Muris Muvazaası Davası

Muvazaa Nedir ?

İki tarafın, gerek yanlışlıkla gerekse sözleşmedeki gerçek amaçları gizleme durumuna “Muvazaa” denir. Muvazaanın iki türü vardır :

1-) Mutlak Muvazaa – Tarafların, üçüncü kişileri aldatmak amacıyla gerçek iradelerine uymayan, aralarında hüküm ve sonuç doğurmayan bir durum yaratmak için anlaşarak sözde bir sözleşme yapmalarına denir.

2-) Nisbi Muvazaa – Taraflar iradelerine uygun olarak yaptıkları sözleşmeyi iradelerine uymayan görünüşteki bir sözleşme ile gizlemesi durumudur.

Muris Muvazaası Nedir ? 

Mirasbırakanın, mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmayı hedefleyen, gerçek amacını gizleyen, gerçekte bağışlamak istediği taşınmazı tapuda satış olarak göstermesi durumuna “muris muvazaası” denir. Muris muvazaasında miras bırakan mirasçılarını aldatma kastıyla hareket etmektedir.

Toplumda mirasçıdan mal kaçırma olarak da bilinmektedir. Muris muvazaası, Türk Borçlar Kanunu m. 19’da düzenlenen nispi muvazaanın özel bir uygulaması olarak gelişmiş, miras hukukuna özgü bir muvazaadır.

Muris muvazaasında miras bırakan gerçekten sözleşme yapmak ve taşınmazını devretmek istemektedir. Ancak mirasçısını miras hakkından yoksun bırakmak için asıl amacını gizleyerek, gerçekte bağışlamak istediği tapulu taşınmazını, tapuda yaptığı resmi sözleşmede iradesini satış veya ölünceye kadar bakma sözleşmesi doğrultusunda devretmektedir.

Muris Muvazaası Kabul Olmayan Haller ?

  • Ölüme Bağlı Tasarruflar – Muvazaa, iki taraflı işlemler için söz konusudur. Tek taraflı irade beyanı olan ölüme bağlı tasarruflarda muvazaadan söz edilemez.
  • İntifa Hakkı Tesisi – Belli bir kişi yararına sınırlı bir zaman için tesis edilen intifa hakkı işlemi muvazaalı işlem sayılmaz.
  • Satın Alma – Miras bırakanın bedelini ödeyerek satın aldığı taşınmazı başkası adına kaydettirmesi durumunda muvazaadan söz edilemez.
  • Bağış – Tapuda yapılan bağış işleminde muvazaadan söz edilemez.

Muris Muvazaası Tapu İptali ve Tescil Davası

Miras hakkı çiğnenen tüm mirasçılar, murisin muvazaası nedeniyle Türk Borçlar Kanunu 18. maddeye dayanarak söz konusu taşınmaz veya taşınmazların tapuda iptali ve tescili için dava açabilirler.

Muris Muvazaası Tapu İptali ve Tescil Davasında Görevli Mahkeme

Muris muvazaası nedeniyle açılarak olan tapu iptali ve tescil davalarında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

Muris Muvazaası Tapu İptali ve Tescil Davasında Yetkili Mahkeme

Muris muvazaası nedeniyle açılarak olan tapu iptali ve tescil davalarında yetkili mahkeme HMK 13. maddesi kesin yetki kuralına göre taşınmazların bulunduğu yer mahkemesi yetkilidir. Örneğin; Bakırköyde bulunan bir ev için dava açılacaksa görevli ve yetkili mahkeme Bakırköy Asliye Hukuk Mahkemesi’dir.

Muris Muvazaası İspat

Mirasçılar, muvazaalı işleme taraf olmadıklarından dolayı muvazaayı her türlü delille ispat edebilirler.

Muris Muvazaası Davasında Zamanaşımı 

Muvazaalı sözleşme baştan itibaren geçersiz olup, ileri sürülmesi için herhangi bir zamanaşımı süresi söz konusu değildir. Bu nedenle istenildiği zaman dava açılabilecektir.

Muris Muvazaası Yargıtay Kararı 

1-) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas: 2014/16648, Karar: 2016/4755, Karar Tarihi: 19.04.2016
“…miras bırakanın dava konusu taşınmazı temlikinde gerçek irade ve amacının davacılardan mal kaçırma olmadığı, çocuğu olmayan eşini korumaya almak olduğu anlaşılmaktadır. Diğer taraftan akitte
gösterilen bedel ile gerçek bedel arasındaki farkın tek başına muvazaanın kanıtı sayılamayacağı da açıktır.

2-) Yargıtay 1. Hukuk Dairesi Esas: 2016/798, Karar: 2016/4844, Karar Tarihi: 20.04.2016
“… davalının 12 yıl süre ile muris ile birlikte yaşadığı, tanık beyanlarına göre murisin ölene kadar bakımının davalı tarafından yapıldığı, bakım karşılığı olarak dava konusu yerlerin davalıya devredildiği anlaşılmaktadır. Hemen belirtilmelidir ki; satışa konu edilen bir malın devrinin belirli bir semen karşılığında olacağı kuşkusuzdur. Semenin bir başka ifade ile malın bedelinin ise mutlaka para olması şart
olmayıp belirli bir hizmet ya da emek de olabileceği kabul edilmelidir. … miras bırakanın dava konusu taşınmazdaki payını temlikinde gerçek irade ve amacının diğer mirasçılardan mal kaçırma olmadığı, yıllardır kendisi ile ilgilenen, bakımını yapan (eşine) duyduğu minnet sonucu devri yaptığı sonucuna varılmaktadır.”

Oylayın

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir