Araçta Gizli Ayıp

Gizli Ayıp Nedir?

Satılan malın, satıcının bildirdiği vasıfları taşımamasından değerini veya sözleşme gereğince beklenen faydaları azaltan ya da kaldıran eksikliklerinin bulunmasına “ayıp” denir. Satılan maldaki ayıp, açık veya gizli ayıp şeklinde olabilir.

Tüketici Kanunu çerçevesinde açık ayıplar, ilk bakışta görülebilen veya basit bir muayene ile anlaşılabilen ayıplardır. Gizli ayıplar ise, ilk bakışta fark edilemeyen, sonradan yapılacak detaylı bir muayene ile anlaşılan ayıplardır. Yani gizli ayıp; alınan bir ürünün arızasının, kusurunun, sorununun ürünü aldıktan sonra fark edilmesi veya daha sonra ortaya çıkması durumudur. Bu tür ayıplar genellikle malın yapısıyla ilgili olan ve ancak kullanılmasıyla anlaşılan ayıplardır.

Nitelikleri gereği gizli ayıp bakımından ise gözden geçirme külfeti söz konusu olmayacaktır. Yani alıcı, satılan maldaki gizli ayıp niteliğindeki ayıpları araştırmak zorunda değildir. Zira gizli ayıplar, olağan bir gözden geçirme ile tespit edilemeyecek, ancak kullanıma bağlı olarak zamanla ortaya çıkabilecek ayıplar şeklinde nitelendirilmektedir. Dolayısıyla, olağan gözden geçirme ile ortaya çıkarılamayacak ayıpların araştırılması alıcıdan beklenmez.

Araçta Gizli Ayıp İçin Verilebilecek Örnekler:

  • Satılan araçtaki paslanmaları Yargıtay nezdinde gizli ayıp olarak nitelendirmektedir.
  • Satılan aracın kilometre saatinin düzgün çalışmaması olağan bir gözden geçirme ile tespit edilebilir nitelikte olup, açık ayıp olarak nitelendirilebilecekken; elektrik tesisatındaki başka bir arıza ise olağan bir gözden geçirme ile tespit edilebilir nitelikte değilse gizli ayıp kapsamında değerlendirilecektir.
  • Alınan bir aracın otomatik vitesinin normal kullanım haricinde çeşitli nedenlerden dolayı kendiliğinden bozulması durumu da gizli ayıp niteliğinde olabilmektedir.
  • Hasarsız kaydı ile satılan hasarlı araç satımının hukuki niteliği de gizli ayıptır. Aracın parçalarının boyalı veya değişmiş olması veya araç ile kat edilen kilometrenin gerçekte olandan daha az olduğunun satıcı tarafından beyan edilerek bu şekilde satılması gizli ayıp kapsamında değerlendirilmektedir.

Gizli Ayıptan Sorumluluk

Satıcı, alıcının satış sırasında bilmekte olduğu ayıplardan sorumlu tutulamaz. Bununla birlikte satılan mala olağan bir gözden geçirme ile fark edilebilecek ayıplardan da ancak “bu ayıpların mevcut olmadığını garanti etmişse” sorumlu olur.

Araçtaki ayıbın gizli olması gerekir. Yani sıradan bir gözden geçirme ile anlaşılması mümkün olmamalıdır. Örneğin; Alıcı, motoru derhal çalıştırmak ve ayıplı olup olmadığını araştırmakla yükümlüdür. Şayet teslim alındığı tarihte yapılan çalıştırma ile motordaki arıza anlaşılamıyor ve ancak uzun süreli bir çalıştırma sonucunda arıza meydana çıkabiliyorsa o takdirde bu ayıba gizli ayıp denilebilir.

Gizli ayıplarda, alıcının malın ayıplı olduğunu bilmesi mümkün değildir. Zaten ilk bakışta görülebilecek olan ayıplar mevcutsa, satıcının bunu üstlenmesine gerek olmayacaktır. Bu gibi durumlarda, sorumluluk aranmaz. Gizli ayıplarda alıcı, gizli ayıbı fark ettiği anda bunu satıcıya bildirmelidir. Aksi takdirde satıcı bu ayıptan sorumlu tutulamayacak ve alıcı ayıbı kabul etmiş sayılacaktır.

Alıcı ve Tüketicinin Seçimlik Hakları

Satıcının satılanın ayıplarından sorumlu olduğu hallerde alıcı/tüketici, aşağıdaki seçimlik haklardan birini kullanabilir:
1. Satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme.
2. Satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme.
3. Aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde, bütün masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme.
4. İmkan varsa, satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme.

Gizli Ayıp İhbar Süresi

Ortaya çıkan gizli ayıbın zamanaşımı süresi içerisinde dürüstlük kuralı ve halin gereklerine göre uygun süre içerisinde bildirilmesi gerekir. Satılan üzerinde yapılacak olan gözden geçirmenin sekiz günlük süre içerisinde tamamlanması ya da netice alınması mümkün olmayıp, böylece sekiz günlük süreden sonra ortaya çıkan ayıplar gizli ayıp niteliği taşır. Ayıbın sekiz günlük süre içerisinde, objektif bir gözden geçirme neticesinde ortaya çıkarılamayacak nitelikte olduğunun ispat yükü alıcı üzerindedir.

Konu ile ilgili bir Yargıtay Kararı ise şu şekildedir : “Mahkemece yapılan yargılama sonunda, taraflar arasında baskı makinesi alımı hususunda ticari ilişki olduğu ve malın 19.08.2008 tarihinde davacı alıcıya teslim edildiği davacının TTK’nun 25/4.maddesi uyarınca gerekli inceleme ve muayeneyi yaptırıp açık ayıplar için 2 gün gizli ayıplar için ise 8 gün içinde ayıp ihbarında bulunması gerekirken, 02.09.2008 tarihinde mektuplar 18.12.2008 tarihinde ise noter ihtarı ile ayıp ihbarında bulunduğu, ihbarın süresi içinde olmaması nedeni ile hak düşürücü süre geçtiği için davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.”

Ancak gözden geçirme ve bildirim külfetinin, ayıptan sorumluluğa ilişkin TBK m. 231/I uyarınca iki yıllık zamanaşımı süresi içerisinde gerçekleştirilmesi gerekir. Zamanaşımı süresi satılanın tesliminden itibaren başlar. Bu bakımdan, iki yılın tamamlanmasının ardından ortaya çıkan gizli ayıptan ötürü, satıcının sorumlu tutulması mümkün olmaz. Ancak, alıcı, bildirdiği ayıplar bakımından, iki yıl tamamlanmış olsa da def ’i yoluyla haklarını ileri sürebilir.

Satılandaki ayıbın daha sonra ortaya çıkması halinde, satılanın satıldığı tarihten itibaren 2 yıl içerisinde hak zamanaşımına uğrayacaktır. Ancak satıcının ağır kusurlu olması halinde ise araçlarda bu süre satıldığı tarihten itibaren 10 yıl olacaktır.

Zarar yönünden muacceliyet tarihi açık ayıplarda teslim tarihi, gizli ayıplarda ise ayıbın ortaya çıktığı tarihtir. Ayrıca eski hâle getirilmeden dahi bu zararın tazmininin istenmesi mümkündür. Bu zararın varlığından söz etmek için projeye aykırılık yeterli olup ayrıca bu taşınmazın üçüncü kişiye satılmış olup olmamasının önemi olmadığı gibi, üçüncü kişiye kaç ne miktar değerle satıldığının da önemi bulunmamaktadır.

Gizli Ayıp Zamanaşımı

Gizli ayıplar bakımından herhangi bir süre belirlenmemiş ve TBK m. 223/2’de de bu konu; “Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır.

Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Dolayısıyla satılanın gizli ayıplarla teslim edilmiş olması halinde bu ayıpların, ortaya çıktıktan itibaren uygun/makul bir süre içerisinde satıcıya bildirilmesi gerekmektedir.

Bu bakımdan TBK m. 231 hükmüne dayalı olarak iki yıllık zamanaşımı uygulama alanı bulacak ve ortaya çıkan gizli ayıplara ilişkin bildirim külfetinin bu süre içerisinde yerine getirilmesi gerekecektir.

Araçta Gizli Ayıp Görevli Mahkeme

Araçta gizli ayıp nedeniyle açılacak olan davada görevli mahkeme taraflara göre değişiklik gösterecektir.

  • İki şahıs arasında araç alış satışı yapılması durumunda görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi olacaktır.
  • Araç satıcısının bu işi meslek olarak yapan biri olması (galerici vb.) halinde görevli mahkeme Tüketici Mahkemesidir. Görevli mahkemenin Tüketici Mahkemesi olduğu; fakat davanın açıldığı yerde Tüketici Mahkemesinin bulunmadığı yerlerde Asliye Hukuk Mahkemesi Tüketici Mahkemesi sıfatıyla davaya bakacaktır.
  • Aracı satın alan tarafın tacir olması, yani ticari bir amaçla aracı satın almışsa görevli mahkeme Asliye Ticaret Mahkemesidir.
  • Satın alınan ikinci el araçta garanti süresi devam etmekte ise distribütörün sorumluluğu devam ettiği için görevli mahkeme, Tüketici Mahkemesidir.

Araçta Gizli Ayıp Yetkili Mahkeme

Yetkili mahkeme ise satıcının yerleşim yeri veya sözleşmenin yapıldığı yer Mahkemeleri olacaktır. Yetkili mahkeme kural olarak davalının yerleşim yeri mahkemesi ise de tüketicinin yerleşim yeri mahkemesi de ayrıca yetkili mahkemedir.

Gizli Ayıp Davasında Arabuluculuk

Görevli mahkemenin Asliye Ticaret Mahkemesi veya Tüketici Mahkemesi olduğu durumlarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartı olarak öngörülmüştür. Şöyle ki; TTK m.5’ e eklenen düzenleme, “Bu Kanunun 4’üncü maddesinde ve diğer kanunlarda belirtilen ticari davalardan, konusu bir miktar paranın ödenmesi olan alacak ve tazminat talepleri hakkında dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır.” şeklinde iken 6502 sayılı TKHK m. 73/A’da “Tüketici mahkemelerinde görülen uyuşmazlıklarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulmuş olması dava şartıdır” şeklindedir.

Gizli Ayıp Tespit Davası

Araçta gizli ayıbın hukuki olarak tespitinin sağlanması için tespit davası açılabilir. Bu tespit davası Sulh Hukuk Mahkemesi’nde açılacaktır.

Gizli Ayıp Tespit Davası Dilekçe Örneği

Araçta gizli ayıbın tespit edilmesi ve bununla ilgili bir dilekçe yazılması oldukça spesifik ve karmaşık bir husus olup bu dilekçelerin konunun uzmanı avukatlar tarafından tüm dosya kapsamı değerlendirilerek oluşturulmasında yarar vardır.

Gizli Ayıp Dava Dilekçesi

Araçta gizli ayıp davası ve bununla ilgili bir dilekçe hazırlanması için konuya hakim uzman bir avukat ile anlaşılmasında yarar vardır.

Gizli Ayıp Yargıtay Kararları

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2015/1900 Esas, 2016/7367 Karar Sayılı Kararı

“… Somut olayda, davacı, 27.12.2010 tarihinde satın aldığı aracının kilometresi ile oynanmış ve hasarlı olması sebebiyle ayıplı olduğunu iddia ederek satış bedelinin iadesi ya da ayıplı araç satılması sebebiyle 4.000,00 TL.nin davalıdan tahsili için eldeki davayı açmıştır. Mahkemece, davaya konu ayıbın sadece aracın km’sinin indirilmesinden kaynaklandığı, sözleşmeden dönme yerine semenin indirilmesinin hakkaniyete daha uygun olduğu ve buna göre davacının zararının 1.500,00 TL olduğu, davacının diğer taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle sözleşmeden dönerek bedelin iadesi talebinin reddine karar verilmiştir. Alınan bilirkişi raporunda davaya konu aracın kilometresinin indirilmiş olması sebebiyle gizli ayıplı olarak satıldığı tespit edilmiştir. Satıcı ayıpların varlığını bilmese bile bundan davacıya karşı sorumludur. Davalı satıcının ayıba karşı tekeffül (sorumluluğu üstlenme) borcu bulunmaktadır. Dava konusu araç gizli ayıplı olarak satıldığı için davacının talebi doğrultusunda bedelin iadesi gerekir.”

Yargıtay 13. Hukuk Dairesi 2016/20032 Esas, 2019/10129 Karar Sayılı Kararı

“Alıcı, teslim aldığı malı işlerin olağan akışına göre, imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp gördüğü zaman bunu satıcıya derhal (uygun süre içinde) ihbar etmekle yükümlüdür. Bunu ihmal ettiği takdirde, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirme ile meydana çıkarılamayacak bir ayıp bulunması halinde, bu ayıp sonradan meydana çıkarsa, bu durumu da hemen satıcıya bildirmediği takdirde yine satılanı bu ayıp ile birlikte kabul etmiş sayılır. O halde, gizli ayıpların, dava zamanaşımı süresi içinde ve ayıp ortaya çıktıktan sonra derhal (dürüstlük kuralına uygun olan en kısa sürede), ihbar edilmesi gerekmektedir. 818 sayılı TBK.’nun 198. maddesinde (6098 sayılı Borçlar Kanunu’nun 223. maddesi) öngörülen süre içinde ihbar edilmeyen ayıplar için dava açılamaz.”

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.