13. Yargı Paketi: İnfaz, Nafaka ve Af İle ilgili Son Hukuki Durum
13. Yargı Paketi, bugün itibarıyla yasalaşmış bir düzenleme değil, Adalet Bakanlığı bünyesinde hazırlığı süren bir kanun çalışmasıdır. 12. Yargı Paketi'nin 7589 sayılı Kanun olarak 31 Temmuz 2026'da yürürlüğe girmesinin ardından kamuoyunun beklentisi tek adrese yöneldi: cezaevindeki yakını için tahliye tarihi hesaplayan aileler, nafaka ödeyen ve nafaka alan taraflar, derdest dosyası bulunan sanıklar. Ancak sosyal medyada dolaşan "madde listeleri" ile resmî açıklamaların işaret ettiği yön birbirinden belirgin biçimde ayrılmaktadır. Bu yazıda, yürürlükteki mevzuat ile beklenti arasındaki sınırı net biçimde çizerek, sürecin hangi dosyaları hangi ölçütlerle etkileyebileceğini değerlendiriyoruz.
13. Yargı Paketinde Neler Var?
13. Yargı Paketi, Adalet Bakanlığı bünyesinde hazırlığı süren ve birden fazla temel kanunda aynı anda değişiklik öngören torba kanun çalışmasının kamuoyundaki adıdır. "Yargı paketi" resmî bir kanun adı değildir; farklı kanunlarda değişiklik yapan tekliflere kamuoyunda verilen ortak addır. Uygulamada bu paketler Türk Ceza Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun ile çeşitli usul kanunlarını aynı yasama süreci içinde değiştirir.
Bu paketi öncekilerden ayıran unsur, ağırlık merkezinin infaz hukuku olarak öngörülmesidir. 12. Yargı Paketi büyük ölçüde yargılamaların hızlandırılmasına, dijital delil güvencelerine ve hukuk yargılamasındaki yapısal değişikliklere odaklanmış; infaz rejimine ilişkin köklü değişiklikler bu pakete alınmamıştır. Adalet Bakanlığı'ndan kamuoyuna yansıyan açıklamalar, infaz başlığının bir sonraki pakette ele alınacağını göstermektedir.
Kamuoyuna yansıyan resmî açıklamalara göre paket yaklaşık 24 madde ve üç ana eksen üzerine kurulmaktadır:
- Yargı süreçlerinin hızlandırılması — 12. Yargı Paketi'yle getirilen usul düzenlemelerinin devamı niteliğinde hükümler.
- Yargı hizmetlerinin güçlendirilmesi — adalet teşkilatının işleyişine ve vatandaşın adalete erişimine ilişkin kurumsal düzenlemeler.
- İnfaz konusunda yeni adımlar — kamuoyunun en yoğun beklenti içinde olduğu başlık; kapsamı henüz açıklanmamıştır.
| Uygulamada dikkat Bu üç eksen, madde metni değil çerçeve beyanıdır. Uygulamada, önceki paketlerin seyri şunu göstermektedir: teklifin TBMM Başkanlığına sunulduğu gün ile Genel Kurul'da kabul edildiği gün arasındaki komisyon aşamasında madde sayısı ve kapsam ciddi biçimde değişebilmektedir. Bu nedenle bugün yapılacak her değerlendirme, kaçınılmaz olarak yürürlükteki düzenleme üzerinden kurulmalıdır. |
13. Yargı Paketi Ne Zaman Çıkacak?
Resmi bir takvim açıklanmamıştır; ancak yasama takvimi makul bir öngörü kurmaya elverişlidir. TBMM 20 Temmuz 2026 itibarıyla tatil dönemine girmiş, yeni yasama yılı ise 1 Ekim 2026'da başlayacaktır. Bu nedenle taslak metnin en erken 2026 sonbaharında TBMM'ye sunulması beklenmektedir. Basına yansıyan Bakanlık açıklamaları da paketin ekim ayında Meclis gündemine geleceğine işaret etmektedir.
Bir önceki paketin seyri, sunumdan yürürlüğe geçen süre hakkında somut bir ölçü verir:
| Aşama | 12. Yargı Paketi (7589 s.K.) | 13. Yargı Paketi |
| TBMM'ye sunulma | 22 Haziran 2026 | Beklenmektedir (en erken 2026 sonbaharı) |
| Genel Kurul'da kabul | 16 Temmuz 2026 | Beklenmektedir |
| Resmî Gazete'de yayım | 31 Temmuz 2026 | Beklenmektedir |
| Sunumdan yürürlüğe süre | Yaklaşık beş hafta | Bilinmemektedir |
| Ağırlık merkezi | Yargılama hızı, dijital delil, usul hükümleri | İnfaz, yargı hızı, kurumsal güçlendirme |
İnfaz Düzenlemesi: Beklenen Yön İndirim Değil, Sıkılaştırma
Resmî açıklamaların işaret ettiği yön, kamuoyundaki yaygın beklentinin tersinedir. Adalet Bakanlığı'ndan kamuoyuna yansıyan beyanlar, kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlarda infaz sisteminin sıkılaştırılacağına, yani bu suç gruplarında koşullu salıverilme oranlarının yükseltilerek hükümlünün ceza infaz kurumunda geçireceği sürenin uzatılacağına işaret etmektedir. Gerekçe olarak, hükmedilen ceza ile fiilen infaz edilen süre arasındaki farkın yarattığı "cezasızlık algısı" ile mücadele gösterilmektedir.
Buna karşılık toplu bir infaz indirimi, denetimli serbestlik süresinin genel olarak uzatılması veya Kovid-19 dönemi izinlerinin kalıcı hâle getirilmesi yönünde teyit edilmiş bir resmî açıklama bulunmamaktadır. Bu başlıklar bugün itibarıyla yalnızca beklenti düzeyindedir.
Yürürlükteki koşullu salıverilme oranları
13. Yargı Paketi'nin neyi değiştirebileceğini anlamak için önce yürürlükteki tabloyu doğru okumak gerekir. İnfaz rejimi 5275 sayılı Kanun ile düzenlenmiştir; hükümlü, cezasının kanunda öngörülen oranını ceza infaz kurumunda iyi hâlli olarak geçirdiğinde koşullu salıverilmeden yararlanır.| Ceza / suç grubu | Koşullu salıverilme | Dayanak |
| Süreli hapis — genel kural | Cezanın yarısı (1/2) | 5275 s.K. m. 107/2 |
| Kasten öldürme, işkence ve eziyet, neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama, cinsel saldırı (TCK m. 102/2 hariç), cinsel taciz, özel hayata karşı suçlar, casusluk | Cezanın üçte ikisi (2/3) | 5275 s.K. m. 107/2 (7242 s.K. ile eklenen cümleler) |
| Örgüt kurma/yönetme veya örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen suçlar (süreli hapis) | Cezanın üçte ikisi (2/3) | 5275 s.K. m. 107/4 |
| Nitelikli cinsel saldırı (TCK m. 102/2), çocukların cinsel istismarı (m. 103), uyuşturucu imal ve ticareti (m. 188) | Cezanın dörtte üçü (3/4) | 5275 s.K. m. 108/9 yollamasıyla m. 108/1-c |
| Müebbet hapis | 24 yıl | 5275 s.K. m. 107/2 |
| Ağırlaştırılmış müebbet hapis | 30 yıl | 5275 s.K. m. 107/2 |
| Uygulamada sık karşılaşılan bir karışıklık Adi suçlarda koşullu salıverilme oranının 30 Mart 2020'den önce ve sonra işlenen suçlar için farklı olduğu sıkça ileri sürülmektedir. Bu doğru değildir. 7242 sayılı Kanun ile 5275 sayılı Kanun m. 107/2'deki genel oran kalıcı olarak yarıya indirilmiştir ve suç tarihinden bağımsız uygulanır. 30 Mart 2020 ölçütünün bağlandığı unsur koşullu salıverilme oranı değil, denetimli serbestlik süresidir: geçici m. 6 uyarınca bu tarihten önce işlenen suçlarda üç yıl, sonrasında ise genel kural olan bir yıllık süre uygulanır. Bu ayrım, müddetname incelemesinde en çok hataya yol açan noktalardan biridir. |
- Yargı Paketi'nin dokunması beklenen alan tam olarak bu tablodur. Özellikle 2/3 ve 3/4'lük istisna kategorilerindeki oranların yukarı çekilmesi gündemdedir. Ancak oran değişikliğinin hangi dosyalara uygulanacağı, aşağıda ele alınan suç tarihi ölçütüne bağlıdır.
Nafaka ve Boşanma Cephesi: Anayasa Mahkemesi Kararı ve Yeni Model
Nafaka başlığı, paketin resmî üç ekseninde doğrudan yer almamakla birlikte, kendi takvimi olan ayrı bir yasama zorunluluğundan doğmaktadır. Anayasa Mahkemesi, 4 Haziran 2026 tarihli kararıyla Türk Medeni Kanunu'nun 175. maddesindeki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş ve iptal hükmünün, gerekçeli kararın Resmî Gazete'de yayımlanmasından dokuz ay sonra yürürlüğe girmesine karar vermiştir. Bu dokuz aylık süre, yasama organına yeni bir model kurması için tanınmış bir penceredir ve 12. Yargı Paketi nafakaya dokunmadan yasalaştığı için düzenleme 13. pakete kalmıştır.
Basına yansıyan iki farklı model
Bu noktada, kamuoyunda dolaşan bilgilerin iki ayrı aşamaya ait olduğunu görmek gerekir; birçok kaynak bu iki çerçeveyi birbirine karıştırmaktadır.
- Ağustos 2026 ortasında basına yansıyan çerçeve: süresiz nafakanın tümüyle kaldırılması, nafaka süresinin evlilik süresinin yarısı kadar belirlenmesi, kısa evliliklerde dahi beş yıllık bir taban uygulanması, kesinleşmiş nafakalar için bir yıllık geçiş ödemesi.
- Ağustos 2026 sonunda Adalet Bakanı'nın açıkladığı çerçeve: sabit bir süre formülü yerine hâkime geniş takdir yetkisi tanınması; hâkimin tarafların ekonomik ve sosyal durumunu, kusur oranlarını ve olayın koşullarını değerlendirerek nafakayı süreyle sınırlandırabilmesi, ancak gerekli gördüğü hâllerde yine süresiz nafakaya hükmedebilmesi.
İkinci çerçeve, birincisine göre önemli bir yön değişikliğini işaret etmektedir: bu modelde süresiz nafaka olasılığı tümüyle ortadan kalkmamakta, kural olmaktan çıkıp istisnaya dönüşmektedir. Sabit bir üst sınır getiren model ile hâkim takdirine dayanan model, aynı dosyada tamamen farklı sonuçlar doğurur. Bu iki çerçevenin nihai metinde nasıl birleşeceği, ancak teklif TBMM'ye sunulduğunda görülebilecektir.
| Bugün itibarıyla geçerli olan hukuki durum Anayasa Mahkemesi kararı, hâlihazırda ödenen nafakaları kendiliğinden sona erdirmemiştir. İptal hükmü henüz yürürlüğe girmemiş olup, TMK m. 175 bugün itibarıyla uygulanmaya devam etmektedir. Kesinleşmiş bir kararla bağlanan yoksulluk nafakasının kaldırılması veya azaltılması, yeni düzenleme yürürlüğe girse dahi TMK m. 176 kapsamında ayrı bir dava gerektirir. |
Boşanma davalarında dava ayrıştırma modeli
Hazırlık çalışmasının ikinci ayağı, çekişmeli boşanmaların yıllarca sürmesine yönelik bir usul çözümüdür. Öngörülen modelde mahkeme, evlilik birliğinin sürdürülemeyeceği kanaatine ulaştığında önce yalnızca boşanma veya ayrılık talebini karara bağlayacak; davayı uzatan nafaka, velayet, tazminat ve mal paylaşımı uyuşmazlıkları ise ayrıca değerlendirilecektir. Model yasalaşırsa boşanma hükmü daha kısa sürede kesinleşecek, mali ve velayete ilişkin çekişmeler kendi süreçlerinde yürüyecektir.
Uygulamada bu modelin en somut sonucu, dava açılış zamanlamasının stratejik önem kazanmasıdır. Nafaka süresine ilişkin herhangi bir ölçüt getirilmesi hâlinde, evlilik tarihi ile dava tarihi arasındaki sürenin belgelenmesi belirleyici hâle gelecektir. Bakırköy Aile Mahkemeleri nezdinde derdest dosyası bulunanların, bu tarihleri içeren bir dosya özetini şimdiden hazırlamaları yerinde olacaktır.
13. Yargı Paketinde Af Var mı?
Hayır; bu yönde resmi bir açıklama bulunmadığı gibi, genel affın bir yargı paketi maddesiyle çıkarılması anayasal olarak da mümkün değildir. Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca genel ve özel af ilanına karar vermek, TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunu gerektiren ayrı bir karar konusudur. Olağan çoğunlukla kabul edilen bir torba kanunun maddesi olarak af ilan edilemez.
Bu ayrım, kamuoyunda sıkça birbirine karıştırılan üç ayrı kurumu doğru konumlandırmayı gerektirir:
- Genel af, suçu ve cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldırır; nitelikli çoğunluk gerektirir.
- Özel af, cezayı kaldırır veya hafifletir; yine nitelikli çoğunluk gerektiren bir karardır.
- İnfaz düzenlemesi, ne suçu ne cezayı ortadan kaldırır; yalnızca cezanın ne kadarının ceza infaz kurumunda çekileceğini belirler. Yargı paketlerinde yer alan düzenlemeler bu üçüncü kategoridedir.
Ayrıca, kamuoyunda 13. Yargı Paketi ile karıştırılan bazı düzenlemelerin bu paketten tümüyle bağımsız olduğu belirtilmelidir. Belirli suçlar bakımından şarta bağlı erteleme öngören ve kamuoyunda "Terörsüz Türkiye Yasası" olarak anılan çerçeve düzenleme, genel infaz sistemine dokunmayan ayrı bir kanun çalışmasıdır.
Suç Tarihi Neden Belirleyicidir? TCK m. 7/2 ile m. 7/3 Ayrımı
Paket yasalaştığında mevcut dosyalara etkisi tek bir genel ilkeyle değil, iki farklı kuralla belirlenecektir; uygulamada en çok hata bu ayrımın gözden kaçmasından doğar.
TCK m. 7/2 — ceza normlarında lehe kanun. Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunun hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur. Bu kural hem derdest dosyaları hem de kesinleşmiş hükümleri kapsar; kesinleşmiş hükümlerde uyarlama yargılaması yoluyla işletilir.
TCK m. 7/3 — infaz rejiminde derhal uygulama ve istisnası. İnfaz rejimine ilişkin hükümler kural olarak derhal uygulanır; ancak hapis cezasının ertelenmesi, koşullu salıverilme ve tekerrüre ilişkin hükümler bu kuralın dışında tutulmuştur. Bu istisna nedeniyle koşullu salıverilme oranını ağırlaştıran bir değişiklik, yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanamaz.
| Hukuki durum | Değerlendirme | Sonuç |
| TCK'da ceza miktarını veya suç tanımını değiştiren lehe bir hüküm yasalaşırsa | TCK m. 7/2 uygulanır; lehe kanun ilkesi işler | Derdest dosyalarda doğrudan; kesinleşmiş hükümlerde uyarlama yargılaması yoluyla uygulanır |
| Koşullu salıverilme oranı hükümlü lehine indirilirse | TCK m. 7/3'ün istisnası nedeniyle lehe kanun ilkesi işler | Suç tarihine bakılmaksızın geniş uygulama alanı bulur; müddetname yeniden düzenlenir |
| Koşullu salıverilme oranı hükümlü aleyhine yükseltilirse | Aleyhe değişiklik geriye yürütülemez | Yalnızca yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlara uygulanır; mevcut hükümlülerin infaz beklentisi korunur |
| Denetimli serbestlik süresi değiştirilirse | Kanunun kendi geçiş hükmü belirleyicidir | Geçmişte olduğu gibi belirli bir suç tarihi ölçütüne bağlanması muhtemeldir |
Bu tablonun pratik karşılığı şudur: 13. Yargı Paketi'nde dosyanın kaderini belirleyecek olan veri, suçun işlendiği tarihtir. Müddetnamede yer alan suç tarihi, kesinleşme tarihi ve mahsup sürelerinin şimdiden doğrulanması, taslak açıklandığı anda hızlı ve isabetli bir değerlendirme yapılmasını mümkün kılar.
Pakete Dahil Sanılan Ancak Ayrı Kanunlarla Yasalaşan Düzenlemeler
13. Yargı Paketi kapsamında beklendiği söylenen bazı başlıklar, aslında kendi kanun teklifleriyle ayrıca yasalaşmıştır; bu bilgi birçok kaynakta güncelliğini yitirmiş biçimde durmaktadır.
Bunların başında 15–18 yaş grubundaki suça sürüklenen çocuklara ilişkin düzenleme gelir. Konu bir dönem 13. Yargı Paketi'nin beklenen maddeleri arasında sayılmışsa da, düzenleme ayrı bir kanun teklifi olarak TBMM'ye sunulmuş ve Ağustos 2026'da kabul edilerek yasalaşmıştır.
Bu kanunun infaz hukuku bakımından somut bir sonucu, çoğu kaynakta hiç değinilmeyen bir noktadadır: 5275 sayılı Kanun m. 107/5'te yer alan ve koşullu salıverilme süresinin hesaplanmasında hükümlünün on beş yaşını doldurana kadar ceza infaz kurumunda geçirdiği bir günün iki gün sayılmasını öngören lehe hüküm, belirli suçlar bakımından kapsam dışına çıkarılmıştır. Kasten öldürme suçları, cinsel dokunulmazlığa karşı suçlar, uyuşturucu imal ve ticareti ile suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçları bu istisnanın dışında bırakılmıştır. Uygulamada bu, ağır suçlardan hükümlü çocuklar bakımından infaz süresini doğrudan uzatan bir değişikliktir.
Doğru Bilinen Yanlışlar
| İddia | Hukuki değerlendirme |
| "13. Yargı Paketi ile herkese infaz indirimi gelecek." | Yanlış. Resmî açıklamaların yönü indirime değil, ağır suçlarda sıkılaştırmaya işaret etmektedir. Genel bir oran indirimi açıklaması bulunmamaktadır. |
| "Paket yasalaştı, Resmî Gazete'de yayımlanması bekleniyor." | Yanlış. Bu yazının hazırlandığı tarih itibarıyla TBMM'ye sunulmuş bir teklif metni dahi bulunmamaktadır. Yasalaşan paket 12. Yargı Paketi'dir (7589 s.K.). |
| "Sosyal medyada dolaşan madde listesi taslak metindir." | Yanlış. Dolaşımdaki listelerin hiçbiri Adalet Bakanlığı veya TBMM kaynaklı değildir. Resmî metin, teklif TBMM'ye sunulduğunda esas numarasıyla yayımlanır. |
| "Yeni infaz oranları cezaevindeki herkese uygulanacak." | Eksik ve yanıltıcı. Aleyhe infaz değişiklikleri kural olarak yürürlük tarihinden sonra işlenen suçlara uygulanır (TCK m. 7/3). |
| "Süresiz nafaka kalktı, ödemeler durdu." | Yanlış. Anayasa Mahkemesi kararının yürürlüğü ertelenmiştir ve kesinleşmiş nafakalar kendiliğinden sona ermez. Kaldırma veya azaltma ayrı dava gerektirir. |
| "Yargı paketiyle af çıkacak." | Yanlış. Genel af, Anayasa m. 87 uyarınca beşte üç çoğunlukla alınabilecek ayrı bir karardır; torba kanun maddesiyle çıkarılamaz. |
Kimler Etkilenecek ve Süreç Netleşene Kadar Ne Yapılmalı?
Paket yasalaşmadan hiçbir dosya üzerinde doğrudan etki doğmaz; ancak beklemek çoğu zaman en maliyetli stratejidir. Etkilenmesi muhtemel gruplar ve şimdiden yapılabilecek somut hazırlıklar şunlardır:
- Ağır suçlardan hükümlü olanlar — oranların yükseltilmesi hâlinde suç tarihine ve yürürlük tarihine göre farklı rejimlere tabi olabilirler.
- Derdest ceza dosyası bulunan sanıklar — TCK m. 7/2 kapsamında lehe kanun değerlendirmesi gündeme gelebilir.
- Tahliye tarihi yaklaşan hükümlüler — aleyhe oran değişikliği geriye yürütülemeyeceğinden mevcut infaz beklentisi korunur; yine de her dosya kendi suç tarihine göre incelenmelidir.
- Nafaka ödeyen ve nafaka alan taraflar — yeni model yasalaştığında ilk yapılacak değerlendirme, kararın kesinleşme tarihi ile evlilik ve dava tarihleri üzerinden yürütülecektir.
- Boşanma sürecindeki veya boşanmayı planlayan taraflar — dava zamanlaması, olası süre ölçütleri bakımından sonucu etkileyebilir.
Şimdi yapılabilecek somut hazırlıklar:
- Müddetnamenizi temin ederek suç tarihi, kesinleşme tarihi, mahsup süreleri ve koşullu salıverilme–bihakkın tahliye tarihlerini içeren güncel bir infaz durum tablosu çıkarın.
- Müddetnamedeki hesaplamada hata olduğunu düşünüyorsanız, infaz işlemlerinin yapıldığı yer infaz hâkimliğine şikâyet yoluna başvurma imkânınızı değerlendirin; İstanbul Avrupa yakasında bu merci uygulamada Bakırköy İnfaz Hâkimliğidir.
- Derdest dosyalarda, olası TCK ve infaz değişikliklerinin lehe kanun ilkesi kapsamındaki etkisini müdafiinizle önceden değerlendirin.
- Nafaka tarafı iseniz kararın kesinleşme tarihini, nafakanın dayanağını ve evlilik ile dava tarihlerini içeren bir dosya özeti hazırlayın.
- Süreci yalnızca resmî kaynaklardan izleyin: TBMM kanun teklifi kayıtları, komisyon raporları ve Resmî Gazete.
- Resmî olmayan kaynaklara dayanarak tahliye veya nafaka planlaması yapmayın; planlamayı yalnızca yürürlükteki mevzuata göre kurun.
Sıkça Sorulan Sorular
13. Yargı Paketi çıkacak mı?
Resmî bir takvim açıklanmamıştır. TBMM'nin yeni yasama yılı 1 Ekim 2026'da başlayacağından, taslağın en erken 2026 sonbaharında Meclis'e sunulması beklenmektedir. Basına yansıyan Bakanlık açıklamaları da paketin ekim ayında gündeme geleceğine işaret etmektedir. Karşılaştırma için: 12. Yargı Paketi 22 Haziran 2026'da sunulmuş, 16 Temmuz 2026'da kabul edilmiş ve 31 Temmuz 2026'da Resmî Gazete'de yayımlanmıştır.
13. Yargı Paketi ile genel af çıkar mı?
Bu yönde resmî bir açıklama bulunmamaktadır. Ayrıca genel af, Anayasa'nın 87. maddesi uyarınca TBMM üye tamsayısının beşte üç çoğunluğunu gerektiren ayrı bir karar konusudur; olağan çoğunlukla kabul edilen bir torba kanun maddesiyle af ilan edilmesi anayasal olarak mümkün değildir. "Yargı paketiyle af geliyor" içerikleri bu nedenle hukuki dayanaktan yoksundur.
İnfaz oranları düşecek mi, artacak mı?
Resmî açıklamaların yönü artış yönündedir. Adalet Bakanlığı'ndan kamuoyuna yansıyan beyanlar, kasten öldürme, cinsel suçlar ve uyuşturucu ticareti gibi ağır suçlarda koşullu salıverilme oranlarının yükseltilmesini, yani cezaevinde geçirilecek sürenin uzamasını hedeflemektedir. Toplu bir infaz indirimi veya denetimli serbestlik genişlemesi yönünde teyit edilmiş bir açıklama yoktur.
Yeni infaz oranları halen cezaevinde olanlara da uygulanır mı?
Kural olarak hayır. TCK m. 7/3, infaz rejimine ilişkin hükümlerin derhal uygulanacağını öngörmekle birlikte koşullu salıverilme, erteleme ve tekerrürü bu kuralın dışında tutar. Bu nedenle koşullu salıverilme oranını ağırlaştıran bir değişiklik, yürürlük tarihinden önce işlenen suçlara uygulanamaz. Her dosyada belirleyici ölçüt suç tarihidir.
Süresiz nafaka 13. Yargı Paketi ile kalkıyor mu?
Anayasa Mahkemesi 4 Haziran 2026'da TMK m. 175'teki "süresiz olarak" ibaresini iptal etmiş, iptalin yürürlüğünü dokuz ay ertelemiştir. Adalet Bakanlığı'nın Ağustos 2026 sonundaki açıklamalarına göre hazırlanan modelde sabit bir üst süre yerine hâkime geniş takdir yetkisi tanınması, hâkimin gerekli gördüğü hâllerde yine süresiz nafakaya hükmedebilmesi öngörülmektedir. Metin TBMM'ye sunulduğunda kesinleşecektir.
13 Yargı Paketi Resmi Gazetede Yayınlandı mı?
Hayır, bu yargı paketi henüz meclise bile sunulmadı.Hâlen ödenen nafakalar kendiliğinden sona erer mi?
Hayır. Kesinleşmiş bir mahkeme kararıyla bağlanan yoksulluk nafakası, yeni düzenleme yürürlüğe girse dahi kendiliğinden ortadan kalkmaz. Nafakanın kaldırılması veya azaltılması için TMK m. 176 kapsamında ayrıca dava açılması gerekir. Geçiş hükümlerinin kapsamı, ancak kanun metni yayımlandığında netleşecektir.
Derdest ceza dosyam var; şimdi ne yapmalıyım?
Paket yasalaşmadan dosyanız üzerinde doğrudan bir etki doğmaz. Bu aşamada yapılması gereken, suç tarihini ve mevcut infaz hesabını belgelemek, müddetnamedeki koşullu salıverilme ve bihakkın tahliye tarihlerini teyit etmek ve olası değişikliklerin lehe kanun ilkesi kapsamındaki etkisini müdafiinizle önceden değerlendirmektir. Resmî olmayan kaynaklara dayanarak tahliye planlaması yapılmamalıdır.
Sonuç ve Hukuki Destek
13. Yargı Paketi süreci, henüz metni bulunmayan bir düzenlemeye ilişkin beklenti ile yürürlükteki mevzuatın kesin kuralları arasında ayrım yapmayı gerektirmektedir. Uygulamada görülen odur ki, aynı ceza miktarına sahip iki dosya, yalnızca suç tarihleri farklı olduğu için bütünüyle farklı infaz rejimlerine tabi olabilmektedir. Aynı biçimde, nafaka cephesinde de belirleyici olacak veri, kararın kesinleşme tarihi ile evlilik ve dava tarihleridir.
Bu nedenle taslak metin açıklanmadan önce dosyanın hukuki fotoğrafının doğru çekilmesi, sonradan yapılacak her değerlendirmenin zeminini oluşturur. Müddetname incelemesi, infaz hesabının doğrulanması, uyarlama yargılaması talebinin değerlendirilmesi veya nafaka dosyasının gözden geçirilmesi, teknik ve dosyaya özgü çalışmalardır.
Öner Hukuk ve Danışmanlık, Bakırköy merkezli olarak ceza ve infaz hukuku ile aile hukuku alanlarında hukuki danışmanlık ve vekillik hizmeti sunmaktadır. Bakırköy Adliyesi nezdinde yürütülen infaz ve aile hukuku dosyalarınıza ilişkin değerlendirme için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.
Hukuki Uyarı; İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir.