Tekne ve Yat Hasarında Sigorta Şirketinin Sorumluluğu
Bir tekne veya yat hasar gördüğünde, sigorta poliçesinin varlığı tazminatın kendiliğinden ödeneceği anlamına gelmez. Sigortacı; rizikonun teminat kapsamında olup olmadığını, ihbar sürelerinin ve sigortalının yükümlülüklerinin yerine getirilip getirilmediğini ve zararın ispatını değerlendirir. Uygulamada sorunların çoğu, ödemenin reddedilmesi veya eksper raporuna dayanılarak eksik ödenmesi noktasında doğar. Türk hukukunda tekne sigortası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun sigorta hükümleri ile Tekne Sigortası Genel Şartları ve Enstitü Yat Klozları çerçevesinde değerlendirilir. Bu içerik, sigorta şirketinin sorumluluğunun hukuki çerçevesini, tazminatın ne zaman muaccel olduğunu, hangi hâllerin teminat dışı sayıldığını ve ödeme yapılmadığında izlenecek hukuki yolları 2026 itibarıyla güncel uygulama ışığında ele almaktadır. Sürecin teknik ve süreye duyarlı yapısı, erken hukuki değerlendirmeyi önemli kılar.
Tekne ve Yat Sigortasında Sigortacının Sorumluluğu Hangi Hukuki Çerçeveye Dayanır?
Tekne ve yat sigortasında sigortacının sorumluluğu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Altıncı Kitabı'ndaki sigorta hükümlerine dayanır. Önemli bir nokta şudur: eski Türk Ticaret Kanunu'ndaki (6762 sayılı) ayrı “deniz sigortaları” bölümü yeni Kanun'da kaldırılmıştır. Bu nedenle tekne sigortası bugün; TTK'nın sigortaya ilişkin genel hükümleri (m. 1401 vd.) ile zarar (mal) sigortaları hükümlerine (m. 1453 vd.), bunların yanında Tekne Sigortası Genel Şartları ile çoğu poliçeye “özel şart” olarak eklenen Enstitü Yat Klozları'na (Institute Yacht Clauses) tabidir.
Pratikte poliçenin asıl teminat çerçevesini İngiliz menşeli Enstitü Yat Klozları belirler; Genel Şartlar ve TTK'nın emredici koruyucu hükümleri ise sigortalı lehine asgari güvenceyi sağlar. Tekne Sigortası Genel Şartları'nın A.1 (Sigortanın Konusu) maddesi; yat, kotra, tenezzüh teknesi, deniz motosikleti ve benzeri özel kullanımdaki deniz araçlarını da kapsama dâhil eder. A.3 (Teminatın Kapsamı) maddesi ise teminatın; aracın uğradığı ziya ve hasarı, teminata dâhil edilmişse sorumluluk tazminatını ve ilgili masrafları kapsadığını, bu kapsamın poliçeye eklenen özel şartlarla (Enstitü Yat Klozları [Cl. 328]) belirleneceğini düzenler. Uygulamada karşılaşılan sorun, poliçedeki İngilizce kloz metni ile Türkçe genel şartlar arasındaki ilişkinin yanlış yorumlanması ve ret kararlarının çoğunlukla kloz istisnalarına dayandırılmasıdır.
| HUKUKİ NOT Sorumluluk sigortası niteliğindeki Deniz Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile gövde-makine teminatı veren tekne (kasko) sigortası farklı menfaatleri korur. Birincisi ticari yolcu taşımada üçüncü kişilere; ikincisi doğrudan teknenin kendisine ilişkin zararı kapsar. Hangi sigortanın devrede olduğu, sorumluluğun kapsamını belirler. |
Sigorta Şirketi Hangi Hasarlardan Sorumludur, Hangileri Teminat Dışıdır?
Sigortacı, sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumludur; bir rizikonun veya zararın teminat dışında kaldığını ise sigortacı ispatlamak zorundadır (TTK m. 1409). Bu kural sigortalı lehinedir: sigortalı yalnızca rizikonun gerçekleştiğini ve zararını ortaya koyar; “bu hasar teminat dışı” diyen taraf bunu kanıtlamakla yükümlüdür.
Enstitü Yat Klozları kapsamında genel olarak teminata dâhil başlıca rizikolar: çatma (çarpışma), karaya/sığlığa oturma, batma, yangın ve infilak, fırtına ve kötü hava, yıldırım, hırsızlık, korsanlık ile poliçede belirtilen seyrüsefer sahasında, marinada, rıhtımda ve çekek yerinde meydana gelen zararlardır. Buna karşılık teminat dışı kalan başlıca hâller şunlardır:
- Tasarım ve yapım (imalat) hatalarından kaynaklanan zararlar.
- Normal aşınma, yıpranma, çürüme ve bakım eksikliğinden doğan hasarlar.
- Dıştan takma motorun düşmesi veya güverteden denize yuvarlanması.
- Ek teminat alınmadıkça savaş, terör, grev ve kötü niyetli hareketler.
- Yarış rizikoları ile sigortacının onayı alınmadan yapılan büyük tadilatlar.
- Sigortalının kasten sebep olduğu zararlar (TTK m. 1429 anlamında).
Bu kataloğun yanında, yat poliçelerine özgü̈ bir “bağlama yeri (konaklama) klozu” uygulamada belirleyici olur: poliçeler çoğu zaman, hırsızlık ve ağır hava rizikolarındaki teminatı, teknenin seyir yapmadığı uzun konaklamalarda marinada veya güvenlik görevlisi bulunan, ağır havaya karşı korunaklı bir yerde bağlı olması koşuluna bağlar; aksi hâlde bağlama yerinin önceden sigortacıya bildirilip onay alınması gerekir. Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 03.05.2024 tarihli ve K-2024/213502 sayılı kararına konu “Iskata” adlı motor-yat uyuşmazlığında, ağır havada bağlama halatının kopmasıyla oluşan hasarda tam da bu klozun kapsamı tartışılmıştır. Bu tür kayıtların TTK m. 1409/2 uyarınca teminatı sınırlayan istisna niteliğinde olduğunu ve ispat yükünün sigortacıda kaldığını göz ardı etmemek gerekir.
Tekneniz Üçüncü Bir Kişiye Zarar Verirse Sigorta Şirketi Sorumlu Olur mu?
Yat ve tekne poliçelerinin çoğunda gövde-makine teminatının yanında bir de Üçüncü Şahıs Mali Mesuliyet (TŞMM) teminatı bulunur. Bu teminat, sigortalı deniz aracının üçüncü kişilere verdiği zararları poliçe limiti dâhilinde karşılar. Önemli ilke şudur: poliçenin sigortalı ile sigortacı arasında geçerli olan özel şartları, zarar gören üçüncü kişiye karşı ileri sürülemez; üçüncü kişi, teminat limiti içinde doğrudan sigortacıya başvurabilir.
Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 18.12.2025 tarihli ve K-2025/573874 sayılı kararı bu ilkeyi somutlaştırır: bir marinada yakıt ikmali sırasında patlayan sürat teknesinden fırlayan parçalar, yakındaki park hâlindeki bir aracı hasarlandırır. Sigortacı, “poliçede değer kaybı teminatı yok” ve “zamanaşımı” savunmalarını ileri sürer; ancak Komisyon, Tekne Sigortası Genel Şartları A.3 ve poliçedeki TŞMM teminatı uyarınca üçüncü kişinin reel değer kaybı zararından sigortacının sorumlu olduğuna hükmeder. Bilirkişinin belirlediği 20.000 TL değer kaybından, poliçedeki %0,5 tenzili muafiyet düşülerek 19.900 TL'ye karar verilir. Sigortacının başvuru tarihinden (30.07.2025) TTK m. 1427 uyarınca 45 gün sonra (15.09.2025) temerrüde düştüğü kabul edilerek alacağa avans faizi işletilir.
| HUKUKİ NOT Çıkarım: Yat/tekne sigortasında “şu zarar kalemi poliçede ayrıca yazmıyor” savunması tek başına sorumluluğu kaldırmaz. TŞMM teminatı kapsamına giren bir zarar söz konusuysa, üçüncü kişi doğrudan sigortacıdan tazminat (hasar onarımı, değer kaybı vb.) talep edebilir; muacceliyet ve temerrüt yine TTK m. 1427 rejimine tabidir. |
Sigortalı, rizikonun gerçekleştiğini öğrenince durumu gecikmeksizin sigortacıya bildirmekle yükümlüdür (TTK m. 1446). İhbar yükümlülüğünün ihlali, ödemeyi geciktirebileceği gibi bazı hâllerde tazminatın indirilmesine yol açabilir. İhbarla birlikte sigortalı; zararı azaltıcı makul önlemleri almalı ve rizikoyu ağırlaştıracak davranışlardan kaçınmalıdır (TTK m. 1444).
Hasar sonrası izlenecek adımlar
- Riziko gerçekleşir gerçekleşmez sigortacıya/acenteye gecikmeksizin ihbar yapın (yazılı; tarih ve içerik kayıt altına alınmalı).
- Hasar yerini ve teknenin durumunu fotoğraf/video ile delillendirin; mümkünse hasar tespit tutanağı düzenletin.
- Poliçe, eksper raporu, fatura/teklif, seyir kayıtları ve ilgili belgeleri eksiksiz sigortacıya verin (muacceliyet süresi belgelerin verilmesiyle işler).
- Sigortacının onayı olmadan büyük onarım/tadilata başlamayın; aksi hâlde teminat tartışmalı hâle gelebilir.
- Ödeme reddedilir veya eksik teklif edilirse yazılı itiraz edip hukuki değerlendirme alın.
Sigorta Tazminatı Ne Zaman Ödenir? Sigortacı Temerrüde Ne Zaman Düşer?
Sigorta tazminatı, rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesi ve edime ilişkin araştırmaların tamamlanmasıyla; her hâlde rizikonun ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur (TTK m. 1427/2). Araştırma, ihbardan başlayarak üç ay içinde tamamlanamazsa sigortacı, tazminattan mahsup edilmek üzere belirlenecek hasar miktarının en az %25'ini avans olarak öder (kısmi hasar ve eksik sigortada %15) (TTK m. 1427/3).
Borç muaccel olunca sigortacı, ayrıca ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer ve ödenmeyen tutara temerrüt faizi işler (TTK m. 1427/4). Sigortacıyı temerrüt faizinden kurtaran sözleşme hükümleri geçersizdir (TTK m. 1427/5). Tazminat kural olarak nakden ödenir; aynen tazmin ancak sözleşmede kararlaştırılmışsa söz konusu olur (TTK m. 1427/1).
Uygulamadan bir örnek: Sigorta Tahkim Komisyonu'nun 18.12.2025 tarihli ve K-2025/573874 sayılı bir yat sigortası kararında, sigortacıya başvuru tarihi 30.07.2025 kabul edilmiş ve TTK m. 1427 uyarınca 45 gün sonrası olan 15.09.2025 temerrüt tarihi sayılarak alacağa avans faizi işletilmiştir. Bu örnek, 45 günlük muacceliyet kuralının yat poliçelerinde doğrudan uygulandığını göstermektedir.
Sigorta Şirketi Ödeme Yapmazsa veya Eksik Öderse Hangi Yollara Başvurulur?
Sigorta şirketi ödemeyi reddeder veya eksik öderse, sigortalının önünde iki temel başvuru yolu vardır: Sigorta Tahkim Komisyonu ve Asliye Ticaret Mahkemesi. Her iki yolda da ön koşul, talebin önce yazılı olarak sigorta şirketine iletilmesi ve şirketin reddetmesi ya da 15 iş günü içinde yeterli cevap vermemesidir.
Sigorta Tahkim Komisyonu, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30. maddesine dayanan, kararları ilam niteliğinde olan ve mahkemeye göre genellikle daha hızlı sonuçlanan bir alternatif uyuşmazlık çözüm yoludur. Tekne/yat sigortası isteğe bağlı bir sigorta olduğundan, Komisyona başvuru için ilgili sigorta şirketinin tahkim sistemine üye olması gerekir.
| Karşılaştırma | Sigorta Tahkim Komisyonu | Asliye Ticaret Mahkemesi |
| Dayanak | 5684 s. Kanun m. 30 | TTK m. 4-5 (mutlak ticari dava) |
| Hız | Genellikle 4-8 ay | Daha uzun; bilirkişi süreçli |
| Karar etkisi | İlam niteliğinde; ilamlı icra | İlam; istinaf/temyiz yolu |
| Ön şart | Şirkete başvuru + üyelik | Şirkete başvuru (HMK) |
| Kanun yolu (2026) | İtiraz ≥ 35.000 TL; temyiz ≥ 383.000 TL | İstinaf / temyiz (HMK sınırları) |
Tekne/Yat Sigortası Uyuşmazlıklarında Zamanaşımı
Sigorta sözleşmesinden doğan istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yıl ve her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıl geçmekle zamanaşımına uğrar (TTK m. 1420). Muacceliyet çoğu olayda ihbardan 45 gün sonra başladığından, iki yıllık süre de bu tarihten işlemeye başlar. Zamanaşımı süresini sigortalı aleyhine değiştiren sözleşme hükümleri geçersizdir (TTK m. 1452).
Görevli ve Yetkili Mahkeme
Sigorta sözleşmesinden doğan tazminat davalarında görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesi'dir; çünkü bu davalar TTK m. 4 anlamında mutlak ticari dava sayılır. Yetkili mahkeme ise Tekne Sigortası Genel Şartları ve genel yetki kuralları çerçevesinde; sigortacının merkezinin veya sözleşmeye aracılık eden acentenin bulunduğu yer ya da riziko Türk karasularında gerçekleşmişse rizikonun gerçekleştiği yer mahkemesidir.
İstanbul'un Avrupa yakasında önemli bir yat limanı olan Ataköy Marina, Bakırköy sınırlarındadır. Bu nedenle Bakırköy ve çevresindeki tekne sahipleri için sigorta uyuşmazlıkları çoğunlukla İstanbul Asliye Ticaret Mahkemeleri veya hızlı çözüm için Sigorta Tahkim Komisyonu üzerinden yürütülür. Öner Hukuk ve Danışmanlık, Bakırköy/İstanbul merkezli olarak deniz aracı sigortası uyuşmazlıklarında sigortalıların tazminat haklarının takibini üstlenmektedir.
*Tekne sahibinin tüketici sıfatını taşıdığı (ticari amaç dışı kullanım) hâllerde görev ve başvuru yolu bakımından özel değerlendirme gerekebilir. Sigorta uyuşmazlıklarında Sigorta Tahkim Komisyonu uzmanlaşmış ve hızlı bir yol sunsa da, somut olayın niteliğine göre en doğru yol seçimi dosya bazında belirlenmelidir.
Sıkça Sorulan Sorular
Tekne sigortası Türkiye'de zorunlu mudur?
Özel kullanımdaki tekne ve yatlar için gövde-makine (kasko niteliğindeki) tekne sigortası zorunlu değildir; isteğe bağlıdır. Ancak ticari amaçla yolcu taşıyan deniz araçları için Deniz Araçları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası kanunen zorunludur. Bu iki sigorta farklı menfaatleri korur ve farklı genel şartlara tabidir.
Sigorta şirketi tekne hasarını hangi sürede ödemek zorundadır?
TTK m. 1427/2 uyarınca tazminat; rizikoyla ilgili belgelerin sigortacıya verilmesi ve araştırmaların tamamlanmasıyla, her hâlde rizikonun ihbarından itibaren 45 gün sonra muaccel olur. Bu süre dolunca sigortacı, ayrıca ihtara gerek olmaksızın temerrüde düşer ve temerrüt faizi işlemeye başlar.
Sigortacı 'hasar teminat dışı' derse ispat yükü kimdedir?
Sigortalı yalnızca rizikonun gerçekleştiğini ve zararı ispatlar. Bir rizikonun veya zararın teminat dışında kaldığını ileri süren sigortacı, bu istisnayı kendisi ispatlamakla yükümlüdür (TTK m. 1409/2). Bu kural, eksik gerekçeyle yapılan ödeme retlerine karşı sigortalı lehine güçlü bir dayanaktır.
Sigorta şirketi ödeme yapmazsa hangi yola başvurulur?
Önce sigorta şirketine yazılı başvuru yapılır. Şirket talebi reddeder veya 15 iş günü içinde cevap vermezse, sigortacının üye olması kaydıyla Sigorta Tahkim Komisyonu'na başvurulabilir; alternatif olarak görevli Asliye Ticaret Mahkemesi'nde dava açılabilir. Tahkim yolu genellikle daha hızlı sonuçlanır.
Tekne sigortası tazminatı talebinde zamanaşımı süresi nedir?
TTK m. 1420 uyarınca sigorta sözleşmesinden doğan istemler, alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren iki yılda zamanaşımına uğrar; her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yıllık üst sınır geçerlidir. Süre, çoğu olayda ihbardan 45 gün sonra başlar.
Enstitü Yat Klozunda hangi hasarlar teminat dışıdır?
Tasarım ve yapım hataları, normal aşınma-yıpranma, dıştan takma motorun denize düşmesi, yarış rizikoları ile ek teminat alınmadıkça savaş, terör ve grev rizikoları kural olarak teminat dışındadır. Önemli bir ayrım, gizli kusurda ortaya çıkar: gizli kusurun yol açtığı sonuç hasarı çoğu zaman teminat içindeyken (Cl. 328, kloz 9.2.2.1), kusurlu parçanın kendisinin onarım maliyeti ve çizim/yapım hatasının düzeltilmesi gideri teminat dışıdır (kloz 10.9). İstisnaların kapsamı poliçeye eklenen özel şartlarla belirlendiğinden, ret kararı mutlaka kloz metniyle birlikte değerlendirilmelidir.
Marinada veya çekek yerinde oluşan hasarlardan kim sorumludur?
Tekne poliçeleri, seyrüsefer dışında marinada, rıhtımda ve çekek yerinde duran tekneyi de poliçedeki şartlarla teminat altına alır. Ancak birçok poliçede 'bağlama yeri klozu' bulunur: hırsızlık ve ağır hava rizikolarındaki teminat, teknenin korunaklı bir marinada veya güvenlikli bir yerde bağlı olması koşuluna bağlanabilir; aksi yerlerde önceden sigortacıya bildirim ve onay gerekir. Hasar marina işletmecisinin kusurundan kaynaklanıyorsa, sigortacı sigortalıya ödeme yaptıktan sonra TTK m. 1472 halefiyet hükmü uyarınca kusurlu marinaya rücu edebilir.
Hukuki Uyarı: İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.