Anlaşmalı Boşanma Davası 2026 | Şartları, Süreci ve Protokolü
Anlaşmalı boşanma, tarafların boşanmaya ilişkin her konuda aralarında anlaşarak boşanmak istemeleri ya da bir eşin dava açması ve diğer eşin kabul etmesi ile boşanma davasına devam edilen dava türüdür.
Anlaşmalı boşanmaya ilişkin hüküm, TMK m. 166/3’te yer almaktadır: TMK md. 166/3 - Evlilik en az bir yıl sürmüş ise, eşlerin birlikte başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi halinde, evlilik birliği temelinden sarsılmış sayılır. Bu halde boşanma kararı verilebilmesi için, hakimin tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumu hususunda taraflarca kabul edilecek düzenlemeyi uygun bulması şarttır. Hakim, tarafların ve çocukların menfaatlerini göz önünde tutarak bu anlaşmada gerekli gördüğü değişiklikleri yapabilir. Bu değişikliklerin taraflarca da kabulü hâlinde boşanmaya hükmolunur. Bu halde tarafların ikrarlarının hakimi bağlamayacağı hükmü uygulanmaz.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nedir? (TMK m. 166/3)
Türk Medeni Kanunu metninde "anlaşmalı" ve "çekişmeli" boşanma şeklinde doğrudan bir ayrım yer almamaktadır. Bu ayrım, TMK 166/3 madde hükmünün uygulamasından doğmuş bir ayrımdır. Anılan hüküm; evliliğin en az bir yıl sürmüş olması, eşlerin birlikte mahkemeye başvurması ya da bir eşin diğerinin davasını kabul etmesi hâlinde evlilik birliğinin temelinden sarsılmış sayılacağını öngörmektedir. Hâkimin, tarafları bizzat dinleyerek iradelerinin serbestçe açıklandığına kanaat getirmesi ve boşanmanın malî sonuçları ile çocukların durumuna ilişkin düzenlemeyi uygun bulması zorunludur. Bu yapısı itibarıyla anlaşmalı boşanma, mutlak bir boşanma sebebi olarak nitelendirilmekte; hâkim, kanunda öngörülen şartların gerçekleşmesi hâlinde evliliğin çekilmez hâle gelip gelmediğini ayrıca araştırmamaktadır
Anlaşmalı Boşanmanın Şartları 2026
Yürürlükteki düzenleme uyarınca anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için kanun belirli şartlar aramaktadır. Bu şartların birinin dahi bulunmaması halinde dava, çekişmeli boşanma hükümlerine göre yürütülmek zorundadır. Şartlar, mahkemece resen araştırılır ve tarafların kabulü ile aşılması mümkün değildir. Aşağıdaki kriterler, anlaşmalı boşanma yargılamasının ön şartları niteliğinde olup uygulamada en sık reddedilen davalar bu noktalardaki eksikliklerden kaynaklanmaktadır.
• Bir yıllık evlilik süresi: Evlilik en az 1 yıl sürmüş olmalıdır. Resmi nikah tarihinden itibaren hesaplanır. • Müşterek başvuru veya kabul: Eşler birlikte boşanmak için başvurmalı ya da bir eşin başvurusu üzerine açılan davayı diğer eşin kabul etmesi gerekmektedir. • Hakim önünde bizzat dinlenme: Her iki eş de boşanmak istediğini hakim önünde söylemeli ve bu isteklerinin açık ve anlaşılabilir olması gerekmektedir. Hakim, evlilik birliğini çekilmez kılan nedeni araştırmakla yükümlü değildir. • Belirli konularda mutlak anlaşma olması: Boşanmanın mali sonuçları ve varsa müşterek çocukların velayeti hakkında anlaşmaya varılmış olması gerekmektedir. • Protokolün hakim tarafından uygun bulunması: Hakim, velayet hakkındaki anlaşmayı kabul etmek zorunda değildir. Hakim, velayet hakkında başka bir karar verirse tarafların bu değişikliği kabul etmesi gerekmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Davası Nasıl Açılır? 2026 Yılı Adım Adım Süreç
Anlaşmalı boşanma davasının açılması, çekişmeli davalara kıyasla daha sade bir prosedüre tabi olmakla birlikte, hazırlık aşamasında yapılacak küçük hatalar dahi yargılamanın çekişmeli boşanmaya dönüşmesine veya istenmeyen hak kayıplarına neden olabilmektedir. Aşağıda, dava açılışından kararın kesinleşmesine kadar olan tipik aşamalar özetlenmiştir.
1. Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Hazırlanması
Taraflar anlaşmalı boşanmaya karar verirlerse boşanma protokolü hazırlanmalıdır. Bu protokolde çocukların velayeti, nafaka istemleri, ev eşyalarının durumu, tazminat ödenip ödenmeyeceği konuları düzenlenir. Her iki tarafın da ortak boşanma istekleri açık bir şekilde belirtilir ve protokol taraflarca imzalanır.
2. Dilekçe ve Eklerinin Mahkemeye Sunulması
Boşanmak için dava dilekçesi yazılır ve boşanma protokolü de eklenerek dava açılır. Dava Aile Mahkemesinde açılır. Aile Mahkemesi’nin bulunmadığı yerlerde davaya bakmaya görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.
Anlaşmalı boşanmada ikametgah fark etmeksizin Türkiye'nin herhangi bir yerindeki Aile Mahkemesine başvurulabilir.
3. Tensip Zaptı ve Duruşma Günü
Mahkeme, dosyanın tevzii akabinde tensip zaptını düzenleyerek duruşma gününü belirler. 2026 itibarıyla büyük şehirlerde duruşma günü, mahkemenin iş yüküne göre 1 ila 4 hafta arasında değişebilmektedir.
Duruşma günü geldiğinde her iki taraf da mahkemede bulunmak zorundadır çünkü hakim tarafların gerçekten boşanmak isteyip istemediğini tarafları dinleyerek öğrenecektir. Tarafların duruşmaya gelmeyerek avukat tarafından temsil edilmeleri mümkün değildir.
4. Hakim Kararı
Hakim protokoldeki tazminat, nafaka, ev eşyası gibi konuların değişmesini isteyemez ancak velayet konusunda eşlerin veya çocuğun menfaati için gerekli görürse değişiklik yapabilir. Yapılan değişikliğin tarafların kabul etmesi halinde de boşanma kararı verilir.
5. Gerekçeli Karar ve Kesinleşme
Gerekçeli karar taraflara gönderilir ve üst mahkemeye gidilmemesi ile karar kesinleşir ve taraflar nüfus dairesine giderek kimliklerini değiştirebilirler.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Olması Gerekenler
Anlaşmalı boşanma protokolü, davanın hukuki temelini oluşturan ve boşanma kararının hüküm fıkrasına geçirilen sözleşme niteliğinde bir belgedir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadı uyarınca protokol, yorum yoluyla genişletilemez; açıkça yazılmayan bir haktan feragat edildiği varsayılamaz. Bu nedenle protokoldeki her bir hükmün net, ölçülebilir ve icra edilebilir biçimde kaleme alınması gerekir.
Anlaşmalı Boşanmada Bulunması Gereken Zorunlu Unsurlar:
1) Boşanma iradesinin açık beyanı: Tarafların boşanmaya karar verdikleri açık bir dille belirtilmelidir. Hakim evlilik birliğinin temelinin çöktüğünü bu iradeleri esas alarak karar verecektir.
2) Velayet ve kişisel ilişki düzeni: Müşterek çocuk var ise velayetin kime verileceği konusunda anlaşmaya varılması gerekmektedir. Bu anlaşma şarta bağlı olarak ya da belirli bir süreye bağlı olarak yapılmamalıdır. Velayet verilmeyen eşin çocuk ile görüşmesinin nasıl ve hangi zaman dilimlerinde olacağı da anlaşmaya varılarak protokole eklenmelidir. Taraflar arasında yapılan anlaşmada eşlerden birinin ileride velayetin kaldırılması davası açamayacağı veya açılacak bir dava ile kişisel ilişkinin genişletilmesini talep edemeyeceğini belirten bir hükmün yer alması halinde, bu hüküm, yükümlülük altına giren eşin kişilik hakkına aykırılık teşkil etmesi sebebiyle kesin hükümsüz olacaktır. (Yargıtay 2. Hukuk Dairesi 2013/11644 E. - 2014/1866 K.).
3) Nafaka kalemleri: Nafaka istemleri belirlenmelidir ve net bir rakam olarak yazılmalıdır. Örneğin; 'Erkek eşin kadın eşine ayda 2.000 TL olmak üzere nafaka verilmesi kararlaştırılmıştır' şeklinde olabilir. Nafaka istemi olmayacaksa olmadığı yazılmalıdır. Müşterek çocuk olması halinde "iştirak nafakası" ödenecekse miktarı belirlenmelidir.
4) Maddi ve manevi tazminat: Taraflardan birinin kusurlu olduğu ya da daha ağır kusuru olduğu kararlaştırılmış olabilir. Buna göre tazminat isteminin ne kadar olduğu belirlenmelidir. Tazminat istenmeyecekse de tazminat talebinin olmadığı yazılmalıdır.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Bulunması Zorunlu Olmayan Ancak Bulunması Önerilen Unsurlar
1) Ev eşyaları ve aile konutu: Ev eşyalarının kimde kalacağı ve aile konutuna ilişkin düzenleme protokole alınmalıdır.
2) Ziynet eşyaları: Düğün takıları üzerindeki anlaşmazlıkların ileride ayrı bir dava konusu olmaması için protokole eklenmesi tavsiye edilir.
3) Mal rejiminin tasfiyesi: Katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağı ayrı ayrı düzenlenmelidir.
Anlaşmalı Boşanma Protokolünün Eksik Olması
Aşağıdaki tablo, uygulamada en sık karşılaşılan protokol eksikliklerinin hukuki değerlendirmesini ve olası sonuçlarını özetlemektedir.
| Hukuki Durum | Değerlendirme | Sonuç |
| Nafaka miktarının yazılmaması | Hakim, iştirak nafakası bakımından kamu düzenine ilişkin denetim yapar; yoksulluk nafakasında ise tarafların iradesi belirleyicidir. | Yoksulluk nafakası bakımından feragat edilmiş sayılabilir; iştirak nafakası sonradan talep edilebilir. |
| Mal rejimi tasfiyesine ilişkin hüküm bulunmaması | "Tarafların birbirinden başkaca talebi yoktur" ifadesi, mal rejimi alacaklarını kapsamayabilir. | Boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren süresi içinde mal rejimi tasfiyesi davası açılabilir. |
| Velayet düzenlemesinin belirsiz olması | Çocuğun üstün yararına aykırı veya muğlak düzenlemeler hakim tarafından kabul edilmez. | Hakim değişiklik önerir; taraflar kabul etmezse dava çekişmeli boşanmaya döner. |
| Ziynet eşyalarının protokolde yer almaması | Ziynet eşyaları, boşanmanın fer'i sonuçları arasında değildir; ayrı bir dava konusu olabilir. | İade veya bedel davası ayrıca açılabilir; süreç uzar. |
Anlaşmalı Boşanma Davası Ne Kadar Sürer? 2026 Yılı Süre ve Masraflar
Anlaşmalı boşanma davaları, eksiksiz bir protokol ve usulüne uygun bir dilekçe ile açıldığında uygulamada "tek celsede" sonuçlanan davalar arasındadır. Ancak toplam süre, yalnızca duruşmaya kadar geçen aşamayı değil; gerekçeli kararın yazılması, taraflara tebliği ve istinaf süresinin geçmesi ile başlayan kesinleşme aşamasını da kapsar. 2026 itibarıyla İstanbul başta olmak üzere büyük şehirlerde dava açılışından kararın kesinleşmesine kadar geçen toplam süre, ortalama 2-4 hafta aralığında değişmektedir. Mahkeme harçları ve gider avansı, her yıl 213 sayılı Vergi Usul Kanunu'na göre yeniden değerleme oranı uyarınca güncellenmekte olup güncel tutarlar için adliye veznesinden bilgi alınması yerinde olur. Avukatlık ücreti ise Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ve İstanbul Barosu Tavsiye Niteliğindeki Ücret Tarifesi çerçevesinde belirlenmektedir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Nafaka
Hazırlanacak olan boşanma protokolünde nafaka( yoksulluk, iştirak ) konusunda da eşlerin anlaşması gerekmektedir. Ancak nafaka belirlenirken varsa müşterek çocuklar göz önüne alınarak eşlerin üzerinde anlaşmaya vardığı nafaka miktarını hakim tarafından yeniden düzenlenebilmektedir. Zira hakim, müşterek çocuk söz konusuysa, velayeti alan tarafa ödenecek iştirak nafakası miktarının yeterli olmadığı yönünde bir kanaat getirebilir ve tutarı değiştirebilir. Anlaşmalı boşanmanın gerçekleşebilmesi için de bu değişikliği de tarafların kabul etmesi gerekmektedir. TMK m. 166/f. 3’e göre, hakim, eşlerin önüne getirdikleri düzenleme ile kural olarak bağlı değildir.
Anlaşmalı Boşanma Davasında Sıkça Yapılan Hatalar
Uygulamada karşılaşılan sorunların büyük bölümü, dava öncesi hazırlık aşamasında gözden kaçırılan teknik detaylardan kaynaklanmaktadır. Hâkimin denetim yetkisi sınırlı olduğundan, taraflar arasındaki iradi düzenlemelerin doğru kurgulanması doğrudan tarafların sorumluluğundadır. Aşağıdaki hatalar, boşanma sonrası yıllarca sürecek hukuki uyuşmazlıkların başlıca sebepleridir.
- Genel ifadeli feragat hükümleri: "Hiçbir talebim yoktur" şeklindeki ifadeler, mal rejimi alacaklarını veya ziynet taleplerini kapsamayabilir.
- Nafaka artış oranının belirlenmemesi: ÜFE, TÜFE veya yeniden değerleme oranı gibi bir endeks belirtilmemesi, ileride nafakanın artırımı davası açılmasını gerektirir.
- Şarta bağlı protokol hükümleri: "Çocuk reşit olunca velayet babaya geçecektir" gibi şarta bağlı düzenlemeler, kişilik haklarına aykırılık nedeniyle kesin hükümsüz kabul edilmektedir.
- Ev eşyalarının dökümünün yapılmaması: Eşyaların kimde kalacağına ilişkin belirsizlik, sonradan istihkak veya teslim davalarına yol açabilir.
- Vasiye veya kanuni temsilciye ilişkin hususların atlanması: Hükümlü veya kısıtlı eş bakımından, anlaşmalı boşanmanın hukuken mümkün olmadığı hâller bulunmaktadır.
Anlaşmalı Boşanmanın Faydaları
• Anlaşmalı boşanma ile taraflar kısa zaman içinde boşanabilirler. Protokolün doğru yapılması ile tek celsede boşanma sonuçlanabilir. Bu süre büyük şehirlerde ortalama olarak 1-2 ay sürerken küçük şehirlerde daha kısa sürmektedir. • Kısa süren dava sonucu mali yükümlülüklerden tasarruf edilmiş olur. • Taraflar yalnızca boşanma isteklerini öne süreceklerinden evde yaşanılan her olayın anlatılmasına gerek kalmayacaktır dolayısıyla mahremiyet bozulmayacaktır.
Eşler Arasında Yapılan Anlaşmanın Eşlerden Biri Tarafından Sona Erdirilmesi
Eşler arasında yapılan anlaşmanın eşlerden biri tarafından sözleşmeden dönmek suretiyle tek taraflı olarak sona erdirilmesi Türk Borçlar Kanunu hükümleri uyarınca mümkün değildir. Ancak Yargıtay, anlaşmalı boşanma kararı kesinleşinceye kadar eşlerden birinin tek taraflı olarak anlaşmalı boşanmaya ilişkin irade beyanından dönebileceği görüşünü benimsemiştir. Yargıtay, bir kararında irade sakatlığına uğramış olması durumunda eşin irade beyanından dönebileceğini belirtmiştir.
Anlaşmalı Boşanmada Avukat Gerekli mi?
Anlaşmalı boşanmada avukat zorunlu mu? Anlaşmalı boşanma davasında tarafların avukat tutma zorunluluğu yoktur. Ancak, tarafların tam olarak haklarını bilmesi ve bu hakların elde edilmesi için kesinlikle alanında uzman bir avukattan yardım almaları gereklidir. Dava dilekçesi ve protokolün hazırlanması, teknik bir bilgi birikimi gerektirir. İnternetten indirilen hazır dava dilekçeleri ve protokollere bakarak dava dokümanlarını hazırlamak kesinlikle hatalı bir hareket olur.
Davanızla ilgili daha hızlı sonuç alabilmek ve menfaatlerinizin tam anlamıyla korunabilmesi adına boşanma konusunda uzman bir avukata danışılması gerekmektedir.
Anlaşmalı Boşanmada Avukat Ücreti 2026
Anlaşmalı boşanmada avukat ücreti her yıl baronun belirlediği tarife ile değişmektedir. Anlaşmalı boşanmada avukat ücretini öğrenmek için bizimle iletişime geçebilirsiniz.
Sıkça Sorulan Sorular
Anlaşmalı boşanma davası tek celsede biter mi?
Anlaşmalı boşanma davaları, protokol eksiksiz hazırlandığında ve hâkim tarafları bizzat dinleyip iradenin serbestçe açıklandığına kanaat getirdiğinde çoğunlukla tek celsede sonuçlanır. Ancak kararın hukuki sonuç doğurması için gerekçeli kararın yazılması ve istinaf süresinin geçmesiyle kesinleşmesi gerekir. TMK m. 166/3 uyarınca duruşma sonrası kesinleşme süreci ortalama 1-3 hafta sürmektedir.
Anlaşmalı boşanmada eşlerden birinin duruşmaya katılmaması mümkün müdür?
TMK m. 166/3 hükmü, hâkimin tarafları bizzat dinlemesini zorunlu kıldığından, eşlerin duruşmada hazır bulunması şarttır. Vekil ile temsil yoluyla anlaşmalı boşanma kararı verilemez. Şehir dışında bulunan eşler bakımından SEGBİS yoluyla dinleme ya da istinabe yoluyla beyan alınması mümkün olabilmektedir.
Bir yıldan kısa süreli evliliklerde anlaşmalı boşanma açılabilir mi?
TMK m. 166/3 hükmü, anlaşmalı boşanmanın ön şartı olarak evliliğin en az bir yıl sürmesini öngörmektedir. Bir yıllık süre dolmadan açılan dava reddedilmemekle birlikte; çekişmeli boşanma hükümlerine göre incelenir. Bu durumda taraflar, evlilik birliğinin temelinden sarsılmasına ilişkin somut olguları ispatlamak zorunda kalır.
Anlaşmalı boşanma protokolünden tek taraflı dönülebilir mi?
Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre boşanma kararı kesinleşene kadar eşlerden biri, anlaşmalı boşanma yönündeki irade beyanından dönebilir. Bu durumda dava, çekişmeli boşanma hükümlerine göre yürütülür. Karar kesinleştikten sonra ise protokol bağlayıcı hâle gelir ve tek taraflı dönme hukuken mümkün değildir.
Anlaşmalı boşanma davası hangi mahkemede açılır?
Anlaşmalı boşanma davası, Aile Mahkemesi'nde açılır. Aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi, aile mahkemesi sıfatıyla görevlidir. Yetki bakımından HMK m. 9 ve TMK m. 168 esas alınmakla birlikte; taraflar yetki itirazında bulunmadığı sürece Türkiye'nin herhangi bir aile mahkemesinde dava açılabilmektedir.
Mal paylaşımı anlaşmalı boşanma protokolünde mutlaka düzenlenmeli midir?
Boşanmanın malî sonuçları kavramı, dar anlamda maddi-manevi tazminat ile yoksulluk nafakasını kapsamakta; mal rejiminin tasfiyesini doğrudan içermemektedir. Yargıtay 8. Hukuk Dairesi içtihatları, mal rejimi alacaklarından feragat edilebilmesi için açık beyan aramaktadır. Bu nedenle katılma alacağı, değer artış payı ve katkı payı alacağına ilişkin düzenlemenin protokolde ayrıca yer alması yerinde olur.
Çekişmeli boşanma davası ne zamana kadar anlaşmalıya dönüştürülebilir?
Yargıtay'ın yerleşik uygulamasına göre çekişmeli boşanma davası, ilk derece mahkemesi kararının kesinleşmesine kadar her aşamada anlaşmalı boşanmaya dönüştürülebilir. Taraflar, hazırladıkları protokolü mahkemeye sunarak anlaşmalı boşanma talebinde bulunabilirler. Bu yol, derdest çekişmeli davaların kısa sürede sonlandırılması bakımından önemli bir hukuki imkân sunmaktadır.
Sonuç ve Hukuki Değerlendirme
Anlaşmalı boşanma davası, görünürdeki sadeliğine karşın hukuki içerik bakımından özen gerektiren bir yargılamadır. Protokolde yer alacak her bir hüküm, eşlerin boşanma sonrası hayatını uzun yıllar boyunca etkileyen bağlayıcı sonuçlar doğurmaktadır. TMK m. 166/3 hükmünün öngördüğü şartlardaki bir eksiklik, davayı reddedilme veya çekişmeli boşanmaya dönüşme riski ile karşı karşıya bırakırken; protokoldeki muğlak ifadeler, tarafların ileride yeniden dava açmasına neden olabilmektedir. Bu sebeple anlaşmalı boşanma sürecinin, alanında uzman bir aile hukuku avukatı ile yürütülmesi; hem davayı hızlı sonuçlandırmak hem de gelecekte ortaya çıkabilecek hukuki uyuşmazlıkları en aza indirmek bakımından önemli bir tercihtir.
Bakırköy Boşanma Avukatı - Öner Hukuk ve Danışmanlık olarak İstanbul Aile Mahkemeleri nezdinde anlaşmalı boşanma davalarını ve protokol hazırlık süreçlerini yürütmekteyiz. Davanıza ilişkin hukuki destek talebiniz için ofisimizle iletişime geçebilirsiniz.
Bu makale 2 Mayıs 2026 itibarıyla güncellenmiştir.
Hukuki Uyarı
İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.
[…] boşanma hakkında detaylı bilgiye BURADAN […]