Parada Sahtecilik Yargıtay Kararları

Konu Başlıkları

1-) Parada sahtecilik suçunun işlenmesi halinde hem hapis cezası hem de adli para cezası verilmelidir. 

T.C. Yargıtay 8.Ceza Dairesi 2021-2007 Esas 2023-7919 Karar 25.10.2023 Tarih 

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Sanıklar hakkında Adana Cumhuriyet Başsavcılığı’nın 13.07.2015 tarihli iddianamesiyle parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Adana 8. Ağır Ceza Mahkemesinin 08.02.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıkların temyiz istekleri somut bir nedene dayanmamaktadır.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay, sanıkların aynı gece mağdur …’un çalıştığı benzin istasyonundan 20,00 TL’lik yakıt alıp sahte 100,00 TL para verdikleri akabinde mağdur …’a ait iş yerinden 20,00 TL’lik tatlı alıp karşılığında aynı seri numaralı sahte 100,00 TL verdiklerine ve ihbar üzerine birlikte yakalandıklarına ilişkindir.

IV. GEREKÇE

1.Piyasaya sahte para sürme suçunun süreklilik arz eden bir suç olup teselsülü bünyesinde barındırdığı, aynı gün içerisinde arada fiili ve hukuki kesinti olmaksızın yaklaşık 1.5 saat ara ile değişik kişilere sahte para verilerek piyasaya sürülmesi suçun temadi unsurunu oluşturduğu ve tek bir suça vücut verdiği gözetilmeden, suçun zincirleme olarak işlendiğinden bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 43 üncü maddesi uyarınca artırım yapılmak suretiyle fazla ceza tayini,

2.5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrasında hapis cezasının yanında adli para cezasının da öngörülmesine karşın, adli para cezasına hükmedilmemesi,

3.Suça konu sahte paraların müsaderesine karar verilirken uygulama maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması,

Hukuka aykırı bulunmuştur.

2-) Eylemin farklı tarihlerde başka kişilere yapılmasına karşın bu eylemin fiili ve hukuki kesinti olmaksızın devam etmesi nedeniyle sanığın tek suç işlediği kabul edilmeli, zincirleme suç hükümleri uygulanmamalıdır. 

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2020-15127 Esas 2023-7602 Karar 18.10.2023 Tarih

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin ; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığının 16.10.2015 tarihli iddianamesiyle sanıklar … ve … hakkında ; 02.11.2015 tarihli ve 04.12.2015 tarihli iddianameleri ile sanık … hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılmaları istemiyle dava açılmıştır.

2. Bakırköy 5. Ağır Ceza Mahkemesinin 11.11.2015 ve 11.12.2015 tarihli kararları ile dosyaların aynı mahkemenin 2015/410 E. Sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

Bakırköy 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 29.12.2015 tarihli kararı ile;

A. Sanık …’in atılı suçtan 2 yıl 6 ay hapis ve 2000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ;

B. Sanık …’nın atılı suçtan 3 yıl 1 ay 15 gün hapis ve 2500 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

A. Cumhuriyet savcısının temyiz isteği sanık …’in katılan …’e yönelik eylemde yardım eden sıfatı ile sorumlu tutulması gerektiğine,

B. Sanık … müdafinin temyiz isteği, suçun unsurlarının oluşmadığına ve sanığın yardım eden sıfatı ile suça iştirakinin kabulü ile hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 39/2 .maddesinin uygulanması gerektiğine ,

C. Sanık … müdafinin temyiz isteği, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna , lişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay, sanık …’ın 16.07.2015 tarihinde bir banka ATM ‘si önünde işlem yapmakta olan katılan … ‘ye sahte 200 TL verip parayı bozdurduğuna, 31.08.2015 günü aynı şekilde katılan …’a sahte 200 TL vererek parayı bozdurduğuna ve 03.09.2015 günü yine aynı yöntemle katılan …’e sahte 200 TL verip parayı bozdurduğuna ve aynı gün sanık …’un yönetimindeki araç içerisinde yakalandıklarında ; sanık …’un üzerinden 2 adet ; sanık …’ın üzerinden 4 adet sahte 200 TL paranın ele geçirildiğine ilişkindir.

IV. GEREKÇE

A. Sanık … yönünden;

Sanığın diğer sanık …’ın katılan …’ten sahte parayı bozdurduğu sırada yönetimindeki araç ile onu beklediği , ihbar üzerine yakalandığında üzerinden 2 adet sahte 200 TL’nin ele geçirildiği olayda, suça doğrudan katılan sanığın atılı suçu işlediği anlaşılmakla yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve Kanun’a uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, Cumhuriyet savcısı ve sanık müdafiinin sanık hakkında 5237 sayılı Kanun’un 39/2 .maddesinin uygulanması gerektiğine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Mahkemenin kabul ve uygulaması hukuka uygun bulunmuştur.

B. Sanık … yönünden:

Parada sahtecilik suçunun kesintisiz suçlardan olması ve iddianamenin düzenlenmesi ile hukuki kesintinin yada suç işleme kararının yenilendiği kabul edilen yakalanma, tutuklanma gibi hallerde fiili kesintinin oluştuğu cihetle, sanığın 16.07.2015 – 31.08.2015 tarihli eylemlerini müteakip 03.09.2015 tarihli eylemi neticesinde kolluk tarafından yakalanması ile sona eren temadinin fiili veya hukuki kesinti olmaksızın devam ettiğinin anlaşılması karşısında, sanığın tek suç oluşturan eylemi nedeniyle suçun işleniş şekli, mağdur sayısı ve ele geçen sahte para adedi ve değeri de dikkate alınarak temel cezanın alt sınırdan daha fazla uzaklaşılarak belirlenmesi gerektiği gözetilmeden, uygulama olanağı bulunmayan zincirleme suç hükümlerinin tatbiki suretiyle hüküm tesisi hukuka aykırı bulunmuştur.

3-) Parada sahtecilik suçunu işleyen kişilere ait aracn kolluk amirinin yazılı emri üzerine aranması ve sahte paraların ele geçirilmesi üzerine Etkin Pişmanlık hükümleri oluşmamıştır. 

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021-2866 Esas 2023-8198 Karar 31.10.2023 Tarih

Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 14.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 197 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca dava açılmıştır.

2. Antalya 6. Ağır Ceza Mahkemesinin 04.03.2016 tarihli kararı ile sanıklar hakkında parada sahtecilik suçundan 5237 sayılı Kanun’un 197 nci maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 6.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmalarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanıklar müdafiinin temyiz isteği;

1. Sanıkların suç kastının bulunmadığına, eksik araştırma ile hüküm kurulduğuna,

2. Mağdurun zararının giderildiğine, lehe hükümlerin uygulanması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Dava konusu olay, sanıkların yüklü miktarda sahte para muhafaza ettikleri ve sahte paraları tedavüle koydukları iddiasına ilişkindir.

2. Mağdurun, Seydikemer – Muğla yol kenarında mısır tezgahına gelip 07 *** ** plakalı araçta bulunan şahısların aldıkları mısır karşılığında kendisine verilen 50,00 TL paranın sahte olduğunu daha sonra anladığını belirterek müracaatta bulunduğu belirlenmiştir.

3. 08.12.2015 tarihli olay yakalama ve el koyma tutanağı ile sanıkların üst aramalarında, kolluk amirinin yazılı emri ile yapılan araç araması üzerine sanık …’un ve bahse konu aracın torpido gözünde bulunan siyah renkli gözlük kutusu, sağ ön üst döşeme altı ile ön camın üst kısmında birleştiği kısım, şoför mahallinin olduğu yerin üst cam ile döşeme kısmının birleştiği yerde çeşitli değerde ve sayıda sahte paralar ele geçirildiği belirlenmiştir.

4. Türkiye Cumhuriyeti … Bankası Antalya Şubesinin 09.12.2015 tarihli Sahte Banknot / Efektif / Değerli Kağıt İnceleme ve Değerlendirme raporları ile 38 adet 100,00 TL, 12 adet 50,00 TL, 34 adet 20,00 TL’lik farklı seri numaralı ve 2 adet de seri numarası olmayan 50,00 TL’lik banknotların sahte olduğu, aldatma kabiliyetinin olduğu, yapılışındaki özen ve ustalık derecesi nedeniyle sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılamayacağı, para destesi veya paketi içinde yer alması durumunda sahte olduğunun ilk bakışta herkes tarafından kolaylıkla anlaşılmasının mümkün olmadığı, uzmanlarca veya veznedarlar gibi para işinin bir parçası olan insanlarca sahte olduğunun anlaşılacağı belirlenmiştir.

IV. GEREKÇE

A. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasına Yönelik;

1. Sanıklara tayin olunan cezanın miktarı ve adli sicil kayıtlarında aynı suçtan kayıtlarının bulunduğu gözetildiğinde, 5237 sayılı Kanun’un 50 nci, 51 inci ve 5271 sayılı Kanun’un 231 inci maddelerinde düzenlenen lehe hükümlerin uygulanmamasına ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir.

2. 5237 sayılı Kanun’un parada sahtecilik suçuna ilişkin etkin pişmanlık düzenlemesini içeren 201 inci maddesi;

\”(1) Sahte olarak para veya kıymetli damga üreten, ülkeye sokan, nakleden, muhafaza eden veya kabul eden kişi, bu para veya kıymetli damgaları tedavüle koymadan ve resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların üretildiği veya saklandığı yerleri merciine haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve sahte olarak üretilen para veya kıymetli damgaların ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.\”

(2) Sahte para veya kıymetli damga üretiminde kullanılan alet ve malzemeyi izinsiz olarak üreten, ülkeye sokan, satan, devreden, satın alan, kabul eden veya muhafaza eden kişi, resmi makamlar tarafından haber alınmadan önce, diğer suç ortaklarını ve bu malzemenin üretildiği veya saklandığı yerleri ilgili makama haber verirse, verilen bilginin suç ortaklarının yakalanmasını ve bu malzemenin ele geçirilmesini sağlaması halinde, hakkında cezaya hükmolunmaz.\”

Şeklinde düzenlenmiştir. Dava konusu olayda, ilgili Kanun maddesinde belirtilen söz konusu koşulların gerçekleşmediğinin anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında hukuka aykırılık görülmemiştir.

B. Diğer Yönlerden;

1. Mağdur beyanı, olay yakalama ve el koyma tutanağı, … Bankası raporları ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildiğinde, parada sahtecilik suçundan kayıtları bulunan sanıkların yine fikir ve eylem birliği içerisinde hareket ederek sahte para muhafaza ettikleri ve bu paraları tedavüle koyduklarının anlaşılması karşısında, sanıklar hakkında kurulan hükümlerde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından iştirak halinde gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.

3. Sanıklar hakkında kurulan hükümlerde, suça konu sahte paraların, 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmeden ve 5320 sayılı Kanun’un 17 ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddeleri uyarınca Türkiye Cumhuriyeti … Bankasına gönderilmesi gerektiğinin gözetilmemesi dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

PARADA SAHTECİLİK BERAAT KARARI

1-) Sanığın üzerinde başkaca sahte para ele geçirilmemesi, adli sicil kaydında parada sahtecilik suçundan kaydının bulunmaması, gelir düzeyinin yüksek olması nedeniyle parada sahtecilik suçundan beraatine karar verilmesi gerekir. 

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021-2321 Esas 2023-8964 Karar 22.11.2023 Tarih

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKİ SÜREÇ

1.Antalya Cumhuriyet Başsavcılığının 01.12.2015 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2.Antalya 5.Ağır Ceza Mahkemesinin, 11.03.2016 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında beraat yerine mahkumiyet kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay, mağdurun iş yerinde 5.310,00 TL değerinde iddia oyunu oynayan sanığın karşılığında mağdura 1800 Amerikan Doları verdiği, mağdurun üç gün sonra parayı yatırmak üzere bankaya gittiğinde 1800 Dolar içerisinde bulunan 5 adet 100 Amerikan Dolarının sahte olduğunu öğrendiğine ilişkindir.

IV. GEREKÇE

1.Sanığın mağdura ait işyerinde verdiği bir kısım paralar sahte çıkmış ise de; kendisinden başkaca sahte para ele geçirilmemesi, adli sicil kaydında parada sahtecilik suçundan kaydının bulunmaması aşamalarda gelir düzeyinin yüksek olduğunu, daha önceden sıkça alışveriş yaptığı mağdurun iş yerinde 1800 Dolarlık iddia oynadığını ancak verdiği paraların sahte olmadığına dair savunması ve sahte parayı herhangi bir yerde tedavüle sürebilecek iken yerine kendisini tanıyıp bilen mağdura ait iş yerinde bu paraları vermiş olmasının hayatın olağan akışına da aykırı olacağının anlaşılması karşısında; atılı suçu işlediğine dair cezalandırılmasına her türlü şüpheden uzak yeter delil bulunmadığından, bu gerekçe ile hakkında verilen beraat kararı usul ve yasaya uygun bulunmuş, Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

3.Sanık hakkında kurulan hükümde, suça konu sahte paranın 5237 sayılı Kanun’un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verildikten sonra 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun’un 17 nci maddesi ve Sahte Banknotların İncelenmesi ve Değerlendirilmesinde Uyulacak Usul ve Esaslar Hakkında Yönetmelik’in 16 ncı maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere T.C. … Bankasına gönderilmesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, dışında bir hukuka aykırılık görülmemiştir.

2-) Sanığın mağdura verdiği 195 TL arasından sadece 100 TL nin sahte çıkması, sanığın üzerinde ve aracında başka sahte paraya rastlamaması ve mağdurun zararını gidermesi, sanığın suçu kasıtlı olarak işlediğine daire şüpheden uzak kesin somut bir delil olmaması nedeniyle beraatına karar verilmelidir. 

Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021-4963 Esas 2023-8969 Karar 22.11.2023 Tarih

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan usul hükümlerine göre temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, ve reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Kırklareli Cumhuriyet Başsavcılığının 03.07.2014 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan cezalandırılması istemiyle dava açılmıştır.

2. Kırklareli 1.Ağır Ceza Mahkemesinin, 14.04.2015 tarihli kararı ile sanık hakkında parada sahtecilik suçundan, beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Cumhuriyet savcısının temyiz isteği; sanık hakkında mahkûmiyet yerine beraat kararı verilmesine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

Olay, sanığın mağdurun dükkanında yaptığı alışveriş karşılığında 1 adet sahte 100,00 TL verdiğine ilişkindir.

IV. GEREKÇE

1. Bulgar vatandaşı olan sanığın mağdura ait dükkandan alışveriş yaparak 1 adet 100,00 TL, 1 adet 50,00 TL, 2 adet 20,00 TL ve 1 adet 5,00 TL olmak üzere toplam 195,00 TL parayı verip dükkandan ayrıldığı, mağdurun daha sonra sanığın kendisine verdiği 1 adet 100,00 TL’lik banknotun sahte olduğunu fark edip durumu polis merkezine bildirdiği, aynı gün yakalanan sanığın üzerinde ve aracında yapılan aramada başkaca sahte paranın ele geçmediği ve mağdurdan özür dileyerek zararını karşıladığı olayda; aşamalarda suça konu paranın sahte olduğunu bilmediğine dair savunmasının aksine sahte parayı bilerek tedavüle sürdüğüne dair her türlü kuşkudan uzak somut ve kesin delil elde edilemediği anlaşılmış ve Mahkemece sanığın bu gerekçe ile beraatine dair hüküm hukuka uygun bulunarak Cumhuriyet savcısının temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.

2.Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, Cumhuriyet savcısının yerinde görülmeyen temyiz sebeplerinin reddine karar verilmesi gerektiği anlaşılmıştır.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir