 40 TL üzerinden takdir edilmesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanıklar müdafisinin temyiz nedenleri bu itibarla yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi gereğince uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK’nin 321. maddesi uyarınca hükümlerin BOZULMASINA, aleyhe temyiz bulunmadığından aynı Kanun’un 326/son. maddesi uyarınca kazanılmış haklarının saklı tutulmasına, 22.09.2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Dolandırıcılık Teşebbüs Yargıtay Kararları

1-) Sanığın telefon üzerinden arayarak hileli davranışlarla para almasından sonra tekrar aynı telefon numarasından mağduru araması üzerine mağdurun para göndermemesi halinde ikinci durum için dolandırıcılığa teşebbüs suçundan hüküm kurulmalıdır. 

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/42045 Esas 2023/7834 Karar 

1. Sanık hakkında, … Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi isimli iş yerinin ortağı olan katılanı 2011 yılı … ayında kendisine ait 536 (…)(..)(..) numaralı telefondan arayarak zihinsel engelliler öğretmeni olduğunu, iş aradığını beyan ettiği, öğretmene ihtiyaçları olduğundan katılanın sanıkla anlaştığı ve verdiği hesaba 600,00 TL para gönderdiği, 23.01.2013 tarihinde tekrar aynı numaradan arayan sanığın yine aynı şekilde iş aradığını ve gelmek için verdiği hesaba 500,00 TL yatırmasını istemesi üzerine katılanın durumu polise bildirdiğinden bahisle sanığın dolandırıcılık suçundan cezalandırılması istemiyle kamu davası açıldığı anlaşılmıştır.

2. Sanık sorgusunda; yüklenen suçu kabul etmemiş, son celse ise ikrar etmiştir.

3. Sanığın üzerine atılı dolandırıcılık suçunun 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaşma kapsamında olması nedeniyle, dosyanın uzlaştırma bürosuna tevdi edildiği ancak uzlaşmanın sağlanamadığı belirlenmiştir.

4. Mahkemece; sanığa, hakkında tatbiki ihtimaline binaen 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrası, 35 ve 58 inci maddeleri uyarınca ek savunma hakkı tanınarak, dolandırıcılık ve dolandırıcılığa teşebbüs suçlarından mahkûmiyet hükümleri kurulmuştur.

IV. GEREKÇE

A. Tebliğname Yönünden

Sanığın 28.01.2013 tarihinde gerçekleştirdiği eylemin objektif olarak aldatıcılık niteliğinin bulunduğu, 2011 yılı … ayında aynı numaradan araması nedeniyle katılanın durumu farkettiği anlaşıldığından, Tebliğname görüşüne iştirak olunmamıştır.

B. Sanığın Temyizi Yönünden

1. Sanık hakkında dolandırıcılığa teşebbüs suçunda tekerüre esas alınan Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesi’nin 2011/121 Esas ve 2011/467 Karar sayılı ilamına konu 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinin birinci fıkrasında düzenlenen dolandırıcılık suçunun 02.12.2016 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6763 sayılı kanun ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 üncü maddesine göre uzlaşma kapsamında kaldığı anlaşılmakla; bu suç yönünden uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı mahkemesinden araştırılarak sonucuna göre bu ilamın ya da adli sicil kaydındaki diğer ilamlardan biri nedeniyle tekerrür hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının infaz aşamasında gözetilmesi mümkün görülmüştür.

2.Dosya kapsamında zarar giderimine ilişkin herhangi bir bilgi ve belge bulunmaması, uzlaşmanın da sağlanamadığının anlaşılması karşısında, sanığın temyiz nedenleri yerinde görülmemiştir.

3. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Manisa 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 09.01.2020 tarihli ve 2017/1199 Esas, 2020/55 Karar sayılı kararında sanık tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanığın temyiz sebeplerinin reddiyle hükümlerin, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dolandırıcılık Beraat Yargıtay Kararları

1-) Sanığın başından beri sadece oğluna vekalet verdiğine, aracı hiç görmediğine, alım satımın kim tarafından hangi şekilde yapıldığını bilmediğine ilişkin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine diğer sanıkların eylemine katıldığına dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmaması nedeniyle beraatine karar verilmelidir. 

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2023/1645 Esas 2023/7840 Karar 

III. OLAY VE OLGULAR

1. Katılan … ve dosya kapsamında beyanlarına başvurulan oğlu …in,…’ya ait aracın satışı için internet ortamında ilan vermeleri, hakkındaki dava ulaşılamaması nedeniyle tefrik edilen temyiz dışı sanık oto galeri sahibi …’in çalışanlarının irtibat kurması ve akabinde … ile aracı alma konusunda anlaşmaları, aracın satımı için notere gidildiğinde paranın yatırılması konusunda katılanın oyalanması ve kandırılması sonucunda para ödenmeden sanık …’in çalışanı temyiz dışı sanık … üzerine 15.08.2014 tarihinde satışın yapılması, güven telkini için …’in bir adet senet, …’in ise devir sonrasında paranın ödeneceğine dair imza ve T.C. Kimlik numarasını içeren yazılı bir belge vermesi, devamında katılanların paralarını almak için sanıklara başvurmalarına rağmen alamamaları, suça konu aracın aynı gün … tarafından oto galeri sahibi olan sanık …’ya satılması, devamında aracın 19.08.2014 tarihinde sanık … tarafından sanık … adına vekaleti olan …’nin oğlu olan temyiz dışı sanık … aracılığıyla …’ye satılması, … tarafından da tescilin gerçekleştirilmesi biçimindeki eylemler nedeniyle sanıklar hakkında kamu davası açılmıştır.

2. Sanık …’in soruşturma aşamasında tanımadığı … adında birinin getirdiği aracı bedelini ödeyerek satın aldığını ve birkaç gün sonra aracı almak isteyen Çağatay’a sattığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, ancak kovuşturma aşamasında daha önceden tanıdığı galeri sahibi olan … ve çalışanı …’in araç getirdiğini, aracı yine daha önce tanıdığı Çağatay’a sattığını beyan ettiği, sanık …’nin araç alım satımı yapan oğlu Çağatay’a yardım amacıyla vekalet vermekten başka bir ilgisinin olmadığını, aracın nasıl ve kimden hangi ilişkilerle alındığını bilmediğini beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, temyiz dışı sanık …’ın oto alım satım yaptığını, daha önceden tanıdığı Levent’ten bedeli karşılığında araç satın aldığını, annesinin bu alım satımla ilgisinin olmadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, sanık …’in çalışanı olduğu …’e ait galeride patronunun söylemesi üzerine aracı noterden satın aldığını, yine …’in söylemesi üzerine aracı Oto Center’a götürdüğünü, Levent’in aracı aldığını, para işini kendi aralarında hallettiklerini söylediği için herhangi bir para almadığını beyan ederek atılı suçlamaları kabul etmediği, katılan ve oğlu İsmail Özkaya’nın oluşu ayrıntılı anlattıkları, aracın Levent’e satıldığını öğrenince iş yerine gittiklerinde Çağatay adındaki kişinin Levent’in yanlış yapmayacağını söylediğini ancak bir iki gün içinde aracın Çağatay’a satıldığını öğrendiğini, her ikisinin de aracın durumunu bildikleri halde işlem yaptıklarını beyan ettikleri anlaşılmıştır.

3. Mahkeme tarafından sanıkların savunmaları, katılan ve İsmail Özkaya’nın beyanları, noter belgeleri ve tüm dosya kapsamına göre sanıkların atılı suçları işledikleri kabul edilerek temyize konu mahkumiyet kararları verilmiştir.

IV. GEREKÇE

A.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden

Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen temyiz sebepleri reddedilmiştir.

B.Sanık … Hakkında Kurulan Hükme Yönelik Temyiz Talepleri Yönünden

Katılan … ve dosya kapsamında beyanlarına başvurulan oğlu …in,…’ya ait aracın satışı için internet ortamında ilan vermeleri, hakkındaki dava ulaşılamaması nedeniyle tefrik edilen temyiz dışı sanık oto galeri sahibi …’in çalışanlarının irtibat kurması ve akabinde … ile aracı alma konusunda anlaşmaları, aracın satımı için notere gidildiğinde paranın yatırılması konusunda katılanın oyalanması ve kandırılması sonucunda para ödenmeden sanık …’in çalışanı temyiz dışı sanık … üzerine 15.08.2014 tarihinde satışın yapılması, güven telkini için …’in bir adet senet, …’in ise devir sonrasında paranın ödeneceğine dair imza ve T.C. Kimlik numarasını içeren yazılı bir belge vermesi, devamında katılanların paralarını almak için sanıklara başvurmalarına rağmen alamamaları, suça konu aracın aynı gün … tarafından oto galeri sahibi olan sanık …’ya satılması, devamında aracın 19.08.2014 tarihinde sanık … tarafından sanık … adına vekaleti olan …’nin oğlu olan temyiz dışı sanık … aracılığıyla …’ye satılması, … tarafından da tescilin gerçekleştirilmesi, sanık …’in başından beri sadece oğluna vekalet verdiğine, aracı hiç görmediğine, alım satımın kim tarafından hangi şekilde yapıldığını bilmediğine ilişkin beyanları ve tüm dosya kapsamına göre sanığın savunmasının aksine diğer sanıkların eyl… katıldığına dair cezalandırılmasına yeterli, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı halde beraati yerine mahkumiyetine karar verilmesi,

Nedeniyle hukuka aykırılık bulunmuştur.

Dolandırıcılık Suçunda Etkin Pişmanlık Yargıtay Kararları

1-) Mağdurun zararının kısmı olarak giderilmesi durumunda; sanığa etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına, katılanın rızasının olup olmadığının sorulması gerekir.

Yargıtay 11. Ceza Dairesi 2021/25794 Esas 2023/7868 Karar 

1.Sanık …’nin Büyükşehir Belediyesinde çalıştığını, Milli Savunma Bakanlığı bölgesinde işe sokma vaadi ile üst düzey görevlilere hediye cep telefonu alınması gerektiğini söyleyerek ve işini gördürebileceği imajı yaratarak katılan …’den 25.06.2012 tarihinde 581 TL ve 02.07.2012 tarihinde 250 TL para aldığı anlaşılmıştır.

2.Mahkemesince, sanığın savunmasında suçunu tevil yolu ile ikrar ettiği, böylelikle kamu görevlileri ile ilişkisi olduğundan bahisle bir işin gördürüleceği vaadi ile nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gerekçesiyle mahkumiyetine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE

1.5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin ikinci fıkrasındaki nitelikli dolandırıcılık suçunun oluşabilmesi için suç failinin ismen söylemese bile kimden söz edildiğini karşı tarafın anlayacağı şekilde makamı, rütbesi, ünvanı ve lakabını söylediği kamu görevlilerini tanıdığını hatırının sayıldığını, işini yaptıracağını söyleyerek mağduru kandırması gerektiği anlaşıldığından; somut olayda, eylemin hükümden sonra yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanunun 14 üncü maddesi ile değişik 5237 sayılı Kanun’un 158 inci maddesinin birinci fıkrasına eklenen (L) bendi kapsamında öngörülen nitelikli dolandırıcılık suçunu oluşturuyor ise de, suç tarihi itibariyle sanık lehine olan 5237 sayılı Kanun’un 157 nci maddesinde düzenlenen basit dolandırıcılık suçunu oluşturacağı, bu sebeple hükümden sonra 02.12.2016 tarih ve 29906 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 6763 sayılı Kanun’un 34 üncü maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun’un 253 ve 254 üncü maddeleri gereğince uzlaştırma işlemleri yapılmasından sonra sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

2.Kabule göre de;

a.Sanığın temyiz dilekçesinin ekinde 07.09.2015 tarihli katılana 400 TL kısmi ödeme yaptığına ilişkin dekont sunduğu anlaşıldığından belirtilen hususun araştırılarak kısmi karşılama varsa 5237 sayılı Kanun’un 168/4 üncü maddesi uyarınca etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına katılanın rızasının olup olmadığının sorulması gerektiğinin gözetilmemesi,

b.Sanığın katılandan farklı zamanlarda menfaat temin etmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde yer alan zincirleme suç hükümleri gereğince cezasının artırılması gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle .Kocaeli 2. Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.11.2015 tarihli ve 2013/425 Esas ve 2015/446 Karar sayılı kararına yönelik sanığın temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321 inci maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış haklarının saklı tutulmasına,

Kat Mülkiyeti İle İlgili Sorular

Kat Mülkiyeti Nedir?

634 Sayılı Kat Mülkiyeti kanununa göre kat mülkiyeti; bir sitede ya da apartmanda yer alan her bir daire ya da işyeri sahibi olarak bilinen kişilerin bu bağımsız bölümler üzerinde sahip olduğu mülkiyet hakkıdır. Kanunda tanımlandığı üzere bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkı olarak düzenlenmiştir.

Kat Maliki Nedir?

Kat maliki, bağımsız bölümler üzerinde bu hakka sahip olanlar olarak tanımlanmıştır. Yani Kat Mülkiyeti Kanununa göre yapımı tamamlanmış ve kullanıma hazır bir binanın bağımsız alanları üzerindeki kat mülkiyeti hakkına sahip kişilere denir.

Kat Mülkiyeti ve Kat İrtifakı Arasındaki Fark Nedir?

Yukarıda değindiğimiz üzere kat mülkiyeti bağımsız bölümler üzerinde kurulan mülkiyet hakkıdır. Kat irtifakı da bir tapu çeşididir. Bir arsa üzerinde ileride kat mülkiyetine konu olacak inşaata yönelik bir veya birden çok yapının bağımsız bölümlerinde yani henüz tamamlanmamış bir inşaatın hak sahiplerinin paylarını belirtmek ve göstermek amacı ile hazırlanan bir tapu çeşididir.

Giriş Katta Oturanlar Asansör Parasını Ödemek Zorunda Mı? 

Giriş katta oturan kiracı asansör parası öder mi? Bu soru genelde kiracılar ile ev sahipleri arasında tartışma konusudur.

Asansör bakım ücretinin kim tarafından ödeneceği KMK’da düzenlenmiştir. Kat maliklerinden her birinin KMK m.20 uyarınca genel giderlere katılma yükümlülüğü vardır.

Dolayısıyla nerde oturduğu fark etmeksizin giriş katta oturan kiracı veya kat maliki de her kat maliki gibi asansör parası ücreti ve aidatını ödemek zorundadır. Asansörler binanın ortak kullanım alanı olması sebebiyle ortak ücrete tabidir. Bunun için giriş katı, bodrum katı gibi konumlar ödeme yükümlülüğünü ortan kaldırmaz.

Asansör Bakım Ücretini Kiracı Mı Öder?

Asansör bakım ücretini kim öder?

Asansörün servis ve elektrik bakım ücretleri ile yıllık periyodik muayene bedellerini kiracı öder.

Asansör değişimi ya da yeni parça ilavesi gibi masrafları ise kat maliki yani ev sahibi ödeyecektir. 

Ev Sahibi Aidat Ödemezse Ne Olur?

KMK m.20 c bendinde açıklandığı üzere kat malikleri bunlardan faydalanmaya (asansör, kapıcı) lüzum ve ihtiyaç bulunmadığını ileri sürmek suretiyle bu gider ve avans payını ödemekten kaçınamaz. Aidatlarını ödemeyen kat maliki hakkında, diğer kat maliklerinden her biri veya yönetici tarafından, yönetim planına, bu Kanuna ve genel hükümlere göre dava açılabilir, icra takibi yapılabilir. Gider ve avans payının tamamını ödemeyen kat maliki ödemede geciktiği günler için aylık yüzde beş hesabıyla gecikme
tazminatı ödemekle yükümlüdür

Kat Malikleri Kurulu Kararının İptali 

Kat malikleri kurulu toplantısına herhangi bir sebeple katılmayan kat maliklerinden her biri iptal davası açabilmektedir. Toplantıya katılan kat maliklerinin iptal davası açabilmesi için ise alınan kararın aleyhine oy kullanılmış olmaları gerekmektedir. Kat Mülkiyeti Kanunu m.33/1 uyarınca toplantıda aleyhe oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak bir ay içinde, toplantıya katılmayan her kat maliki kararı öğrenmesinden başlayarak bir ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak altı ay içinde ana gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir.

Örneğin kat malikleri kurulunda yüksek bir aidat karara bağlandı ve bu karara itiraz etmek istiyorsunuz. Bu durumda kat malikleri kurulunca verilen bu  karar aleyhine kurul toplantısına katılan fakat aykırı oy kullanan her kat maliki karar tarihinden başlayarak1 ay içinde ve her halde karar tarihinden başlayarak 6 ay içinde içinde ana gayrimenkulün bulunduğu yerdeki sulh mahkemesine iptal davası açabilir.

Son olarak toplantıdaki karar kanun koyucu nezdinde “yok” sayılan veya “mutlak butlan” ile hükümsüz kabul edilen bir karar ise bu kararlar herhangi bir süreye bağlı olmadan da iptalinin istenebileceğini düzenlemiştir.

Kat Malikleri Gelir Gider Defterini İnceleyebilir Mi?

Kat Mülkiyeti Kanunu m.38’de yöneticin hesap verme sorumluluğu düzenlenmiştir. Buna göre yönetim planında yazılı zamanlarda defter inceleme için bir zaman belirlenmişse o zamanda, eğer böyle bir zaman yazılmamışsa her takvim yılının birinci ayı içinde kat malikleri kuruluna o tarihe kadar elde edilen gelirlerin ve yapılmış olan giderlerin hesabını vermekle yükümlüdür. Yani kat maliklerinde her biri istediği zaman gelir gider defterlerini inceleme yetkisi yoktur. Ancak kat maliklerinin yarısı isterse, bunların arsa payları ne olursa olsun yönetim planında yazılı zamanlar dışında da hesabın gösterilmesi yöneticiden istenebilmektedir.

Kat Malikleri Kurulu Toplantı Yeter Sayısı?

KMK m.30’da toplantı yeter sayısı düzenlenmiştir. Kat malikleri kurulu, kat maliklerinin sayı ve arsa payı bakımından yarısından 1 fazlasıyla toplanır ve oy çokluğuyla karar verir. örneğin 100 daire varsa 51 dairenin maliki toplantıya katılması gerekir. Yeter sayının sağlanamaması nedeniyle ilk toplantının yapılamaması halinde, ikinci toplantı, en geç 15 gün sonra yapılır.

Ana Gayrimenkulün Genel Giderleri Nelerdir?

KMK m.20 a ve b bentleri uyarınca kat maliklerinden her biri aralarında başka türlü anlaşma olmadıkça:
a) Kapıcı, kaloriferci, bahçıvan ve bekçi giderlerine ve bunlar için toplanacak avansa eşit olarak;
b) Ana gayrimenkulün sigorta primlerine ve bütün ortak yerlerin bakım, koruma, güçlendirme ve onarım giderleri ile yönetici aylığı gibi diğer giderlere ve ortak tesislerin işletme giderlerine ve giderler için toplanacak avansa kendi arsa payı oranında katılmakla yükümlüdür.

Genel giderlere katılma konusu a bendine göre her kat maliki için eşit, b bendine göre arsa payı oranında katılma şeklinde olmaktadır.

Yöneticinin Görevleri Nelerdir?

Yöneticinin görevleri KMK’da genel yönetim işleri, defter ve belge tutma işleri ve işletme projesinin yapılması şeklinde 3 başlıkta düzenlenmiştir.

Genel yönetim işleri:

– Yöneticinin görevleri, yönetim planında belirtilir; yönetim planında aksine hüküm olmadıkça, yönetici aşağıdaki işleri görür:
a) Kat malikleri kurulunca verilen kararların yerine getirilmesi;
b) Ana gayrimenkulün gayesine uygun olarak kullanılması, korunması, bakımı ve onarımı için gereken tedbirlerin alınması;
c) Ana gayrimenkulün sigorta ettirilmesi;
d) Ana gayrimenkulün genel yönetim işleriyle korunma, onarım, temizlik gibi bakım işleri ve asansör ve kalorifer, sıcak ve soğuk hava işletmesi ve sigorta için yönetim planında gösterilen zamanda, eğer böyle bir zaman gösterilmemişse, her takvim yılının ilk ayı içinde, kat maliklerinden avans olarak münasip miktarda paranın toplanması ve bu avansın harcanıp bitmesi halinde, geri kalan işler için tekrar avans toplanması;
e) Ana gayrimenkulün yönetimiyle ilgili diğer bütün ödemelerin kabulü, yönetim dolayısıyla doğan borçların ödenmesi ve kat malikleri tarafından ayrıca yetkili kılınmışsa, bağımsız bölümlere ait kiraların toplanması;
f) Ana gayrimenkulün tümünü ilgilendiren tebligatın kabulü;
g) Ana gayrimenkulü ilgilendiren bir sürenin geçmesinden veya bir hakkın kaybına meydan vermeyecek gerekli tedbirlerin alınması;
h) Ana gayrimenkulün korunması ve bakımı için kat maliklerinin yararına olan hususlarda gerekli tedbirlerin, onlar adına alınması;
i) Kat mülkiyetine ilişkin borç ve yükümlerini yerine getirmeyen kat maliklerine karşı dava ve icra takibi yapılması ve kanuni ipotek hakkının kat mülkiyeti kütüğüne tescil ettirilmesi;
j) Topladığı paraları ve avansları yatırmak ve gerektiğinde almak üzere muteber bir bankada kendi adına ve fakat ana gayrimenkulün yönetici sıfatı gösterilmek suretiyle, hesap açtırılması;
k) Kat malikleri kurulunun toplantıya çağırılması.
l) ) Ana gayrimenkulde bulunan asansörlerin güvenli bir şekilde işletilmesinin sağlanması amacıyla aylık bakımları ile yıllık kontrollerinin ilgili teknik düzenlemelere uygun şekilde yaptırılması ve bu işlemlere ilişkin ücretlerin ödenmesi. Bu Kanunun 34 üncü maddesinde belirtilen şartları taşımasına rağmen yönetici ataması yapılmayan ana gayrimenkulde, birinci fıkrada sayılan işlerin yaptırılmasından kat malikleri müştereken sorumludur.

Defter ve belge tutma işleri:

Yönetici, kat malikleri kurulunun kararlarını protokolleri, yapılan ihtar ve tebligatın özetini ve tarihlerini ve bütün giderleri, 32.maddede sözü geçen deftere tarih
sırasıyla yazmaya ve bu defteri ve giderlerin belgeleriyle diğer bütün belgeleri bir dosyada saklamaya mecburdur. Bu defterin, her takvim yılının bitmesinden başlayarak bir ay içinde yönetici tarafından
notere kapattırılması mecburidir. Bu maddede yazılı görevleri yerine getirmeyen yöneticiye 33.maddenin son fıkrasında yazılı cezalar uygulanır.

İşletme projesinin yapılması:

Kat malikleri kurulunca kabul edilmiş işletme projesi yoksa, yönetici gecikmeksizin bir işletme projesi yapar.
Bu projede özellikle:
a) Ana gayrimenkulün bir yıllık yönetiminde tahmini olarak gelir ve gider tutarları;
b) Tüm giderlerden her kat malikine, bu Kanunun 20. maddesindeki esaslara göre düşecek tahmini miktar;
c) Tahmini giderlerle diğer muhtemel giderleri karşılamak üzere her kat malikinin 20.maddedeki esaslara göre vermesi gereken avans tutarı gösterilir.
Bu proje kat maliklerine veya bağımsız bölümden fiilen yararlananlara, imzaları karşılığında veya taahhütlü mektupla bildirilir. Bildirimden başlayarak yedi gün içinde projeye itiraz edilirse durum kat malikleri kurulunda incelenir ve proje hakkında, karar verilir, gerekirse yeni bir proje hazırlanır.
Kesinleşen işletme projeleri veya kat malikleri kurulunun işletme giderleri ile ilgili kararları, İcra ve İflas Kanununun 68 inci maddesinin 1.fıkrasında belirtilen belgelerden sayılır.

Yöneticinin Sorumluluğu

Yöneticilerin yetkilerinin yanında gerçekleştirdikleri fiiller nedeniyle hukuki ve cezai sorumlulukları da vardır. Yöneticinin defterleri gerçeğe aykırı tutması veya toplanan paraları zimmetine geçirmesi gibi fiilleri onun cezai sorumluluğunu doğurmaktadır.

Yöneticinin hukuki sorumluluklarına gelince KMK m.38 gereğince yönetici kat maliklerine karşı aynen bir vekil gibi sorumludur. Kanunun bu hükmü nedeniyle, yönetici ile kat malikleri arasındaki ilişki vekalet ilişkisidir. Eğer yönetici kat maliklerin karşı görevlerini yerine getirmezse kat malikleri yöneticiden tazminat talebinde bulunabileceği gibi yerine getirmediği görevin ifasını da talep edebilme hakkı vardır.

Son olarak kat maliklerinin yöneticiyi azletme hakkı vardır. Yönetici görevlerini yerine getirmediği takdirde kat malikleri kurulu toplanarak yöneticiyi azledebilmektedir. Bunun için illa haksız bir fiil şartı yoktur bu hak her zaman kat malikleri kurulunda mevcuttur. Ancak yöneticinin haksız nedenle azlinde eğer kat malikleri ile yönetici arasında bir sözleşme varsa ve yönetici ücret karşılığı bu işi yapıyorsa bu durumda yöneticinin sözleşme süresi sonuna kadar hak edeceği ücreti haksız azletme söz konusu olacağı için talep etme hakkı vardır.

Vasi Defteri

Vasi Defteri Nedir?

Vasi defteri, vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine, vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından hâkimin belirleyeceği süre içinde ve talimatları doğrultusunda vesayet altındaki kişinin yönetilecek malvarlığının tutulduğu defterdir.

Koşullar gerektirdiği takdirde denetim makamı, vasi ve vesayet makamının isteği üzerine vesayet altındaki kişinin malvarlığının resmî defterinin tutulmasına karar verebilir. Bu defter, mirastaki resmi defterin alacaklılara karşı doğurduğu sonuçları doğurur ve oradaki usul uyarınca tutulur.

Vasi Defteri Nasıl Tutulur?

Defter tutma yükümlülüğü altında olan vasi öncelikle vesayet altına alınan kişinin malvarlığının bilançosunu çıkarır. Bilançoda aktif ve pasifler gösterilir. Vesayet altına alınan kişiye ait olan taşınmazlar, değerli sayılabilecek taşınır eşya (yaklaşık değerleri de belirtilmek suretiyle), alacaklar, borçlar, maaş, kira gelirleri, faiz, temettü gibi gelirler ve giderler vasi tarafından tutulan bu (adi) defterde detaylı olarak açıklanır.

Tutulan defter belirlenen süre içinde iki örnek olarak vesayet makamına verilir. Vesayet makamı, defterde yazılan malların iyi tanımlanmadığını, değerlerinin takdirinde yanlışlık yapıldığını veya eksik yazıldığını saptarsa, bunları denetimi altında tamamlattırır veya düzelttirir. Vesayet makamı, defterin usulune uygun ve doğru olarak düzenlendiği kanısına varırsa bir örneğini onaylayarak vasiye verir, diğer örneğini dosyasında saklar.

Vasi Defterine Neler Yazılır?

Hakim tarafından belirlenen kişi, vasi defterine vesayet altındaki kişinin mallarının türünü adedini, tahmini rayiç bedellerini, taşınmazların bulunduğu yerleri ve bu mallar üzerindeki kısıtlamalara ilişkin ayni hakları yazmaktadır.

Vasi Defter Tutmak Zorunda Mı?

Türk Medeni Kanununda düzenlenen vasi defteri tutulması, vesayet kararın kesinleşmesi ile birlikte vakit kaybetmeden yönetilecek mal varlığına ilişkin defteri tutmak zorundadır.  Yetkili vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimliği aksini belirtmedikçe vasinin yönetmekte olduğu malvarlığına ilişkin defter tutma yükümlülüğü aynen devam eder. Kısacası vasi defterinin tutulması kanundan doğan bir yükümlülüktür.

Hakimin belirlediği süre içinde defterin düzenlenmesine engel bir durum varsa, vesayet makamından ek süre istenebilir. Vasinin ek süre istemi vesayet makamınca uygun görüldüğü takdirde yeterli ek süre verilir. Bu süre kesindir.

Vasi, defter tutma işini vesayet makamının görevlendireceği bir kişi ile birlikte yapar. Bu kişinin vesayet makamının bir üyesi olması ise şart değildir

Vasi Defteri Tutulmazsa Ne Olur?

Vasi defterinin tutulmaması durumunda defteri tutma yükümlülüğünü ihmal etmiş olur. TMK m.483 uyarınca belirlenen süreler içinde defter tutulmaz veya tamamlanmazsa vasi,  vesayet makamı tarafından görevinden alınır.

Vasi Defteri Tutma Yükümlülüğü Bulunmayanlar

Vesayet makamı tarafından Vasi olarak tayin edilen kişinin defteri tutulacak kişiye ait yönetilecek herhangi bir malvarlığının olmaması durumunda vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği vasinin defter tutmasına gerek olmadığı yönünde karar verebilmektedir. Bu durumda hakimin kararıyla birlikte vasinin defter tutma yükümlülüğü olmadığı söz konusu olmaktadır. Yani malvarlığı olmayan birinin vasi defteri tutulamayacağı yönünde hakim karar verebilir.

Vasi Defteri Nereden Alınır?

 

 

Faulty Aesthetics in Turkey

Aesthetic surgical interventions are medical-surgical interventions aimed at correcting congenital or spontaneous appearance defects of the person or making people look more beautiful than they are, even if such a situation does not exist. In case of incorrect results resulting from these interventions, compensation is possible due to incorrect plastic surgery.

Aesthetics Turkey Case

The trend towards plastic surgeries for beautification purposes has been increasing rapidly lately. In fact, it has reached such an advanced level that; It has become a very large industry. To give an example of plastic surgeries performed for beautification purposes; tissue transfer to the wrinkled face, vacuum fat removal from the buttocks, nose correction, double chin removal, thinning of chubby cheeks, lip or breast enlargement or breast reduction by wearing silicone prosthesis, breast lift, ear reduction or correction of prominent ears, aesthetic tummy tuck, liposuction (aesthetic liposuction). We can give many examples of aesthetic operations such as fat injection, face lift, eyebrow lift, eyelid aesthetics, chin aesthetics, botox. In this regard, there will be malpractice lawsuits in case of faulty plastic surgeries.

Can You Sue Doctors İn Turkey? Can You Sue a Clinic in Turkey?

You can file a lawsuit against your plastic surgeon or the health institution where you had plastic surgery. In case of damages resulting from incorrect medical intervention, a lawsuit may be filed to claim material and moral compensation. You can CONTACT us regarding this issue.

Can You Get Compensation for Surgery not Done Properly in Turkey?

Claims for compensation in plastic surgeries arise if the surgery results unexpectedly. Material and moral compensation may be claimed as a result of faulty medical intervention (malpractice).

The rights of the patient who suffered damage as a result of the doctor’s error to request compensation are as follows:

  • Financial Compensation – All treatment expenses spent to correct this error as a result of the doctor’s error, as well as temporary or permanent and caregiver expenses due to the person’s incapacity for work, are included in the financial compensation.
  • Non-pecuniary compensation – In case a person’s physical integrity is damaged, it may decide to pay an appropriate amount of money to the injured person as non-pecuniary compensation, taking into account the characteristics of the incident.
  • Compensation for Loss of Support – It is the damage suffered by the support recipients as a result of the loss of the support received by the people whom a person supported while he was alive, due to the death of a person who died as a result of a doctor’s error. These people may request this compensation from the responsible persons or institutions.

Medical Negligence Solicitors Turkey

Turkey Health Law Attorney, provides legal services to its local and foreign clients in resolving some legal disputes that may arise in the field of health, and continues its activities in this context.

Can You Sue for a Bad Hair Transplant in Turkey?

After unsuccessful hair transplantation operations, people can file a malpractice lawsuit. Therefore, if the patient proves the doctor’s fault, the existence of damage, and the causal link between the fault and the damage, you can claim material and moral compensation.

Hair Transplant Attorney Turkey

Hair transplantation is a medical procedure performed by specialist physicians. However, as with any medical procedure, this procedure can sometimes produce unexpected results. In cases of faulty hair transplantation, patients often find that the result does not meet their expectations, or worse, they encounter physically or aesthetically disturbing results. At this point, we step in as a faulty hair transplantation case lawyer. We will then assist in taking legal steps to protect these patients’ rights and assert compensation claims when necessary.

Malpractice Dental Attorney

Malpractice in dentistry can occur in many different ways, such as misdiagnosis, wrong treatment, wrong implant applications, wrong dosage and drug use. As a result of such incorrect practices, it is possible for the patient to experience serious health problems such as pain, infection, tooth loss, jaw bone loss, and nerve damage. For example, when a dentist extracts a patient’s teeth, he or she may pull the wrong tooth or damage the tooth root. In addition, the patient may be harmed due to errors in implant and prosthesis application, there may be an error in the anesthesia method used, damage to the patient’s teeth may occur as a result of an incorrect treatment method, and the patient may not regain his health as intended with the treatment. In such cases, a malpractice lawsuit may be filed against the physician and the healthcare institution and a judicial decision may be issued. You can CONTACT us for more detailed information about the case.

Faulty Dental Treatment

We frequently encounter questions about bad dental work in Turkey.

Medical interventions performed by dentists are direct interventions on the person’s body. Therefore, if the dentist makes any mistake, this constitutes a tort and a crime.

Legal Liability of the Dentist in Turkey

Legal liability of the dentist means the doctor’s liability for medical errors. There are three types of dentist liability for medical errors:
• Criminal Liability
• Liability for Compensation
• Disciplinary Responsibility
In all three cases, the physician will face a sanction. However, these sanctions are quite different from each other.

Can you Sue a Dentist in Turkey? Can you Sue a Dentist for Nerve Damage?

A lawsuit may be filed against the dentist for compensation due to malpractice, or a complaint may be filed with the prosecutor’s office. Compensation must be paid to compensate for the damage suffered as a result of the dentist’s incorrect treatment. We provide our clients with the best compensation lawyer service in filing a compensation lawsuit for damages resulting from doctor’s error.

How do I Complain about a Dentist in Turkey?

Dentists carry transferences towards their patients during this treatment service they provide in oral and dental health. If the dentist suffers damage as a result of faulty treatment, a medical malpractice lawsuit may be filed and compensation cannot be cancelled. Therefore, as we stated above, a complaint can be made to the prosecutor’s office and the chamber of dentists.  If you want us to help you as a Medical negligence solicitor Turkey, CONTACT us.

Fee for Malpractice Dental Attorney

Dentist malpractice cases lawyer, it determines the fee it will demand from the client according to the effort and time it will spend.

YOU CAN CONTACT US FOR FEE INFORMATION.

Boşanma Davası Feragat Dilekçesi

BOŞANMA DAVASINDAN FERAGAT DİLEKÇESİ – ANLAŞMALI BOŞANMA FERAGAT DİLEKÇESİ – ÇEKİŞMELİ BOŞANMA DAVASINDAN FERAGAT DİLEKÇESİ

……  AİLE MAHKEMESİ’NE

Dosya Esas No                       :  …/… E.

DAVADAN FERAGAT EDEN
DAVACI                                    : 

DAVALI                                    : 

KONU                                       : Boşanma davasından feragat beyanının sunulmasıdır.

AÇIKLAMALAR                       :

Mahkemenizde görülmekte olan boşanma davasında, davalı eşim ile anlaşmış anlaşmış olup boşanmadan vazgeçiyorum. Karşılıklı yargılama giderleri talebimiz olmadan davadan feragat ediyorum.

HUKUKİ NEDENLER                :  HMK m.307,310 vb, ve ilgili tüm mevzuatlar.

SONUÇ VE İSTEM       : Yukarıda izah edilen sebeplerden ötürü davadan feragat beyanım doğrultusunda karar verilmesini saygılarımla talep ederim. …/…/…

 

 Davacı