Evlat Edinme Şartları, Başvurusu ve Davası: 2026 Güncel Hukuki Rehber
Evlat edinme, aralarında kan bağı bulunmayan kişiler arasında mahkeme kararıyla soybağı kurulmasını sağlayan ve Türk Medeni Kanunu’nun 305 ile 320. maddeleri arasında düzenlenen bir aile hukuku kurumudur. Süreç, çoğu kişinin sandığının aksine tek bir dava dosyasından ibaret değildir: idari aşamada Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bünyesinde yürütülen inceleme ve bekleme süreci ile yargısal aşamada aile mahkemesinde görülen dava iç içe geçer. Şartların herhangi birindeki eksiklik, yıllar süren bir bekleyişin sonunda dosyanın reddiyle sonuçlanabilir. 2026 itibarıyla güncel uygulama, nüfus kaydına ilişkin düzenlemedeki değişiklik ve çalışma hayatına ilişkin izin haklarındaki güncellemelerle birlikte değerlendirilmelidir.
Evlat Edinme Nedir ve Hangi Mevzuata Tabidir?
Evlat edinme, evlat edinen ile evlatlık arasında mahkeme kararıyla soybağı kuran hukuki bir işlemdir; sözleşmeyle, noterde ya da idari bir onayla kurulamaz. Temel düzenleme 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 305 ile 320. maddeleridir. Küçüklerin evlat edinilmesinde aracılık faaliyetleri ise TMK m. 320’ye dayanılarak çıkarılan Küçüklerin Evlât Edinilmesinde Aracılık Faaliyetlerinin Yürütülmesine İlişkin Tüzük çerçevesinde, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü tarafından yürütülür.
Kanun, evlat edinmeyi iki ana başlıkta düzenler: küçüklerin evlat edinilmesi (TMK m. 305 vd.) ve erginlerin ve kısıtlıların evlat edinilmesi (TMK m. 313). Bu ayrım pratikte belirleyicidir; çünkü aranan şartlar, izlenecek yol ve hatta başvurulacak makam bakımından iki hâl birbirinden farklıdır. Küçüklerin evlat edinilmesinde Bakanlık bünyesindeki idari süreç zorunlu bir aşamayken, ergin bir kişinin evlat edinilmesinde doğrudan aile mahkemesine dava açılır.
Ülkelerarası evlat edinme bakımından ayrıca 1993 tarihli Lahey Sözleşmesi hükümleri uygulanır ve işlemler Merkezi Makam sıfatıyla Bakanlık tarafından yürütülür. Yurt dışında yabancı makamlar önünde yapılan evlat edinme işlemleri, aslî şartlar bakımından Türk mevzuatına uygun olmak kaydıyla Türkiye’de de geçerli sayılır; ancak yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de sonuç doğurabilmesi için tanıma veya tenfiz kararı gerekir.
Uygulamada sıkça karşılaşılan bir yanılgı, evlat edinmenin “çocuğun nüfusa geçirilmesi” gibi idari bir işlem sanılmasıdır. Nüfusa tescil, evlat edinmenin sonucudur; sebebi değildir. Kesinleşmiş mahkeme kararı olmadan yapılan hiçbir kayıt işlemi evlatlık ilişkisi doğurmaz ve bu yönde girişimler ağır cezai sorumluluk doğurabilir.
Evlat Edinme Şartları Nelerdir? (2026)
Evlat edinme şartları, evlat edinenin medeni durumuna ve evlat edinilenin küçük ya da ergin olmasına göre değişir; ancak her hâlde çocuğun üstün yararı ve en az on sekiz yaş fark aranır. Aşağıdaki tablo, hâllere göre aranan koşulları özetlemektedir.
| Hâl | Aranan şartlar | Kanuni dayanak |
| Tek başına evlat edinme | Otuz yaşını doldurmuş olmak; evli değilse tek başına evlat edinebilir | TMK m. 307 |
| Eşlerin birlikte evlat edinmesi | En az beş yıldan beri evli olmak veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş olması | TMK m. 306 |
| Eşin çocuğunu (üvey evlat) edinme | En az iki yıldan beri evli olmak veya evlat edinen eşin otuz yaşını doldurmuş olması | TMK m. 306 |
| Evli kişinin tek başına evlat edinmesi | Diğer eşin ayırt etme gücünden sürekli yoksunluğu, iki yılı aşkın süredir nerede olduğunun bilinmemesi veya mahkeme kararıyla iki yılı aşkın süredir ayrı yaşanması; ayrıca otuz yaşın doldurulmuş olması | TMK m. 307 |
| Küçüğün evlat edinilmesi | En az bir yıl bakılmış ve eğitilmiş olması, evlat edinmenin küçüğün yararına olması, evlat edinenin diğer çocuklarının yararlarının hakkaniyete aykırı biçimde zedelenmemesi | TMK m. 305 |
| Yaş farkı | Evlat edinen ile evlatlık arasında en az on sekiz yaş fark bulunması | TMK m. 308 |
| Ergin veya kısıtlının evlat edinilmesi | Evlat edinenin altsoyunun açık muvafakati ve kanunda sayılan üç hâlden birinin gerçekleşmesi; evli ise eşin rızası | TMK m. 313 |
Bir yıllık bakım ve eğitim şartı
Küçüğün evlat edinilebilmesi için, evlat edinen tarafından en az bir yıl süreyle fiilen bakılmış ve eğitilmiş olması zorunludur (TMK m. 305). Bu süre biçimsel bir bekleme süresi değil, aile bağının fiilen kurulup kurulmadığının denetlendiği bir gözlem dönemidir. Küçüklerin evlat edinilmesinde bu dönem, Bakanlık ile imzalanan geçici bakım sözleşmesi kapsamında yürütülür ve dönem boyunca sosyal hizmet uzmanları periyodik izleme raporları düzenler. Uygulamada dava dilekçelerinin en sık düzeltilen yönü, bu bir yıllık sürenin fiilen tamamlandığının somut delillerle (izleme raporları, okul ve sağlık kayıtları) ortaya konulmamasıdır.
Yaş şartı ve yaş farkı: “kaç yaş fark olmalı” sorusunun cevabı
Kanunun aradığı tek yaş farkı ölçütü, evlat edinen ile evlatlık arasında en az on sekiz yaş bulunmasıdır (TMK m. 308). Kanunda bir üst yaş sınırı yer almamaktadır; geçmişte idari düzenlemede yer alan ve evlat edinen ile çocuk arasında en fazla kırk yaş fark aranmasına ilişkin sınır yürürlükten kaldırılmıştır. Bununla birlikte yaş, sosyal inceleme aşamasında çocuğun bakım ihtiyacının uzun vadede karşılanabilirliği yönünden değerlendirilen unsurlardan biri olmaya devam eder. Bir başka deyişle kırk yaş üstü başvuru sahiplerinin önünde hukuki bir engel yoktur; değerlendirme fiilî ölçütler üzerinden yapılır.
Ergin ve kısıtlıların evlat edinilmesi
Ergin veya kısıtlı bir kişi, ancak evlat edinenin altsoyunun açık muvafakati ile ve TMK m. 313’te sayılan üç hâlden biri gerçekleşmişse evlat edinilebilir: bedensel veya zihinsel engel sebebiyle sürekli yardıma muhtaç olup en az beş yıldan beri bakılıp gözetilmekte olması; küçükken en az beş yıl süreyle bakılıp gözetilmiş ve eğitilmiş olması; ya da diğer haklı sebeplerin bulunması ve en az beş yıldan beri aile hâlinde birlikte yaşanması. Evli bir kimse ancak eşinin rızasıyla evlat edinilebilir.
Uygulamada bu başlıkta iki nokta dosyaları kilitler. Birincisi, muvafakati aranacak altsoyun kim olduğudur: yerleşik içtihat uyarınca evlat edinenin daha önceki bir evlatlığı, muvafakati aranacak altsoy sayılmaz. İkincisi, altsoyun ergin olmaması hâlidir; bu durumda küçük altsoy ile evlat edinmek isteyen arasında menfaat çatışması bulunduğundan, küçüğe temsil kayyımı atanması ve muvafakatin kayyım aracılığıyla alınması gerekir. Bu adım atlandığında karar bozma sebebi hâline gelir.
Evlat Edinme Başvurusu Nasıl Yapılır? Adım Adım Süreç
Evlat edinme başvurusu, ikamet edilen ildeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne yapılır; ön başvuru e-Devlet üzerinden de oluşturulabilir. Ön başvuru aşamasında belge istenmez; başvuru kabul edildikten sonra gerekli belgeler kuruma teslim edilir. Yurt dışında yaşayan Türk vatandaşları bulundukları ülkenin merkezi makamına, Türkiye’de bir yıldan fazla oturma izni bulunan yabancılar ise bulundukları ildeki il müdürlüğü aracılığıyla Merkezi Makama başvurur.
Süreç adımları
- Ön başvuru. e-Devlet üzerinden veya il müdürlüğüne bizzat başvurularak talep kaydı oluşturulur.
- Belgelerin teslimi. Nüfus kayıt örneği, adli sicil kaydı, yerleşim yeri belgesi, öğrenim durumu belgesi, gelir ve mal varlığı belgeleri ile sağlık kurulu raporu sunulur.
- Sosyal inceleme. Sosyal hizmet uzmanları ev ziyareti yapar, aile bireyleriyle görüşür ve başvuranın çocuğa uygun bir aile ortamı sunup sunamayacağını değerlendirir.
- Sıraya alınma ve bekleme. Uygun bulunan başvuru sıraya alınır. İstanbul gibi başvuru yoğunluğunun yüksek olduğu illerde bekleme süresi belirgin biçimde uzayabilmektedir.
- Eşleştirme ve geçici bakım sözleşmesi. Sıra geldiğinde küçük, geçici bakım sözleşmesi kapsamında en az bir yıl süreyle aile yanına yerleştirilir.
- İzleme dönemi. Bir yıllık dönem boyunca periyodik izleme raporları düzenlenir; bu raporlar mahkeme dosyasının temel delilini oluşturur.
- Dava ve karar. Dönem olumlu tamamlandığında aile mahkemesinde evlat edinme talebi ileri sürülür; kararın kesinleşmesiyle evlatlık ilişkisi kurulur ve nüfusa tescil edilir.
Uygulamada süreci en çok uzatan etken dava aşaması değil, sıra bekleme ve sosyal inceleme aşamasıdır. Toplam süre, başvurudan kararın kesinleşmesine kadar çoğunlukla bir ila iki yıl arasında seyreder; ancak bu süre başvurunun yapıldığı il, çocuğun yaş aralığı ve talep yoğunluğuna göre önemli ölçüde değişir. Belgelerdeki eksiklikler nedeniyle dosyanın idari aşamada beklemesi, pratikte en sık karşılaşılan gecikme sebebidir.
| Uygulamada dikkat edilmesi gereken nokta Geçici bakım sözleşmesi imzalanmış olması, evlat edinmenin gerçekleştiği anlamına gelmez. Bu dönemde çocuk üzerindeki velayet henüz evlat edinene geçmemiştir; kararın kesinleşmesine kadar hukuki statü geçicidir. Bu ayrım, sağlık, okul kaydı ve seyahat gibi işlemlerde uygulamada sorun yaratabilmektedir. |
Evlat Edinme Davası: Görevli ve Yetkili Mahkeme ile Yargılama Usulü
Evlat edinme davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise TMK m. 315 uyarınca evlat edinenin oturma yeri; eşlerin birlikte evlat edinmesinde eşlerden birinin oturma yeri mahkemesidir. İstanbul’un Avrupa yakasında Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar ve çevre ilçelerde ikamet edenler bakımından talep, kural olarak Bakırköy Aile Mahkemeleri önünde ileri sürülür.
Evlat edinme talebi, kural olarak çekişmesiz yargı işi niteliğindedir; karşı taraf bulunmayan, hâkimin resen araştırma yetkisiyle yürüttüğü bir yargılama söz konusudur. Bu nedenle taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmaması, sürecin kolay olduğu anlamına gelmez: hâkim, TMK m. 316 uyarınca esaslı sayılan tüm durum ve koşulları kapsamlı biçimde araştırmak, evlat edinen ile edinileni dinlemek ve gerektiğinde uzman görüşüne başvurmakla yükümlüdür. Ayırt etme gücüne sahip çocuğun görüşü de alınır.
Buna karşılık evlatlık ilişkisinin kaldırılması talepleri çekişmeli yargıya tabidir ve hasım gösterilerek açılır. Uygulamada dilekçelerin en sık düzeltilen yönlerinden biri, bu iki dava türünün usul bakımından birbirine karıştırılmasıdır.
| Hukuki durum | Değerlendirme | Sonuç |
| Bir yıllık bakım şartı fiilen tamamlanmadan dava açılması | TMK m. 305’teki kurucu şart gerçekleşmemiştir; hâkim resen araştırır | Talebin reddi; sürenin tamamlanmasının ardından yeniden başvuru |
| Ana veya babanın rızasının usulüne uygun alınmaması | Rıza, kanunun aradığı şekilde mahkeme önünde açıklanmalı ve tutanağa geçirilmelidir | Karar verilmişse evlatlık ilişkisinin kaldırılması sebebi |
| Ergin evlat edinmede küçük altsoyun muvafakatinin doğrudan alınması | Menfaat çatışması nedeniyle temsil kayyımı atanması gerekir | Eksik inceleme; kararın bozulması riski |
| Yaş farkının on sekiz yıldan az olması | TMK m. 308 emredici niteliktedir; takdir alanı bulunmaz | Talebin reddi |
| Evli kişinin şartları oluşmadan tek başına başvurması | Kural birlikte evlat edinmedir; istisnalar TMK m. 307’de sınırlı sayıdadır | Talebin reddi |
Ana ve Babanın Rızası, Rızanın Geri Alınması ve Rızanın Aranmadığı Hâller
Küçüğün evlat edinilmesi, kural olarak ana ve babasının rızasını gerektirir (TMK m. 309). Bu rıza, küçüğün veya ana ve babasının oturduğu yer mahkemesinde sözlü veya yazılı olarak açıklanır ve tutanağa geçirilir; mahkeme dışında verilen beyanların hukuki değeri yoktur. Rızanın hangi çocuk için verildiğinin belirtilmesi zorunlu değildir; ancak beyanın iradi ve bilgilendirilmiş olması aranır.
Rıza bakımından iki süre kritiktir. Rıza, küçüğün doğumunun üzerinden altı hafta geçmeden verilemez; bu kural, doğum sonrası dönemdeki iradeyi korumaya yöneliktir. Ayrıca rıza, tutanağa geçirilme tarihinden başlayarak altı hafta içinde geri alınabilir. Geri alınan rızanın yeniden verilmesi hâlinde bu beyan kesindir. Uygulamada bu altı haftalık dönem, geçici bakım ilişkisinin fiilen başladığı ancak hukuki güvencenin henüz tam olmadığı en hassas aşamadır.
TMK m. 311 uyarınca ana veya babanın rızası şu hâllerde aranmaz: kim olduğu bilinmiyorsa; uzun süreden beri nerede oturduğu bilinmiyorsa; ayırt etme gücünden sürekli olarak yoksun bulunuyorsa; küçüğe karşı özen yükümlülüğünü yeterince yerine getirmiyorsa. Bu hâllerin varlığı karine değildir; her biri ayrı ayrı ispat edilmelidir. Özellikle özen yükümlülüğünün ihlali iddiası, en çok çekişme yaratan ve en fazla delil gerektiren gerekçedir.
Küçük, vesayet altındaysa ayırt etme gücüne sahip olmasa bile vesayet dairelerinin izni gereklidir. Ayırt etme gücüne sahip küçüğün ise kendi rızası olmadan evlat edinilmesi mümkün değildir.
Evlat Edinmenin Hukuki Sonuçları: Velayet, Soyadı, Nüfus Kaydı, Miras ve Evlenme Yasağı
Evlat edinme kararının kesinleşmesiyle ana ve babaya ait haklar ve yükümlülükler evlat edinene geçer ve evlatlık, evlat edinenin mirasçısı olur (TMK m. 314). Küçük evlatlık, evlat edinenin soyadını alır; evlat edinen isterse çocuğa yeni bir ad verebilir. Ergin evlatlık ise evlat edinilme sırasında dilerse evlat edinenin soyadını alabilir.
Nüfus kaydında ana ve baba adı: 2026 itibarıyla güncel düzenleme
Nüfus kaydına ilişkin hüküm, bu alandaki en önemli güncel gelişmedir. TMK m. 314’ün dördüncü fıkrası Anayasa Mahkemesi’nin 26/7/2023 tarihli kararıyla iptal edilmiş, ardından 7/11/2024 tarihli ve 7531 sayılı Kanun ile yeniden düzenlenmiştir. Yürürlükteki düzenlemeye göre, ayırt etme gücüne sahip olmayan küçüklerin nüfus kaydına birlikte evlat edinmede ana ve baba adı olarak evlat edinen eşlerin adları, tek başına evlat edinmede ise ana veya baba adı olarak evlat edinenin adı yazılır. Önemli yenilik şudur: evlat edinilen diğer kişiler hakkında da, talepleri hâlinde aynı hüküm uygulanır.
Bu değişikliğin pratik anlamı büyüktür. Önceki düzenlemede yalnızca eşler tarafından birlikte evlat edinilen ve ayırt etme gücüne sahip olmayan küçükler bakımından bu imkân tanınmıştı; ergin evlatlık, ayırt etme gücüne sahip küçük, tek başına evlat edinilen ya da üvey evlat konumundaki kişiler kapsam dışındaydı. Yürürlükteki hâl, bu kişilere de talep hâlinde aynı imkânı tanımaktadır. Konuya ilişkin çok sayıda internet kaynağının hâlâ yürürlükten kalkmış metni aktardığı görülmektedir; bu nedenle nüfus işlemlerinde güncel hüküm esas alınmalıdır.
Evlatlığın miras ve diğer haklarının zedelenmemesi ile aile bağlarının devamı için, evlatlığın naklen geldiği aile kütüğü ile evlat edinenin aile kütüğü arasında bağ kurulur. Evlat edinmeye ilişkin kayıt, belge ve bilgiler ise mahkeme kararı olmadıkça veya evlatlık istemedikçe hiçbir şekilde açıklanamaz; gizlilik, kurumun temel ilkelerindendir.
Miras hakkı: evlatlık kime, kimden mirasçı olur?
Evlatlık ve altsoyu, evlat edinene evlilik içinde doğmuş çocuk gibi mirasçı olur ve altsoy sıfatıyla saklı paylı yasal mirasçı sayılır (TMK m. 500). Evlatlığın kendi ailesindeki mirasçılığı da devam eder. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamaz. Mirasçılık bu yönüyle tek yönlüdür ve bu nokta, arama motorlarında en çok sorulan ancak en çok yanlış bilinen konulardan biridir.
| Soru | Cevap |
| Evlatlık, evlat edinene mirasçı olur mu? | Evet; öz çocukla eşit oranda ve saklı paylı mirasçı olarak. |
| Evlatlık, öz anne ve babasından miras alabilir mi? | Evet; öz ailesindeki mirasçılığı devam eder. |
| Evlat edinen, evlatlığa mirasçı olur mu? | Hayır; evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamaz. |
| Evlatlık, evlat edinenin anne babasına mirasçı olur mu? | Hayır; evlatlığın mirasçılığı evlat edinenle sınırlıdır. |
| Evlatlık, evlat edinenden önce ölürse ne olur? | Evlatlığın altsoyu, evlatlığın yerine geçerek mirasçı olur. |
Evlenme yasağı: kimlerle evlenilemez?
Evlat edinme, sınırlı bir çerçevede evlenme yasağı doğurur. TMK m. 129 uyarınca evlat edinen ile evlatlığın, ayrıca bunlardan biri ile diğerinin altsoyu ve eşi arasında evlenme yasaktır. Buna karşılık evlatlık ile evlat edinenin öz çocukları arasında kanuni bir evlenme engeli bulunmamaktadır; halk arasında yaygın olan aksi yöndeki kanaat hukuken doğru değildir. Yasağın kapsamı emredici olup, aksine yapılan evlenme butlan sebebidir.
Evlat Edinme İzni ve Çalışan Hakları: 2026 Değişiklikleri
Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya tek başına evlat edinene, çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni kullandırılır (4857 sayılı İş Kanunu m. 74). İşveren bu talebi reddedemez. İznin başlangıcı mahkeme kararının kesinleşmesi değil, fiilî teslim tarihidir; bu ayrım uygulamada sıkça gözden kaçırılır.
Bu iznin bitiminden sonra, çocuğun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla altı aya kadar ücretsiz izin talep edilebilir. Ayrıca üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçi, isteği hâlinde belirli süreler boyunca haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin kullanabilir; bu dönemde 4447 sayılı Kanun kapsamında doğum ve evlat edinme sonrası yarım çalışma ödeneği gündeme gelir. İzinlerin bitiminden sonra ebeveynlerden biri, zorunlu ilköğretim çağının başladığı tarihi izleyen ay başına kadar kısmi süreli çalışma talebinde bulunabilir.
2026 yılı, çalışma hayatına ilişkin izin rejiminde önemli bir değişiklik yılı olmuştur. 1/5/2026 tarihli ve 33240 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 7578 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile analık izni toplam yirmi dört haftaya çıkarılmış, babalık izni on güne yükseltilmiş ve koruyucu aile olan çalışana çocuğun teslim edildiği tarihten itibaren talebi üzerine on gün ücretsiz izin hakkı tanınmıştır. Bu düzenleme, koruyucu aile ilişkisini ilk kez izin rejimi bakımından açıkça kapsama almıştır.
Evlatlık İlişkisinin Kaldırılması, “Evlatlıktan Red” ve Koruyucu Aile Farkı
Kurulmuş bir evlatlık ilişkisi, tek taraflı beyanla sona erdirilemez; ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir. Kanun iki temel sebep öngörür: rızası alınması gereken kişinin rızasının yasal bir sebep olmaksızın alınmamış olması ve evlat edinmenin esasa ilişkin diğer noksanlıklarla sakat olması. İlk hâlde dava hakkı rızası alınması gereken kişilere, ikinci hâlde Cumhuriyet savcısına veya her ilgiliye aittir. Dava, sebebin öğrenilmesinden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır. Kaldırma kararı, küçüğün menfaatinin ağır biçimde zedelenmesi sonucunu doğuracaksa verilemez.
Halk arasında sıkça kullanılan “evlatlıktan reddetme” ifadesinin Türk hukukunda birebir karşılığı yoktur. Bu ifadeyle çoğunlukla iki farklı durum kastedilir: evlatlık ilişkisinin kaldırılması ya da bir kişinin mirastan yoksun bırakılması. İkincisi bakımından gündeme gelen kurum mirasçılıktan çıkarmadır (TMK m. 510) ve yalnızca miras bırakana veya yakınlarına karşı ağır bir suç işlenmesi ya da aile hukukundan doğan yükümlülüklerin önemli ölçüde yerine getirilmemesi hâllerinde, sebebi açıkça gösterilen bir ölüme bağlı tasarrufla mümkündür. Öz çocuk bakımından da geçerli olan bu kurum, günlük dildeki “reddetme” ile karıştırılmamalıdır.
Koruyucu aile mi, evlat edinme mi?
Koruyucu aile ile evlat edinme, amaçları benzese de hukuki sonuçları bakımından temelden farklıdır. Aşağıdaki tablo, iki kurumu karşılaştırmaktadır.
| Ölçüt | Koruyucu aile | Evlat edinme |
| Soybağı | Kurulmaz | Mahkeme kararıyla kurulur |
| Velayet | Öz ailede veya kurumdadır | Evlat edinene geçer |
| Süre | Geçici; koşullara göre sona erer | Kalıcı; ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir |
| Soyadı | Değişmez | Küçük evlatlık evlat edinenin soyadını alır |
| Miras | Miras hakkı doğurmaz | Evlatlık, evlat edinene mirasçı olur |
| Karar mercii | İdari süreç (Bakanlık) | Aile Mahkemesi kararı |
Uygulamada koruyucu aile ilişkisi, koşulları oluştuğunda evlat edinmeye giden süreçte önemli bir aşama olabilmektedir; ancak koruyucu aile olmak, evlat edinme bakımından kendiliğinden bir hak veya öncelik doğurmaz. İki kurum arasındaki geçiş, ayrı bir hukuki değerlendirme gerektirir.
Sıkça Sorulan Sorular
Evlat edinme davası ne kadar sürer?
Evlat edinme sürecinin tamamı, başvurudan kararın kesinleşmesine kadar uygulamada çoğunlukla bir ila iki yıl arasında sürmektedir. Bu sürenin büyük bölümünü, kanunun aradığı en az bir yıllık bakım ve eğitim koşulu ile sosyal inceleme aşaması oluşturur. Aile mahkemesindeki yargılama, dosya tam ve raporlar olumlu olduğunda çekişmesiz yargı işi olarak görece kısa sürede tamamlanabilir.
Evlat edinme davası hangi mahkemede açılır?
Evlat edinme davasında görevli mahkeme Aile Mahkemesi, aile mahkemesi kurulmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesidir. Yetki bakımından TMK m. 315 uyarınca evlat edinenin oturma yeri; eşlerin birlikte evlat edinmesinde ise eşlerden birinin oturma yeri mahkemesi yetkilidir. Bakırköy, Bahçelievler, Bağcılar ve Küçükçekmece ilçelerinde ikamet edenler bakımından Bakırköy Aile Mahkemeleri yetkilidir.
Evlat edinmede yaş sınırı ve yaş farkı nedir?
Kanunda üst yaş sınırı bulunmamakta; aranan ölçüt evlat edinen ile evlatlık arasında en az on sekiz yaş fark olmasıdır (TMK m. 308). Tek başına evlat edinecek kişinin otuz yaşını doldurmuş olması; eşlerin birlikte evlat edinmesinde ise en az beş yıldan beri evli olmaları veya her ikisinin de otuz yaşını doldurmuş olması gerekir. İdari uygulamadaki kırk yaş farkı sınırı ise yürürlükten kaldırılmıştır.
Evlat edinme başvurusu nereye ve nasıl yapılır?
Evlat edinme ön başvurusu, ikamet edilen ildeki Aile ve Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğüne yapılır; ön başvuru e-Devlet üzerinden de oluşturulabilir. Ön başvurunun ardından nüfus kaydı, adli sicil kaydı, gelir ve mal varlığı belgeleri, öğrenim belgesi ve sağlık kurulu raporu gibi belgeler kuruma sunulur. Belgeler tamamlandıktan sonra sosyal inceleme yapılır ve uygun bulunan başvuru sıraya alınır.
Evlatlık mirasçı olur mu, öz ailesinden miras alabilir mi?
Evlatlık, evlat edinene evlilik içinde doğmuş çocuk gibi mirasçı olur ve saklı paylı yasal mirasçı sayılır (TMK m. 500). Evlatlığın kendi öz ailesindeki mirasçılığı da devam eder; yani evlatlık hem evlat edinene hem de biyolojik anne ve babasına mirasçı olabilir. Buna karşılık evlat edinen ve hısımları evlatlığa mirasçı olamaz; mirasçılık tek yönlüdür.
Evlat edinme izni kaç gün veya kaç haftadır?
Üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen eşlerden birine veya tek başına evlat edinen işçiye, çocuğun aileye fiilen teslim edildiği tarihten itibaren sekiz hafta analık hâli izni kullandırılır (4857 sayılı Kanun m. 74). Bu iznin bitiminden sonra altı aya kadar ücretsiz izin ile haftalık çalışma süresinin yarısı kadar ücretsiz izin (yarım çalışma) hakkı da talep edilebilir. Koruyucu aile olan işçiye ise ayrı bir izin hakkı tanınmıştır.
Evlatlıktan reddetmek mümkün müdür?
Halk arasında kullanılan “evlatlıktan reddetme”, Türk hukukunda tek taraflı bir beyanla gerçekleştirilebilecek bir işlem değildir. Kurulmuş evlatlık ilişkisi ancak mahkeme kararıyla kaldırılabilir ve bu da yalnızca rızanın alınmaması veya esasa ilişkin diğer noksanlıklar gibi kanunda sayılan sebeplere dayanır. Mirasçılıkla ilgili taleplerde ise gündeme gelen kurum, koşulları ağır olan mirasçılıktan çıkarmadır (TMK m. 510).
Koruyucu aile ile evlat edinme arasındaki fark nedir?
Koruyucu aile, çocuğun bakımını geçici olarak üstlenen bir sosyal hizmet modelidir ve soybağı kurmaz; velayet öz ailede veya kurumda kalır. Evlat edinme ise mahkeme kararıyla soybağı kuran, kalıcı ve geri dönülmesi güç bir hukuki işlemdir. Uygulamada koruyucu aile ilişkisi, koşulları oluştuğunda evlat edinmeye giden yolda önemli bir aşama olabilmektedir.
Evlat Edinme Avukat Desteği
Evlat edinme, hukuki sonuçları ömür boyu devam eden ve geri dönülmesi güç bir işlemdir. Sürecin idari ve yargısal iki ayrı ayakta yürümesi, şartların bir kısmının emredici nitelikte olması ve rıza rejimindeki kısa hak düşürücü sürelerle birlikte, küçük görünen bir usul eksikliği yıllar süren bir bekleyişin sonuçsuz kalmasına yol açabilmektedir. Nüfus kaydına ilişkin düzenlemenin 2024 yılında yeniden yazılmış olması ve çalışma hayatına ilişkin izin haklarının 2026 yılında değişmesi de, güncel mevzuat takibinin bu alanda ne kadar belirleyici olduğunu göstermektedir.
Başvuru öncesinde şartların somut olay bakımından değerlendirilmesi, belgelerin eksiksiz hazırlanması, rızaya ilişkin sürelerin doğru yönetilmesi ve dava dilekçesinin izleme raporlarıyla uyumlu biçimde kurulması, sürecin en kritik aşamalarıdır. Öner Hukuk ve Danışmanlık, Bakırköy’deki ofisinde aile hukuku alanında; evlat edinme başvurusu, geçici bakım süreci, evlat edinme davası ve evlatlık ilişkisinin kaldırılması uyuşmazlıklarında hukuki değerlendirme ve temsil hizmeti sunmaktadır. Dosyanızın özelliklerine göre izlenmesi gereken yol için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.