Nafakanın Azaltılması Davası (Nafakanın İndirilmesi Davası)
Bir mahkeme kararıyla bağlanan nafaka, sonsuza dek aynı kalmak zorunda değildir. Boşanmanın üzerinden geçen sürede tarafların geliri, ihtiyaçları ve genel ekonomik koşullar değişebilir; nafaka ödeyen kişinin ödeme gücü düşebilir ya da nafaka alan tarafın durumu iyileşebilir. Türk Medeni Kanunu bu değişimi tanır ve hükmedilen nafaka miktarının kesin hüküm sayılmadığını kabul eder. Ancak indirim kendiliğinden gerçekleşmez; değişen koşulların somut delillerle ortaya konduğu bir dava gerekir. Sürecin hassasiyeti ve ispat yükü, bu davanın uzman bir avukatla yürütülmesini değerli kılar.
Nafakanın Azaltılması (İndirilmesi) Davası Nedir?
Nafakanın azaltılması davası, daha önce hükmedilmiş bir nafaka miktarının değişen koşullara göre düşürülmesi için açılan hukuk davasıdır. Uygulamada “nafaka indirim davası” veya “nafaka azaltma davası” olarak da anılır. Davayı nafaka borçlusu (nafakayı ödeyen taraf) açar. Davanın görülebilmesi için ortada önceden mahkemece bağlanmış bir nafaka bulunması ve bu nafakanın bağlandığı tarihten sonra koşullarda kayda değer bir değişiklik yaşanması gerekir. Mahkeme, talebi yerinde görürse nafakayı kaldırmak yerine hakkaniyet ölçüsünde indirebilir.
İştirak Nafakasının Azaltılması Davası
İştirak nafakasında ölçü çocuğun üstün yararıdır; bu nedenle yalnızca alacaklı ebeveynin durumunun iyileşmesi indirim için tek başına yeterli olmayabilir. Uygulamada en sık kabul edilen indirim sebebi, yükümlünün yeniden evlenip yeni bir çocuğunun doğması ve gelirinin daha fazla yasal yükümlülük arasında bölünmesidir. Yükümlünün gelirinde gerçek bir düşüş veya çocuğun giderlerinde azalma da değerlendirilir. Buna karşılık, çocuğun yaşının büyümesiyle ihtiyaçlarının artması indirimi güçleştiren bir olgudur. TMK nun 331. maddesine göre; Durumun değişmesi halinde hâkim, istem üzerine nafaka miktarını yeniden belirler veya nafakayı kaldırır.
İştirak nafakası indirim davası Türk Medeni Kanunu 331. maddesine göre açılmalıdır. İştirak nafakası düşürme davası nafaka borçlusu tarafından açılmalıdır.
İştirak nafakası düşürülür mü? İştirak nafakasının düşürülmesi için iştirak nafakasını azaltma davası açılmalıdır.
Tedbir Nafakasının Azaltılması
Tedbir nafakasının indirilmesi talebi boşanma davası devam ederken talep edilebilir. Tedbir nafakasının düşürülmesi talebi nafaka borçlusu tarafından dava boşanma davası veya nafaka davası devam ederken ileri sürülebilir.
Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davası sürerken geçici olarak hükmedildiğinden, indirim talebi ayrı bir dava açılmadan görülmekte olan dava içinde ileri sürülür. Süreç içinde yükümlünün işsiz kalması veya alacaklının düzenli gelire kavuşması, hakimden tedbir nafakasının yeniden belirlenmesini istemek için dayanak oluşturur.
Yoksulluk Nafakasının Azaltılması
Yoksulluk nafakası, alacaklının yoksulluğu tamamen ortadan kalkmadıkça kaldırılmaz; ancak hakkaniyet gerektiriyorsa indirilebilir. Yargıtay’ın yerleşik içtihadında, nafaka alacaklısının asgari ücret düzeyinde bir gelire kavuşması tek başına nafakayı tamamen kaldırmak için yeterli görülmez; fakat bu durum, nafakanın hakkaniyete uygun oranda indirilmesi için güçlü bir sebeptir. Aynı şekilde yükümlünün emekli olarak gelirinin düşmesi, işten çıkarılması veya çalışma gücünü kaybetmesi de indirim sebebidir.
Yoksulluk Nafakasının İndirilmesi için ekonomik durumlarda değişiklik olması ve hakkaniyet gerektirmesi gerekmektedir.
Nafakanın Azaltılması Davası Görevli ve Yetkili Mahkeme
Görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir; aile mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi aile mahkemesi sıfatıyla davaya bakar. Yetkili mahkeme ise TMK m. 177 uyarınca nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Nafaka indirim davasını nafaka borçlusu açtığından, davalı konumundaki nafaka alacaklısının oturduğu yer mahkemesi yetkili olur. Bu yetki kesin yetki değildir; davalı süresinde yetki itirazında bulunmazsa, davanın açıldığı yer mahkemesi yetkili hâle gelir. Örneğin nafaka alacaklısı Kadıköy’de yaşıyorsa dava Kartal Aile Mahkemesi’nde açılır.
Nafakanın Azaltılması Davası Ne Zaman Açılır?
Nafakanın azaltılması davasının açılabilmesi için belli bir zaman geçmesine gerek yoktur. Bu dava her zaman açılabilir. Boşanma davası kesinleştikten hemen sonra da nafakanın indirilmesi davası açılabilir. Nafaka alacaklısının ihtiyaçlarının azalması veya nafaka ödeyen kişinin mali gücünde azalma meydana gelmesi durumların gerçekleştiği her durum ve her zamanda dava açılabilir.
Nafakanın Azaltılması Davası Şartları
Davanın kabulü için iki temel şart aranır: önceden bağlanmış bir nafakanın varlığı ve koşullarda hakkaniyeti gerektirir nitelikte bir değişiklik. Mahkeme, indirimi talep eden tarafın bu değişikliği ispatlamasını bekler. Aşağıdaki unsurlar birlikte değerlendirilir:
- Daha önce mahkeme kararıyla hükmedilmiş bir nafakanın bulunması.
- Nafakanın bağlandığı tarihten sonra tarafların mali/sosyal durumunda kayda değer bir değişiklik olması.
- Bu değişikliğin sürekli ve önemli olması (geçici, küçük dalgalanmalar yeterli sayılmaz).
- Değişikliğin yükümlünün kendi kusurundan kaynaklanmaması.
- İndirimin hakkaniyete uygun düşmesi.
Nafakanın Kaldırılması ve Nafakanın İndirilmesi Talebi Tek Davada İleri Sürülebilir mi?
Kademeli (terditli) talep: Dilekçede “öncelikle nafakanın kaldırılması, bu talep kabul edilmezse indirilmesi” şeklinde kademeli bir istem kurmak uygulamada güçlü bir yöntemdir. Yargıtay’ın benimsediği “çoğun içinde az da vardır” ilkesi gereği, kaldırma talebi indirme talebini de kapsar; yoksulluğu tamamen kalkmamış alacaklının nafakası kaldırılamasa bile hakkaniyet ölçüsünde indirilebilir.
Nafaka Azaltma Davası Ne Kadar Sürer?
Nafaka davalarının HMK’nın 316/1-ç maddesine göre basit yargılama usulüne tabidir. Bu nedenle çekişmeli boşanma davalarına göre daha hızlı sonuçlanmaktadır. Nafakanın azaltılması davası süresi mahkeme yoğunluğuna, dosyada toplanacak delillere vb. durumlara göre ortalama 1 yıl sürebilmektedir.
Nafaka İndirim Sebepleri
En sık kabul edilen sebepler, yükümlünün ödeme gücündeki gerçek düşüş ile alacaklının ekonomik durumundaki belirgin iyileşmedir. Pratikte öne çıkanlar:
- Alacaklının düzenli gelire kavuşması: işe başlama, asgari ücret düzeyinde de olsa düzenli kazanç.
- Yükümlünün gelirinin düşmesi: emeklilik, işten çıkarılma, iş yerinin kapanması, ağır hastalık/maluliyet.
- Yeni yasal yükümlülükler: yeniden evlilik ve yeni çocuğun doğması (özellikle iştirak nafakasında).
- Çocuğun giderlerinin azalması: iştirak nafakasında ihtiyaçların gerçek anlamda düşmesi.
- Hakkaniyet: alacaklının ihtiyacının çok üzerinde nafaka alıyor olması.
ÖRNEKLER
| Hukuki durum (senaryo) | Değerlendirme | Olası sonuç |
| Alacaklı asgari ücretle işe girdi | Yoksulluk tam kalkmaz ama gelir oluştu | Kaldırma reddi, hakkaniyetle indirim |
| Yükümlü emekli oldu, maaşı düştü | Ödeme gücünde gerçek azalma | Yeni gelire orantılı indirim |
| Yükümlünün yeni çocuğu doğdu | Gelir daha çok yükümlülüğe bölünür | İştirak nafakasında makul indirim |
| Yükümlü işi kasten bıraktı | Kötüniyet / dürüstlük kuralına aykırılık | Talep büyük olasılıkla reddedilir |
| Birikmiş borçtan maaş kesintisi | Borcu kendi kusuruyla biriktirme | İndirim sebebi sayılmaz |
Hangi Gerekçelerle Nafaka İndirilmez?
Yükümlünün kendi kusuruyla veya kötüniyetle yarattığı durumlar indirim sebebi sayılmaz. Bu noktada uygulamada en sık karşılaşılan iki hata vardır. Birincisi, kasti (kötüniyetli) işsizlik: nafakayı düşürmek için bilerek işten ayrılan veya gelirini azaltan kişinin talebi, dürüstlük kuralı gereği reddedilir. İkincisi, birikmiş nafaka borcu: nafakasını zamanında ödemeyip borcun büyümesine kendisi neden olan kişi, “maaşımdan yüksek kesinti yapılıyor” gerekçesiyle indirim isteyemez; çünkü kimse kendi kusurundan yararlanamaz. Geçici ve küçük gelir dalgalanmaları da kalıcı bir değişiklik sayılmadığından tek başına yeterli olmaz.
Nafakanın Azaltılması Davası Kesinleşmeden İcraya Konulabilir mi?
Nafakanın indirilmesi kararının icrası için kesinleşmesine gerek yoktur. Nafakaya ilişkin ilamlar, kural olarak kesinleşmeden icra takibine konulabilir. İndirim kararının kesinleşmesi, tarafların istinaf/temyiz yoluna başvurup başvurmamasına bağlıdır; üst mahkemeye gidilmezse karar kesinleşir. Bununla birlikte indirim kararının uygulanması ve geçmişe etkisi bakımından özellikli durumlar doğabileceğinden, somut kararın icrası için profesyonel hukuki destek alınması önerilir.
Nafakanın Azaltılması Deliller ve İspat
İspat yükü davacıdadır; bu nedenle değişen koşullar somut belgelerle ortaya konmalıdır. Mahkeme çoğu zaman tarafların ekonomik ve sosyal durumunu kolluk veya SGK aracılığıyla araştırır. Sık kullanılan deliller:
- SGK hizmet dökümü ve maaş bordroları (gelir değişimini gösterir).
- Tapu, araç ve banka kayıtları (malvarlığı durumu).
- Yeni evlilik ve doğum kayıtları (yeni yasal yükümlülükler).
- Sağlık raporları / maluliyet belgeleri.
- Tanık beyanları ve ekonomik-sosyal durum araştırması.
Nafakanın Azaltılması Davası Vekalet Ücreti 2026
Karar tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 12. maddesine göre; ''Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 17.06.2015 T. 2015/3914 E. 2015/11218 K.)
Nafakanın İndirilmesi Kesinleşme
Nafakanın indirilmesi davasının kesinleşmesi tarafların üst mahkemeye gidip gitmemesine göre değişir. Taraflar istinaf veya temyiz aşamasına gitmeyerek davayı kesinleştirebilirler.
Nafaka Azaltma Davası Harç Hesaplama
Yerleşik uygulamada nafakanın azaltılması davalarında harcın bir yıllık fark üzerinden alınması gerekir. Nafaka azaltma davasında başvurma harcı, vekalet harcı, peşin harç, gider avansı ve vekalet pulu masrafları alınmaktadır.
Sıkça Sorulan Sorular
S1. Nafakanın azaltılması davasını kim açabilir?
Davayı nafakayı ödeyen taraf, yani nafaka borçlusu açar. Daha önce bağlanmış bir nafaka bulunması ve sonrasında koşulların hakkaniyeti gerektirir biçimde değişmesi gerekir (TMK m. 176/4 ve m. 331).
S2. Nafaka indirim davasında yetkili mahkeme neresidir?
Görevli mahkeme Aile Mahkemesi’dir. Yetkili mahkeme ise TMK m. 177 gereği nafaka alacaklısının yerleşim yeri mahkemesidir. Bu yetki kesin olmadığından, süresinde itiraz edilmezse davanın açıldığı yer yetkili hâle gelir.
S3. Asgari ücretle çalışmaya başlayan eşin nafakası kalkar mı?
Yargıtay’ın yerleşik uygulamasında asgari ücret düzeyinde gelir tek başına yoksulluk nafakasını tamamen kaldırmaz; ancak nafakanın hakkaniyete uygun oranda indirilmesi için geçerli bir sebeptir.
S4. İşten ayrılarak nafakamı düşürebilir miyim?
Hayır. Nafakayı azaltmak için bilerek işten ayrılmak kötüniyet sayılır ve dürüstlük kuralına aykırıdır. Kasti işsizliğe dayanan indirim talepleri genellikle reddedilir.
S5. Anlaşmalı boşanmada kabul edilen nafaka indirilebilir mi?
Evet. Koşullarda olağanüstü ve kalıcı bir değişiklik ispatlanırsa, anlaşmalı boşanma protokolündeki nafaka da dava yoluyla hakkaniyete uyarlanarak indirilebilir.
S6. Nafaka azaltma davası ne kadar sürer ve harcı nasıl hesaplanır?
Basit yargılama usulüne tabi olduğundan ortalama bir yıl civarında sonuçlanabilir. Harç, bir yıllık nafaka farkı üzerinden nispi olarak hesaplanır; ayrıca başvurma harcı ve gider avansı alınır.
S7. Nafaka indirim davası için belli bir süre beklemek gerekir mi?
Hayır. Dava için bağlayıcı bir bekleme süresi veya hak düşürücü süre yoktur; koşullar değiştiğinde her zaman açılabilir. Önemli olan değişikliğin sürekli ve önemli olmasıdır.
Nafakanın Azaltılması Davası Avukat Desteği
Nafakanın indirilmesi, değişen koşulların doğru hukuki çerçevede ve güçlü delillerle ortaya konmasını gerektiren teknik bir süreçtir. Talebin terditli kurulması, doğru mahkemede açılması ve ispatın eksiksiz sunulması davanın sonucunu doğrudan etkiler. Bakırköy ve İstanbul genelinde aile ve nafaka davalarında çalışan Öner Hukuk ve Danışmanlık, sürecin her aşamasında hukuki danışmanlık sunmaktadır. Somut durumunuzun değerlendirilmesi için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı; İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir