Yargı Reformu Kanun Teklifi (2026): Hukuk, Ceza ve İdari Yargıda Neler Değişiyor?
Teklif, 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi (2025–2029) çerçevesinde 12 ayrı kanunda değişiklik öngören 29 maddelik (27 esas madde + 1 geçici madde + yürürlük/yürütme) kapsamlı bir “yargı paketi” niteliğindedir. Düzenlemelerin bir bölümü yargılamaları hızlandırmaya ve usul ekonomisine; önemli bir bölümü ise Anayasa Mahkemesi’nin iptal kararlarıyla oluşan boşlukları doldurmaya yöneliktir.
Teklif Nedir, Hangi Kanunları Etkiliyor?
Teklif, başlığında belirtildiği üzere yargının etkin ve verimli işlemesini amaçlayan bir “torba” düzenlemedir. Genel gerekçede, 23 Ocak 2025’te açıklanan 4. Yargı Reformu Strateji Belgesi’nin “gecikmeyen ve öngörülebilir bir adalet sistemi” vizyonuna atıf yapılmakta; düzenlemelerin amacı makul sürede yargılanma, usul ekonomisi ve Anayasa Mahkemesi iptalleriyle doğan boşlukların giderilmesi olarak özetlenmektedir.
Aşağıdaki on iki kanunda değişiklik yapılması öngörülmektedir:
| Kanun | Değişiklik Yapılan / Eklenen Madde |
| 2004 — İcra ve İflas Kanunu | Yeni m.34/a; m.114 (izale-i şuyu satışları) |
| 1512 — Noterlik Kanunu | m.55 (evrak/defter gönderimi) |
| 2575 — Danıştay Kanunu | Geçici m.27 (daire sayısı) |
| 2576 — BİM/İdare/Vergi Mah. K. | m.7 (tek hâkim ve parasal sınır) |
| 2577 — İdari Yargılama Usulü K. | m.45, m.46 (istinaf/temyiz) |
| 2659 — Adli Tıp Kurumu K. | m.26 (atama ve görev süresi) |
| 2802 — Hâkimler ve Savcılar K. | m.10 (eğitim/sınav), m.63 (disiplin) |
| 3095 — Kanuni Faiz ve Temerrüt Faizi K. | m.1 (faiz oranı) |
| 4721 — Türk Medeni Kanunu | m.440, m.444 (kısıtlı malı satışı) |
| 5271 — Ceza Muhakemesi Kanunu | m.80, m.134, m.231, m.247, m.308 |
| 6098 — Türk Borçlar Kanunu | m.55 (tazminatta faiz ve mahsup) |
| 6100 — Hukuk Muhakemeleri Kanunu | m.107 (ilga), 109, 147, 149, 166, 168, 362, 371 |
Medeni Usul Hukuku (HMK)
Belirsiz alacak davası yürürlükten kalkıyor (m.20 → HMK m.107)
Teklifin en köklü değişikliklerinden biri, belirsiz alacak davasının (HMK m.107) tümüyle yürürlükten kaldırılmasıdır. Gerekçede, hangi alacaklar için belirsiz alacak davası açılabileceği konusundaki tereddütlerin yargılamaları uzattığı; belirsiz alacak davası olmadığı hâlde bu yolla açılan davaların reddi nedeniyle alacakların zamanaşımına uğramasının Anayasa Mahkemesince hak arama hürriyetine aykırı bulunduğu belirtilmektedir.
Kısmi dava güçlendiriliyor (m.21 → HMK m.109)
Belirsiz alacak davasının sağladığı iki temel yarar — alacağın kalan kısmını sonradan talep edebilme ve zamanaşımının baştan kesilmesi — kısmi davaya taşınmaktadır. Yeni fıkraya göre alacağın sadece bir kısmı dava edilmişse, talep konusu aynı davada bir defaya mahsus olmak üzere ve iddianın genişletilmesi yasağına tabi olmaksızın tahkikatın sonuna kadar artırılabilecek; zamanaşımı artırılan kısım bakımından da dava tarihinden itibaren kesilmiş sayılacaktır.
Duruşma araları üç ayı geçemeyecek (m.22 → HMK m.147)
Yazılı yargılama usulüne tabi davalarda duruşmalar arasındaki sürenin kural olarak üç aydan uzun olamayacağı düzenlenmektedir. Bilirkişi incelemesinin uzaması veya istinabe gibi zorunlu hâllerde hâkim, gerekçesini belirterek daha uzun bir süre belirleyebilecektir. Benzer bir kural hâlihazırda basit yargılama usulünde mevcuttur.
SEGBİS ile duruşmaya katılım genişliyor (m.23 → HMK m.149)
Ses ve görüntü nakli yoluyla (SEGBİS) bulundukları yerden duruşmaya katılanlar bakımından, elle atılan imzaya ilişkin hükümler uygulanmayacaktır. Ancak ikrar, yeminin edası, davanın geri alınmasına muvafakat, davadan feragat, davayı kabul ve sulh hâlleri bu istisnanın dışındadır; bu işlemler için fiziki imza gerekecektir. Düzenleme, vekillerin coğrafi uzaklık nedeniyle duruşmaya uzaktan katılımını kolaylaştırmaktadır. (Yürürlük: yayımdan 3 ay sonra.)
Dava birleştirme ve istinaf yolu (m.24–25 → HMK m.166, m.168)
Anayasa Mahkemesi’nin iptali doğrultusunda, aynı yargı çevresindeki aynı düzey ve sıfattaki mahkemeler arasında verilen birleştirme kararının, ancak kesinleşmesiyle ilk davanın açıldığı mahkemeyi bağlayacağı düzenlenmektedir. Ayrıca birleştirme kararına karşı, esas hükmü beklemeksizin müstakilen istinaf yoluna başvurulabilecektir.
İstinaf sonrası temyiz yolu ve görev/yetki bozması (m.26–27 → HMK m.362, m.371)
Anayasa Mahkemesi’nin 26.02.2026 tarihli iptali sonrası; bölge adliye mahkemesinin istinaf başvurusunu kısmen veya tamamen kabul ederek yeniden esas hakkında verdiği kararlar, HMK m.341/2’deki parasal sınırın üzerindeyse temyiz edilebilecektir. Ayrıca ilk derece mahkemelerinin kararları, yalnızca görevsizlik veya yetkisizlik gerekçesiyle Yargıtayca bozulamayacak (BİM’in ilk derece sıfatıyla verdiği kararlar hariç) — bu, görev/yetki bozmalarından kaynaklanan gecikmeleri azaltmayı amaçlamaktadır.
Tazminat ve Faiz — İş Kazası, Trafik ve Destekten Yoksun Kalma
Tazminatta faiz başlangıcı ve oransal mahsup (m.19 → TBK m.55)
Çalışma gücünün azalması/yitirilmesi ile destekten yoksun kalma tazminatlarında faiz başlangıcı yeniden düzenlenmektedir:
- Kazancın bilindiği döneme ilişkin tazminata, haksız fiil/zarar tarihinden (olay tarihinden) itibaren kanuni faiz;
- Kazancın bilinemediği (geleceğe dönük) döneme ilişkin tazminata ise karar tarihinden itibaren kanuni faiz işletilecektir.
Böylece, varsayıma dayalı gelecek kazanç üzerinden hesaplanan tutarın tamamına olay tarihinden faiz işletilmesi uygulamasına son verilmektedir. Ayrıca tahkikat başlayıncaya kadar ifa amacıyla yapılan ödemeler, ödeme tarihine göre belirlenecek tazminattan oransal olarak mahsup edilecektir.
Kanuni ve temerrüt faiz oranı (m.11 → 3095 sayılı Kanun m.1)
Anayasa Mahkemesi’nin 22.07.2025 tarihli iptali (yürürlük 01.09.2026) sonrası; sözleşmeyle belirlenmemişse faizin yıllık olarak, TCMB’nin önceki yılın 31 Aralık günü kısa vadeli kredilerde uyguladığı reeskont oranının yüzde sekseni üzerinden hesaplanacağı düzenlenmektedir. 30 Haziran’da bu oran, 31 Aralık’a göre beş puan veya daha fazla farklıysa, yılın ikinci yarısında 30 Haziran’da belirlenen oranın yüzde sekseni geçerli olacaktır. Amaç, paranın değer kaybını telafi eden, alacaklı–borçlu menfaat dengesini gözeten bir orana geçmektir.
Ceza Muhakemesi (CMK)
HAGB kapsamı daraltılıyor (m.16 → CMK m.231)
Anayasa Mahkemesi’nin 10.07.2025 tarihli iptali doğrultusunda, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına (HAGB) ilişkin hükümler; işkence ve eziyet suçları ile kamu görevlisinin görevi sebebiyle işlediği ve Anayasa m.17 kapsamında kötü muamele sayılabilecek suçlar bakımından uygulanamayacaktır. Maddenin 5 ilâ 14. fıkraları bütün hâlinde yeniden düzenlenmiştir (HAGB üst sınırı iki yıl, beş yıllık denetim süresi gibi temel unsurlar korunmaktadır).
Moleküler genetik inceleme ve dijital delil (m.14–15 → CMK m.80, m.134)
Her iki madde de Anayasa Mahkemesi iptalleri sonrası kişisel verilerin korunması güvenceleriyle yeniden yazılmıştır. CMK m.80’de genetik inceleme sonuçları kimlik bilgilerinden arındırılmış mahsus bir sisteme kaydedilecek; KYOK/beraat/CYOK kesinleşmesinde derhâl, diğer hâllerde kesinleşmeden 20 yıl sonra Cumhuriyet savcısı huzurunda imha edilecektir. CMK m.134’te ise bilgisayarda arama/kopyalama/elkoyma ile elde edilen veriler adli emanette saklanacak ve kesinleşmeden 15 yıl sonra imha edilecektir. Her iki düzenlemede de ilgili kişiye, amacın ortadan kalkması veya haklı neden hâlinde verilerin silinmesini talep etme hakkı tanınmaktadır.
Kaçak sanık ve Yargıtay Başsavcısı itirazı (m.17–18 → CMK m.247, m.308)
Kaçak sanık hakkında güvenlik tedbirine karar verilmesi hâlinde, savunma hakkını kullanmak isteyen sanığa bizzat hazır bulunmak kaydıyla yargılamanın yenilenmesini talep etme hakkı tanınmaktadır (m.247). Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisi ise genişletilmekte; itiraz, yargı yeri belirlenmesi ve görevsizlik kararları hariç tüm kararlara karşı yapılabilecek ve süre, dosyanın fiziken Başsavcılığa teslim edildiği tarihten itibaren bir ay yerine üç ay olacaktır (m.308).
İdari Yargı ve Yabancılar Hukuku
İdare mahkemelerinde tek hâkim ve parasal sınır (m.5 → 2576 sayılı Kanun m.7)
Tek hâkimle çözümlenecek davaların parasal sınırı 25.000 TL’den (2026 yılı için güncel tutar 486.000 TL’ye karşılık gelmektedir) “dört yüz seksen altı bin Türk Lirası” olarak metne işlenmekte; ayrıca belirli dava türleri (öğrenci disiplin cezaları — uzaklaştırma/ilişik kesme hariç —, kamu görevlilerine ilişkin geçici görevlendirme/yolluk/lojman/izin işlemleri, uyarma cezaları, meslek kuruluşu disiplin cezaları — faaliyeti engelleyenler hariç — ve 2022 sayılı Kanun davaları) miktarına bakılmaksızın tek hâkimle görülecektir.
İstinaf–temyiz dengesi ve sınır dışı davaları (m.6–7 → İYUK m.45, m.46)
Anayasa Mahkemesi’nin 27.03.2025 tarihli kararı doğrultusunda, bölge idare mahkemesinin ilk derece kararını kaldırarak yeniden verdiği kararlar kural olarak tebliğden itibaren otuz gün içinde Danıştay’da temyiz edilebilecektir. Bununla birlikte bazı dava ve işler, kaldırma sonrası yeniden karar verilse dahi temyize kapalı tutulmaktadır.
İcra–İflas ve İzale-i Şuyu (Ortaklığın Giderilmesi)
İdareye başvuru zorunluluğu (m.1 → İİK m.34/a)
İdare aleyhine hükmedilen para, vekâlet ücreti ve yargılama giderlerine ilişkin ilamlarda, doğrudan icra takibi başlatmadan önce idareye yazılı başvuru yapılması ve banka hesap numarası bildirilmesi zorunlu hâle gelmektedir. İdare, başvuru tarihinden itibaren en geç bir ay içinde ödeme yapmazsa ilamlı icra takibi yapılabilecektir. Bu başvuru yapılmadan doğrudan ilamlı icraya gidilemeyecektir.
İzale-i şuyu satışlarında köklü değişiklik (m.2 → İİK m.114)
- Mirasçılara öncelik: Tamamı miras yoluyla edinilmiş ve üçüncü kişi mülkiyeti bulunmayan taşınmazlarda birinci artırma yalnızca malik mirasçılar arasında ve muhammen kıymetin %100’ü üzerinden yapılacaktır (bir defaya mahsus). Alıcı çıkmazsa ikinci artırma genel hükümlere göre herkese açıktır.
- Teminat muafiyeti kaldırılıyor: Pay sahibinin payı oranında teminattan muaf olması kuralı kaldırılmakta; paydaşlar da teminat yatırarak katılacaktır. Hazine ise tüm açık artırmalarda teminattan muaftır.
- İhale bedelini yatırmama yaptırımı: Bedeli süresinde yatırmayan ihale alıcısının teminatı iade edilmeyecek, satış masraflarından mahsup edilecek; ayrıca teklif ettiği bedelin %5’i oranında idari para cezası verilecek ve 6183 sayılı Kanun’a göre tahsil edilecektir.
Vesayet/kayyım dosyalarıyla bağlantılı olarak; kısıtlıya ait taşınır ve taşınmaz malların satışı da UYAP’a entegre elektronik satış portalı üzerinden yapılacaktır (m.12–13 → TMK m.440, m.444). (Yürürlük: m.12 ve m.13 yayımdan 3 ay sonra.)
Sıkça Sorulan Sorular
Bu kanun teklifi yürürlüğe girdi mi?
Hayır. 22.06.2026’da TBMM Başkanlığına sunulmuş bir kanun teklifidir (Esas No: 2/3737) ve Adalet Komisyonuna havale edilmiştir. Komisyon ve Genel Kurul aşamalarında değişebilir; yasalaşırsa Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girer.
Belirsiz alacak davası tamamen mi kalkıyor?
Teklif metnine göre HMK m.107 yürürlükten kaldırılmaktadır. Bu davanın sağladığı korumalar (alacağın kalan kısmını sonradan talep ve zamanaşımının baştan kesilmesi) kısmi davaya taşınmaktadır. İlgadan önce açılmış belirsiz alacak davalarına eski hükümler uygulanmaya devam eder.
İş kazası tazminatında faiz neden düşebilir?
Yeni TBK m.55 düzenlemesiyle, geleceğe dönük (bilinemeyen dönem) kazanç üzerinden hesaplanan tazminat kısmına olay tarihi yerine karar tarihinden faiz işleyecektir. Tazminatın büyük bölümü çoğunlukla bu döneme ilişkin olduğundan toplam faiz tutarı azalabilir.
Sınır dışı kararlarında temyiz yolu açılıyor mu?
Hayır. Teklif, 6458 sayılı Kanun kaynaklı davaları istinaf sonrası temyize kapalı tutmaktadır. Bu dosyalarda bölge idare mahkemesi kararı kural olarak kesindir; bu nedenle istinaf aşaması büyük önem taşır.
Değişiklikler ne zaman yürürlüğe girecek?
Yasalaşması hâlinde çoğu madde yayım tarihinde; TMK 440/444 ve HMK 149 (SEGBİS) yayımdan üç ay sonra; Danıştay daire sayısına ilişkin m.4 ise 23.07.2026’dan geçerli olmak üzere yürürlüğe girer.