Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi

ölünceye kadar bakma

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Nedir?

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi, bakım borçlusunun, bakım alacaklısı ölene kadar ona bakma ve onu gözetme borcunu üstlendiği, bakım alacaklısının ise bakım edimine karşılık malvarlığının tamamını ya da bir kısım unsurlarını ona devretme borcunu üstlendiği sözleşme türüdür.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesi iki taraflı borç doğuran yani ivazlı bir sözleşmedir. Bu sözleşme türünde bakım borçlusu, bakım alacaklısının hayatı boyunca ona bakmayı, bakımda gerekli özeni göstermeyi ve sözleşme çerçevesinde kararlaştırılan ihtiyaçlarını gidermeyi yükümlenmişken bakım alacaklısı karşı edim olarak malvarlığının tamamını veya bir kısmını bakım borçlusuna devretmeyi borcunu yükümlenir ya da devreder. Sözleşme süresince sürekli edimleri ifa eden bakım borçlusu olduğu için; bakım alacaklısı, ona insani bir ilişkinin gerektirdiği şekilde davranmakla yükümlüdür.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Unsurları 

1-) Bakma ve Gözetme Unsuru

Bakım borçlusunun bakım alacaklısını ölünceye kadar bakıp gözetmesi sözleşmenin en önemli unsurudur. Bakma ve gözetmeden kasıt; bakım alacaklısının beslenmesi, giydirilmesi, barındırılması, sağlığının gözetilmesi gibi durumlardır.

2-) Bir Malvarlığı veya Bazı Malvarlığını Devretme

Bakım alacaklısının da bir malvarlığını veya bazı malvarlığı değerlerini ona devretme borcunu üstlenmesi durumu bir diğer unsurdur. Bakım alacaklısı ölünceye kadar bakma ve gözetilmesi karşısında bunu yapan kişiye bir mal veya bazı malvarlığını devretme borcu üstlenir.

3-) Süreklilik 

Bakım borçlusu, bakım alacaklısına yaşamı boyunca bakması gerekir. “Ölünceye kadar” ifadesinden de bu durum rahatça anlaşılmaktadır.

4-) Anlaşma

Bakım alacaklısı ve bakım borçlusu yukarıda anlatılan unsurlar konusunda anlaşmış olmalıdır.

Sözleşmenin Tarafları Kimler Olabilir?

Bakım alacaklısı sadece gerçek kişiler olabilir. Bakım borçlusu gerçek ya da tüzel kişi olabilir. Eşlerden her biri diğerine bakılmak üzere bir sözleşme yapabilir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi Şekil Şartı

Sözleşme Devletçe tanınmış bir bakım kurumu tarafından yetkili makamların belirlediği koşullara uygun olarak yapılmışsa, geçerliliği için yazılı şekil yeterlidir. Ancak tanınmış bir kurumla yapılmış olmakla beraber sözleşme önceden tespit edilen şartlara uygun olarak yapılmamışsa veya devletçe tanınmış bir kurumla yapılmamışsa yazılı şekil yeterli olmayacaktır.

Vesayet altındaki kişilerin ölünceye kadar bakma sözleşmesi yapmaları, Sulh Hukuk Mahkemesinin kararı alındıktan sonra Asliye Hukuk Mahkemesinin de iznine bağlıdır. Taraflar sözleşmede bir üçüncü kişinin bakım alacaklısı olmasını kararlaştırabilirler. Bu durumda üçüncü kişi yararına sözleşmenin varlığı söz konusu olur.

Ölünceye kadar bakma sözleşmelerinin geçerli olabilmesi için bir mirasçı atanması olmasa dahi miras sözleşmesi şeklinde yapılması gerekmektedir. Miras sözleşmesinin geçerli olabilmesi için ise resmi vasiyetname şeklinde düzenlemesi gerekmektedir. Resmi vasiyetname, ise resmi memur tarafından iki tanığın katılmasıyla düzenlenir. Ölünceye kadar bakım sözleşmesini düzenlemeye yetkili resmi memurlar, Noter, Sulh Hakimi ve Tapu memurlarıdır. Tapu memuru yalnızca konusu taşınmaz mallar olan ölünceye kadar bakma sözleşmesi düzenlemeye yetkili iken Noter ve Sulh Hakimi, konusu taşınır ve taşınmaz olan ölünceye kadar bakma sözleşmesini düzenleyebilir.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinde kanunun öngördüğü şekil bir geçerlilik koşuludur. Yetkili memur tarafından yapılmış olsa bile şekil eksikliği var ise sözleşme yoklukla malul olacaktır. Şekil eksikliğini ileri sürmek bir tespit davası ile mümkündür. Ayrıca açılmış olan bir davada itiraz olarak da ileri sürülebilir. Hakim de şekil eksikliğini resen dikkate almalıdır.

Şekil eksikliği nedeniyle geçersiz olan bir sözleşmede bakım borçlusu tarafından yapılan bakım ve gözetme edimlerinde yapılmış olan tüm masraflar bakım borçlusuna ödenmelidir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesinin Düzenlenmesi

Taraflar sözleşmeyi hazırlar ya da arzularını resmi memura bildirir. Sözleşme önceden hazırlanmamış ise resmi memur, sözleşmeyi hazırlar ve okuması için taraflara verir. Akabinde sözleşme taraflarca okunup imzalanır. Memur, sözleşmeye tarih de düşerek imza eder. Sonrasında taraflar sözleşmeyi okuduğunu, bunun son arzularını içerdiğini memurun huzurunda iki tanığa beyan ederler.

Tanıklar ise, tarafların son arzularına tanık olduklarını bu arzularının beyan edilmesinin kendi önlerinde yapıldığını ve tarafları tasarrufa ehil gördüklerini sözleşmeye yazarak veya yazdırarak imzalarlar. Sözleşme içeriğinin tanıklara bildirilmesi zorunlu olmamakla birlikte bakım alacaklısı, sözleşmeyi bizzat okuyamaz veya imzalayamazsa, memur sözleşmeyi iki tanığın önünde ona okur ve bunun üzerine bakım alacaklısı sözleşmenin son arzularını içerdiğini beyan eder. Bu durumda tanıklar, hem bakım alacaklısının beyanının kendi önlerinde yapıldığını ve onu tasarrufa ehil gördüklerini; hem sözleşmenin kendi önlerinde memur tarafından taraflara okunduğunu ve tarafların arzularını içerdiğini beyan ettiğini sözleşmeye yazarak veya yazdırarak bu beyanlarını imzalarlar.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesini düzenleyen resmi memur, tanıklar ve tarafların sözleşme düzenlenirken ve tamamlanıp imza edilirken bir arada olmalarıdır. Sözleşme metni önceden hazırlansa bile, sözleşmenin imzalanması aşamasında sözleşmeye imza atan tarafların, aynı anda ve aynı yerde bulunup imza atması gerekmektedir. Görevli Memurun, Tanıkların veya taraflardan birinin sonradan imza atması veya sözleşmeyi düzenleyen ve imzalayan memur ile onaylayıp imzalayan memurun farklı olması sözleşmeyi geçersiz hale getirir.

Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesi İptali 

Tarafların edimleri arasında önemli ölçüde oransızlık bulunur ve fazla alan taraf kendisine bağışta bulunulma amacı güdüldüğünü ispat edemezse diğer taraf altı ay önce bildirimde bulunarak sözleşmeyi feshedebileceği gibi sözleşmeden doğan borçlara aykırı davranılması sebebiyle sözleşmenin devamı çekilmez hale gelir veya başkaca önemli sebepler sözleşmenin devamını imkansız hale getirir veya önemli ölçüde güçleştirirse, taraflardan her biri sözleşmeyi karşı tarafa süre vermeden sona erdirebilir.

Bakım borçlusunun ölümü üzerine bakım alacaklısı bir yıl içinde sözleşmenin feshini isteyebilir. Bu durumda bakım alacaklısı, bakım borçlusunun iflası hâlinde, iflas masasından isteyebileceği miktara eşit bir paranın kendisine ödenmesini, bakım borçlusunun mirasçılarından isteyebilir.

Bozma (İkale) Sözleşmesi ile ölünceye kadar bakma sözleşmesi iptal edilebilir. Bu sözleşme ile taraflar, daha önce aralarında yaptıkları bir sözleşmeden doğan alacak ve borçlardan karşılıklı şekilde vazgeçebilirler.

Ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapılması anında, taraflardan birinin iradesinin yanılma, aldatma veya korkutma nedeniyle sakatlanması durumunda sözleşme iptal edilebilecektir. İradesi sakatlığa uğrayan taraf bu durumu öğrenmesinden itibaren 1 yıl içinde bu sözleşmeyi iptal edebilir.

Nafaka Alacaklılarının Ölünceye Kadar Bakma Sözleşmesini İptal Hakkı

Bakım alacaklısının, nafaka yükümlülüğüne aykırı hareket etmesi durumunda nafaka alacaklıları sözleşmeye itiraz edebilir. İtiraz hakkının doğması için bakım alacaklısına karşı yasal bir nafaka talep hakkının bulunması şarttır. Ayrıca bu hakkın ölünceye kadar bakma sözleşmesi nedeniyle kaybolması gerekir. Nafaka yükümlülüğünü engelleyen nedenin doğmasında bakım alacaklısının kusurlu olması şart değildir.

Nafaka yükümlülüğünün yerine getirilmediğini iddia eden kişi, bu durumu ispat etmelidir. Hakkı ihlal edilen kişi bu durumu ispatladığında sözleşmenin iptal edilmesini veya nafakanın bakım borçlusu tarafından ödenmesini talep edebilir.

Bakım Alacaklısının Alacaklıları Tarafından Açılan İptal Davası

TBK’nın 615/3. maddesinde; “Mirasçıların tenkis ve alacaklıların iptal davası açma hakları saklıdır” şeklinde belirlenmiştir.

Bakım alacaklısının, yaptığı ölünceye kadar bakma sözleşmesi ile malvarlığının bir kısmını veya tamamını bakım borçlusuna devrederek, alacaklılarının haklarını ihlâl etmesi halinde alacaklılara iptal davası açma hakkı tanımıştır. Bu dava ölünceye kadar bakma sözleşmesinin yapıldığı tarihten itibaren 5 yıl içinde açılmalıdır.

Bu dava nedeniyle ölünceye kadar bakma sözleşmesinin iptali gerekmez. Zira dava sadece alacaklıların alacağını tahsil etmesine yöneliktir. Bu nedenle taraflar arasındaki sözleşme iptal davsıyla sona ermez. İptal davasının alacaklılar lehine sonuçlanması halinde, haciz işlemleri başlatılabilir. Bakım borçlusuna devredilen dava konusu malların satışı yaptırılarak, alacaklara denk gelen miktarlar tahsil edilir. Bakım borçlusu, bakım alacaklısı tarafından devredilen mallardan gereken miktarları alacaklılara geri vermekle yükümlüdür.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.