İBAN KİRALAMA SUÇU VE CEZASI
İBAN kiralama, son yıllarda Türkiye'de en hızlı yayılan dijital dolandırıcılık yöntemlerinden biri haline gelmiştir. Sosyal medyada karşılaşılan “komisyon karşılığı hesap” ilanları ya da “kolay kazanç” vaadiyle gelen mesajların ardındaki tablo aslında oldukça ağırdır: hesabını başkasının kullanımına açan kişi, çoğu zaman fark etmeden nitelikli dolandırıcılık, suç gelirlerinin aklanması veya bilişim suçlarına iştirak isnadıyla karşılaşmaktadır.
Bu noktada en kritik bilgiyi başta vermek gerekir: Türk Ceza Kanunu'nda hâlâ “İBAN kiralama” adıyla müstakil bir suç tipi yoktur. 11. Yargı Paketi (7571 sayılı Kanun) görüşmelerinde TCK m.245/B olarak teklif edilen “ödeme araçları veya hesap bilgilerini başkasına verme” hükmü, kanunun nihai metnine dahil edilmemiştir. Bu nedenle uygulamada hesap kiralama fiilleri, kullanım amacına göre çoğunlukla TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanmaktadır; ceza alt sınırı 3 yıl, üst sınırı 10 yıldır.
Bu rehberde; İBAN kiralamanın hukuki niteliği, hangi suçlara vücut verdiği, güncel ceza miktarları, Yargıtay'ın son içtihatları ve Ceza Avukatının hukuki bakış açısıyla ele alınmaktadır.
İBAN Kiralama Nedir?
İBAN kiralama, kişinin kendi adına açılı banka hesabını ya da yalnızca İBAN bilgisini, belirli bir menfaat (komisyon, sabit ücret, yüzde pay) karşılığında bir başkasının kullanımına tahsis etmesidir. Uygulamada bu fiil; hesabın tamamen devri, banka kartının ve şifrenin üçüncü kişiye verilmesi ya da yalnızca İBAN paylaşılarak gelen paranın çekilip aktarılması biçimlerinde ortaya çıkar.
Burada altı çizilmesi gereken kritik bir ayrıntı vardır: Türk Ceza Kanunu'nda “İBAN kiralama” adı altında müstakil bir suç tipi mevcut değildir. Bu durum sıklıkla yanlış anlaşılmış ve kamuoyunda “kanunda yazmıyorsa ceza da yoktur” gibi hatalı bir algı oluşmuştur. Oysa fiil, kullanım amacına göre çok daha ağır suç tiplerinin kapsamına girmektedir; nitekim somut olayın niteliğine göre dolandırıcılık, nitelikli dolandırıcılık, suça iştirak, banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması ya da suçtan kaynaklanan malvarlığı değerlerini aklama suçları gündeme gelebilir.
İBAN Kiralama Hangi Suçlara Vücut Verir?
Hesabını kullandıran kişinin cezai sorumluluğu, tek bir maddeyle sınırlı değildir. Aksine, hesap üzerinden geçen paranın hangi suçtan elde edildiğine ve hesap sahibinin bilgisi ile menfaat durumuna göre birden çok suç tipi aynı anda gündeme gelebilir.
1. Nitelikli Dolandırıcılık — TCK m.158/1-f
Uygulamada en sık karşılaşılan ve ağırlık merkezini oluşturan suç tipidir. Türk Ceza Kanunu'nun 158/1-f bendi, dolandırıcılığın “bilişim sistemlerinin, banka veya kredi kurumlarının araç olarak kullanılması” suretiyle işlenmesini nitelikli hâl olarak düzenler. Hesap kiralama olaylarında, mağdur dolandırıcının yönlendirmesiyle parayı kiralanan hesaba yatırdığında, hesap sahibi de doğrudan bu nitelikli hâlin kapsamına girmektedir.
Cezası: Üç yıldan on yıla kadar hapis ve beş bin güne kadar adlî para cezasıdır. Banka aracılığıyla işlendiği için cezanın alt sınırı uygulamada çoğunlukla daha yüksek belirlenmektedir. İBAN kiralama dosyalarında en sık verilen cezanın bu madde çerçevesinde olduğu, Adalet Bakanlığı verilerine göre yalnızca bu kapsamda yargılanan kişi sayısının yaklaşık 50.000 olduğu ifade edilmektedir.
2. Suç Gelirlerinin Aklanması — TCK m.282
Hesaba gelen paranın; uyuşturucu ticareti, dolandırıcılık, kaçakçılık veya yasa dışı bahis gibi alt sınırı altı ay veya daha fazla hapis cezasını gerektiren bir suçtan elde edilmiş olması hâlinde TCK m.282 devreye girer. Bu suçun cezası üç yıldan yedi yıla kadar hapis ve yirmi bin güne kadar adlî para cezasıdır. Ayrıca elde edilen gelirin müsaderesi ile bireyin malvarlığı üzerinde tedbir riski doğar.
3. Bildirim Yükümlülüğünün İhlali — 5549 sayılı Kanun m.15
5549 sayılı Suç Gelirlerinin Aklanmasının Önlenmesi Hakkında Kanun'un 15. maddesi, kimlik tespitini gerektiren işlemlerde kendi adına ama başkası hesabına hareket eden kişinin, bu durumu yükümlüye (bankaya) yazılı olarak bildirmemesini suç olarak düzenler. Bu hüküm uyarınca; altı aydan bir yıla kadar hapis veya beş bin güne kadar adli para cezası öngörülmüştür.
Bu hüküm, uygulamada çoğu zaman tek başına değil, dolandırıcılık veya aklama suçlarıyla birlikte değerlendirilir. Dolayısıyla “nasılsa en fazla küçük bir para cezası alırım” düşüncesi gerçekçi değildir.
4. Yasa Dışı Bahse Aracılık — 7258 sayılı Kanun
Hesabın yasa dışı bahis sitelerinin para trafiğinde kullanılması hâlinde 7258 sayılı Kanun kapsamında ayrıca üç yıldan beş yıla kadar hapis cezası ve on bin güne kadar adlî para cezası gündeme gelir. Bu durum, nitelikli dolandırıcılık suçuyla içtima edebilir.
5. Banka veya Kredi Kartlarının Kötüye Kullanılması — TCK m.245
Hesap sahibinin banka kartını ve şifresini bizzat üçüncü kişiye teslim ettiği durumlarda, kart hamilinin rızasıyla dahi olsa, suç gelirlerinin aktarılması amacıyla yapılan bu işlemler TCK m.245 kapsamında değerlendirilebilmektedir.
11. Yargı Paketi: İBAN Kiralama Açısından Ne Değişti?
11. Yargı Paketi'nin teklif aşamasında, “ödeme araçları veya hesap bilgilerini başkasına verme” başlığı altında TCK m.245/B olarak yeni bir suç tipinin ihdas edilmesi önerilmişti. Önerilen düzenleme, suç kastı bulunmadan hesabını başkasına kullandıran kişiler bakımından bir yıldan üç yıla kadar hapis cezası öngörüyordu. Ancak bu hüküm, 7571 sayılı Kanun'un nihai metnine dahil edilmemiş ve yasalaşmamıştır.
Bunun pratik sonucu açıktır: İBAN kiralama fiilleri, hâlâ doğrudan TCK m.158/1-f kapsamında nitelikli dolandırıcılık suçundan yargılanmaktadır. Suç kastı bulunmadığı iddia edilen, yalnızca menfaat karşılığı hesabını kullandıran kişiler için 1-3 yıllık daha hafif bir suç tipi mevzuatımızda bulunmamaktadır. Bu durum, hesabını kiralayan ve mahkemede “suçu bilmiyordum” diyen sanıklar bakımından uygulamada en büyük hukuki riski oluşturmaktadır.
Hesaplara Hızlı El Koyma Tedbiri (CMK m.128/A)
11. Yargı Paketi'nin İBAN kiralama davalarını doğrudan etkileyen en önemli yeniliği, hesaplara el koyma tedbiridir. Ceza Muhakemesi Kanunu'na eklenen 128/A maddesi ile bilişim sistemleri aracılığıyla işlenen suçlarda; nitelikli hırsızlık (TCK m.142/2-e), nitelikli dolandırıcılık (TCK m.158/1-f, l) ve banka veya kredi kartlarının kötüye kullanılması (TCK m.245) suçlarının işlendiği konusunda makul şüphe bulunması hâlinde, ilgili banka, ödeme hizmeti sağlayıcısı veya kripto varlık hizmet sağlayıcısına 48 saate kadar hesabı askıya alma yetkisi verilmiştir. Askıya alma işlemi derhâl Cumhuriyet Başsavcılığı'na bildirilir; hesap sahibi de askıya alma işleminin kaldırılması için başsavcılığa başvurabilir ve savcı yirmi dört saat içinde karar vermek zorundadır.
Bu düzenleme, hesabını kiralayan ve durumun farkına geç varan kişiler bakımından, hesabın hızla bloke edilmesi ve sonradan delillere ulaşmanın zorlaşması riskini artırmaktadır. Bu nedenle hesap hareketinde olağandışı bir durumun fark edildiği anda derhâl bir ceza avukatına başvurulması zorunludur.
İBAN Kiralama Cezası Tablosu (Güncel)
| (İban Kiralama Suçu) | Kanuni Dayanak | Hapis Cezası | Adli Para Cezası |
| Nitelikli dolandırıcılık (banka aracılığıyla) — en sık karşılaşılan | TCK m.158/1-f | 3 – 10 yıl | 5.000 güne kadar |
| Suç gelirlerinin aklanması | TCK m.282 | 3 – 7 yıl | 20.000 güne kadar |
| Yasa dışı bahse aracılık | 7258 sayılı Kanun | 3 – 5 yıl | 10.000 güne kadar |
| Bildirim yükümlülüğünün ihlali | 5549 s.K. m.15 | 6 ay – 1 yıl | 5.000 güne kadar |
| Banka/kredi kartlarının kötüye kullanılması | TCK m.245 | 3 – 6 yıl | 5.000 güne kadar |
İban Kiralama Yargıtay Kararı
Yargıtay 11. Ceza Dairesi, 2021/16966 E., 2024/7470 K.
Bu kararda Yargıtay; sanığın yalnızca tanıdığının isteğiyle IBAN veya hesap bilgisini paylaşmış olmasının, dolandırıcılık kastı ve suça iştirak için tek başına yeterli delil sayılamayacağını belirtmiş; şüpheden uzak, kesin kanıt olmadıkça kişinin nitelikli dolandırıcılık kapsamında sorumlu tutulamayacağını vurgulamıştır.