Hatır Taşıması İndirimi- Müterafik Kusur Yargıtay Kararları

Konu Başlıkları

HATIR TAŞIMACILIĞI YARGITAY KARARLARI – MÜTERAFİK KUSUR YARGITAY KARARLARI

1-) Mahkeme tarafından %25 oranında müterafik kusur indirimi yapılması hakkaniyete aykırıdır. %20 oranında indirim yapılması gerekmektedir. 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi     2014/13301 Esas – 2016/11634 Karar

Somut olayda; davacının, davalı … Sigorta’nın trafik sigortasını yaptığı araçta yolcu olduğu, bu davalının sigortaladığı araç sürücüsü ile davacının arkadaş olduğu ve davacının kendi istemi üzerine hatır için taşındığı kabul edilerek, tazminattan hatır taşıması sebebiyle indirim yapılmasında usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamakla birlikte; mahkeme tarafından yapılan % 25 oranındaki indirim yüksek olup, Dairemizin yerleşik uygulamaları ile benimsenen % 20 oranında indirim yapılması gerekirken, somut olayla ve hakkaniyetle bağdaşmayan yüksek oranda indirim yapılması doğru görülmemiştir.” şeklindedir.

Yukarıda paylaşmış olduğumuz karar örneklerinden de anlaşılacağı üzere, Yargıtay’ın uygulaması %20 üzerinden indirim yapılmasının kabulü noktasındadır.

2-) Nişanlı olan kişiyi araca almak hatır taşıması sayılmaz. Bu taşıma ahlaki görevin ifası niteliğindedir. 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi    2017/14700 Esas – 2016/11648 Karar

.“Hatır taşımaları, bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda BK’nun 43. maddesi uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hatır taşımasından söz edebilmek için, ölenin karşılıksız taşınmış olması ve taşımanın taşınanın yararına olması gerekir. Bu bakımdan hatır taşıma ilişkisinin değerlendirilmesinde, taşımanın kimin çıkar ve yararına olduğunun saptanması önemlidir. Yarar ekonomik olabileceği gibi, ortak toplumsal değerleri de ilgilendirebilir. Ancak taşımada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir çıkarı veya yararının bulunması halinde hatır taşımasından söz edilemeyecektir.

Somut olayda mahkemece, taşımanın hatır için olduğu değerlendirilerek tazminattan % 20 oranında bir indirim yapılmış ise de, desteğin, nişanlısı olan davalı …’in sevk ve idaresindeki araçta bulunduğu sırada öldüğü göz önüne alındığında, ahlaki görevin ifası niteliğinde olan söz konusu taşımanın hatır taşıması olarak değerlendirilemeyeceği açıktır. Bu itibarla, ifade olunan hususlar dikkate alınarak, olayda hatır taşıması söz konusu olmadığından, 818 Sayılı BK’nun 43. maddesi gereğince tazminattan hatır taşıması sebebiyle indirim yapılmaması gerekirken, hatalı değerlendirmeyle, yazılı şekilde hüküm kurulması isabetli görülmemiştir.” denilmekle, ‘ahlaki görevin ifası’ kavramı baz alınarak nişanlı olunması durumunda da hatır taşımasından söz edilemeyeceğinden bahis olunmuştur.

3-) Yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Bu nedenle hatır taşımacılığı indirimi yapılmaması gerekir. 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi         2013/15913 Esas  ,  2015/3495 Karar

Hatır taşımaları bir menfaat karşılığı olmadığı cihetle, bu gibi taşımalarda 818 sayılı BK’nın 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51) uyarınca tazminattan uygun bir indirim yapılması, gerek öğretide gerekse Yargıtay İçtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiş bulunmaktadır. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Hatır taşıması tartışılırken tarafların yakınlığı da nazara alınması gereken ölçütlerdendir. Zira yakın akrabalar arasında hatır taşımasından bahsedilmesi mümkün değildir. Çünkü yakın akrabalar arasında taşımanın menfaat karşılığı yapılması söz konusu değildir. Hatır taşımasının kıstaslarından biri olan “menfaat karşılığı olmama” koşulu mevcut olmadığından yakın akrabalar arasında hatır taşıması indirimi yapılamaz.

Somut olayda; kazaya karışan araç sürücüsü müteveffanın ablasının eşi olup mahkemece müteveffanın hatır için taşındığı gerekçesiyle hesaplanan destek tazminatından indirim yapılmıştır. Bu durumda mahkemece hatır taşıması nedeniyle tazminattan indirim yapılmadan sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

4-) Araç sürücüsünün arkadaşını bir yerden bir yere götürmesi hatır taşımasıdır. Bu nedenle hatır taşımacılığı indirimi yapılması gerekir. 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi         2015/14806 Esas – 2018/8715 Karar.

2918 sayılı KTK’nun 87/1. maddesinde “Yaralanan veya ölen kişi, hatır için karşılıksız taşınmakta ise veya motorlu araç, yaralanan veya ölen kişiye hatır için karşılıksız verilmiş bulunuyorsa, işletenin veya araç işleticisinin bağlı olduğu teşebbüs sahibinin sorumluluğu ve motorlu aracın maliki ile işleteni arasındaki ilişkide araca gelen zararlardan dolayı sorumluluk, genel hükümlere tabidir” düzenlemesine yer verilmiş; aracın hatır için verildiği ya da hatır için taşıma yapılan durumda oluşacak zararlarla ilgili değerlendirmenin genel hükümlere tabi olduğu belirtilmiştir. Anılan kanun hükmünün atıf yaptığı genel hükümler, Türk Borçlar Kanunu’nun sorumluluğa ilişkin hükümleri olup, böylesi durumda 818 sayılı BK’nun 43. (6098 sayılı TBK’nun 51.) maddesi uygulama alanı bulacaktır.

Bu durum karşısında mahkemece; davacılar desteğinin, bir kısım davalılar murisi … sürücülüğünü yaptığı araçta yolcu olduğunun tarafların kabulünde olduğu; yolcu olunan aracın, ticari amaçla işletilen bir araç olmayıp hususi araç olduğu; davalılar tanığı …. “davacılar murisi Ali ile davalılar murisi Tahsin’in aynı kasabalı oldukları, olay günü Tahsin’in kahvede oturduğu sırada yanına Ali’nin geldiği, bir süre oturduktan sonra araca binip gittikleri, daha sonra kaza yaptıklarını duyduğu” şeklindeki anlatımlarından, destek ile sürücü Tahsin’in arkadaş olduklarının anlaşıldığı hususları dikkate alınmak suretiyle, desteğin sürücü Tahsin idaresindeki araçta hatır için taşındığının kabulü ile 818 sayılı BK’nun 43. maddesi (6098 sayılı TBK md. 51.) gereği tazminattan, hakkaniyete uygun bir indirim (Dairemiz yerleşik uygulamalarına göre indirim oranı % 20) yapılması gerekirken, eksik inceleme ve hatalı gerekçeyle, yazılı şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir.

4-) Şoförün alkollü olduğunu bilerek araca binip yaralanan kişi, gördüğü zarardan dolayı tazminatta % 20 müterafik kusur indirimi yapılması gerekir. 

Yargıtay 17. Hukuk Dairesi    2016/4100 Esas – 2016/5898 Karar

Karar: “Dosya kapsamı itibariyle kazada ölen davacılar murisi yolcu M.Ş’ın araç sürücüsünün alkollü olduğunu bilerek araca binmiş olduğu anlaşılmakta olup,…%20 oranında müterafik kusur sebebi ile indirim yapılarak sonucuna göre karar verilmek üzere kararın bozulması gerekmiştir.”

Emniyet Kemeri Takmaması Nedeniyle Zararın Artmasında Katkıda Bulunduğu İçin

5-) Kişinin emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek % 20 oranında müterafik kusur indirimi yapılması gerekmektedir. 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi    2022/1434 Esas – 2023/8272 Karar

1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, davacının araçta yolcu olması ve kazaya etken davranışı olmaması nedeni ile hesaplamanın %100 kusur oranı üzerinden yapılmış olmasına, maluliyet raporunun kaza tarihinde geçerli yönetmelik olan Erişkinler için Engellik Değerlendirmesi Hakkındaki Yönetmelik hükümlerine göre tanzim edilmiş olmasına, hesap raporunun usul ve yasaya uygun olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. 6098 sayılı … Borçlar Kanunu’nun (TBK) 52 nci maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir.

2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 78 inci ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 nci maddesi uyarınca emniyet kemeri takılması zorunluluğu bulunan araçlardan biri de otomobildir.

Somut olayda; davalıya sigortalı araçta yolcu konumunda bulunan davacının trafik kazası sonucu yaralandığı ve emniyet kemeri takmadığı hususu, kazaya ilişkin soruşturma evrakı içerisindeki ifade tutanakları ile sabittir. Zira kolluk ifade tutanaklarında kazaya tanık olan … Başer tarafından verilen beyanda, davacının yolcu olarak bulunduğu aracın takla attığı ve araç içinde sürücü hariç diğer yolcuların etrafa dağıldığı beyan edilmekle davacının araçtan fırladığı anlaşılmaktadır. Buna göre; davacının emniyet kemeri takmaması nedeniyle zararın artmasında katkısının bulunduğu gözetilerek TBK’nın 52 nci maddesi gereğince Dairemizin yerleşik uygulamasına göre %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.

6-) Ehliyetsiz kişinin aracına bilerek binmek ve motosiklete kasksız olarak binmek, zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vermektedir. Bu nedenle müterafik kusur indirimi yapılması gerekir. 

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2021/18352 Esas – 2022/15422 Karar

Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesine (818 sayılı BK 44) göre zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış ise hakim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir.

Davalı taraf, davacı yolcunun kask ve koruyucu tertibat takmadan yolculuk yapması nedeniyle müterafik kusurlu olduğunu savunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, indirim uygulanmamış; İtiraz Hakem Heyetince de somut veri bulunmadığı, aralarında husumet bulunan karşı sürücünün tek taraflı beyanına itibar edilemeyeceği gerekçesi ile davalı tarafın müterafik kusur indirilmesine yönelik itirazları reddedilmiştir.

Somut olayda, davacının yaralanmasının kafa bölgesinden olduğu, kaza tespit tutanağında kask taktığının belli olmadığı, davacının yolculuk yaptığı motorsiklet sürücüsünün A2 sınıfı ehliyetinin bulunmadığına dair beyanı, davacı yolcu ile araç sürücüsünün akraba oldukları birlikte değerlendirildiğinde, ehliyetsiz kişinin aracına bilerek binmek ve motosiklete kasksız olarak binmek, zararın doğmasına veya artmasına sebebiyet vermektedir.

Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 52. maddesi (818 sayılı BK 44) gereğince davacı yolcunun müterafik kusuru nedeniyle tazminattan %20 oranında indirim yapılması(davalı lehine usulü kazanılmış haklara dikkat edilerek) gerekirken indirim yapılmaksızın karar verilmiş olması doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir