Israrlı Takip Suçu ve Cezası (TCK m. 123/A): 2026 Hukuki Değerlendirme

Bir kişinin telefonla aranması, mesajlarla, sosyal medya üzerinden veya kapısının önünde beklenerek sürekli rahatsız edilmesi, çoğu zaman "kişisel bir mesele" sanılarak hukuki zemine taşınmaz. Oysa bu davranışlar, ısrarlı takip suçu kapsamında bağımsız bir suç tipi olarak Türk Ceza Kanunu m. 123/A'da düzenlenmiştir. Suçun unsurlarının somut olayda gerçekleşip gerçekleşmediği, şikâyet süresinin kaçırılıp kaçırılmadığı ve toplanması gereken delillerin niteliği, sürecin sonucunu doğrudan etkiler. Bu içerikte ısrarlı takip cezası, suçun nitelikli halleri, şikâyet usulü ve mağdurun başvurabileceği koruma yolları, 2026 itibarıyla güncel uygulama ışığında hukuki bir çerçevede ele alınmaktadır.

Israrlı Takip Nedir?

Israrlı takip, genellikle eski sevgili olmak üzere herhangi biri tarafından yoğun bir biçimde izlenmek ve takip edilmek anlamına gelir. Bu davranış, korku uyandırmayı ve güvensiz hissettirmeyi hedefler. Bundan dolayı bu kavram; fail tarafından, mağdur istemediği halde kendisine yönelik olarak, ısrarlı bir şekilde araçla, iletişim vasıtasıyla, sözle, hareketle veya hukuka aykırı başka bir davranışla gerçekleştirilen, korku duyulmasına neden olan, rahatsız edici / tehditkar fiiller anlamına gelmektedir.

Israrlı Takip için verilebilecek örnekler;

  • Mağdur istemediği halde ona sürekli telefon etmek,
  • Eski sevgilinin haber vermeden veya davet edilmeden eve, okula, kişinin bulunduğu mekana gelmesi, kişinin karşısına çıkması,
  • Diğer iletişim araçları vasıtasıyla ilişki kurmaya çalışmak, Mektup, e-mail, sms vb. göndermek,
  • Sosyal medya aracılığıyla takip gerçekleştirmek,
  • Mağduru bir yerde beklemek, takip etmek, gözetlemek,
  • İstenmediği halde çiçek, hediye veya herhangi başka bir eşya göndermek,
  • Üçüncü kişi üzerinden temas kurmak,
  • Kamuya açık bir yerde veya internet ortamında mağdur hakkında söylentiler yaymak,
  • Bilgi/resim vb. kişisel verilerini paylaşmak vs. şeklindedir.

Israrlı Takip Suçu Nedir?

Israrlı takip suçundaki eylem, bir kez yapılıp biten bir eylem olmayıp, zaman içerisine yayılan eylemler zincirinden oluşur. Bu eylemler zinciri, bir bütün olarak ele alındığında, takip edilen kişide veya mağdurda, strese, kaygıya, veya rahatsızlığa yol açar.

Suçun maddi unsurunu oluşturan ve çoğaltabileceğimiz bu hareketler aynı zamanda ısrarlı biçimde yapılmalıdır ve ayrıca fiil, fail(suçu işleyen kimse) tarafından kasten gerçekleştirilmelidir.

Failin davranışları başta yalnıza huzursuz edici ancak hukuka uygun şekilde başlayıp, zaman içerisinde giderek daha tehlikeli, tehditkar davranışlara ve hatta ölüme yol açabilmektedir. Failin daha saldırgan ve tehditkar bir kişiliğe bürünmeye devam etmesi neticesinde, önlem alınmazsa takip eyleminin mağdurun vücut bütünlüğüne karşı işlenen bir suç ile sonuçlanması kaçınılmaz olabilir.  Bu nedenle, ısrarlı takip fiili genellikle hakaret, cinsel taciz, cinsel saldırı ve hatta kasten öldürme suçlarının öncüsü olarak da karşımıza çıkabilir.

Bu açıdan bakıldığında, 6284 sayılı Kanunun, ısrarlı takip halleriyle mücadelede uygulanabilecek, koruyucu ve önleyici tedbirlerin alınması için gerekli hukuki alt yapıyı sağladığı, ancak yargı makamlarının genel olarak kadına yönelik şiddet konusunda gereken hassasiyeti gösteremedikleri, toplumsal cinsiyet eşitliğini sağlama noktasında uygulamanın arzu edilen seviyeye henüz ulaşmadığı görülmektedir.

Israrlı Takip Suçunun Unsurları

  • Haksızlık teşkil eden fiilin makul sayılabilecek ölçülerde gerçekleştirilmesi halinde bu suç oluşmayacaktır. Israrın varlığı bakımından mutlaka aynı hareketin defalarca tekrarlanması şart değildir. Fail maddede belirtilen seçimlik hareketlerden birini ısrarla tekrarlayabileceği gibi farklı seçimlik hareketleri farklı yer ve zamanlarda tekrarlamak suretiyle de ısrar iradesini gösterebilir. Israr unsurunun gerçekleşip gerçekleşmediğini somut olayın şartları çerçevesinde hakim tarafından tespit edecektir.
  • Israrlı takip fiilinin mağdurun üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşturmasına ya da kendisinin veya yalanlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olması gerekir. Bu durum somut olayda hâkim tarafından belirlenecektir. Bu belirleme yapılırken ısrar fiilinin nicelik ve nitelik itibarıyla mağdur üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşturmasına ya da kendisi veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına elverişli olup olmadığına bakılacaktır.
  • Israrlı takip suçunda failin “sırf huzur ve sükûnu bozma maksadıyla” hareket etmesi aranmamaktadır. Israrlı takip suçunun oluşabilmesi için failin kasten hareket etmesi yeterlidir. Doğrudan kast veya olası kast ile hareket etmesi suçun oluşmasına engel olmaz. Failin ısrarlı takip fiilini hangi maksatla gerçekleştirdiğinin suçun oluşması bakımından bir önemi bulunmamaktadır.
  • Israrlı bir şekilde haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle mağdurda ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olunması gerekmektedir.
  • Failin farklı zaman ve mekanlarda mağdurun karşısına çıkması, onun bulunduğu ortamlarda yanına yaklaşması ve böylece kendisini sürekli olarak mağdura görünür kılmaya çalışması halinde de takip olgusu gerçekleşecektir. Bu kapsamda iş yeri, okul, çarşı, pazar ve benzeri yerlerde sıklıkla mağdurun karşısına çıkılması veya takip edildiğinin hissettirilmesi ya da konutunun önünde, sokağının girişinde beklenmesi gibi fiillerin ölçüsüz biçimde tekrarlanması, fiziki takip olarak kabul edilebilecektir.

Israrlı Takip Suçunun Cezası

Israrlı Takip suçu Türk Ceza Kanunu Madde 123/A'da düzenlenmiş olup, madde şu şekildedir;

TCK madde 123/A - Israrlı bir şekilde; fiziken takip etmek ya da haberleşme ve iletişim araçlarını, bilişim sistemlerini veya üçüncü kişileri kullanarak temas kurmaya çalışmak suretiyle bir kimse üzerinde ciddi bir huzursuzluk oluşmasına ya da kendisinin veya yakınlarından birinin güvenliğinden endişe duymasına neden olan faile altı aydan iki yıla kadar hapis cezası verilir.

Ceza miktarının somut olarak belirlenmesinde; suçun işleniş şekli, ağırlığı, yeri ve zamanı gibi ölçütler hâkim tarafından değerlendirilir. Hükmedilecek hapis cezasının niteliğine ve failin kişiliğine göre cezanın adli para cezasına çevrilmesi, ertelenmesi ya da hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi gündeme gelebilir.

Nitelikli Haller — Cezanın Artırıldığı Durumlar

  • Suçun çocuğa ya da ayrılık kararı verilen veya boşanılan eşe karşı işlenmesi.
  • Fiilin, mağdurun okulunu, iş yerini veya konutunu değiştirmesine ya da okulunu veya işini bırakmasına neden olması.
  • Hakkında uzaklaştırma ya da konuta, okula veya iş yerine yaklaşmama tedbiri bulunan fail tarafından işlenmesi.

Israrlı Takip Mağduru

Israrlı takip suçunun mağduru genelde kadınlar olmaktadır. ABD'de 2014 yılında yapılan bir araştırmaya göre her yıl 7 milyona yakın kişi bu suçun mağduru olmaktadır.

Avrupa Birliği Temel Haklar Ajansı'nın yaptığı bir araştırmaya göre; 15 yaşından itibaren kadınların yaklaşık %18'i ısrarlı takip suçunun mağduru olmaktadır.

Israrlı Takip Faili

Israrlı takip suçlarının, %70-80’nin  fail ile mağdur arasında önceden duygusal bir ilişkinin mevcut olduğu tespit edilmiştir. Bu kişilerin %70 ve 80’lik bir kısmı eski eş veya sevgili tarafından işlenmektedir. Bu failler mağdurlarla ilişkilerinin bitmesini kabullenemedikleri için takip eylemlerine başlarlar. Takipteki amaç ya "intikam almak" ya da "zorla" ilişkiyi yeniden başlatmaktır.

ABD'de 2014 yılında yapılan bir araştırma neticesinde: Faillerin yaklaşık %80'i tanıdık kişilerden (eski eş, sevgili vb.) oluşmaktadır.

Israrlı Takip Uzlaşmaya Tabi mi?

Türk Ceza Kanunu m. 123/A suçu, her ne kadar takibi şikayete tabi olsa da uzlaşmaya tabi suçlardan değildir. 

CMK m. 253/3 - Soruşturulması ve kovuşturulması şikâyete bağlı olsa bile, (…)88 cinsel dokunulmazlığa karşı suçlarda ve ısrarlı takip suçunda (madde 123/A), uzlaştırma yoluna gidilemez.

Israrlı Takip Suçu Şikayete Tabi mi?

Israrlı takip suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. (TCK m. 123/A-3) Mağdur şikayetçi olmazsa, fail hakkında soruşturma ve kovuşturma yürütülemez. Şikayet hakkı, fiilin ve failin öğrenildiği tarihten itibaren altı ay içinde kullanılmalıdır.

İsrarlı Takip Davasında Delillerin Önemi

İsrarlı takip suçunda en kritik unsurlardan biri, eylemlerin ısrarlı ve süreklilik arz eden niteliğinin ortaya konmasıdır. Bu nedenle delillerin baştan itibaren özenle toplanması, sürecin sağlıklı ilerlemesi açısından belirleyicidir. Mesaj ve e-posta dökümleri, çağrı kayıtları, sosyal medya etkileşimlerinin ekran görüntüleri, görüntü kayıtları ve tanık beyanları, takibin tekrar eden karakterini gösterebilir. Uygulamada karşılaşılan sorunların başında, mağdurun delilleri yeterince saklamaması veya geç başvurması nedeniyle eylemin "ısrar" boyutunun ispatlanamaması gelir. Dijital içeriklerin tarih ve saat bilgisiyle birlikte muhafaza edilmesi, gerektiğinde noter aracılığıyla tespit yaptırılması, bu açıdan değerlendirilebilecek tedbirlerdir.

Hukuki Durum, Değerlendirme ve Sonuç Tablosu

Aşağıdaki tablo, sık karşılaşılan durumların hukuki değerlendirmesini özetler. Tablo genel bilgilendirme amaçlıdır; somut olayın kendine özgü koşulları farklı sonuçlar doğurabilir.

Hukuki Durum Hukuki Değerlendirme Olası Sonuç
Tek seferlik rahatsız edici bir mesaj Israr ve süreklilik unsuru oluşmaz TCK 123/A kapsamında suç oluşmayabilir; başka suç tipleri değerlendirilebilir
Süreklilik arz eden arama ve mesajlar Israr + ciddi huzursuzluk unsuru gerçekleşebilir Temel hal: altı aydan iki yıla kadar hapis gündeme gelir
Boşanılan eşe karşı sürekli takip Nitelikli hal söz konusudur Bir yıldan üç yıla kadar hapis uygulanabilir
Fiil nedeniyle mağdurun iş/okul değiştirmesi Nitelikli hal söz konusudur Bir yıldan üç yıla kadar hapis uygulanabilir
Fiilin öğrenilmesinden 6 ay sonra şikâyet Şikâyet süresi geçmiş olabilir Şikâyet hakkının düşmesi nedeniyle takipsizlik riski

Sonuç ve Hukuki Destek

İsrarlı takip suçu, eylemlerin ısrar ve süreklilik niteliğinin ispatına, şikâyet süresinin doğru hesaplanmasına ve delillerin baştan itibaren özenle toplanmasına bağlı olarak ilerleyen, teknik yönü ağır basan bir süreçtir. Hem ceza yargılaması hem de 6284 sayılı Kanun kapsamındaki koruma tedbirleri kanalının birlikte değerlendirilmesi, mağdurun haklarını eksiksiz kullanabilmesi açısından önem taşır. Sürecin her aşamasının somut olayın özelliklerine göre yönetilmesi gerektiğinden, Öner Hukuk ve Danışmanlık olarak Bakırköy ve İstanbul genelinde ceza hukuku alanında hukuki danışmanlık sunmaktayız. Konuyla ilgili sürecinizi değerlendirmek için büromuzla iletişime geçebilirsiniz.

Hukuki Uyarı; İşbu içerik genel bilgilendirme amaçlı olup, somut olayın özellikleri ve güncel mevzuat değişiklikleri uyarınca farklı sonuçlar doğabilir. Belirli bir uyuşmazlık veya hukuki süreç için profesyonel avukatlık hizmeti almanız önerilir. İlgili düzenlemelerin son güncel hali için profesyonel hukuki destek alınması tavsiye edilir.

0 0 votes
Article Rating
Subscribe
Bildir
guest

0 Yorum
Eskiler
En Yeniler Beğenilenler