| Selden zarar gören araçlar için ilk başvuru yeri, poliçesinde sel ve su baskını teminatı bulunan kasko sigortasıdır; zorunlu trafik sigortası aracın kendi hasarını ödemez. Kaskosu olmayan veya zararı tam karşılanmayan araç sahibi, hasar altyapı veya bakım eksikliğinden doğmuşsa İYUK m. 13 uyarınca öğrenmeden itibaren bir yıl içinde ilgili idareye başvurmalı; başvuru reddedilir veya 30 gün içinde cevaplanmazsa 60 gün içinde tam yargı davası açabilir. |
Sel nedeniyle hasar gören bir aracın masrafı, kural olarak sel teminatlı kasko poliçesinden; kasko yoksa ya da zararın tamamını karşılamıyorsa hizmet kusuru ispatlanan kamu idaresinden karşılanır. İstanbul’da 14 Ekim 2026’da etkili olan sağanakta Sarıyer, Esenler, Bahçelievler, Fatih ve Zeytinburnu başta olmak üzere birçok ilçede alt geçitler ve otoparklar su altında kaldı; park hâlindeki araçların sel sularıyla sürüklendiği görüldü (Anadolu Ajansı). Bu iki yoldan hangisinin işleyeceği; poliçedeki teminatlara, hasarın oluş biçimine, aracın tam hasar mı ağır hasar mı sayıldığına ve olay yerindeki altyapının hangi idareye ait olduğuna göre değişir. Sigortacıya bildirim için beş iş günü, idareye başvuru için bir yıl gibi farklı süreler aynı anda işlediğinden, ilk günlerde atılan adımlar sonucu doğrudan etkiler. Aşağıda her iki yol, güncel mevzuat ve emsal kararlar ışığında adım adım ele alınmaktadır.
Hangi Durumda Kim Öder? Kasko, Trafik Sigortası ve İdare
Sel hasarında ödeme yükümlüsü, aracın sigorta durumuna ve zararın kaynağına göre belirlenir. Aşağıdaki tablo, selden zarar gören araçlar bakımından en sık karşılaşılan durumları özetler:
| Hukuki Durum | Değerlendirme | Sonuç |
|---|---|---|
| Kaskoda sel ve su baskını teminatı var | Hasar teminat kapsamındadır; teminat dışında kaldığını sigortacı ispat etmelidir (TTK m. 1409/2). | Onarım bedeli ya da pert hâlinde rayiç değer kaskodan istenir; poliçedeki muafiyet düşülebilir. |
| Kasko var, sel teminatı yok | Sel ve su baskını, Kasko Genel Şartları A.4.5 uyarınca ek sözleşmeyle teminata alınan bir risktir. | Kasko ödemez; idarenin hizmet kusuru varsa idareye başvuru ve tam yargı davası değerlendirilir. |
| Yalnızca zorunlu trafik sigortası var | Trafik sigortası, aracın işletilmesiyle üçüncü kişilere verilen zararları karşılar. | Aracın kendi sel hasarı karşılanmaz; idare yolu araştırılmalıdır. |
| Kasko ödedi; muafiyet, değer kaybı veya kullanım kaybı kaldı | Sigortacı ödediği kadar halef olur; kalan zarar için sigortalının hakkı devam eder (TTK m. 1472/2). | Karşılanmayan kalemler idareden istenebilir; aynı kalem iki kez tahsil edilemez. |
| Ticari araç çalışamadığı için gelir kaybı doğdu | Kullanım ve gelir kaybı, Genel Şartlar A.4.8 uyarınca ancak ek teminatla ve poliçe limitiyle karşılanır. | Ek teminat yoksa kazanç kaybı, idarenin sorumluluğu varsa tam yargı davasında ileri sürülebilir. |
Uygulamada sık karşılaşılan hata, kasko tazminatı alındıktan sonra muafiyet ve değer kaybı gibi kalemlerin hiç talep edilmemesidir. Kasko ödemesi idareye karşı hakkı tamamen ortadan kaldırmaz; yalnızca ödenen kısım bakımından hak sigortacıya geçer. Ticari araçlarda çalışılamayan günlerin kazanç kaybı da bu kalemler arasında değerlendirilmelidir.
Araç Sigortası Sel Hasarını Karşılar mı?
Araç sigortası sel hasarını karşılar mı? sorusunun cevabı poliçenin türüne bağlıdır: zorunlu trafik sigortası aracın kendi sel hasarını ödemez; sel hasarını karşılayan sigorta, sel ve su baskını teminatı içeren kasko poliçesidir.
Zorunlu trafik sigortası (Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 91. maddesi uyarınca işletenin üçüncü kişilere karşı sorumluluğunu güvence altına alan bir sorumluluk sigortasıdır. Park hâlindeyken su altında kalan, sel sularıyla sürüklenen veya alt geçitte su alan bir aracın kendi hasarı bu sigortadan talep edilemez. Zorunlu deprem sigortası (DASK) yalnızca binayı deprem ve deprem kaynaklı risklere karşı teminat altına aldığından sel hasarında uygulanmaz; konut ve işyeri poliçeleri de kural olarak aracı kapsamaz.
Kasko bakımından ise belirleyici olan teminat kapsamıdır. Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları’nın A.4.5 bendinde “sel ve su baskını ile meydana gelen zararlar”, ek sözleşmeyle teminata alınabilecek riskler arasında sayılır. Piyasada “genişletilmiş kasko” olarak adlandırılan poliçelerin önemli bir kısmında bu teminat yer alsa da aracın kaskolu olması her durumda sel hasarının karşılanacağı anlamına gelmez. Poliçede özellikle şu hususlar kontrol edilmelidir:
- Sel ve su baskını teminatının poliçede açıkça yer alıp almadığı,
- Muafiyet (tenzili muafiyet) oranı veya tutarı (Genel Şartlar A.6),
- Onarımın hangi serviste ve hangi parçayla yapılacağı (Genel Şartlar B.3.3.2.1),
- Kullanım ve gelir kaybı, ikame araç gibi ek teminatlar (Genel Şartlar A.4.8),
- Tazminatın rayiç değer esasına göre hesaplanması (Genel Şartlar B.3.3.1.1).
Araç Kaskosu Sel Hasarını Karşılar mı?
Araç kaskosu sel hasarını karşılar mı? Poliçede sel ve su baskını teminatı varsa evet; bu durumda hasarın teminat dışında kaldığını ispat yükü sigorta şirketine aittir. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 1409. maddesi, sigortacının sözleşmede öngörülen rizikonun gerçekleşmesinden doğan zarardan sorumlu olduğunu ve rizikolardan birinin teminat dışında kaldığını ispat yükünün sigortacıya ait olduğunu düzenler.
Sel Teminatı ve İspat Yükü: Mahkemeler Ne Diyor?
Sel hasarına ilişkin ilk derece ve istinaf kararlarında, sel teminatı bulunan poliçelerde hasarın kapsam içinde kabul edildiği ve ispat kuralının sigortalı lehine uygulandığı görülmektedir:
- İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi (10.06.2022, E.2019/509, K.2022/570), selde hasarlanan bir ambulansa ilişkin davada TTK m. 1409’a dayanmış ve somut olayda rizikonun teminat dışında kalmasına neden olacak bir durum bulunmadığı gerekçesiyle davayı kabul etmiştir.
- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi (28.11.2025, E.2023/704, K.2025/1687), “sel ve su baskınına ilişkin hasarın poliçe kapsamında olduğu” tespitini benimseyerek sigortacının istinaf başvurusunu esastan reddetmiştir.
Kasko Genel Şartları’nın A.5 maddesinde sayılan teminat dışı haller (savaş ve benzeri olaylar, nükleer riskler, ehliyetsiz veya alkollü kullanım, kasten verilen zararlar, istiap haddinin aşılması gibi) arasında aracın su birikintisine girmesini tek başına teminat dışı bırakan genel bir bent bulunmaz. Bu nedenle ret kararının dayandığı poliçe özel şartı da mutlaka incelenmelidir.
Park Hâlindeki ve Otoparktaki Araçlar
Park hâlindeyken su altında kalan ya da sel sularıyla sürüklenen araçlarda sürücü davranışına dayalı bir tartışma çoğu zaman gündeme gelmez; sel teminatı varsa hasar kural olarak karşılanır. 14 Ekim 2026’da Ayazağa’da park hâlindeki araçların sürüklenmesi ve Sarıyer’de bir alışveriş merkezinin çok katlı otoparkının su altında kalması bu tür hasarlara örnektir. Araç bir otoparka bırakılmışsa otopark işletenin sorumluluğu da gündeme gelir: TBK m. 579 uyarınca garaj ve otopark işletenler, kendilerine bırakılan motorlu taşıtın zarara uğramasından sorumludur ve ancak zararın mücbir sebepten ya da araç sahibine yüklenebilecek kusurdan doğduğunu ispat ederek bu sorumluluktan kurtulabilir; işletene veya çalışanlarına kusur yüklenemiyorsa sorumluluk, günlük saklama ücretinin on katıyla sınırlıdır. Somut olayın koşullarına göre yapı malikinin sorumluluğu (TBK m. 69) da ayrıca değerlendirilebilir.
Kapalı otoparkta sel nedeniyle hasarlanan araç için ödeme yapan sigortacının idareye rücu ettiği bir uyuşmazlıkta Danıştay 8. Dairesi (16.04.2025, E.2023/3754, K.2025/3751), bilirkişi heyetinde meteoroloji mühendisi bulunmamasını eksiklik sayarak idarenin sorumluluğunun teknik bir heyetle yeniden incelenmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Su Birikintisine Giren Araç: “Sürücü Hatası” Savunması
Hareket hâlindeki aracın su birikintisine ya da su basmış alt geçide girmesi ve motorun su çekmesi (hidrolik kilitlenme), uygulamada sigorta şirketlerinin en sık ret gerekçesi gösterdiği durumdur. Ancak motorun su almış olması tek başına hasarın teminat dışında kaldığını göstermez; genel ispat kuralı bu tür uyuşmazlıklarda da geçerlidir. Antalya 4. Asliye Ticaret Mahkemesi (10.02.2021, E.2019/174, K.2021/85), sel ve su birikintisi nedeniyle motoru hasarlanan bir kamyona ilişkin davada, rizikonun teminat dışında kaldığı iddiasının sigortacı tarafından kanıtlanması gerektiğini ve davalının bu yönde delil göstermediğini belirterek davayı kısmen kabul etmiştir.
Bu tür uyuşmazlıklarda şu olgular birlikte değerlendirilir:
- Yağışın ani bastırıp bastırmadığı ve suyun yükselme hızı,
- Suyun derinliğinin sürücü tarafından görülebilir veya öngörülebilir olup olmadığı,
- Alt geçidin ya da yolun trafiğe kapatılıp kapatılmadığı, uyarı levhası bulunup bulunmadığı,
- Sürücünün güvenle durma, geri dönme veya kaçınma imkânı,
- Kamera kayıtları, tanık beyanları ve aracın arıza kayıtları.
Stop eden bir araçta yeniden marşa basılması motor hasarını büyütebileceği için sigortacı bu davranışı zararın artırılması yönünden tartışabilir. Genel Şartlar’ın B.2 maddesi sigortalıya, zararı önlemek, azaltmak ve artmasına engel olmak için imkânlar ölçüsünde önlem alma yükümlülüğü yükler; bu önlemlerin makul masrafları, sonuç vermese bile sigortacı tarafından ödenir.
Sonradan Ortaya Çıkan Elektronik ve Mekanik Arızalar
Sel suyunun yol açtığı oksitlenme ve korozyon, ilk onarımdan aylar sonra kablo tesisatında, sensörlerde veya rulman gibi mekanik aksamda arızaya neden olabilir. Bu arızaların sel olayıyla nedensellik bağı teknik olarak kurulabiliyorsa sel teminatı kapsamında talep edilmesi mümkündür; doktrinde bu yönde bir Yargıtay 17. Hukuk Dairesi kararına yer verilmektedir (Yıldırım/Yörük, 2026). Genel Şartlar, sigorta kapsamındaki bir olaya bağlı olmayan mekanik, elektrik ve elektronik arızaları ancak ek teminatla (A.4.15) güvence altına aldığından, arızanın selle bağlantısını gösteren servis kayıtları ve arıza kodları özenle saklanmalıdır.
Onarım Bedeli, KDV ve Anlaşmalı Servis İskontosu
Onarım bedelinin hesabında da sigortalı lehine önemli kararlar bulunmaktadır. İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi’nin yukarıda anılan kararında, onarım faturası bulunmasa dahi KDV’nin gerçek zarar kapsamında olduğu ve sigorta şirketinin anlaşmalı servislerle uyguladığı iskonto oranlarının sigortalıyı bağlamayacağı kabul edilmiştir. Genel Şartlar’ın B.3.3.2.1 maddesi de poliçede onarım servisi ve parça türü belirlenmemişse sigortalının tercih ettiği tazmin yönteminin, servisin ve parçanın esas alınacağını düzenler.
Sigorta Şirketi Ödemezse: Tahkim veya Dava
Kasko şirketi sel hasarını reddeder ya da eksik öderse uyuşmazlık Sigorta Tahkim Komisyonu’na veya mahkemeye taşınabilir. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu’nun 30. maddesine göre:
- Komisyona gidebilmek için önce sigorta şirketine başvurulmuş ve talebin kısmen ya da tamamen olumsuz sonuçlandığı belgelenmiş olmalıdır; şirketin başvurudan itibaren on beş iş günü içinde yazılı cevap vermemesi de yeterlidir (m. 30/13).
- Kasko gibi isteğe bağlı sigortalarda tahkim yolu, sigorta şirketinin sigorta tahkim sistemine üye olmasına bağlıdır (m. 30/1).
- Mahkemeye veya Tüketici Hakem Heyetine taşınmış bir uyuşmazlık için Komisyona başvurulamaz (m. 30/14).
Kasko tazminatı, rizikoyla ilgili belgelerin verilmesi ve sigortacının araştırmasının tamamlanmasıyla, her hâlde ihbardan itibaren 45 gün sonra muaccel olur ve sigortacı ihtara gerek kalmaksızın temerrüde düşer (TTK m. 1427/2 ve 4). Sigorta sözleşmesinden doğan istemler alacağın muaccel olduğu tarihten başlayarak iki yılda; sigorta tazminatına ilişkin istemler ise her hâlde rizikonun gerçekleştiği tarihten itibaren altı yılda zamanaşımına uğrar (TTK m. 1420). Mahkeme yolu seçilirse görevli mahkeme, sigortalının tüketici sıfatı taşıyıp taşımadığına göre ayrıca belirlenmelidir. Para alacağına ilişkin ticari davalarda dava açılmadan önce arabulucuya başvurulması dava şartıdır (TTK m. 5/A); sigortalı tüketici ise tüketici mahkemelerindeki uyuşmazlıklar için öngörülen dava şartı arabuluculuk (6502 sayılı Kanun m. 73/A) ile her yıl güncellenen parasal sınırın altındaki uyuşmazlıklarda Tüketici Hakem Heyetine başvuru zorunluluğu (m. 68/1) gündeme gelir. Tahkim sürecinin işleyişi için Sigorta Tahkim Komisyonu’na başvuru yazımız da yol gösterici olacaktır.
Selden Pert Olan Araçlar: Tam Hasar, Ağır Hasar ve Sovtaj
Selden pert olan araçlar için ödenecek tazminat, aracın tam hasar mı yoksa ağır hasar mı sayıldığına göre farklı usulle belirlenir. Bu ayrımı, SEDDK’nin 1 Temmuz 2025’te yürürlüğe giren 2025/12 sayılı Genelgesi çerçevesinde levhaya kayıtlı sigorta eksperi yapar.
Tam Hasar ile Ağır Hasar Arasındaki Fark
| Ölçüt | Tam Hasar | Ağır Hasar |
|---|---|---|
| Tanım | KDV dahil onarım masrafı aracın riziko tarihindeki değerini aşar ve eksper aracın onarım kabul etmez hâle geldiğini tespit eder (Genelge m. 4/1). | KDV dahil onarım masrafı aracın riziko tarihindeki değerinin %60’ını aşar (Genelge m. 5/1). |
| Oran aşılmasa da | — | Ek-1’deki parçalardan en az biri zarar görmüşse eksper ağır hasar tespiti yapabilir (Genelge m. 5/3). |
| Aracın akıbeti | Hurdaya ayrılır; lisanslı geçici depolama alanına veya işleme tesisine çekilir (Genelge m. 4/4). | Onarılabilir; trafikten çekilir ve tescil işlemleri ilgili yönetmeliğe göre yürütülür. |
| Tazminat şartı | Hurda tescil belgesi sigortacıya ibraz edilmeden tazminat ödenmez (Genelge m. 4/3). | “Trafikten çekilmiştir” kaşeli tescil belgesi ibraz edilmeden tazminat ödenmez (Genelge m. 5/5). |
Sel hasarı bakımından Ek-1 listesi özellikle önemlidir: listede ana elektrik tesisat ve elektronik sistem parçaları, hava yastıkları ile sürücü ve yolcu emniyet sistemleri ve elektrikli araç bataryası da yer alır. Su seviyesi bu aksama ulaşmış bir araçta onarım maliyeti %60’ın altında kalsa bile ağır hasar tespiti gündeme gelebilir. Uygulamada sıkça tekrarlanan “onarım bedeli araç değerinin %70’ini geçerse araç pert olur” kuralı ise yürürlükteki düzenlemeyi yansıtmaz.
Genelge, kesinleşmiş eksper raporundaki tam veya ağır hasar kararının sonradan sigortacının inisiyatifiyle ya da sigortalının talebiyle değiştirilemeyeceğini (sigortalının eksper raporuna itirazı üzerine eksperin vereceği nihai karar hariç) ve tam ya da ağır hasar niteliği taşımayan araçlarda hasarlı aracın terkine yönelik işlem yapılamayacağını da düzenler (m. 6/5, m. 8/1). Bu nedenle hasar sınıfına ilişkin itiraz, eksper raporu kesinleşmeden yapılmalıdır; rayiç değere ilişkin itirazın da erken iletilmesi yararlıdır. Rayiç değer uyuşmazlığı için tahkim ve dava yolları ayrıca açıktır.
Su Seviyesine Göre Hasarın Seyri
Hasarın seyri büyük ölçüde suyun ulaştığı seviyeye bağlıdır. Aşağıdaki ayrım genel bir teknik gözlem olup kesin değerlendirme eksper ve servis incelemesiyle yapılır:
- Kapı eşiği altı: Genellikle taban halısı, keçe ve yalıtım malzemelerinin sökülüp kurutulması ve dezenfeksiyonla giderilebilen hasarlar.
- Koltuk ve torpido seviyesi: Motor kontrol ünitesi, hava yastığı beyni, tesisat soketleri ve hibrit ya da elektrikli araçlarda batarya paketi etkilenebilir; Ek-1 kapsamında ağır hasar tespiti gündeme gelebilir.
- Motor kaputu ve tavan seviyesi: Motor, şanzıman ve elektronik aksamın birlikte zarar görmesiyle onarım maliyeti çoğu zaman araç değerine yaklaşır; tam hasar ihtimali belirgin biçimde artar.
Rayiç Değer ve Sovtaj Bedeli
Kasko tazminatının hesabında aracın rizikonun gerçekleştiği andaki rayiç değeri esas alınır (Genel Şartlar B.3.3.1.1). Hak sahibi onay verirse araç hasarlı hâliyle kendisine bırakılabilir; bu durumda rayiç değer ile aracın hasarlı hâlinin değeri arasındaki fark tazminat olarak ödenir ve sigortacı, sigortalıya bildirdiği sovtaj bedelini bildirimden itibaren bir ay süreyle garanti etmiş sayılır (Genel Şartlar B.3.3.2.2). Özel tüketim vergisi istisnasıyla alınmış araçlarda rayiç değer, istisna dikkate alınmadan belirlenir (Genelge m. 8/4). Rayiç değer itirazlarında aynı marka, model, yıl ve kilometredeki araçların piyasa verileri ile ekspertiz raporundaki değer karşılaştırılmalıdır.
Şirket Araçlarında Vergi Boyutu
İşletmeye kayıtlı bir araç selde kullanılamaz hâle geldiyse vergisel sonuçlar da ayrıca değerlendirilmelidir. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun 30/c maddesi, zayi olan mallara ait KDV’nin indirilemeyeceğini düzenlerken deprem ve sel felaketi sonucu zayi olan malları bu kuralın dışında tutar; bu nedenle sel felaketi nedeniyle zayi olan ticari araçta daha önce indirilen KDV’nin düzeltilmesi kural olarak gerekmez. Binek otomobillerde ise alış KDV’si, kiralama ve benzeri faaliyetler dışında zaten indirilemez (m. 30/b). 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 317. maddesi de su basması gibi afetler nedeniyle değerini tamamen veya kısmen kaybeden amortismana tabi iktisadi kıymetler için, mükellefin başvurusu üzerine fevkalade amortisman uygulanmasına imkân tanır. Sigorta tazminatının kayda alınması ve aracın aktiften çıkarılması mali müşavirle birlikte planlanmalıdır.
Sel Nedeniyle İdarenin Sorumluluğu: Belediye Ne Zaman Öder?
Sel nedeniyle idarenin sorumluluğu, Anayasa’nın 125. maddesinin son fıkrasındaki “İdare, kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararı ödemekle yükümlüdür.” hükmüne dayanır. Yağmur suyu tahliyesi, dere ıslahı, mazgal ve menfez bakımı gibi kamu hizmetlerinin hiç, geç veya kötü işlemesi hizmet kusuru oluşturur; bu kusur ile araçtaki zarar arasında nedensellik bağı kurulabiliyorsa idare zararı tazmin etmekle yükümlüdür.
Hangi Eksiklikler Hizmet Kusuru Sayılır?
Yargı kararlarında ve doktrinde hizmet kusuru olarak değerlendirilen başlıca durumlar şunlardır:
- Yağmur suyu kanallarının ve menfezlerin yetersiz kapasitede yapılması: Danıştay 10. Dairesi (09.09.2015, E.2012/2109, K.2015/3679), bölünmüş yol çalışmasında yeni yoldaki menfezleri yetersiz yapan idarenin zararı tazmin etmesi gerektiğine ilişkin idare mahkemesi kararını onamıştır.
- Mazgal, ızgara ve kanalların temizlik ve bakımının yapılmaması,
- Dere yataklarının ıslah edilmemesi veya taşkın riski taşıyan alanların imara açılması,
- Su basma riski bilinen alt geçitlerde pompa, uyarı ve trafiğe kapatma gibi önlemlerin alınmaması,
- Altyapı düzenleme görevinin yerine getirilmemesi: Danıştay 8. Dairesi (28.03.2024, E.2020/668, K.2024/1944), su basan bir işyerine ilişkin rücu davasında, altyapı düzenlemesi yapma ve gerekli tedbirleri alma görevinin davalı idarede olduğu gerekçesiyle verilen kabul kararını onamıştır.
Bu iddialardan birinin ileri sürülmesi tek başına yeterli değildir; idarenin hangi hizmeti yürütmekle yükümlü olduğu, hizmetin nasıl yürütüldüğü ve eksikliğin zarara nasıl yol açtığı teknik verilerle ortaya konulmalıdır. Uyuşmazlık Mahkemesi’nin 16.06.2025 tarihli kararında (E.2025/204, K.2025/418) belirtildiği üzere önce hizmet kusuru araştırılır; hizmet kusuru bulunmazsa kusursuz sorumluluk ilkesinin olayda uygulanıp uygulanamayacağı da değerlendirilir.
Şiddetli Yağış İdareyi Sorumluluktan Kurtarır mı?
Şiddetli yağış, idareyi kendiliğinden sorumluluktan kurtarmaz. Danıştay 8. Dairesi, kapalı otoparkta sel nedeniyle hasarlanan araca ilişkin kararında (16.04.2025, E.2023/3754, K.2025/3751) “kategorik olarak da her afet olayının, zarar ile idari eylem arasındaki illiyet bağını kestiğinin kabulü mümkün değildir” diyerek afetin mücbir sebep niteliğinin her somut olayın kendi koşullarında değerlendirilmesi gerektiğini belirtmiş; hizmet kusuru saptanırsa kusur oranları belirlenip varsa afet kapsamında indirim yapılarak karar verilmesi gerektiğine hükmetmiştir.
Aynı Daire, araç dışı bir sel zararına ilişkin 22.04.2025 tarihli kararında (E.2021/7240, K.2025/3899) zararın yalnızca doğal afetten değil birden çok faktörün bir araya gelmesinden doğması hâlinde illiyet bağının tamamen kesildiğinin kabul edilemeyeceğini vurgulamıştır. Adli yargıda da benzer yaklaşım görülmektedir: İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi (18.03.2026, E.2026/309, K.2026/402), işyerindeki sel hasarına ilişkin bir rücu davasında olay günü yağışın aşırı olduğu tespit edilse de bunun mücbir sebep sayılmadığı ve illiyet bağını kesmediği yönündeki değerlendirmeyi benimsemiştir.
Öte yandan altyapının teknik olarak yeterli olduğu ve yağışın öngörülemez boyutlara ulaştığı durumlarda mücbir sebep savunmasının kabul edilebileceği de doktrinde belirtilmektedir. Bu nedenle olay günkü yağış miktarı, Meteoroloji Genel Müdürlüğü verileri ve kanal kapasitesi karşılaştırmalı olarak incelenmelidir.
İstanbul’da Hangi İdareye Başvurulmalı?
Doğru idarenin belirlenmesi, başvurunun ve davanın sonucunu doğrudan etkiler. İstanbul’da olay yerinin niteliğine göre ilçe belediyesi, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, İSKİ Genel Müdürlüğü, Karayolları Genel Müdürlüğü veya Devlet Su İşleri gibi idarelerin sorumluluğu gündeme gelebilir. Yolun ve alt geçidin hangi idarenin bakımında olduğu, yağmur suyu hattının hangi kuruma ait olduğu ve dere ıslahının kim tarafından yürütüldüğü ayrı ayrı araştırılmalıdır.
Sorumluluk birden fazla idare arasında paylaşılabilir. Danıştay 8. Dairesi’nin 22.04.2025 tarihli kararında, yağmur sularının tahliyesi konusunda su ve kanalizasyon idaresiyle birlikte sorumluluğu bulunan büyükşehir belediyesi ile ilçe belediyesinin hizmet kusuru nedeniyle müşterek sorumlu olduğu kabul edilmiştir. Uygulamada sorumluluğun net olmadığı olaylarda başvurunun ilgili tüm idarelere birlikte yapılması süre kaybını önler.
Araç Sahibinin Kusuru Tazminatı Azaltır mı?
Zarar görenin zararın doğmasında veya artmasında etkili olması tazminatın indirilmesine yol açabilir. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuşsa hâkim tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Trafiğe kapatılmış ya da uyarı levhası bulunan bir alt geçide girmek veya taşkın riski ilan edilen dere yatağı kenarına park etmek bu kapsamda tartışılabilir.
Bununla birlikte ortak kusur idarenin sorumluluğunu her zaman ortadan kaldırmaz. Danıştay 8. Dairesi (02.02.2024, E.2019/4247, K.2024/368), selde hem aracı hem de konutu zarar gören davacının reddedilen konut zararına ilişkin temyiz incelemesinde “müterafik kusurun varlığı her zaman idarenin tazmin sorumluluğunu büsbütün ortadan kaldırmaz” diyerek bölge idare mahkemesi kararını bozmuştur; aynı dosyada zayi olan araç için ilk derece mahkemesince hükmedilen maddi tazminatın kanun yoluna gidilmediğinden kesinleştiği de kararda yer almaktadır. Danıştay 10. Dairesi de taşınmaz hasarına ilişkin bir kararında (23.10.2024, E.2021/3271, K.2024/4269), idarelerin ve varsa davacının kusur oranlarının ayrı ayrı saptanarak gerçek zararın belirlenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine ilişkin kararı bozmuştur.
Sel Nedeniyle Tazminat: İdareye Başvuru ve Tam Yargı Davası
Sel nedeniyle tazminat talebi idareye yöneltilecekse, dava açmadan önce 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 13. maddesi uyarınca ilgili idareye yazılı başvuru yapılması zorunludur. Başvuru reddedilir veya 30 gün içinde cevaplanmazsa, 60 günlük dava süresi içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılır. Tam yargı süreçleri hakkında genel bilgi için idare hukuku ve tam yargı davaları sayfamızı inceleyebilirsiniz.
Görevli Yargı Yolu: Neden İdare Mahkemesi?
Hizmet kusuruna dayanan tazminat talepleri kural olarak idari yargının görev alanındadır. Uyuşmazlık Mahkemesi, sel hasarı nedeniyle kasko sigortacısının ödediği tazminatı idareden talep ettiği iki ayrı dosyada (16.06.2025, E.2025/204, K.2025/418 ve E.2025/130, K.2025/410) idari yargıyı görevli bulmuştur; sel sularının yola sürüklediği taşlar nedeniyle hasarlanan araca ilişkin bir başka kararında da (08.07.2019, E.2019/403, K.2019/460) aynı sonuca ulaşmıştır. Bununla birlikte su ve kanalizasyon idarelerine yöneltilen bazı sel tazminatı davalarının adli yargıda görülüp sonuçlandığı da görülmektedir (ör. selde hasar gören bir fabrikaya ilişkin olarak İSKİ yönünden davanın kısmen kabul edildiği ve bölge adliye mahkemesi kararının Yargıtay 4. Hukuk Dairesi’nin 25.11.2025 tarihli, E.2022/3952, K.2025/15686 sayılı kararıyla onandığı dosya). Bu nedenle yargı yolu, davalı idareye ve dayanılan sorumluluk sebebine göre dava açılmadan önce ayrıca değerlendirilmelidir.
Yanlış yargı yolunun seçilmesi ciddi zaman kaybına yol açar: İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi (04.03.2025, E.2022/907, K.2025/144), kasko sigortacısının hizmet kusuru iddiasıyla kamu kurumlarına karşı açtığı rücu davasını yargı yolunun caiz olmaması nedeniyle usulden reddetmiştir. İYUK m. 13/2’ye göre adli yargıda açılan tam yargı davasının görev yönünden reddi hâlinde, sonradan idari yargıda açılacak davada idareye başvurma şartı aranmaz.
Hasar bir trafik kazası biçiminde gerçekleşmişse (örneğin su birikintisinde kayan aracın başka bir araca çarpması) yargı yolu ayrıca değerlendirilmelidir; Uyuşmazlık Mahkemesi’nin, buzlu yolda meydana gelen ve 2918 sayılı Kanun kapsamında değerlendirilen bir trafik kazasına ilişkin sorumluluk davasında adli yargıyı görevli kabul ettiği bir kararı da bulunmaktadır (24.02.2020, E.2020/109, K.2020/144).
Başvuru ve Dava Süreleri
Kasko ve idare yollarında farklı süreler aynı anda işler:
| İşlem | Süre | Dayanak |
|---|---|---|
| Kasko şirketine hasar ihbarı (doğrudan veya OHİM üzerinden) | Öğrenmeden itibaren en geç 5 iş günü | Kasko GŞ B.1.1; TTK m. 1446; 2026/22 sayılı Genelge |
| Kasko tazminatının muaccel olması | Her hâlde ihbardan itibaren 45 gün | TTK m. 1427/2 |
| Tahkim için şirketin cevap süresi | Başvurudan itibaren 15 iş günü | 5684 s. K. m. 30/13 |
| Kasko alacağında zamanaşımı | Muacceliyetten 2 yıl; her hâlde riziko tarihinden 6 yıl | TTK m. 1420 |
| İdareye yazılı ön başvuru | Öğrenmeden 1 yıl; her hâlde eylem tarihinden 5 yıl | İYUK m. 13/1 |
| İdarenin cevap süresi | 30 gün (cevapsızlık zımni ret sayılır) | İYUK m. 13/1 |
| Tam yargı davası | Ret tebliğinden veya 30 günün bitiminden itibaren 60 gün | İYUK m. 7/1, m. 13/1 |
Yetkili mahkeme, zarar idarenin bir eyleminden doğmuşsa eylemin yapıldığı yer idare mahkemesidir (İYUK m. 36/b); İstanbul’da meydana gelen bir sel hasarında dava kural olarak İstanbul idare mahkemelerinde görülür.
Başvuru Dilekçesinde Neler Yer Almalı?
- Olayın tarihi, saati ve yeri (cadde, alt geçit veya otopark adı),
- Aracın plaka ve ruhsat bilgileri ile hasarın oluş biçimi,
- İdarenin hizmet kusuruna ilişkin somut iddialar (tıkalı mazgal, yetersiz kanal, uyarı eksikliği vb.),
- Zarar kalemleri ve tutarları (onarım, değer kaybı, çekici, ikame araç, kazanç kaybı),
- Kasko ödemesi yapılmışsa ödeme tutarı ve talep edilen bakiye zarar,
- Fotoğraf, video, ekspertiz raporu, tutanak ve meteorolojik veriler gibi deliller.
Hangi Zarar Kalemleri İstenebilir?
Tam yargı davasında gerçek zarar esas alınır. Kaskosu olmayan araç sahibi onarım bedelini veya aracın rayiç değerini; kaskosu olan araç sahibi ise kaskonun karşılamadığı muafiyet tutarını, araç değer kaybını, çekici ve kurtarma giderlerini, ikame araç masraflarını ve ticari araçlarda kazanç kaybını talep edebilir. Her kalem ayrıca belgelenmeli ve bilirkişi incelemesine hazır tutulmalıdır.
Basına yansıyan bir örnekte, İzmir’de 2020’deki selde park hâlindeyken su altında kalan ve hasarı sigorta şirketince karşılanan aracın sahibi, aracın uğradığı değer kaybı için idareler aleyhine dava açmış; İzmir 5. İdare Mahkemesi ilk derece kararıyla talep edilen tazminatın yasal faiziyle ödenmesine hükmetmiştir (NTV, 10.08.2024). Bu örnek, sigorta ödemesinden sonra da idareye karşı talep hakkının devam edebildiğini göstermektedir.
Kasko Ödedikten Sonra: Sigortacının Rücu Hakkı ve Bakiye Zarar
TTK m. 1472 uyarınca sigortacı tazminatı ödediğinde, ödediği tutar kadar sigortalının yerine geçer ve kusurlu idareye rücu edebilir; sigortacı zararı kısmen tazmin etmişse sigortalı, kalan kısım için sorumlulara başvurma hakkını korur. Danıştay 8. Dairesi (25.11.2021, E.2020/7031, K.2021/5669) de sel nedeniyle oluşan zararda sigortacının ödediği tutar kadar halef olacağını, sigortalının bakiye zararı için idareye başvurabileceğini belirtmiş ve sigortacıya ilişkin kusurun davacıya yüklenemeyeceği gerekçesiyle ret kararını bozmuştur. Sigortacının yürüttüğü süreç hakkında ayrıntılı bilgi için sigorta rücu davaları yazımıza bakabilirsiniz.
Selden Etkilenen Araçlar İçin İlk Adımlar: Hak Kaybını Önleyen 7 Adım
Selden etkilenen araçlar bakımından ilk günlerde atılan adımlar, hem kasko tazminatını hem de idareye karşı talebi doğrudan etkiler. Hak kaybını önlemek için şu sıra izlenmelidir:
- Aracı çalıştırmayın. Su alan veya suda stop eden araçta marşa basmak, silindirlere dolan su nedeniyle hidrolik kilitlenmeye ve ıslak elektronik devrelerde kısa devreye yol açabilir. Araç çekiciyle servise götürülmelidir.
- Olay yerini ve su seviyesini belgeleyin. Aracın konumunu, suyun ulaştığı seviyeyi, çevredeki tıkalı mazgalları ve uyarı levhası eksikliğini tarih ve konum bilgisi korunarak fotoğraf ve videoyla kaydedin.
- Resmî kayıt oluşturun. Varsa itfaiye, kolluk veya belediye ekiplerinin tutanaklarını isteyin; olay gününe ait yağış verilerini Meteoroloji Genel Müdürlüğü’nden temin edin.
- Kasko şirketine beş iş günü içinde bildirim yapın. Genel Şartlar B.1.1’deki süreye uyun. Bildirimi sigorta şirketinin kendi kanallarından (çağrı merkezi, acente, internet sitesi veya mobil uygulama) yapma imkânı devam etmektedir; 1 Eylül 2026’dan itibaren buna ek olarak Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden de başvurulabilir (ayrıntılar aşağıda). Sigortacı, poliçede yazanlar dışında isteyeceği belgeleri üç iş günü içinde bildirmekle yükümlüdür (B.3.1).
- Eksper raporunu kesinleşmeden inceleyin. Hasar sınıfına (tam/ağır hasar), rayiç değere ve onarım kapsamına itirazınızı rapor kesinleşmeden yazılı olarak iletin.
- Kamera kayıtlarını ve tanıkları erken tespit edin. Çevredeki işyeri ve site güvenlik kameralarının kayıtları kısa sürede silinebilir; gerekirse mahkemeden delil tespiti istenebilir (HMK m. 400 vd.).
- Sorumlu idareyi belirleyip süreleri takvime işleyin. İdareye başvuru için bir yıllık süreyi ve kasko uyuşmazlığındaki zamanaşımını takip edin; başvuruyu ilgili tüm idarelere yapın.
Sigorta Başvurusunda Yeni Kanal: Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM)
SEDDK’nin 1 Eylül 2026’da yürürlüğe giren 2026/22 sayılı Genelgesi ile motorlu araç sigortalarında hasar başvuruları, şirketlerin doğrudan başvuru kanallarına ek olarak Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi bünyesindeki Ortak Hasar İhbar Merkezi (OHİM) üzerinden de alınmaya başlanmıştır. Genelge’nin kapsamına zorunlu trafik sigortasının yanı sıra kasko sigortası da girer; dolayısıyla selden zarar gören kaskolu araç için hasar ihbarı da bu kanal üzerinden iletilebilir. Sigorta şirketine doğrudan başvuru yolu kaldırılmamıştır; OHİM, mevcut kanallara eklenen alternatif bir yoldur.
- Başvuru kanalları: Alo 193 Sigorta Hasar İhbar ve Şikâyet Hattı, Sigorta Bilgi ve Gözetim Merkezi’nin internet sitesindeki başvuru ekranı ve başvuruya özgü mobil uygulama (2026/21 sayılı Genelge m. 4/2).
- Başvurunun hukuki sonucu: OHİM üzerinden yapılan ve geçerli kabul edilen başvuru, talebin Merkez veri tabanına ulaştığı tarih ve saat itibarıyla ilgili sigorta şirketine yapılmış sayılır; sistem kesintisi veya iletimdeki teknik gecikmeler sürelerin hesabında başvuru sahibi aleyhine dikkate alınamaz (2026/22 sayılı Genelge m. 4/2).
- Talebin yönlendirilmesi: Genelge’ye göre tek taraflı kazalarda maddi hasar talebi, aracın olay tarihinde geçerli kasko poliçesini düzenleyen şirkete iletilir (m. 5/3-ç); şirket, bilgilerin kendisine ulaşmasını takip eden iş günü içinde başvuru sahibiyle iletişime geçer (m. 6/1).
- Hazırlanması gereken bilgiler: Ad-soyad veya unvan, T.C. kimlik, vergi kimlik veya (yabancılar için) pasaport numarası, araç plakası, iletişim numarası, hasar tarihi ve hasar türü (m. 5/1). Başvuru sonunda verilen referans numarası saklanmalıdır (m. 5/2).
Uygulamada hangi kanal kullanılırsa kullanılsın, başvurunun tarihini ve içeriğini ispatlayan kaydın (referans numarası, e-posta, ekran görüntüsü) saklanması, beş iş günlük ihbar süresine uyulduğunun gösterilmesi bakımından önem taşır.
Sıkça Sorulan Sorular
1. Selden zarar gören aracın masrafını devlet karşılar mı?
Sel nedeniyle hasar gören araçlar için kendiliğinden işleyen genel bir devlet ödemesi yoktur. Zarar yağmur suyu kanalı, mazgal, menfez veya dere ıslahı gibi bir kamu hizmetindeki eksiklikten doğmuşsa, ilgili idareye İYUK m. 13 uyarınca başvurulup idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir. Bunun için kural olarak hizmet kusurunun ve bu kusurla zarar arasındaki nedensellik bağının ispatı gerekir.
2. Trafik sigortası selde zarar gören aracı karşılar mı?
Hayır. Zorunlu trafik sigortası, sigortalı aracın işletilmesiyle üçüncü kişilere verilen zararları karşılayan bir sorumluluk sigortasıdır (KTK m. 91). Aracın kendi sel hasarı için sel ve su baskını teminatlı kasko poliçesine başvurulur; kasko yoksa ve zarar bir kamu hizmetindeki eksiklikten doğmuşsa idareye karşı tazminat yolu değerlendirilir.
3. Kasko sel hasarını öderken muafiyet uygulanır mı?
Poliçede muafiyet kararlaştırılmışsa uygulanır. Kasko Genel Şartları A.6 uyarınca belirli bir tutar veya oran kadar zararın sigortacı tarafından ödenmeyeceği kararlaştırılabilir ve bu kayıt poliçeye en az 14 punto harflerle yazılmalıdır. Kaskonun ödemediği muafiyet tutarı, idarenin hizmet kusuru varsa idareden talep edilebilir.
4. Su birikintisine girerken motoru su çeken araç için kasko öder mi?
Poliçede sel ve su baskını teminatı varsa motorun su çekmesi tek başına ödemeyi engellemez. Kasko Genel Şartları’nın teminat dışı haller listesinde suya girmeyi doğrudan dışlayan genel bir bent yoktur ve teminat dışılığı ispat yükü TTK m. 1409/2 uyarınca sigortacıdadır. Yağışın aniliği, suyun görünürlüğü ve sürücünün kaçınma imkânı birlikte değerlendirilir.
5. Selde motoru su alan araç pert olur mu?
Motorun su alması tek başına yeterli değildir. SEDDK’nin 2025/12 sayılı Genelgesi’ne göre KDV dahil onarım masrafı aracın değerini aşar ve eksper aracın onarım kabul etmez olduğunu tespit ederse tam hasar; masraf değerin %60’ını aşarsa ya da ana elektrik-elektronik aksam gibi Ek-1’deki parçalar zarar görürse ağır hasar söz konusu olabilir.
6. Kasko ödedikten sonra belediyeden ayrıca tazminat istenebilir mi?
Aynı zarar kalemi iki kez tahsil edilemez; sigortacı ödediği tutar kadar araç sahibinin yerine geçer (TTK m. 1472). Ancak kaskonun karşılamadığı muafiyet, değer kaybı, kullanım veya kazanç kaybı gibi kalemler için araç sahibi, hizmet kusuru bulunan idareye kendi adına başvurabilir ve gerekirse tam yargı davası açabilir.
7. Belediyeye karşı sel tazminatı başvurusunda süre ne kadardır?
İYUK m. 13 uyarınca idari eylemin öğrenilmesinden itibaren bir yıl ve her hâlde eylem tarihinden itibaren beş yıl içinde ilgili idareye yazılı başvuru yapılmalıdır. İdare başvuruyu reddederse veya 30 gün içinde cevap vermezse, ret tebliğinden ya da 30 günlük sürenin bitiminden itibaren 60 gün içinde idare mahkemesinde tam yargı davası açılabilir.
Sonuç: Kasko ve İdare Yolu Birbirini Tamamlar
Selden zarar gören araçlar bakımından masrafın kim tarafından karşılanacağı; kasko poliçesinin kapsamı, aracın hasar sınıfı ve olay yerindeki altyapının hangi idarenin sorumluluğunda olduğu birlikte değerlendirilerek belirlenir. Kasko ödemesi ile idareye karşı talep çoğu dosyada birbirinin alternatifi değil, tamamlayıcısıdır: sigortanın karşılamadığı kalemler idareden, idarenin kusurundan doğan ve sigortacının ödediği zarar ise rücu yoluyla sorumlu idareden istenebilir. Beş iş günlük ihbar, bir yıllık idari başvuru ve altmış günlük dava süreleri farklı tarihlerde dolduğundan, olaydan sonra delillerin hızla toplanması ve sürelerin takvime bağlanması hak kaybını önlemenin temel koşuludur.
Bakırköy’deki büromuzdan İstanbul genelinde sigorta hukuku ve idare hukuku uyuşmazlıklarında hizmet veren Öner Hukuk ve Danışmanlık, kasko ret kararlarına itiraz, pert ve rayiç değer uyuşmazlıkları ile idareye karşı tam yargı süreçlerinde hukuki destek sunmaktadır. Dosyanızın durumunu değerlendirmek için ücretsiz kısa ön görüşme talep edebilir, 0501 027 96 99 numaralı hattan telefonla veya WhatsApp üzerinden bize ulaşabilirsiniz.
| Hukuki Uyarı; İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir. |

