Kadına Karşı Şiddetin Önlenmesi (2026)

6284

Aile içinde veya dışında şiddete uğrayan ya da şiddet tehlikesi altında bulunan kişiler için 6284 sayılı Kanun, hızlı ve etkili bir hukuki koruma çerçevesi sunar. Uygulamada en çok karşılaşılan güçlük, hangi tedbirin hangi makamdan, hangi sürede ve nasıl talep edileceğinin bilinmemesidir. Koruyucu ve önleyici tedbirlerin kapsamı, başvuru mercileri ve kararların ihlali halinde uygulanacak yaptırımlar, mevzuat kapsamında dikkatle değerlendirilmesi gereken konulardır. Bu içerik, 6284 sayılı Kanun'un temel kavramlarını, 2026 itibarıyla güncel uygulamayı ve sürecin işleyişini hukuki bir bakış açısıyla ele almaktadır.

6284 Sayılı Kanun Nedir?

6284 Sayılı Kanun, şiddete uğrayan veya şiddete uğrama tehlikesi bulunan kadınların, çocukların, aile bireylerinin ve tek taraflı ısrarlı takip mağduru olan kişilerin korunması ve bu kişilere yönelik şiddetin önlenmesi amacıyla alınacak tedbirleri düzenlemektedir.

Bu yasaya dayanmak için Aile Mahkemeleri herhangi bir delil aramamaktadır; yalnızca mağdurun talebi ve 6284 Sayılı Karar dayanak gösterilerek gerekli kararlar alınabilmektedir. Ayrıca bilinmelidir ki bu kanundan faydalanmak için şiddet tehlikesi veya tehdidi altında olmak yeterlidir.

Şiddet Nedir?

1993 tarihli Birleşmiş Milletler (BM) Kadına Yönelik Şiddetin Önlenmesi Bildirgesi, kadına yönelik şiddet; "İster kamusal, isterse özel yaşamda meydana gelsin, kadınlara cinsel, fiziksel, psikolojik, acı veya ıstırap veren ya da verebilecek olan cinsiyete dayalı bir eylem, uygulama ya da bu tür eylemlere tehdit etme, zorlama veya  keyfi olarak özgürlükten yoksun bırakma." şeklinde tanımlanmıştır.

Kişinin, şiddete uğraması veya şiddete uğrama tehlikesi altında bulunması halinde herkes durumu yazılı, sözlü veya başka bir suretle ilgili makam ve mercilere ihbar edebilir. Şiddet veya şiddete uğrama tehlikesinden haberdar olan kamu kurum ve kuruluşları ile kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşları ise durumu derhal, şikayet mercilerine bildirmek zorundadır.

1-) Fiziksel Şiddet

Fiziksel şiddet, zarar görenin vücut bütünlüğünün ihlali anlamına gelmektedir. Fiziksel kuvvetin uygulanmasıyla meydana gelen şiddet kişinin bedeni üzerinde geçici veya kalıcı hasarlar bırakmakta ve bazen de ölümüne yol açabilmektedir.

2-) Psikolojik (Duygusal) Şiddet

Duygusal güç veya ihtiyaçlar, kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla şiddet aracı olarak kullanılıyorsa “psikolojik şiddet” söz konusudur. Duygusal şiddet; bir kişi ya da grubun belirli bir kişiye karşı yaptığı ve kişiyi duygusal açıdan zayıflatmak, psikolojisini alt etmek ve kognitif becerilerini bozmak için uyguladığı tüm davranış kalıplarını içerir. Alay etme, dışlama, aşağılama, görmezden gelme, yetersiz hissettirme, güvenini sarsma, aldatma, önemsiz hissettirme gibi davranışlar en yaygın şiddet örneklerindendir.

3-) Ekonomik Şiddet

Maddi güç ve üstünlük, bir şiddet aracı olarak kadını kontrol etmek, denetlemek, küçük düşürmek, aşağılamak, cezalandırmak amacıyla kullanılıyorsa “ekonomik şiddet” söz konusudur. En yaygın ekonomik şiddet biçimleri arasında, kadının çalışmasına, meslek edinmesine, okulu ya da kursu bitirmesine veya işinde yükselmesine engel olmak gelir.

4-) Cinsel Şiddet

Cinsel şiddet uygulaması da içinde fiziksel şiddet barındırır. Ancak cinsel şiddet diyebilmek için hareketin kişinin cinsel bütünlüğüne yapılan bir saldırı boyutunda olması gerekir. Bu saldırı her zaman fiziksel bir nitelik taşımak zorunda değildir. Örneğin, sözlü olarak cinsel taciz davranışı da cinsel şiddettir.

Koruyucu ve Önleyici Tedbirler Arasındaki Fark

Kanun, alınabilecek tedbirleri iki başlıkta düzenler. Koruyucu tedbirler, mağdurun güvenliğini ve yaşamını sürdürmesini hedefler; barınma yeri sağlanması, geçici maddi yardım, kimlik bilgilerinin değiştirilmesi ve müşterek yerleşim yerinden ayrı yer belirlenmesi bu kapsamdadır. Önleyici tedbirler ise şiddet uygulayan kişiye yöneliktir; müşterek konuttan uzaklaştırma, mağdura ve yakınlarına yaklaşmama, iletişim kurmama ve şiddet içeren söz ve davranışlardan kaçınma yükümlülükleri bu gruptadır. Koruyucu tedbirlere kural olarak hem mülki amir hem hâkim karar verebilirken, önleyici tedbirlere yalnızca hâkim hükmedebilir.

Tedbir Kararını Hangi Makamlar Verir?

6284 sayılı Kanun, başvurunun ulaşılabilirliğini artırmak için birden fazla yetkili makam öngörmüştür. Mağdur en kolay ulaşabileceği mercie başvurabilir; gecikmesinde sakınca bulunan hâllerde kolluk amiri de bazı tedbirlere karar verebilir. Yetki dağılımı aşağıdaki tabloda özetlenmiştir.

Makam Verebileceği tedbir Tipik başvuru durumu
Aile mahkemesi hâkimi Tüm koruyucu ve önleyici tedbirler İtiraz, uzaklaştırma, nafaka ve velayet talepleri
Mülki amir (vali/kaymakam) Belirli koruyucu tedbirler (barınma, maddi yardım vb.) Acil barınma ve destek ihtiyacı
Kolluk amiri Gecikmesinde sakınca bulunan hâlde sınırlı tedbirler Gece/hafta sonu acil müdahale

Kolluk amirince verilen tedbir, en kısa sürede ilgili makamın onayına sunulur. Aile mahkemesinin bulunmadığı yerlerde bu görev asliye hukuk mahkemelerince yerine getirilir.

6284 Sayılı Kanuna Göre Koruyucu ve Önleyici Tedbirler

Sığınma Evi Talep Etme Hakkı

Eşinden şiddet gören kadın, acil olarak evi veya yakınlarının evi dışında kalacak güvenli bir yere ihtiyacı varsa bu durumda, kendisi ve çocukları için bulunduğu şehirde veya başka bir şehirde uygun bir barınma yeri isteyebilir. Kadın, bağlı olduğu ildeki İl Sosyal Hizmetler Müdürlüğüne bizzat başvuru yaparak sığınma başvurusunda bulunabilir. Başvurularda herhangi bir belge istenmemektedir. Ayrıca başvuru yapacak kadınlar Sosyal Hizmetler Kurumuna ve İstanbul genelinde hizmet veren Mor Çatı Kadın Sığınağı Vakfı’na da müracaat edebilir.

Geçici Koruma Altına Alınmayı (Yakın Koruma) Talep Etme Hakkı

Mağdur, şiddet uygulayan ya da uygulama ihtimali olan kişinin zarar vermesinden endişe ediyorsa, dışarı çıktığında, işe giderken vb. kendisine eşlik edecek bir polisin görevlendirmesini isteyebilir. Bunun için en yakın karakola, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine, Aile Mahkemelerine veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurabilecektir. Maalesef Türkiye şartlarında çok fazla şiddet gören kadın olduğu için bu durumun uygulanabilirliği de pek mümkün olmamaktadır.

Uzaklaştırma İsteme Hakkı

Mağdur, şiddet uygulayan kişiyi birlikte yaşadığı ortak konuttan uzaklaştırabilir, karar süresi içinde bu konuta, iş yerine, çocuğunun okuluna ve kendisine yaklaşmasını engelleyebilir. Bunun için en yakın karakola, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine, Aile Mahkemelerine veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurabilecektir.

Şiddet Uygulayanın Rahatsız Etmesinin Engellenmesini İsteme Hakkı

Mağdur kişi, şiddet uygulayanın kendisine telefon, mail, sosyal medya, veya herhangi bir yöntem aracılığıyla ulaşmasının engellenmesini isteyebilir. Bunun için en yakın karakola, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine, Aile Mahkemelerine veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurabilecektir.

Adresinin Gizlenmesini İsteme Hakkı

Mağdur, can güvenliği tehdit altındaysa veya şiddet uygulayandan kaçıyorsa, kimlik ve adres bilgilerinin tüm resmi kayıtlarda gizlenmesini isteyebilir. Bunun için en yakın karakola, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine, Aile Mahkemelerine veya Cumhuriyet Başsavcılıklarına başvurabilecektir.

Kimlik Bilgilerinin Değiştirilmesini İsteme Hakkı

Mağdur, can güvenliği tehdit altındaysa kimlik bilgilerinin değişmesini yani kendisine yeni bir isim soy isim verilmesini isteyebilir. Başvuru mutlaka bir avukat aracılığıyla doğrudan Aile Mahkemelerine yapılmalıdır

Geçici Velayet ve Tedbir Nafakası Talep Etme Hakkı

Mağdur, çocuklarının geçici olarak velayetini isteyebilir ve nafaka talep edebilir. Bunun için bir boşanma davasının varlığına gerek duyulmaz.

Başvuru mutlaka bir avukat aracılığıyla doğrudan Aile Mahkemelerine yapılmalıdır.

Geçici Maddi Yardım Talep Etme Hakkı

Mağdur, kendisi veya çocukları için maddi yardım talep edebilir. Bunun için Kaymakamlıklara, Şiddet Önleme ve İzleme Merkezlerine, Aile Mahkemelerine veya başvurabilecektir.

Eve Aile Konutu Şerhi Konulmasını İsteme Hakkı

Mağdur, eşiyle oturduğu evin tapusu eşinin üzerine ise Tapu Müdürlüğüne, Tapu Müdürlükleri reddettiği takdirde Aile Mahkemelerine giderek eve aile konutu şerhi koydurabilir. Bu şerh konulduğu takdirde mağdurun eşi, mağdurdan habersiz o ev ile ilgili herhangi bir işlem (satma, kiraya verme vs.) yapamayacaktır.

6284 Sayılı Kanuna Göre Koruma Kararlarının Süresi

Tedbir kararı ilk defasında en çok altı ay için verilebilir. Ancak şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde resen, korunan kişinin ya da Bakanlık veya kolluk görevlilerinin talebi üzerine tedbirlerin süresinin veya şeklinin değiştirilmesine, bu tedbirlerin kaldırılmasına veya aynen devam etmesine karar verilebilir.

Her tedbir türü için altı aylık bir süre sınırı getirilmesi eleştirilmekte ve örneğin, şiddet mağduruna yönelik olarak şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunulmaması tedbirinin aslında bir süre ile sınırlı olamayacağı ileri sürülmektedir. Gerçekten bir kişinin her zaman için diğer kişilere karşı şiddet tehdidi, hakaret, aşağılama veya küçük düşürmeyi içeren söz ve davranışlarda bulunmaması gerekir.

Şiddet veya şiddet uygulanma tehlikesinin devam edeceğinin anlaşıldığı hâllerde tedbirin aynen devamına karar verilmesi de mümkündür.

6284 Sayılı Kanuna Göre Koruma Kararlarının Uygulaması

Koruma tedbirlerinin alınması hususunda herhangi bir aciliyet yok ise, konunun uzmanı bir avukat ile görüşülmesi ve avukat aracılığı ile hukuki sürecin işletilmesi mağdur lehine olacaktır.

Bilinmelidir ki; bütün başvurular yazılı olmalıdır. Başvurulan yer karakol ise, tüm hususların tutanağa geçirilmesi oldukça önem arz eder.

Şayet mağdurun vücudunda darp izleri varsa bu, Türk Ceza Kanununda kasten yaralama suçunu oluşturur. Dolayısıyla bu durumda mutlaka hastaneden darp raporu alınmalıdır.

6284 Sayılı Kanuna Göre Koruma Kararının İhlali

Belirtilen tedbirlerin ihlal edilmesi durumunda, bir dilekçe ile savcılığa ya da tedbiri veren mahkemeye başvurularak yapılan bu ihlal, ayrıntılarıyla birlikte ilgili birime bildirilmelidir. Bu bildirim yapıldığı takdirde, şiddeti uygulayan kişi, eğer karar ilk kez ihlal ediliyorsa, 3 ile 10 gün arasında hapis cezası alacaktır. Bu hapis cezası alternatif başka bir yaptırıma dönüştürülemez. Karar birden çok kez ihlal edildi ise, ceza süresi artacaktır.

Mahkemeye başvurulan dilekçede şiddet uygulayanın hangi tarihte, hangi saatte ve ne şekilde kararı ihlal ettiği belirtilmelidir.

Kadına Yönelik Şiddetle Mücadele

Şiddet Önleme ve İzleme Merkezleri (ŞÖNİM)

Şiddetin önlenmesi ile koruyucu ve önleyici tedbirlerin etkin bir biçimde uygulanmasına yönelik güçlendirici ve destekleyici danışmanlık, rehberlik, yönlendirme ve izleme hizmetlerinin verildiği, yeterli ve gerekli personelin görev yaptığı ve tercihen kadın personelin istihdam edildiği, çalışmaların 7 gün 24 saat esasına göre yürütüldüğü merkezdir.

Mağdurlar, kanun kapsamındaki tüm haklarına ulaşmak için günün her saatinde şiddeti önleme ve izleme merkezlerine başvurabilirler. Bu merkezler, şiddete uğrayan kadının 6284 Sayılı kanundaki haklarına erişebilmesi için onu ilgili kurumlara yönlendirir ve ihtiyaç duyduğu desteği sağlar.

KADES Uygulaması

KADES, kadınların ve çocukların maruz kaldığı şiddet, taciz gibi kötü eylemleri biraz da olsun engellemek adına kullanıcılara sunulmuş resmi bir uygulamadır. Emniyet Genel Müdürlüğü tarafından hazırlanmış ve acil durumlarda ilk aklınıza gelecek acil müdahale uygulamasıdır.
KADES uygulaması, son yıllarda giderek artan kadına şiddet olaylarının önüne geçebilmek ve kadınlara yardım edebilmek amacıyla geliştirilmiştir. Eşinden veya bir başkasından şiddet gören ya da şiddete maruz kalma ihtimali olan kadınlar, akıllı telefonları üzerinden yapacakları ihbarlarda hızlı bir şekilde bu iş için kurulan Kadın Acil Destek İhbar Sistemi’ne ulaşabilmektedir.
Akıllı telefon kullanıcısı bir kadının, Google Play Store ve Apple Store uygulamasından indireceği uygulama ile aile içi ve kadına yönelik şiddet mağduru kadınların acil durumlarda cihaz konum bilgisini açarak bir tuşla 155 Polis İmdat Acil Çağrı Merkezine ulaşarak, yardım çağrısının yapıldığı olay yerine en yakın ekip veya devriyenin sevk edilerek olaya müdahalesi sağlanacaktır.

Sıkça Sorulan Sorular

6284 başvurusu için avukat şart mıdır?

Hayır, başvuru için avukat zorunlu değildir; mağdur doğrudan kolluğa, ŞÖNİM'e veya mahkemeye başvurabilir. Ancak geçici velayet, tedbir nafakası veya kimlik bilgilerinin değiştirilmesi gibi talepler ile itiraz sürecinde, işlemlerin bir avukat aracılığıyla yürütülmesi hak kaybı riskini azaltır.

Tedbir kararı için delil göstermek zorunlu mudur?

Tedbir kararı verilmesi için şiddetin belgelenmesi şart değildir; mağdurun beyanı esas alınır. Yine de yaşanan olayların tarih ve biçim olarak somutlaştırılması, varsa darp raporu sunulması, sürecin sağlıklı işlemesine katkı sağlar.

6284 sayılı Kanundan erkekler de yararlanabilir mi?

Evet. Kanun, şiddete uğrayan veya şiddet tehlikesi altında bulunan herkesi korur. Kadınlar ve çocukların yanı sıra şiddet mağduru erkekler de somut olayın özelliğine göre koruyucu ve önleyici tedbirlerden yararlanabilir.

Tedbir kararı en fazla ne kadar sürer?

Tedbir kararı ilk verilişte en çok altı ay için hükmedilir. Şiddet tehlikesinin sürmesi hâlinde sürenin uzatılması, şeklinin değiştirilmesi veya aynen devamına karar verilebilir. Koruma boşluğu oluşmaması için süre dolmadan yeniden başvuru önerilir.

Karşı taraf uzaklaştırma kararını ihlal ederse ne olur?

İhlal, tedbiri veren mahkemeye veya savcılığa dilekçeyle bildirilir. İlk ihlalde üç günden on güne kadar zorlama hapsi uygulanır. Bu yaptırım başka bir cezaya çevrilemez ve ihlalin tekrarında süre artar.

6284 tedbir kararı boşanma davasını etkiler mi?

Tedbir süreci boşanma davasından bağımsızdır. Koruma kararı için açılmış bir boşanma davasının bulunması gerekmez; tedbir kararı da boşanma davasının esasını tek başına belirlemez. İki süreç paralel yürüyebilir.

Hangi makama başvurmak gerekir: karakol mu, ŞÖNİM mi, mahkeme mi?

Mağdur, en kolay ulaşabileceği mercie başvurabilir. Acil durumlarda kolluk birimi ve ŞÖNİM hızlı erişim sağlar; uzaklaştırma, nafaka ve velayet gibi talepler ile itiraz için aile mahkemesi yetkilidir.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler
Yasemin Tuncer

İyi çalışmalar dilerim övey kızım var 21sene oldu evliyiz biz nasıl annesiz büyüdük senin bebelerin de öyle olacak diye evde sürekli benimle.polomihe giriyor 3 tane çocuğum var benim bu adam dan kızı elinden geleni yapıyor eşim beni.boşasin diye 2 tane araba var benim üzerimde diye o kadının üzerine hiç bir şey kalmasın diye elimde olan ne varsa aldılar kavga ile birlikte beni her seferinde darp edip kapıyı kilitlediler bende kaçmaya çalışırken ellerinden evde kalırsam bu sefer dayak yiyen ben oluyorum kendisi gitti süsü verdiler bana bende annesine ve kız kardeşine gittim polise bilene demedim şimdi ye kadar bilemiyorum ne yapmam gerekiyor bana yardımcı olursanız sevinirim