Vasi Defteri Nedir, Nasıl Tutulur? Vasinin Defter Tutma Görevi (2026)
Vasi defteri, vasiliğe atanma kararının kesinleşmesi üzerine, vasi ile vesayet makamının görevlendireceği bir kişi tarafından, vesayet altındaki kişinin yönetilecek malvarlığının dökümünün tutulduğu resmî kayıttır. Defter tutma yükümlülüğü, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun 438. maddesinde açıkça düzenlenmiş kanuni bir görevdir ve vesayet sürecinin sağlıklı yürümesinin ilk adımıdır. Doğru tutulmayan bir defter, ileride vasinin sorumluluğunu ve hatta görevden alınmasını gündeme getirebileceğinden, sürecin baştan usulüne uygun yürütülmesi önem taşır. Bu yazıda vasi defterinin tanımı, hangi malların nasıl yazılacağı, defterin tutulmaması halinde doğacak sonuçlar ve uygulamada sık karşılaşılan sorunlar; 2026 itibarıyla güncel mevzuat ve Yargıtay’ın yerleşik içtihatları ışığında ele alınmaktadır.
Vasi Defteri Nedir?
Vasi defteri, vesayet altındaki kişinin yönetilecek malvarlığının; aktifleri, pasifleri ve gelir-gider kalemleriyle birlikte gösterildiği malvarlığı dökümüdür. Vasiliğe atanma kararı kesinleştiğinde, vasi ile vesayet makamının (Sulh Hukuk Mahkemesi) görevlendirdiği bir kişi tarafından vakit geçirilmeksizin düzenlenir. Amaç, vesayet altındaki kişinin malvarlığını başlangıçta net biçimde tespit ederek korumak ve vasinin yönetiminin denetlenebilmesini sağlamaktır.
Vesayet altındaki kişi ayırt etme gücüne sahipse, olanak bulunduğu takdirde defter tutulurken hazır bulundurulur. Uygulamada defter, kural olarak adi defter niteliğindedir ve yalnızca vesayet altındaki kişi, vasi ve vesayet makamı bakımından sonuç doğurur; üçüncü kişilere karşı tek başına bir etkisi bulunmaz.
Vasi Defteri Nasıl Tutulur?
Vasi defteri, vesayet altındaki kişinin malvarlığının bilançosunun çıkarılmasıyla tutulur; aktif ve pasifler ayrı ayrı gösterilir. Süreç uygulamada şu adımlarla ilerler:
- Malvarlığının tespiti: taşınmazlar, değerli taşınır eşya, banka hesapları, alacaklar ve borçlar belirlenir.
- Değerleme: taşınmazların ve menkul kıymetlerin yaklaşık rayiç/güncel değerleri yazılır; maaş, kira, faiz, temettü gibi gelirler ve düzenli giderler kaydedilir.
- Defterin düzenlenmesi: kayıtlar, vesayet makamının görevlendirdiği kişiyle birlikte iki nüsha olarak hazırlanır.
- Vesayet makamına sunum: defter belirlenen sürede vesayet makamına verilir.
- Onay: vesayet makamı eksik/yanlış kalemleri tamamlattırır veya düzelttirir; usulüne uygun bulursa bir nüshayı onaylayıp vasiye verir, diğerini dosyasında saklar.
Uygulamada en sık yapılan hata, taşınmaz ve banka hesaplarının güncel değerleriyle değil eski/eksik değerlerle yazılmasıdır; bu durum sonradan hesap incelemelerinde sorun çıkarır. (Bu kısım, yazar incelemesinde teyit edilecek uygulama içgörüsüdür.)
Vasi Defterine Neler Yazılır?
Vasi defterine, vesayet altındaki kişiye ait malların türü, adedi, tahmini rayiç bedelleri ve taşınmazların yeri ile bu mallar üzerindeki kısıtlamalara ilişkin ayni haklar yazılır. Defterin kapsamı özetle şöyledir:
- Taşınmazlar (tapu bilgileri ve yaklaşık değerleriyle) ve üzerlerindeki ipotek/şerh gibi ayni haklar.
- Değerli taşınır eşya (yaklaşık değerleri belirtilerek).
- Banka hesapları, mevduat ve menkul kıymetler.
- Alacaklar ve borçlar (pasifler).
- Düzenli gelirler: maaş, kira, faiz, temettü vb. ve düzenli giderler.
Vasi Defter Tutmak Zorunda mı?
Türk Medeni Kanununda düzenlenen vasi defteri tutulması, vesayet kararın kesinleşmesi ile birlikte vakit kaybetmeden yönetilecek mal varlığına ilişkin defteri tutmak zorundadır. Yetkili vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi Hâkimliği aksini belirtmedikçe vasinin yönetmekte olduğu malvarlığına ilişkin defter tutma yükümlülüğü aynen devam eder. Kısacası vasi defterinin tutulması kanundan doğan bir yükümlülüktür.
Hakimin belirlediği süre içinde defterin düzenlenmesine engel bir durum varsa, vesayet makamından ek süre istenebilir. Vasinin ek süre istemi vesayet makamınca uygun görüldüğü takdirde yeterli ek süre verilir. Bu süre kesindir.
Vasi, defter tutma işini vesayet makamının görevlendireceği bir kişi ile birlikte yapar. Bu kişinin vesayet makamının bir üyesi olması ise şart değildir
Vasi Defteri Tutulmazsa Ne Olur?
Defterin hiç tutulmaması veya süresinde tamamlanmaması, vasi açısından ağır sonuçlar doğurur. Başlıca sonuçlar şunlardır:
- Görevden alma: Belirlenen sürelerde defter tutulmaz veya tamamlanmazsa vasi, vesayet makamı tarafından görevinden alınır (TMK m. 483 kapsamında görevin ağır biçimde savsaklanması).
- Tazminat sorumluluğu: Vasi, görevini yerine getirirken kusurlu davranışıyla vesayet altındaki kişiye verdiği zarardan sorumludur (TMK m. 467).
- Denetim tedbirleri: Vesayet makamı eksik/usulsüz defteri tamamlattırır, düzelttirir ve gerekli tamamlayıcı önlemleri alır.
Yargıtay’ın yerleşik içtihadında da, defter tutmama ve malvarlığını yönetmeme, vasinin yasal görevlerini ifada ağır ihmali olarak değerlendirilip görevden alma ve sorumluluk sebebi sayılmaktadır.
Defterden Sonra: Vasinin Hesap Verme Yükümlülüğü
Defter tutmak sürecin yalnızca başlangıcıdır; vasi, görevi boyunca belli aralıklarla rapor ve hesap vermekle, görev sona erince de kesin hesabı sunmakla yükümlüdür. Vesayet organları, görevlerini iyi bir yönetimin gerektirdiği özenle yürütmek zorundadır (TMK m. 466). Dönemsel rapor ve hesaplar ile vesayet sona erdiğinde verilecek kesin hesap, ilgili Vesayet Tüzüğü hükümleri uyarınca vesayet makamınca incelenip onaylanır. Böylece başlangıçta tutulan defter, sonraki hesap denetimlerinin de referans noktası olur.
Vasi Defteri Tutma Yükümlülüğü Bulunmayanlar
Vesayet makamı tarafından Vasi olarak tayin edilen kişinin defteri tutulacak kişiye ait yönetilecek herhangi bir malvarlığının olmaması durumunda vesayet makamı olan Sulh Hukuk Mahkemesi Hakimliği vasinin defter tutmasına gerek olmadığı yönünde karar verebilmektedir. Bu durumda hakimin kararıyla birlikte vasinin defter tutma yükümlülüğü olmadığı söz konusu olmaktadır. Yani malvarlığı olmayan birinin vasi defteri tutulamayacağı yönünde hakim karar verebilir.