TR

Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Tahliye Davası: 2026 Hukuki Değerlendirme

Güncelleme: 15 dk okuma5 yorum

Konut ve çatılı işyeri kiralarında kiracının taşınmazı belirli bir tarihte boşaltacağını yazılı olarak üstlenmesi, kiraya verene başkaca bir sebebe ihtiyaç duyulmaksızın tahliye talep etme imkânı sağlayan en güçlü hukuki araçlardan biridir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu m. 352/1 çerçevesinde düzenlenen tahliye taahhütnamesi, geçerlilik şartlarının titizlikle gözetilmesi ve hak düşürücü sürelerin korunması koşuluyla hukuki sonuç doğurmaktadır. Kira uyuşmazlıklarında 01.09.2023’ten beri dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması zorunlu olduğundan, tahliye taahhüdüne dayanırken dava yolu ile icra yolunun farklı usullerini doğru ayırt etmek gerekir. Aşağıdaki hukuki değerlendirmede tahliye taahhüdünün geçerlilik şartları, icra ve dava yolları ile uygulamada karşılaşılan sorunlar Yargıtay kararlarıyla birlikte ele alınmaktadır.

Tahliye Taahhütnamesi Nedir?

Tahliye taahhütnamesi (yazılı tahliye taahhüdü), kiracının kiralananın kendisine tesliminden sonra, kiraya verene karşı kiralananı belli bir tarihte boşaltmayı yazılı olarak üstlendiği belgedir. TBK m. 352/1 uyarınca kiracı bu taahhüde rağmen kiralananı boşaltmazsa kiraya veren, kira sözleşmesini taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icraya başvurmak veya dava açmak suretiyle sona erdirebilir. Tahliye taahhüdünün en belirgin özelliği, kiraya verene başka bir tahliye sebebi ileri sürmeden ve herhangi bir tazminat yükümlülüğü altına girmeden kira ilişkisini sona erdirme imkânı tanımasıdır.

Yazılı Tahliye Taahhüdü Nedeniyle Tahliye

Belirli ve belirsiz süreli kira sözleşmelerinin her ikisinde de yazılı tahliye taahhüdü verilebilir. Taahhüde dayanarak tahliye isteme hakkı kira sözleşmesinin tarafı olan kiraya verene aittir; kiraya veren durumunda olmayan malik tahliye taahhüdüne dayanarak dava açamaz. Bununla birlikte kiralananı sonradan edinen yeni malik, önceki malikin ve kiraya verenin halefi olarak eski malik döneminde verilmiş taahhüde dayanabilir (Yargıtay 3. HD, E. 2018/3080, K. 2018/6171, T. 31.05.2018; TBK m. 310).

Tahliye Taahhüdüne Dayalı Tahliye Süreci ve Adımları

Kiracı, taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren icra takibi veya tahliye davası yollarından birini seçebilir. Her iki yol da kural olarak taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde kullanılmalıdır (TBK m. 352/1); dava açma süresinin uzaması aşağıda “Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre” bölümünde açıklanmıştır. İki yolun adımları farklıdır:

İcra yolu (ilamsız tahliye):

  1. Taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icra müdürlüğünde taahhüde dayalı tahliye takibi başlatılır. Bu yolda dava şartı arabuluculuk aranmaz (6325 sayılı Kanun m. 18/B-1-a).
  2. İcra müdürlüğü kiracıya, taşınmazı on beş gün içinde tahliye ve teslim etmesini, itirazı varsa yedi gün içinde bildirmesini içeren tahliye emri (Örnek No. 14) gönderir (İİK m. 272 vd.).
  3. Kiracı yedi gün içinde itiraz ederse takip durur (İİK m. 274).
  4. Tahliye talebi noterlikçe düzenlenmiş veya tarih ve imzası noterlikçe tasdik edilmiş ya da kiracı tarafından ikrar edilmiş bir belgeye dayanıyorsa ve kiracı kira ilişkisinin yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve nitelikte bir belgeyle gösteremiyorsa, kiraya veren İİK m. 275 uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. Bu koşullar yoksa genel mahkemede (Sulh Hukuk Mahkemesi) itirazın iptali ve tahliye davası açılır; bu dava bakımından arabuluculuğa başvurulmalıdır.
  5. İtiraz edilmez veya itiraz kaldırılırsa taşınmaz icra müdürlüğünce tahliye edilerek kiraya verene teslim edilir.

Dava yolu:

  1. Önce arabuluculuk bürosuna başvurulur; kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda arabuluculuk dava şartıdır (6325 sayılı Kanun m. 18/B-1-a). Arabuluculuk süreci boyunca bir aylık hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A-15).
  2. Anlaşma sağlanamazsa Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açılır.
  3. Tahliye kararı kesinleşmeden icraya konulabilir; kanun yoluna başvurmak icrayı kendiliğinden durdurmaz, kiracı ancak teminat göstererek icranın geri bırakılması kararı alabilir (HMK m. 350/1, 367/1; İİK m. 36).

Tahliye Taahhütnamesi İle Kiracı Çıkarma

Geçerli bir tahliye taahhüdü bulunduğunda kiraya veren, kiracıyı çıkarmak için ihtiyaç veya temerrüt gibi başka bir tahliye sebebi ispat etmek zorunda kalmaz; taahhüt edilen tarihin gelmesi ve kiracının taşınmazı boşaltmaması yeterlidir. Bununla birlikte kiraya veren kiracıyı kendiliğinden çıkaramaz; tahliye ancak kesinleşen icra takibi veya tahliye kararı üzerine icra müdürlüğü eliyle gerçekleştirilir. Taahhüdün geçerli olup olmadığı ise aşağıdaki şartlara bağlıdır.

Tahliye Taahhütnamesi Geçerlilik Şartları

  • Yazılı şekil: Taahhüt yazılı olmalıdır. Adi yazılı belge veya noter düzenlemesi şeklinde hazırlanabilir.
  • Teslimden sonra verilme: Taahhüt, kiralananın kiracıya tesliminden sonra verilmelidir (TBK m. 352/1). İlk kira sözleşmesi kurulurken, kiralanan henüz teslim edilmeden alınan taahhüt bu koşulu karşılamaz. Yargıtay uygulamasında da ilk kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya daha önce alınan taahhüt geçersiz sayılır (Yargıtay 8. HD, E. 2017/4711, K. 2018/2893, T. 28.02.2018). Buna karşılık kiracı kiralananda otururken taraflar yeni bir kira sözleşmesi yaparsa, bu sözleşmeyle aynı tarihi taşıyan taahhüt geçerli kabul edilmektedir (Yargıtay 6. HD, E. 2015/5363, K. 2016/1143, T. 22.02.2016).
  • Belli bir tahliye tarihi: Kiralananın hangi tarihte boşaltılacağı açıkça yazılmalıdır. Düzenleme tarihinin de yazılması, taahhüdün teslimden sonra verildiğinin gösterilmesi bakımından önemlidir.
  • Bütün kiracıların imzası: Taahhüt bizzat kiracı veya yetkili temsilcisi tarafından verilmeli; birden fazla kiracı varsa bütün kiracılar tarafından birlikte imzalanmalıdır (Yargıtay 3. HD, E. 2025/3374, K. 2025/4997, T. 20.10.2025). Kiracı şirket ise tahliye taahhüdünü imzalayan kişinin temsil yetkisi ve işlemin şirketi bağlayıcılığı somut olayın özelliklerine göre değerlendirilmelidir. Yargıtay, kira sözleşmesini şirket adına kiracı olarak imzalayan kişi tarafından sonradan verilen tahliye taahhüdünün şirketi bağladığını kabul etmiştir (Yargıtay 6. HD, E. 2010/3276, K. 2010/5243, T. 29.04.2010).
  • Aile konutu: Eşler aile konutunu birlikte kiralamışsa veya kiracı olmayan eş, aile konutu olduğunu kiraya verene bildirerek sözleşmenin tarafı hâline gelmişse (TMK m. 194), taahhüdü iki eş birlikte imzalamalı ya da diğer eş açıkça rıza göstermelidir. Buna karşılık bu bildirimden önce kiracı eşin tek başına verdiği taahhüt geçerlidir ve sonradan yapılan bildirim onu geçersiz hâle getirmez (Yargıtay 3. HD, E. 2025/3374, K. 2025/4997, T. 20.10.2025; bölge adliye mahkemeleri arasındaki uyuşmazlığı gideren kesin karar).

Teslimden sonra verilme, belli bir tahliye tarihi ve gerekli imzalar gibi şartlardan biri eksikse taahhüde dayanılarak tahliye istenemez. Bu durumda kiraya veren ancak kanundaki diğer tahliye sebeplerine dayanabilir.

Tahliye Taahhüdü Nasıl Düzenlenir?

Yazılı tahliye taahhüdü adi yazılı belge olarak düzenlenebileceği gibi noter tarafından da düzenlenebilir veya imzası noterce onaylanabilir. Bu tercih, özellikle uyuşmazlık çıktığında önem taşır:

  • Düzenleme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat edilmedikçe (HMK m. 204/1); ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetler ise aksi ispatlanıncaya kadar (HMK m. 204/2) kesin delil sayılır. Noterlikçe düzenlenmiş veya tarih ve imzası noterlikçe tasdik edilmiş taahhüde dayanan takipte kiracı itiraz etse bile, kira ilişkisinin yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve nitelikte bir belgeyle gösteremezse kiraya veren icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (İİK m. 275).
  • Adi yazılı taahhütte kiracı imzayı veya tarihi açıkça inkâr ederse icra mahkemesinde itirazın kaldırılması yolu kapanır; uyuşmazlık genel mahkemede açılacak itirazın iptali ve tahliye davasında incelenir.

Uyuşmazlık riskini azaltmak için tahliye tarihi ve düzenleme tarihinin imza sırasında doldurulması önerilir. Tarihlerin boş bırakılarak imzalanması hâlinde ortaya çıkabilecek hukuki sonuçlar aşağıda açıklanmıştır.

Yazılı Tahliye Taahhüdü Şarta Bağlanabilir mi?

TBK m. 352/1, kiracının kiralananı “belli bir tarihte” boşaltmayı üstlenmesini arar. Bu nedenle tahliye tarihinin taahhütte açık ve net biçimde gösterilmesi gerekir; Yargıtay, tahliye tarihinin açık ve net olarak yazıldığı taahhüdü geçerli saymıştır (Yargıtay 3. HD, E. 2025/1292, K. 2025/2650, T. 07.05.2025). Tahliyeyi, gerçekleşip gerçekleşmeyeceği veya ne zaman gerçekleşeceği belirsiz bir olaya bağlayan taahhütlere dayanmak ise risklidir. Nitekim Yargıtay, tahliyeyi bir ödemenin yapıldığı günden itibaren belirli bir süre sonrasına bağlayan ibarenin değerlendirilmesinin yargılamayı gerektirdiğini belirtmiştir (Yargıtay 8. HD, E. 2017/4711, K. 2018/2893, T. 28.02.2018). Bu nedenle taahhütte takvim tarihi olarak belirlenmiş bir tahliye tarihi yer almalıdır.

Boş Tarihli Tahliye Taahhüdü ve İspat Yükü

Uygulamada kiraya verenin, kira sözleşmesinin imzalandığı sırada kiracıya tanzim ve tahliye tarihleri boş bırakılmış bir taahhütname imzalattığı görülmektedir. Kiracı, taahhütnamedeki tarihin sonradan yazıldığını ve gerçeği yansıtmadığını ileri sürebilir; ancak ispat yükü kendisindedir. Yargıtay, düzenleme tarihinin belgeye sonradan yazıldığını ileri süren kiracının bu iddiasını aynı ispat gücüne sahip başka bir belgeyle kanıtlaması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 3. HD, E. 2024/4052, K. 2025/1108, T. 25.02.2025). Taahhüdün kira sözleşmesiyle aynı gün alındığı iddiasının da kiracı tarafından aynı kuvvette yazılı bir belgeyle kanıtlanması gerektiğini kabul eden bölge adliye mahkemesi kararı Yargıtay’ca onanmıştır (Yargıtay 3. HD, E. 2025/1914, K. 2025/5401, T. 17.11.2025). Bu sonuç, kiracılar açısından boş belge imzalamaktan kaçınılması gerektiğini göstermektedir.

Tahliye Taahhüdü Ne Zaman Verilmelidir?

Tahliye taahhüdü, kiralanan kiracıya teslim edildikten sonra verilmelidir (TBK m. 352/1). İlk kira sözleşmesi kurulurken, kiralanan henüz teslim edilmeden alınan taahhüt bu koşulu karşılamaz. Yargıtay uygulamasında da ilk kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya daha önce alınan taahhüt, kiracının serbest iradesinin ürünü sayılmadığından geçersizdir (Yargıtay 8. HD, E. 2017/4711, K. 2018/2893, T. 28.02.2018; kararda 04.10.1944 tarihli ve 15/20-28 sayılı, 03.10.1980 tarihli ve 2/3 sayılı, 04.10.1985 tarihli ve 2/7 sayılı içtihadı birleştirme kararlarına atıf yapılmıştır). Buna karşılık kiracı kiralananda otururken taraflar yeni bir kira sözleşmesi yaparsa, bu sözleşmeyle aynı tarihi taşıyan taahhüt geçerli kabul edilmektedir (Yargıtay 6. HD, E. 2015/5363, K. 2016/1143, T. 22.02.2016).

Belirleyici ölçüt teslimdir. Taahhüt kira sözleşmesinden sonra fakat kiralananın kiracıya tesliminden önce verilmişse TBK m. 352/1’deki koşul gerçekleşmez ve taahhüde dayanılamaz. Bu nedenle taahhüdün yalnızca kira sözleşmesinden sonraki bir tarihi taşıması tek başına yeterli değildir; kiralananın teslim tarihi de dikkate alınmalıdır.

Yazılı Tahliye Taahhüdüne Dayalı İcra Takibi

Kiracı taahhüt ettiği tarihte taşınmazı boşaltmazsa kiraya veren, bu tarihten başlayarak bir ay içinde icra müdürlüğünde taahhüde dayalı tahliye takibi başlatabilir. İcra müdürlüğü kiracıya, taşınmazı on beş gün içinde tahliye ve teslim etmesini, itirazı varsa yedi gün içinde bildirmesini içeren tahliye emri (Örnek No. 14) gönderir. Süresinde yapılan itiraz takibi durdurur (İİK m. 274).

İtiraz üzerine kiraya veren iki yoldan birine başvurur:

  • İcra mahkemesinde itirazın kaldırılması: Tahliye talebi noterlikçe düzenlenmiş veya tarih ve imzası noterlikçe tasdik edilmiş ya da kiracı tarafından ikrar edilmiş bir belgeye dayanıyorsa ve kiracı kira ilişkisinin yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve nitelikte bir belgeyle gösteremiyorsa, kiraya veren İİK m. 275 uyarınca icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir. İtirazın kaldırılması, itirazın kiraya verene tebliğinden başlayarak altı ay içinde istenmelidir; itiraz kiraya verene tebliğ edilmemişse bu süre başlamaz (İİK m. 68/1; Yargıtay 8. HD, E. 2017/4150, K. 2017/15255, T. 15.11.2017). Bu aşamada arabuluculuk aranmaz.
  • Genel mahkemede itirazın iptali ve tahliye davası: Adi yazılı taahhütte imza veya tarih açıkça inkâr edilirse ya da uyuşmazlık icra mahkemesinin sınırlı incelemesini aşıyorsa bu yola gidilir. Taahhüde dayalı takipte itirazın iptali İİK m. 67’ye göre istenir (Yargıtay 6. HD, E. 2011/15216, K. 2012/506, T. 23.01.2012); dava, itirazın tebliğinden başlayarak bir yıl içinde açılmalıdır (İİK m. 67/1). Yargıtay, kira alacağına dayalı takibe itiraz üzerine genel mahkemede açılan itirazın iptali ve tahliye davasında arabulucuya başvurulmadan dava açılamayacağını kabul etmiştir (Yargıtay 3. HD, E. 2024/3408, K. 2025/2823, T. 14.05.2025). Bu nedenle taahhüde dayalı takipte de itirazın iptali yoluna gidilecekse önce arabulucuya başvurulmalıdır; arabuluculuk sürecinde bu bir yıllık süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A-15).

Adi yazılı taahhütte hangi yola gidileceği, kiracının itirazının içeriğine bağlıdır. Kiracı itirazında imzayı ve tarihi ayrıca ve açıkça inkâr etmemişse bunları ikrar etmiş sayılır ve kiraya veren icra mahkemesinden itirazın kaldırılmasını isteyebilir (Yargıtay 12. HD, E. 2024/2693, K. 2024/5602, T. 30.05.2024). İmza ve tarihe açıkça itiraz etmeyip yalnızca taahhüdün baskı altında verildiğini ileri süren ve korkutma nedeniyle bir yıllık süre içinde taahhüdün iptali yoluna gitmeyen kiracı bakımından da Yargıtay, itirazın kaldırılması gerektiğini kabul etmiştir (Yargıtay 6. HD, E. 2009/3631, K. 2009/4394, T. 11.05.2009; karar mülga BK m. 31 dönemine aittir, bugün TBK m. 39). Buna karşılık imza ikrar edilse bile taahhüdün tarihi açıkça inkâr edilmişse itirazın kaldırılması istenemez; uyuşmazlık genel mahkemede yargılamayı gerektirir (04.12.1957 tarihli ve 11/26 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı; Yargıtay 8. HD, E. 2017/4532, K. 2018/2184, T. 14.02.2018). Kiracının itirazdaki beyanlarının açık inkâr niteliği taşıyıp taşımadığı her olayda ayrıca değerlendirilir.

İtiraz edilmez veya itiraz kaldırılırsa taşınmaz icra müdürlüğünce zorla tahliye edilerek kiraya verene teslim edilir (İİK m. 273). Tahliye sırasında taşınmazda kiracıdan başka biri bulunur ve işgalde haklı olduğunu gösteren resmî bir belge sunamazsa derhâl tahliye edilir; bu kişi sözleşmeden önceki bir tarihten beri orada oturduğunu beyan eder ve bu beyan icra memurunun yerinde yapacağı araştırmayla doğrulanırsa tahliye ertelenir ve durum icra mahkemesine bildirilir (İİK m. 276). Yargıtay, tahliye sırasında taşınmazda bulunan kiracı olmayan eşin aile konutu iddiasında icra müdürünün İİK m. 276’daki usulü uygulaması gerektiğini belirtmiştir (Yargıtay 12. HD, E. 2025/6714, K. 2025/7775, T. 02.12.2025).

Tahliye Taahhüdü Sebebiyle Tahliye Davası

Kiraya veren dava yolunu seçerse, TBK m. 353’teki uzama saklı kalmak üzere, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde Sulh Hukuk Mahkemesinde tahliye davası açmalıdır. Davadan önce arabuluculuğa başvurulması zorunludur; arabuluculuk sürecinde bu bir aylık süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A-15, 18/B-1-a). Davayı kiraya veren açar; kiraya veren durumunda olmayan malik taahhüde dayanarak tahliye isteyemez, kiralananı sonradan edinen yeni malik ise kiraya verenin halefi olarak bu hakkı kullanabilir (Yargıtay 3. HD, E. 2018/3080, K. 2018/6171, T. 31.05.2018).

İcra Takibi ile Dava Yolu Arasındaki Stratejik Tercih

Kiraya veren, somut olayın özelliklerine göre icra takibi veya tahliye davası yollarından birini tercih edebilir. İki yolun karşılaştırması aşağıdaki tabloda özetlenmiştir:

Kriterİcra Takibi (Örnek No. 14)Tahliye Davası (Sulh Hukuk)
Hukuki dayanakTBK m. 352/1; İİK m. 272-276TBK m. 352/1; HMK
ArabuluculukAranmaz; itiraz üzerine genel mahkemede itirazın iptali davası açılacaksa aranırDava şartıdır
Süreİtiraz edilmezse takip kısa sürede kesinleşirYargılama süresi somut olaya göre değişir
İtiraz riski7 günlük itiraz süresi; itiraz takibi durdururDoğrudan yargılama yapılır, itiraz aşaması yoktur
Tercih hâliNoter düzenlemeli veya onaylı ya da imzası ve tarihi tartışmasız taahhütGeçerliliği tartışmalı veya itiraz beklenen taahhüt

Zamanaşımı ve Hak Düşürücü Süre

Taahhüde dayanarak tahliye istemek için kiraya veren, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde icra takibi başlatmalı veya dava açmalıdır (TBK m. 352/1). Bu süre zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süredir; bu nedenle mahkemece kendiliğinden gözetilir.

  • Sürenin uzaması: Kiraya veren, en geç bu bir aylık süre içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353). Yargıtay, bu uzamanın taahhüde dayalı tahliye davalarında da uygulandığını kabul etmektedir (Yargıtay 3. HD, E. 2018/3080, K. 2018/6171, T. 31.05.2018). Bu imkân dava açma süresine ilişkindir; ilamsız icra takibi başlatma süresiyle karıştırılmamalıdır.
  • Arabuluculuk: Arabuluculuk bürosuna başvurulmasından son tutanağın düzenlendiği tarihe kadar hak düşürücü süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A-15).
  • Sürenin kaçırılması: İcra yolu tercih edilmişse takip, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde başlatılmalıdır. Dava yolunda ise bu süre içinde dava açılmamış olsa bile, süresinde yazılı bildirim yapılmışsa dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353). Bu koşullar da sağlanmamışsa taahhüde dayalı tahliye talebi süre yönünden reddedilir; kira sözleşmesi devam eder ve kiraya veren ancak kanundaki diğer tahliye sebeplerine başvurabilir.

Tahliye Taahhütnamesi Örneği

Hazır bir metin için tahliye taahhütnamesi örneği sayfamızı inceleyebilirsiniz.

Sıkça Sorulan Sorular

1. Kira sözleşmesiyle aynı gün imzalanan tahliye taahhütnamesi geçerli midir?

İlk kira sözleşmesiyle birlikte alınan taahhüt bakımından hayır. Taahhüdün kiralananın tesliminden sonra verilmesi gerekir (TBK m. 352/1); Yargıtay uygulamasında ilk kira sözleşmesiyle aynı tarihte veya daha önce alınan taahhüt geçersiz sayılır (Yargıtay 8. HD, E. 2017/4711, K. 2018/2893). Buna karşılık kiracı kiralananda otururken taraflar yeni bir kira sözleşmesi yaparsa, bu sözleşmeyle aynı tarihi taşıyan taahhüt geçerli kabul edilmektedir (Yargıtay 6. HD, E. 2015/5363, K. 2016/1143). Taahhüt daha sonraki bir tarihi taşıyorsa, aslında sözleşmeyle aynı gün alındığını kiracı yazılı delille ispat etmelidir.

2. Boş tarihli imzalanan tahliye taahhüdü sonradan doldurulursa geçerli olur mu?

Kiracı, tarihin sonradan ve gerçeğe aykırı olarak yazıldığını ileri sürebilir; ancak bu iddiasını aynı ispat gücüne sahip bir belgeyle kanıtlaması gerekir, tanık delili yeterli değildir (Yargıtay 3. HD, E. 2024/4052, K. 2025/1108).

3. Tahliye taahhüdünün 1 aylık süresi geçerse ne olur?

Sonuç, seçilen yola göre değişir. İcra yolunda takip, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde başlatılmalıdır. Dava yolunda ise kiraya veren bu bir aylık süre içinde dava açacağını kiracıya yazılı olarak bildirmişse dava açma süresi bir kira yılı için uzamış sayılır (TBK m. 353); arabuluculuk sürecinde de süre işlemez (6325 sayılı Kanun m. 18/A-15). Bu koşullar da yoksa taahhüde dayalı tahliye talebi süre yönünden reddedilir ve kira sözleşmesi devam eder.

4. Birden fazla kiracı varsa hepsinin imzası şart mıdır?

Evet. Birlikte kiracılıkta taahhüdün geçerli olması için bütün kiracıların taahhüdü birlikte imzalaması gerekir (Yargıtay 3. HD, E. 2025/3374, K. 2025/4997).

5. Yeni ev sahibi eski tahliye taahhüdüne dayanarak dava açabilir mi?

Evet. Kiralananı edinen yeni malik, önceki malikin ve kiraya verenin halefi olarak eski malik döneminde verilmiş taahhüde dayanarak, taahhüt edilen tarihten başlayarak bir ay içinde dava açabilir veya icra takibi başlatabilir (Yargıtay 3. HD, E. 2018/3080, K. 2018/6171; TBK m. 310).

6. Tahliye taahhüdüne dayalı davada arabuluculuk zorunlu mudur?

Dava yolunda evet; kira ilişkisinden kaynaklanan uyuşmazlıklarda 01.09.2023’ten beri dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır ve bu şart yerine getirilmeden açılan dava usulden reddedilir (6325 sayılı Kanun m. 18/A-2, 18/B-1-a). İlamsız icra yoluyla tahliye takibinde ise arabuluculuk aranmaz.

7. Noter düzenlemeli tahliye taahhütnamesinin adi yazılı belgeden farkı nedir?

Düzenleme şeklindeki noter senetleri sahteliği ispat edilmedikçe (HMK m. 204/1); ilgililerin beyanına dayanılarak noterlerin tasdik ettikleri senetler ise aksi ispatlanıncaya kadar (HMK m. 204/2) kesin delil sayılır. Noterlikçe düzenlenmiş veya tarih ve imzası noterlikçe tasdik edilmiş taahhüde dayanan takipte, kiracı kira ilişkisinin yenilendiğini veya uzatıldığını aynı kuvvet ve nitelikte bir belgeyle gösteremezse itirazı icra mahkemesince kaldırılır (İİK m. 275). Adi yazılı taahhütnamede ise kiracı imzayı veya tarihi açıkça inkâr ederse uyuşmazlığın çözümü için genel mahkemede dava açılması gerekir.

8. Zorla imzalatılan tahliye taahhütnamesi geçerli midir?

Korkutma sonucunda tahliye taahhüdü veren kiracı bu taahhütle bağlı değildir (TBK m. 37). Ancak kiracı, korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde taahhütle bağlı olmadığını kiraya verene bildirmez veya verdiğini geri istemezse taahhüdü onamış sayılır (TBK m. 39). Korkutmanın varlığını ispat yükü kiracıdadır; sonuç, somut olayın koşullarına ve delillere göre belirlenir.

Sonuç ve Hukuki Değerlendirme

Tahliye taahhütnamesi, kiraya veren için en hızlı tahliye yollarından biri olmakla birlikte, geçerlilik şartlarının ve hak düşürücü sürelerin titizlikle gözetilmesini gerektiren teknik bir süreçtir. Yazılı şekil, kiralananın tesliminden sonra verilme, belli bir tahliye tarihi, bütün kiracıların imzası, aile konutunda gerektiğinde eşin rızası ve şirket temsilinde imza yetkisi gibi unsurlardan birinin eksikliği taahhüde dayanılmasını engelleyebilir. 01.09.2023’ten beri dava yolunda zorunlu olan arabuluculuk aşaması ve icra yolundaki farklı usuller, uyuşmazlığın profesyonel hukuki destek altında yürütülmesini önemli ölçüde gerekli kılmaktadır. Öner Hukuk ve Danışmanlık, Bakırköy merkezli olarak İstanbul genelinde kira hukuku uyuşmazlıklarında müvekkillerine hukuki destek sunmaktadır. Tahliye taahhüdüne dayalı icra takibi, tahliye davası ve itirazın iptali süreçlerinde Bakırköy avukat ve İstanbul kira hukuku avukatı hizmetlerimize ilişkin detaylı bilgi için ofisimiz ile iletişime geçilebilir.

Hukuki Uyarı; İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir. İlgili düzenlemenin son güncel hali için profesyonel hukuki destek alınması tavsiye olunur.

Yorumlar (5)

  1. Burak
    Merhaba, 04.2018 kira sozlesmesi yaptik ve 05.2018 tahliye taahhudu imzalamisim. Ancak 05.2019da yeni kira bedeliyle yeni bir kira sozlesmesi hazirlanip imzalasildi. Tahliye taahhutnamesi ise yenilenmedi. Eski tahliye taahhutnamesi bu durumda gecersiz mi olur? Tesekkurler
    1. Av. Yekcan Öner
      Merhaba, tahliye taahhütnamesinin hukuka uygun hazırlanıp hazırlanmadığı son derece önemlidir. Detayları bilmeden size yardımcı olamayız. Danışmanlık için randevu talep edebilirsiniz.
  2. Ayşe Sarı
    merhaba bos tahliye tahutnamesi imzaladim sözleşme sirasinda , ev sahibim tarih doldurarak dava acti fakat tarihsiz olrak bende fotokoposi var bu sonradan dolduruldugu icin kanıtlamak icin delil olur mu
    1. Av. Yekcan Öner
      Merhaba, Yargıtay kararlarına göre, boş olarak verilen tahliye taahhütnamesinin sonradan doldurulması belgenin geçerliliğini etkilememektedir. Bu tarihlerin sonradan anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğunun ispatı ise kiracı tarafından yazılı olarak yapılmalıdır.
  3. murat
    01.07.2025 tarihli bir kira sözleşmesine istinaden hazırlanan 01.12.2025 taahüt tarihli tahliye tarihi boş olarak düzenlenmiş bir tahliye taahhütnamesinde tahliye tarihi 10.05.2026 düzenlenebilir mi.

Yorum yazın

Yorumlar incelendikten sonra yayınlanır. Kişisel bilgilerinizi (TC no, adres, dosya numarası) yazmayın.