İş Kazası Tespit Davası: Şartları, Süreci ve İşçi Hakları
İş kazası tespit davası, Sosyal Güvenlik Kurumu'nun iş kazası saymadığı ya da hiç bildirilmemiş bir olayın “iş kazası” olduğunun mahkemece belirlenmesi için açılan bir tespit davasıdır. Dava, işçi ya da hak sahiplerince SGK ve işverene karşı birlikte açılır. Görevli mahkeme İş Mahkemesi, zamanaşımı süresi ise kaza tarihinden itibaren on yıldır; tazminat hakkı bu tespitin kesinleşmesine bağlıdır.
İş Kazası Tespit Davası Nedir?
İş kazası tespit davası, meydana gelen bir olayın iş kazası niteliği taşıdığının mahkemece belirlenmesini sağlayan bir tespit davasıdır. Bu dava, bir tazminat davası değildir; amacı, olayın “iş kazası” olduğunun hukuken saptanmasıdır. Çünkü işçinin geçici iş göremezlik ödeneği, sürekli iş göremezlik geliri ve tazminat gibi hakları, ancak yaşadığı olayın iş kazası niteliğinde olmasına bağlıdır.
Dava iki yönde işleyebilir. Sosyal Güvenlik Kurumu olayı iş kazası saymadığında ya da olay hiç bildirilmediğinde, işçi olayın iş kazası olduğunun tespitini ister. Bunun aksine, Kurum olayı iş kazası saydığı hâlde işveren buna itiraz ediyorsa, bu kez işveren olayın iş kazası olmadığının tespitini talep edebilir. Her iki halde de uyuşmazlık, doğrudan Sosyal Güvenlik Kurumu'nun hak alanını ilgilendirdiğinden, tespit davası tazminat davasından bağımsız bir dava olarak görülür.
Hangi Olaylar İş Kazası Sayılır? (5510 Sayılı Kanun m.13)
Bir olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, esas olarak 5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun 13. maddesinde belirlenir. Yürürlükteki düzenleme uyarınca, sigortalıyı hemen veya sonradan bedenen ya da ruhen etkileyen olay, aşağıdaki hâllerden birinde meydana gelmişse iş kazası kabul edilir:
- Sigortalının işyerinde bulunduğu sırada meydana gelmesi,
- İşverence yürütülen iş nedeniyle (kendi adına ve hesabına bağımsız çalışanda yürütmekte olduğu iş nedeniyle) meydana gelmesi,
- Sigortalının, işveren tarafından görevli olarak işyeri dışına gönderilmesi sebebiyle asıl işini yapmaksızın geçen zamanlarda meydana gelmesi,
- Emziren kadın sigortalının, çocuğuna süt vermek için ayrılan zamanlarda meydana gelmesi,
- Sigortalının, işverence sağlanan bir taşıtla işin yapıldığı yere gidiş-gelişi sırasında meydana gelmesi.
Madde, iş kazası kavramını geniş yorumlamaya elverişlidir. Bu nedenle uygulamada en çok tartışılan haller; işyerinde geçirilen kalp krizi veya beyin kanaması, servis aracındaki trafik kazası ve görevlendirme sırasındaki olaylardır. Bu sınırda durumlarda olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı, çalışma olgusu ile zararlandırıcı olay arasındaki illiyet bağının somut delillerle ortaya konmasına bağlıdır.
İş Kazası Tespit Davası Süreci: Adım Adım
İş kazası tespit süreci, kazanın hemen ardından yapılması gereken bildirimlerle başlar ve mahkeme kararının kesinleşmesiyle tamamlanır. Tipik akış şu şekildedir:
- Kazanın bildirimi: Olay derhal kolluğa bildirilir; işveren, iş kazasını en geç 3 iş günü içinde Sosyal Güvenlik Kurumu'na bildirir.
- SGK incelemesi: Kurum, müfettişleri aracılığıyla olayın oluş şeklini, tarafların kusur durumunu ve illiyet bağını inceleyerek rapor düzenler.
- Kurum kararı: Olay iş kazası sayılmazsa ya da hiç bildirilmemişse, işçi/hak sahipleri için tespit davası yolu açılır.
- Davanın açılması: SGK ve işverene karşı, görevli ve yetkili İş Mahkemesinde tespit davası açılır.
- Yargılama ve deliller: Mahkeme; tanık, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi delillerle olayı değerlendirir.
- Karar ve kesinleşme: Olay iş kazası olarak tespit edilir; karar kesinleştiğinde tazminat ve sosyal güvenlik hakları işletilebilir.
İspat, Deliller ve Resen Araştırma
İş davalarında ispat yükü kural olarak taraflardadır; ancak bu davalarda resen araştırma ilkesi de geçerlidir. İş ve sosyal güvenlik hukukuna ilişkin uyuşmazlıklar kamu düzenini ilgilendirdiğinden, hâkim tarafların talebiyle bağlı kalmaksızın kusur ve hesap raporlarının alınması, keşif ve bilirkişi incelemesi gibi delilleri resen toplayabilir. Yargıtay'ın yerleşik içtihadına göre, sosyal güvenliğe yönelik davalarda çalışma olgusu hiçbir kuşkuya yer bırakmayacak biçimde açıkça belirlenmelidir.
İş Kazası Tespit Davası Tarafları
İş kazası tespit davasında olayın iş kazası ya da meslek hastalığı olmadığına ilişkin kurum kararlarına karşı, kazanın mağduru olan işçi davacı konumundadır. Bu halde ise davalı taraf Sosyal Güvenlik Kurumu ve işverendir. Ancak kurumun, iş kazası ya da meslek hastalığı olduğunu tespit eden kararının yanlış olduğuna ilişkin davalarda ise davacı işverendir. Davalı işçi ya da hak sahipleri ile Sosyal Güvenlik Kurumu’dur.
İş Kazası Tespit Davası Kime Karşı Açılır?
İş kazasının tespit istemine ilişkin dava sonucunda mahkemece verilecek hüküm gerek işverenin gerekse Sosyal Güvenlik Kurumu’nun hak alanını etkileyeceğinden işveren ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmaktadır. Davalılar arasında (pasif) mecburi dava arkadaşlığı bulunması halinde, davacı bütün davalılara karşı birlikte dava açmak zorundadır. Dolayısıyla iş kazası tespit davası husumetlisi olarak Sosyal Güvenlik Kurumu ve İşverene karşı açılır. (Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 2009/12 Esas sayılı Kararı)
İş Kazası Tespit Davası Açma Şartları
İş kazasında tespit davası, bir tazminat davası olmayıp bir hukuki durumun tespit edilmesi amacına hizmet etmektedir. Ayrıca iş kazası olduğunun tespiti sonrasında ise iş kazası nedeniyle maddi ve manevi tazminat davası açılacaktır. İş kazasının tespiti davası da meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığının tespit edilmesine hizmet etmektedir. Öncelikle iş kazası tespit davasını açmak için bir iş kazasının gerçekleşmiş olması ve meydana gelen kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olup olmadığının tespit edilmesi şartları gerekmektedir.
Sosyal Güvenlik Kurumu, müfettişleri aracılığıyla meydana gelen kazanın iş kazası olup olmadığını denetleyecek ve bir karar verecektir. Verilen kararda meydana gelen kazanın iş kazası olmadığı kanaatine varılırsa buna dair evrak tanzim edilecek ve taraflara tebliğ edilecektir.
İş Kazası Tespit Davası Arabuluculuk
Taraflar dilerlerse iş kazalarından kaynaklanan uyuşmazlıkların çözümü için arabuluculuğa başvurabilirler. Ancak İş Mahkemeleri Kanunu'nun 3. maddesinin 3. fıkrasına uyarınca iş kazasının tespiti davalarında dava açmadan önce arabulucuya başvuru zorunlu değildir.
İş Kazası Tespit Davası Resen Araştırma
Türk medeni yargılamasında davaya konu olayların açıklaması, delillerin getirilmesi kural olarak davanın taraflarının yükümlülüğündedir. Bu durum taraflarca getirilme ilkesi başlığında HMK m.35’te düzenlenmiştir. Taraflarca getirilmesi ilkesi, davanın ve savunmanın dayanağı olan olayların ve bunların delillerinin bizzat taraflarca mahkemeye bildirilmesi demektir. Ancak bir medeni hukuk yargılaması olan iş davalarında resen araştırma ilkesi de geçerlidir. Resen araştırma ilkesinde; öncelikle taraflar mahkemeden bir talepte bulunur. Sonrasında, mahkemenin bu talebe yönelik hüküm vermesi sürecinde ihtilafın çözülmesi için taraflarla birlikte hakimin de dava malzemesinin toplanmasına resen araştırma ilkesi denir. Böylece resen araştırma ile hakim de hükme esas teşkil edecek olan vakıalar hakkında bilgi edinmek amacıyla tarafların yargılamaya getirmedikleri dava malzemesi hakkında, uyuşmazlığın taraflarından bağımsız olarak, araştırma yapmak yetkisine sahiptir.
İş davalarında keşif ve bilirkişi incelemesi yapmak ise en yaygın kullanılan resen inceleme yöntemlerinden biridir. İş kazası tespit davasında resen araştırma, olarak da bu yöntemler kullanılmaktadır. Ayrıya Yargıtay 21. Hukuk Dairesi’nin 9.7.1998 tarih ve E. 1998/5182 K. 1998/5270 sayılı karar metninde resen araştırma ilkesine yer vermektedir. Karara göre: “İş ve Sosyal güvenlik hukuku ile ilgili düzenlemeler nitelikçe kural olarak kamu düzeniyle ilgili olduğundan, kusur ve hesap raporlarının alınması ve sair hususların incelenmesi ile gerçeğin saptanması yönünden tarafların istemlerine bakılmaksızın re'sen yerine getirilmelidir.” Bu yönde: “…sosyal güvenliğe yönelik davalardaki re'sen araştırma prensibi gereğince tüm deliller toplanarak sonuca gidilmesinin gerekliliği öncelikle göz önünde tutularak, çalışma olgusu hiçbir kuşku ve duraksamaya yer bırakmayacak şekilde açıkça belirlenmelidir.”
İş Kazası Tespit Tutanağı
İş kazası tespit tutanağı, bir işyerinde meydana gelen iş kazasının detaylarını, sebeplerini ve sonuçlarını belgeleyen resmi bir rapordur. Bu rapor iş kazasının meydana geldiği andan itibaren en kısa sürede hazırlanmalı ve ilgili taraflar tarafından imzalanarak onaylanmalıdır. Bu tutanağı olay yerine gelen kolluk kuvvetleri tarafından tutulabileceği gibi işveren tarafından da tutulabilir. İş kazası tespit tutanağı kaza geçiren işçinin bilgileri, kazanın meydana geliş şekli ve zamanı gibi detayları ihtiva etmektedir.
Sigortasız İşçi İş Kazası Tespit Davası
Sigortasız çalıştırılan işçiler iş kazası geçirdiklerinde işveren gizleme yoluna başvurabiliyor. Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortasız çalışırken iş kazası geçirenlerin her türlü tedavi giderlerini karşılar, tüm masrafları da işverene rücu eder. İşveren gizlese de iş kazasını işçi veya yakınları bu durumu SGK'ya bildirmelidir.
Sigortasız işçi iş kazası tespit davasında, meydana gelen kazanın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından iş kazası olmadığının tespit edilmesi veya kazanın ilgili hiç Kuruma bildirilmemesi veya meydana gelen kazanın iş kazası olduğunun bilinmediği ve sonradan öğrenildiği hallerde kazayı geçiren sigortasız işçi, iş kazasının tespiti davası açmalıdır.
İş Kazası Tespit Davası Zamanaşımı
İş kazası tespit davası zamanaşımını keser mi? İş kazası tespiti davasında zamanaşımı süresi, iş kazasının meydana geldiği tarihten itibaren 10 (on) yıldır. İş kazası tazminat davası, tespit davası kesinleştikten sonra açılmalıdır.
İş Kazası Tespit Davası Yetkili Mahkeme
İş Kazası Tespit Davası Hangi Mahkemede Açılır?
İş kazası tespiti davalarında görevli mahkeme, İş Mahkemeleridir. İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde, Asliye Hukuk Mahkemeleri bu davalara İş Mahkemesi sıfatıyla bakar. Yetkili mahkeme ise, işverenin ikametgahı veya kazanın gerçekleştiği yer mahkemesidir.
Sigortasız İşçinin Durumu
Sigortasız çalıştırılan işçi de iş kazası geçirdiğinde tespit davası açabilir. Sosyal Güvenlik Kurumu, sigortasız çalışırken iş kazası geçirenlerin tedavi giderlerini karşılar ve masrafları işverene rücu eder. İşveren olayı gizlese dahi, işçi veya yakınları durumu SGK'ya bildirmelidir. Olayın Kurumca iş kazası sayılmaması, hiç bildirilmemesi ya da sonradan öğrenilmesi hâllerinde sigortasız işçinin de iş kazasının tespiti davası açması gerekir.
Tespit Davası mı, Tazminat Davası mı?
İş kazası tespit davası ile iş kazası tazminat davası birbirinden farklı amaçlara hizmet eder ve çoğu zaman art arda yürür. Tespit davası olayın niteliğini belirler; tazminat davası ise bu tespitten sonra zararın giderimini sağlar. Aşağıdaki tablo iki davayı karşılaştırmaktadır:
| Ölçüt | İş Kazası Tespit Davası | İş Kazası Tazminat Davası |
| Amaç | Olayın iş kazası olduğunun hukuken belirlenmesi | Maddi ve manevi zararın tazmini |
| Davalı | SGK + işveren (mecburi dava arkadaşlığı) | Kural olarak işveren (SGK taraf değildir) |
| Sıra | Önce açılır; tazminata ön koşuldur | Tespitin kesinleşmesinden sonra sonuçlanır |
| İlişki | Tazminat davası için bekletici mesele olabilir | Tespit sonucuna bağlı olarak görülür |
| Zamanaşımı | Kaza tarihinden itibaren 10 yıl | Kural olarak 10 yıl (zararın öğrenilmesine bağlı kurallar saklı) |
İş Kazası Tespit Davası Yargıtay Kararları
Yargıtay 10. Hukuk Dairesi Esas:2024-8513 Karar:2024-9870 Karar Tarihi:10.10.2024
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile \"... iş kazası olarak tespiti istenilen kalp krizi sonucu vefat olayında dinlenen tanık beyanlarına göre müteveffanın meydana gelen olaydan birkaç gün öncesinden itibaren göğsünün ağrıdığı ve iş arkadaşları tarafından hastaneye götürülmek istendiği, ancak müteveffanın gitmek istemediği, kalp krizi olayının 09.05.2021 tarihinde saat 21:48 sularında müteveffaya tahsis edilmiş lojmanda ve dinlenme saatlerinde meydana geldiği, dinlenen tanık beyanlarında müteveffanın kalp krizi geçirdiği saat aralığında çalıştığına dair herhangi bir beyanın olmadığı bu kapsamıda olayın müteveffanın çalışma saatlerinde ve işveren adına görev ifa ederken meydana gelmediği, müteveffanın ikamet etmesi için tahsis edilen lojmanın işyeri olarak sayılamayacağı tüm dosya kapsamıyla sabit olduğundan açılan davanın reddine\" karar verilmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında \"... Mahkemece yapılan yargılama neticesinde, mevcut delil durumu dikkate alınarak, meydana gelen olayın iş kazası olduğu sonuç ve kanaatine ulaşılmış ve davacının davasının kabulüne karar verilerek hüküm kurulmuştur. (Kocaeli 4. İş Mahkemesinin 09.09.2014, 2011/363 E. 2014/341 K. sayılı kararında eldeki davaya benzer mahiyette; davalı işyerinde davacı işçiye yapılan enjeksiyon sonrasındaki yakınmalarının yapılan enjeksiyonla illiyetli olması sebebiyle, olayın iş kazası olduğuna dair tespit kararının onanmasına ilişkin Yargıtay 21. HD. 22.10.2015, 2014/24078 E. 2015/19091 K. sayılı onama kararının da emsal olduğu belirtilmiştir.)
İlk Derece Mahkemesi tarafından yeterli inceleme ve araştırma sonucu hüküm kurulduğu, İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu anlaşılmakla, davalı Yünsa Yünlü Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin ve davalı Kurum vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine\" karar verilmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Sıkça Sorulan Sorular
S1. İş kazası tespit davası nedir?
İş kazası tespit davası, meydana gelen bir olayın hukuken iş kazası olduğunun mahkemece belirlenmesi için açılan bir tespit davasıdır. Amacı tazminat değil, olayın iş kazası niteliğinin saptanmasıdır. Sosyal Güvenlik Kurumu olayı iş kazası saymadığında ya da olay hiç bildirilmediğinde açılır.
S2. İş kazası tespit davasını kim açabilir?
İş kazası tespit davasını kural olarak kazaya uğrayan işçi, ölüm hâlinde ise hak sahibi yakınları açar. Sosyal Güvenlik Kurumu olayı iş kazası saydığı hâlde işveren itiraz ediyorsa, olayın iş kazası olmadığının tespiti için davayı işveren de açabilir.
S3. İş kazası tespit davası kime karşı açılır?
İş kazası tespit davası, hem Sosyal Güvenlik Kurumu'na hem de işverene karşı birlikte açılır. Verilecek karar her ikisinin de hak alanını etkilediğinden aralarında mecburi dava arkadaşlığı bulunur ve davanın tüm davalılara karşı birlikte açılması zorunludur.
S4. İş kazası tespit davasında zamanaşımı süresi nedir?
İş kazasının tespiti davasında zamanaşımı süresi, kazanın meydana geldiği tarihten itibaren 10 yıldır. Tazminat davası kural olarak tespit davasının kesinleşmesinden sonra açıldığından, tespit davasının süresinde açılması sonraki hakların korunması açısından önemlidir.
S5. İş kazası tespit davası hangi mahkemede açılır?
İş kazasının tespiti davalarında görevli mahkeme İş Mahkemeleridir; İş Mahkemesi bulunmayan yerlerde Asliye Hukuk Mahkemeleri bu sıfatla bakar. Yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri ya da işin yapıldığı yer mahkemesidir. Bakırköy çevresindeki kazalarda genellikle Bakırköy İş Mahkemeleri yetkilidir.
S6. Sigortasız çalışan işçi iş kazası tespit davası açabilir mi?
Evet. Sigortasız çalıştırılan işçi de iş kazası geçirdiğinde tespit davası açabilir. SGK, sigortasız çalışanların tedavi giderlerini karşılayıp işverene rücu eder. Olayın Kuruma hiç bildirilmemesi ya da iş kazası sayılmaması hâlinde işçinin tespit davası açması gerekir.
S7. İş kazası tespit davası ile tazminat davası aynı anda açılabilir mi?
Olay Sosyal Güvenlik Kurumu'nca iş kazası sayılmamışsa, açılan tazminat davasında mahkeme önce işçiye tespit davası açması için süre verir ve tazminat davasını bu sonuca bekletici mesele yapar. Bu nedenle uygulamada önce tespit davası sonuçlanır, ardından tazminat davası yürütülür.
İş Kazası Tespiti Davasında Avukat Desteği
İş kazası tespit davası, görünüşte tek bir hukuki durumun saptanmasına yönelik olsa da, işçinin tüm sosyal güvenlik ve tazminat haklarının dayandığı temel belirleyici davadır. SGK bildirimi, müfettiş incelemesi, illiyet bağının ispatı, resen araştırma kapsamında toplanacak deliller ve bilirkişi raporlarının yönetimi, dosyanın baştan doğru kurgulanmasını gerektirir. Yetki ve görev kurallarının yanlış değerlendirilmesi, esasa girilmeden zaman kaybına yol açabilir.
Bu nedenle iş kazası tespit ve tazminat süreçlerinde, sürecin teknik aşamalarını bütünlüklü yürütecek profesyonel hukuki destek almak yerinde olur. Bakırköy ve İstanbul'da iş hukuku alanında çalışan Öner Hukuk ve Danışmanlık, iş kazası tespit ve tazminat davalarında dosya yönetimi konusunda hukuki danışmanlık sunmaktadır.
Hukuki Uyar; İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.