Katkı Payı Alacağı Davası

katkı payı alacağı

Katkı Payı Alacağı Nedir?

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu durumlarda, eşlerden birinin, diğerine ait mala hiç ya da uygun bir karşılık almaksızın yaptığı katkının karşılığına, katkı payı alacağı denilmektedir

Katkı payı alacağı, Medeni Kanun’da özel olarak düzenlenmemiştir. Bu alacak türü Yargıtay içtihatları ve Borçlar Kanunundaki hükümler doğrultusunda ortaya çıkmıştır.

Mal ayrılığı rejiminin geçerli olduğu dönemde satın alınan tasfiyeye konu mala çalışma karşılığı alınan çalışma karşılığı elde edilen gelirlerle (maaş, gündelik, kar payı vs gibi) katkıda bulunduğunun ileri sürüldüğü durumlarda çalışarak, düzenli ve sürekli gelire sahip eşin, yapabileceği tasarruf oranında katkı payı bulunduğunun kabulü gerekir. Yargıtay uygulamaları da bu yöndedir.

Katkı Payı Alacağı ve Değer Artış Payı Alacağı 

Uygulamada, “katkı payı alacağı” ve “değer artış payı alacağı” kavramları birbirine karışmakta, faiz ve zamanaşımı konusunda karışıklık yaşanmakta ise de Yargıtay kararları ile konu açıklığı kavuşmuştur. Yargıtay’a göre, bir eşin diğer eş tarafından satın alınan mala yaptığı katkı; 01.01.2002 tarihinden önce ise “katkı payı alacağı” kavramı, 01.01.2002 tarihinden sonra ise yapılan katkılar için “değer artış payı” kavramı kullanılması gerekir.

Katkı Payı Alacağı Nasıl Hesaplanır?

Her bir eşin alışkanlıkları, ekonomik ve sosyal statüleri gözetilerek, kişisel harcamaları nedeniyle yapacağı harcama, eşlerin kendi gelirinden düşülerek, gerçekleştirebilecekleri  tasarruf miktarları ayrı ayrı tespit edilmeli, daha sonra her eşin tasarruf miktarının birlikte yaptıkları toplam tasarruf miktarı içerisindeki oranı belirlenmelidir. Her bir eşin bulunan tasarruf oranı, çalışmaları karşılığı elde ettikleri gelirleriyle malın alımına yaptıkları katkı oranı kabul edilerek, tasfiyeye konu malın  dava tarihi itibariyle belirlenecek rayiç değeri ile çarpılarak katkı payı alacağı hesaplanır.

Malın satın alınmasına ilişkin akit tablosuyla birlikte tapu/trafik kaydı, kredi sözleşmesi ve kredi borcu ödeme tablosu dahil finans kuruluşu kayıtları, ihtiyaç duyulması halinde eşlerin malın alınmasında katkı olarak kullandıklarını ileri sürdükleri mal varlıklarına ilişkin sair belgeler bulundukları yerlerden getirtilerek uyuşmazlığın çözümünde göz önünde bulundurulmalıdır. Uyuşmazlığın çözümünde kullanılabilecek belirleme ve hesaplamaların yapılabilmesi için gerek görülürse konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden oluşan kurulundan da yardım alınmalıdır. Evlenme tarihinden malın edinildiği tarihe kadar, eşlerin çalışma sürelerine ve gelirlerine ilişkin belgeler bulundukları yerlerden eksiksiz olarak getirilmelidir. Çalışmanın sabit olmasına rağmen, bir kısım döneme ilişkin belgelere ulaşılamaması durumunda, ilgili meslek kuruluşlarından veya bilirkişilerden o döneme ilişkin yaklaşık gelir durumu öğrenilerek, eşlerin malın edinildiği tarihe kadarki tüm gelirleri ayrı ayrı belirlenmelidir.

Eşler Ne Zaman Katkı Payı Alacağı Talebinde Bulunabilir?

Evlilik birliğinin devam ettiği dönemde eşler, birbirlerinden katkı payı alacağı talebinde bulunamazlar.  Bu talebin ileri sürülebilmesi için mal rejiminin ve dolayısıyla evlilik birliğinin sonlandırılmış olması şarttır. Aksi takdirde davanın reddine karar verilecektir.

Katkı Payı Alacağı Olan Eş Ne Talep Edebilir?

Eşlerin mal rejiminin devamı sırasında diğerinin edindiği mal varlığına katkısı nedeniyle katkı payı alacağı isteğinde bulunabilmesi için mutlaka para ya da para ile ölçülebilen maddi veya hizmet değeriyle katkıda bulunması gerekir. Katkı payı alacağı davalarında yapılan katkının sadece parasal karşılığı talep edilebilir. Bu sebeple katkı payı alacağı olan eş, katkıda bulunduğu malın tamamının ya da bir bölümünün kendisine aynen iadesini talep edemez. Bu değerin belirleme ve hesaplamalarının yapılabilmesi için gerekli görülmesi durumunda konusunun uzmanı bilirkişi veya bilirkişilerden de yardım alınabilir. Katkı payı alacağına örnek olarak çalışmayan eşin, ev işleriyle ilgilenmesi ve çocuk bakması diğer eşin edindiği mala katkı olarak değerlendirilemez. Fakat Yargıtay içtihatlarına göre eşlerden birinin, olağan aile içi yardımlaşma sınırlarını aşan nitelikteki çalışmalarının olması durumunda katkı payı talep edebilmesi mümkündür.

Eğer eşler mallarda yarı yarıya hisse sahibi iseler, eşlerden birinin daha fazla katkı vermiş olması mümkündür. Yargıtay, bu tür durumlar için tarafların birbirlerinden bu malvarlığı değerleri bakımından katkı payı alacağı talep etme haklarının bulunmadığını değerlendirmiştir. Bu durumda fazla katkı veren eşin, diğer eşten katkı payı alacağı talebinde bulunması mümkün olmamaktadır.

Katkı Payı Alacağı Davası Zamanaşımı

Katkı payı alacağı davasında dava açma süresi olarak 10 yıllık genel zamanaşımı süresi kabul edilmektedir. Bu 10 yıllık süre boşanma davasının kesinleşmesinden itibaren başlamaktadır.

Katkı Payı Alacağı Belirsiz Alacak Davası 

Katkı payı alacağı için açılacak olan dava belirsiz alacak davası olarak açılabilir. Yargıtay’a göre; Mal rejiminin tasfiyesi davalarının niteliği gereği belirsiz alacak davası olduğunun kabulü gerekmektedir.

Katkı Payı Alacağı Hangi Tarihe Göre Hesaplanır?

Türk Medeni Kanunu 239. maddeye göre, katılma ve değer artış payı alacağına tasfiyenin sona ermesinden başlayarak faiz yürütülmelidir.

Mal rejiminin tasfiye tarihi, mahkeme kararının verildiği tarihtir. Bu nedenle, katılma ve değer artış payı alacağına ancak mahkemenin karar tarihinden itibaren yasal faiz yürütülebilir.

Katkı Payı Alacağı Dava Dilekçesi 

Katkı payı alacağı davasında dava dilekçesi hazırlamak uzmanlık gerektirmektedir. Bu dilekçenin hazırlanabilmesi için uzman bir avukata danışmanız gerekir. Aksi halde geri dönülemez hatalara sebebiyet verebilirsiniz.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

İlginizi Çekebilir

  1. Pingback Yazı Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı - Mal Paylaşımı Avukatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.