Basit Yargılama Usulü: Dilekçeler, Süreler ve Aşamalar (HMK m. 316-322)
Basit yargılama usulü, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 316-322'nci maddelerinde düzenlenen ve daha kısa, daha ekonomik şekilde sonuçlandırılması öngörülen dava ve işler için kabul edilen özel bir yargılama biçimidir. Yazılı yargılama usulüne göre dilekçe sayısı sınırlandırılmış, dilekçeler aşaması ile ön inceleme arasındaki sınır esnetilmiş ve tahkikatın kısa sürede tamamlanması ilkesi benimsenmiştir. Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren tüm uyuşmazlıklar başta olmak üzere; nafaka, velayet, kira, ortaklığın giderilmesi, iş ve tüketici davalarının önemli bir kısmı bu usule tâbidir. Aşağıda 2026 itibarıyla yürürlükteki düzenleme ışığında usulün tüm aşamaları, süreleri ve uygulamadaki kritik noktalar değerlendirilmektedir.
Basit Yargılama Usulü Nedir?
Hukuk Muhakemeleri Kanunu, medeni yargılama hukukunda iki temel yargılama usulü öngörmüştür: yazılı yargılama usulü (HMK m. 118-186) ve basit yargılama usulü (HMK m. 316-322). Yazılı yargılama esas, basit yargılama ise kanunun belirlediği dava ve işler için öngörülen istisnai bir usuldür. Basit yargılama usulünün benimsenmesindeki temel amaç, niteliği gereği daha kısa sürede sonuçlandırılabilecek uyuşmazlıkların; gereksiz formaliteye boğulmadan, daha az dilekçe ve daha sıkı sürelerle karara bağlanmasıdır. Bu çerçevede dilekçeler aşaması ile ön inceleme aşamasının iç içe yürütülmesi, cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçelerinin kaldırılması ve tahkikatın kural olarak üç oturumda tamamlanması gibi farklılıklar getirilmiştir.
Basit Yargılama Usulüne Tabi Davalar ve İşler (HMK m. 316)
HMK'nın 316'ncı maddesi, basit yargılama usulüne tâbi olacak dava ve işleri özel olarak saymakta; ayrıca diğer kanunlarda yazılı yargılama dışında bir usul öngörülen davalar için de genel bir atıfta bulunmaktadır. Buna göre basit yargılama usulü, kanunlarda açıkça belirtilenler dışında aşağıdaki durumlarda uygulanır:
- Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren dava ve işler (m. 316/1-a) — kira ilişkisinden doğan davalar, ortaklığın giderilmesi (izale-i şüyu), taşınır-taşınmaz mal taksimi gibi.
- Doğrudan dosya üzerinden karar verilebilecek dava ve işler (m. 316/1-b) — kanunun mahkemeye takdir hakkı tanıdığı işler.
- Geçici hukuki koruma talepleri (m. 316/1-c) — ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz, delil tespiti, deniz raporlarının alınması, dispeççi atanması ve bunlara karşı itirazlar.
- Nafaka, velayet ve vesayete ilişkin dava ve işler (m. 316/1-ç) — her çeşit nafaka talebi bu kapsamdadır.
- Hizmet ilişkisinden doğan davalar (m. 316/1-d) — iş ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklar.
- Konkordato ve yeniden yapılandırma davaları (m. 316/1-e).
- Tahkim hükümlerine göre mahkemenin görev alanına giren işler (m. 316/1-f).
- Diğer kanunlarda basit yargılamaya tâbi tutulan davalar (m. 316/1-g) — örneğin İcra ve İflas Kanunu m. 281 (tasarrufun iptali), İş Mahkemeleri Kanunu m. 7/1 (iş davaları), Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun ile çekişmesiz yargı işleri (HMK m. 385/1).
Basit Yargılama Usulü Dilekçeler Aşaması
Basit yargılama usulünde dava açılması ve davaya cevap verilmesi dilekçe ile olur.
Basit yargılama usulünde cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır. Ancak mahkeme durum ve koşullara göre cevap dilekçesinin bu süre içinde hazırlanmasının çok zor yahut imkansız olduğu durumlarda, yine bu süre zarfında mahkemeye başvuran davalıya, cevap süresinin bitiminden itibaren işlemeye başlamak, bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek bir süre verebilir. Ek cevap süresi talebi hakkında verilen karar taraflara derhal bildirilir.
Basit yargılama usulüne tabi davalarda taraflar cevaba cevap ve ikinci cevap dilekçesi veremezler.
Dava ve cevap dilekçeleri yönetmelikte belirlenecek formun doldurulması suretiyle de verilebilir.
Basit Yargılama Usulü Delil Sunma
Basit yargılama usulünde taraflar dilekçeleri ile birlikte, tüm delillerini açıkça ve hangi vakıanın delili olduğunu da belirterek bildirmek; ellerinde bulunan delillerini dilekçelerine eklemek ve başka yerlerden getirilecek belge ve dosyalar için de bunların bulunabilmesini sağlayan bilgilere dilekçelerinde yer vermek zorundadır.
Basit Yargılama Usulü İddia ve Savunmanın Genişletilmesi veya Değiştirilmesi Yasağı
Basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar.
Basit Yargılama Usulü Ön İnceleme ve Tahkikat
Mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verecektir.
Daha önce karar verilemeyen hallerde mahkeme, ilk duruşmada dava şartları ve ilk itirazlarla hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; daha sonra tarafların iddia ve savunmaları çerçevesinde, anlaştıkları ve anlaşamadıkları hususları tek tek tespit eder. Uyuşmazlık konularının tespitinden sonra hakim, tarafları sulhe veya arabuluculuğa teşvik eder. Tarafların sulh olup olmadıkları, sulh olmadıkları takdirde anlaşamadıkları hususların nelerden ibaret olduğu tutanağa yazılır; tutanağın altı hazır bulunan taraflarca imzalanır. Tahkikat bu tutanak esas alınmak suretiyle yürütülür.
Mahkeme, tarafların dinlenmesi, delillerin incelenmesi ve tahkikat işlemlerinin yapılmasını yukarıdaki fıkrada belirtilen duruşma hariç, iki duruşmada tamamlar. Duruşmalar arasındaki süre bir aydan daha uzun olamaz. İşin niteliği gereği bilirkişi incelemesinin uzaması, istinabe yoluyla tahkikat işlemlerinin yürütülmesi gibi zorunlu hâllerde, hakim gerekçesini belirterek bir aydan sonrası için de duruşma günü belirleyebilir ve ikiden fazla duruşma yapabilir.
Basit yargılama usulüne tabi davalarda, işlemden kaldırılmasına karar verilmiş olan dosya, yenilenmesinden sonra takipsiz bırakılırsa, dava açılmamış sayılır.
Basit Yargılama Usulü HMK
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ve diğer kanunlarda basit yargılama usulü hakkında hüküm bulunmayan hallerde, yazılı yargılama usulüne ilişkin hükümler uygulanır.
Bu makale, hukuk yargılamasındaki basit yargılama usulünü (HMK m. 316-322) konu alır. Ceza yargılamasındaki basit yargılama usulü (CMK m. 251) için ilgili makalemizi inceleyebilirsiniz.
Yazılı Yargılama Usulü ile Karşılaştırma
İki usul arasındaki farklar yalnızca dilekçe sayısıyla sınırlı değildir; iddia ve savunmanın genişletilmesi yasağının başlama anı, ön inceleme ve tahkikat aşamalarının yapısı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına ilişkin kurallar da farklılık gösterir.
| Kıyas Unsuru | Yazılı Yargılama (HMK 118-186) | Basit Yargılama (HMK 316-322) |
|---|---|---|
| Dilekçe sayısı | Dava + cevap + cevaba cevap (replik) + ikinci cevap (düplik) | Sadece dava ve cevap dilekçesi (m. 317/3) |
| Cevap süresi | İki hafta (uzatılabilir) | İki hafta; bir defaya mahsus iki haftalık ek süre (m. 317/2) |
| İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı | Cevaba cevap / ikinci cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar | Dava açılması / cevap dilekçesinin verilmesiyle başlar (m. 319) |
| Ön inceleme | Ayrı ve zorunlu aşama | Tahkikatla birleştirilmiş; mümkün hallerde dosya üzerinden karar (m. 320/1) |
| Tahkikat | Süre sınırlaması yok | Kural olarak üç oturumda tamamlanır; oturumlar arası en fazla bir ay (m. 320/3) |
| Dosyanın yenilenmesi | Birden fazla yenileme mümkün | İşlemden kaldırılan dosya bir kez yenilenebilir; takipsiz kalırsa dava açılmamış sayılır (m. 320/4) |
Dilekçeler Aşaması ve Cevap Süresi (HMK m. 317)
Basit yargılama usulünde dava açılması ve davaya cevap verilmesi yine dilekçe ile gerçekleşir; ancak dilekçe sayısı yazılı yargılamadan farklı olarak ikiye indirilmiştir. Cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçesi verilmez. Bu nedenle taraflar, dilekçelerinde tüm vakıa ve delillerini eksiksiz göstermek; başka yerlerden getirtilecek belge ve dosyalar için bunların bulunabilmesini sağlayacak bilgilere yer vermek zorundadır (m. 318). Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır; mahkeme, haklı sebep gördüğünde bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Dava ve cevap dilekçeleri, Adalet Bakanlığı tarafından çıkarılan yönetmelikteki formun doldurulması suretiyle de verilebilir (m. 317/4) — bu özellikle vekille temsil edilmeyen taraflar için önemli bir kolaylıktır.
İddia ve Savunmanın Genişletilmesi Yasağı (HMK m. 319)
Basit yargılama usulünde, iddianın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi veya değiştirilmesi yasağı ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar. Bu, yazılı yargılama usulünden ayrılan en kritik noktalardan biridir; çünkü yazılı yargılamada söz konusu yasak ön inceleme aşamasındaki sınırların aşılmasıyla devreye girer. Dolayısıyla basit yargılama usulüne tâbi bir davada dilekçe sunan taraf, vakıasını ve delillerini olabildiğince eksiksiz şekilde dilekçesine yansıtmalı; aksi hâlde sonradan ileri sürülecek vakıa ve deliller karşı tarafın açık muvafakati yahut ıslah dışında dikkate alınmayacaktır.
Ön İnceleme ve Tahkikat (HMK m. 320)
HMK m. 320/1, mahkemeye "mümkün olan hâllerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verme" imkânı tanımaktadır. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre dosya üzerinden karar verilebilmesi için tarafların dilekçelerinde bildirdikleri delillerin toplanmış ve mahkemenin bu deliller ile karar vermeye yeterli kanaate ulaşmış olması gerekir; aksi takdirde duruşma yapılmadan karar verilmesi hukuki dinlenilme hakkına (HMK m. 27, AY m. 36) aykırılık oluşturabilir. Mahkeme dosya üzerinden karar veremediği hâllerde, ilk duruşmada dava şartları, ilk itirazlar ile hak düşürücü süre ve zamanaşımı hakkında tarafları dinler; iddia ve savunmaları çerçevesinde anlaşılan ve anlaşılamayan hususları tek tek tespit eder. Ön inceleme ve tahkikat birlikte yürütüldüğünden bu duruşma, yazılı yargılamadaki ön inceleme aşamasının yerini almaktadır.
Tahkikatın kısa sürede tamamlanması için tahkikat işlemlerinin ilk oturum hariç iki duruşmada, toplam üç oturumda tamamlanması ilkesi kabul edilmiştir. Duruşmaların arası bir ayı geçmemelidir. Ancak hâkim, işin niteliği gereği bu sürelerin dışına çıkmak durumunda kalırsa gerekçesini açıkça belirtmek zorundadır. Bu kısıtlama, davanın makul sürede sonuçlandırılması ilkesini somutlaştıran önemli bir düzenlemedir.
Dosyanın İşlemden Kaldırılması ve Yenileme
Basit yargılama usulüne tâbi davalarda işlemden kaldırma ve yenileme kuralı yazılı yargılamadan kritik biçimde ayrılır. HMK m. 320/4 uyarınca basit yargılama usulünde işlemden kaldırılmasına karar verilen dosya, yalnızca bir kez yenilenebilir; yenilemeden sonra yeniden takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır. Bu kural, basit yargılama usulüne tâbi davaların gereksiz uzamasını önlemeye dönüktür ve takip yükümlülüğünü artırmaktadır. Yazılı yargılamada birden fazla yenileme mümkünken basit yargılamada böyle bir esneklik bulunmaması, davanın takip stratejisinin baştan iyi planlanmasını gerektirmektedir.
Sıkça Sorulan Sorular
Davamın basit yargılama usulüne tabi olup olmadığını nasıl anlarım?
Davanın görüleceği mahkeme ve uyuşmazlığın niteliği belirleyicidir. Sulh hukuk mahkemelerinin görevine giren tüm dava ve işler, nafaka-velayet uyuşmazlıkları, hizmet ilişkisinden doğan davalar ile diğer kanunlarda basit yargılamaya tâbi tutulan uyuşmazlıklar bu kapsamdadır (HMK m. 316). Tüketici ve iş mahkemelerinde görülen davalar da çoğunlukla basit yargılamaya tabidir.
Basit yargılama usulünde cevap süresi ne kadardır?
Cevap süresi, dava dilekçesinin davalıya tebliğinden itibaren iki haftadır (HMK m. 317/2). Mahkeme, haklı sebepler bulunduğunda bir defaya mahsus olmak ve iki haftayı geçmemek üzere ek süre verebilir. Süre içinde başvuru yapılması zorunludur.
Cevaba cevap (replik) dilekçesi verilebilir mi?
Hayır. Basit yargılama usulünde dava ve cevap dilekçesi dışında cevaba cevap (replik) ve ikinci cevap (düplik) dilekçesi verilmez (HMK m. 317/3). Bu nedenle taraflar, dilekçelerinde tüm vakıa ve delillere eksiksiz şekilde yer vermelidir.
Mahkeme duruşma yapmadan dosya üzerinden karar verebilir mi?
HMK m. 320/1 uyarınca mahkeme, mümkün olan hallerde tarafları duruşmaya davet etmeden dosya üzerinden karar verebilir. Ancak Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre bu, ancak dosyadaki delillerin karar vermeye yeterli görüldüğü hâllerde mümkündür; aksi takdirde hukuki dinlenilme hakkı (HMK m. 27) ihlal edilmiş olur.
Tahkikat kaç duruşmada tamamlanır?
Kural olarak tahkikat ilk oturum hariç iki duruşmada, toplam üç oturumda tamamlanır ve duruşmalar arası bir ayı geçmez (HMK m. 320/3). Hakim, işin niteliği gereği bu sürelerin dışına çıkmak zorunda kalırsa gerekçesini belirtmek zorundadır.
İddia ve savunmanın genişletilmesi yasağı ne zaman başlar?
Yazılı yargılama usulünden farklı olarak, basit yargılama usulünde iddianın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağı dava açılmasıyla; savunmanın genişletilmesi/değiştirilmesi yasağı ise cevap dilekçesinin mahkemeye verilmesiyle başlar (HMK m. 319). Sonradan vakıa veya delil ileri sürmek için karşı tarafın açık muvafakati ya da ıslah gerekir.
İşlemden kaldırılan dosya kaç kez yenilenebilir?
Basit yargılama usulünde işlemden kaldırılan dosya yalnızca bir kez yenilenebilir; yenilemeden sonra yeniden takipsiz bırakılırsa dava açılmamış sayılır (HMK m. 320/4). Bu, yazılı yargılama usulünden ayrılan en sıkı kurallardan biridir.
Basit yargılama usulüne tabi davalarda kanun yoluna başvurulabilir mi?
Evet; istinaf ve temyiz kanun yollarına ilişkin genel hükümler basit yargılama usulüne tabi davalarda da uygulanır. Ancak hangi davaların hangi parasal sınırın üzerinde istinaf veya temyiz yoluna açık olduğu, davanın açıldığı tarihte yürürlükte olan parasal sınırlara göre belirlenir. 2026 yılı itibarıyla bu sınırlar yeniden değerleme oranına göre güncellenmiştir; somut dosyada uygulanacak sınır için profesyonel hukuki destek alınması önerilir.
Sonuç
Basit yargılama usulü, görece sade kurallarla işleyen ancak dilekçe sayısının azlığı, sıkı süreler ve genişletilmesi yasağının erken başlaması nedeniyle taraflar açısından titiz bir hazırlık gerektiren bir usuldür. Cevap süresinin doğru hesaplanması, tüm delillerin dilekçede gösterilmesi ve dosya takibinin aksatılmaması davanın seyrinde belirleyicidir. Sulh hukuk mahkemesi görev alanına giren uyuşmazlıklar, nafaka-velayet, kira ve ortaklığın giderilmesi gibi yaygın davaların büyük bölümü bu usule tâbi olduğundan; somut uyuşmazlığın özellikleri ve 2026 itibarıyla güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca profesyonel avukatlık hizmeti almanız tavsiye edilir. Öner Hukuk ve Danışmanlık, Bakırköy / İstanbul ofisinden basit yargılama usulüne tâbi uyuşmazlıklarda dilekçe hazırlığı, dosya takibi ve duruşma temsili hizmeti vermektedir; iletişim için iletişim sayfamız üzerinden ulaşabilirsiniz.
Bu makale 30 Nisan 2026 tarihinde yayımlanmıştır.
Hukuki Uyarı: İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.