Kategori: Genel Kategori

ön ödemeli konut satışı

Ön Ödemeli Konut Satışı

Tamamen bitmemiş bir konutun ön ödeme alınarak satılması durumunda ön ödemeli konut satışı sözleşmesi yapılmalıdır. Ön ödemeli konut satışı sözleşmesi 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunun 40 ve 46. maddeleri arasında düzenlenmiştir.

Ön ödemeli konut satışı sözleşmesi, satış sözleşmesinin bir türüdür. Konutun satılmasında mülkiyet ve zilyetliğin devri söz konusu olduğu için Türk Borçlar Kanunu’nun 207/1 ve 210. maddeleri de uygulanacaktır.

Ön Ödemeli Konut Satışında Satıcının Devir ve Teslim Borcu

Ön ödemeli konut satışı, satış sözleşmesinin bir türü olduğundan dolayı satıcının asli borcu konutun mülkiyetinin ve zilyetliğinin devridir. Konutun sadece mülkiyet veya zilyetliğinin devredilmesi durumunda satıcının borcu gereği gibi yerine getirdiği söylenemez. Yapılan inşaatın ortak alanlarının veya eklentilerinin eksik olmasına rağmen tapunun alıcıya devredilmesi borcun gereği gibi ifa edilmediğini gösterir. Tam bir ifadan bahsedebilmek için, kat mülkiyeti tapusuyla beraber inşaatı tamamlanmış bir yapının zilyetliğinin devriyle mümkündür. Aksi halde satıcı borcunu eksik ifa etmiş olacaktır.

Konutun Teslim Süresi

Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’un 44. maddesine göre; “Ön ödemeli konut satışında devir veya teslim süresi sözleşme tarihinden itibaren otuz altı ayı geçemez. Kat irtifakının tüketici adına tapu siciline tescil edilmesiyle birlikte zilyetliğin devri hâlinde de devir ve teslim yapılmış sayılır.” 

Satıcı 36 ay içinde borcunu kanunda belirtilen şekliyle kısmen ifa etmelidir. Borcun kalan kısmı için satıcı ile tüketici aralarında farklı bir vade belirleyebilir. Bu durumda satıcının 36 ay içinde ifa edeceği kısmın içeriğinin belirtilmesi gerekir.

Satıcının 36 ayda yapması gereken, konutu fiilen tüketiciye kullanımı için sunmaktır. Fiilen kullanımdan kasıt, konutun oturmaya elverişli olması, konutun bütün eklenti ve ortak kullanım alanları da dahil olmak üzere, eksiksiz olarak tamamlandığı durumlarda kat mülkiyetine geçişte herhangi bir engelin kalmamasıdır. Ön ödemeli konut satışı sözleşmesi kat irtifaklı tapulu konutlar için yapılabileceği gibi kat mülkiyetli tapuları hakkında da yapılabilir.

Kat Mülkiyetli Konutların Teslimi

Kat mülkiyetli konutlar, yapımı tamamlanmış, yapı kullanım belgesi (iskan belgesi) alınmış olan konutlardır.

Kat mülkiyetli konut tapuda yapılan ön ödemeli konut satışı sözleşmesiyle tüketiciye devredilebilir. Mülkiyet alıcı kişiye geçtiği için artık 36 aylık vadeden söz edilemez. Konutun zilyetliğinin devri konusunda ise taraflar bir vade kararlaştırabilir. Ancak bu kararlaştırılacak vade 36 aydan fazla olamayacaktır. Çünkü konutun inşası ne kadar sürerse sürsün 36 aydan fazla olamaz.

Kat İrtifaklı Konutların Teslimi

Kat irtifaklı konutlar, kat mülkiyetine konu olmak üzere inşa edilecek veya edilmekte olan konutlardır. Kat irtifakı tapuda devredilebilir. Bu sebeple ön ödemeli konut satışı sözleşmesine konu olabilirler.

Kat irtifakı başta tapuda alıcıya devredilmişse, 36 aylık süre tüketicinin kullanımına uygun konutun doğrudan zilyetliğinin devrine konu olacaktır. Ön sözleşmesinin yapılmasıyla birlikte kat irtifakı devredilmesiyse hem kat irtifakı hem de oturulabilecek konutun zilyetliğinin devri 36 aylık süreye tabidir.

Satıcının Konutu Zamanında Teslim Etmemesi 

Ön ödemeli konut satışında satıcının konutun mülkiyetini ve zilyetliğini zamanında devretmemesi durumunda satıcı kişi temerrüde düşecektir. Zamanında ifa edilmemesinin yaptırımı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanunda “ayıp” içinde konu edinmiştir.

Satıcı kişinin temerrüde düşmesi için 3 durumun gerçekleşmesi gerekir. Bunlar:

  • Satıcının borcunun ifası mümkün olmalı
  • Satıcının borcunun muaccel olması
  • Alıcının satıcıya temerrüt ihtarında bulunması

gerekir.

Peki, alıcı satıcıya ne zaman ihtarda bulunması gerekir ?

Ön ödemeli konut satışında taraflar borcun vadesini serbestçe kararlaştırabilirler. Ancak kat irtifakı ve konutun kullanılabilir halde tüketiciye 36 ay içinde zilyetliğinin devredilmesi gerekir.

Örneğin; tarafların 48 ay vade belirlemesi durumunda, 36 ay içinde satıcı, alıcıya kat irtifakı ve kullanıma uygun konutun zilyetliğini devretmesi gerekir. Satıcı, borcun kalan kısmı için ise 48 ayın dolmasıyla temerrüde düşecektir. Bu durumda tüketici, satıcıya temerrüt ihtarında bulunmalıdır.

Ön ödemeli konut satışında tüketicinin satıcıya kural olarak temerrüt ihtarında bulunması gerekir. Çünkü satıcı ve alıcı belirli bir vade kararlaştırmak zorunda değildir.  Borcun ifası için belirli bir vade kararlaştırıldığı durumlarda temerrüt ihtarına gerek yoktur. Ancak taraflar konutun teslim tarihini kararlaştırmak zorundadırlar. Konut teslim tarihi olmayan sözleşmeler şekle aykırılıktan dolayı hükümsüz kalacaktır. (Türk Borçlar Kanunu 12 ve 27. madde). Ancak bu geçersizlik tüketici (alıcı) aleyhine ileri sürülemeyecektir. Vadenin belirlenmediği durumlarda ifa zamanı kanunda belirtilen en üst süre olan 36 ay olacaktır. Bu sürenin geçmesiyle birlikte satıcı ihtar gerekmeksizin temerrüde düşecektir.

Satıcının Konutu Zamanında Teslim Etmemesinin Sonuçları

Satıcının temerrüdü halinde kanun (Türk Borçlar Kanunun 125. md.) tüketiciye 3 seçimlik hak tanımıştır:

  • Aynen ifa istemeye devam ederek gecikme zararının tazminini istemek,
  • Sözleşmeden dönerek menfi zararın tazminini istemek,
  • İfadan vazgeçerek müspet zararını istemek

Satıcının temerrüde düşmesinde kusurlu olması gerekmez. Alıcı yukarıda sayılan 3 haktan istediğini kullanabilir. Temerrüt kusura bağlı olmasa da tazminat kusura bağlıdır. Alıcının tazminat alabilmesi için satıcının kusurlu olması gerekir.

Oylayın

Vatandaşlık Avukatı İstanbul 

Türk vatandaşlığı çeşitli yollarla kazanılabilmektedir. Bunlardan en önemlisi doğumla kazanılan Türk vatandaşlığıdır. Doğumla kazanılan Türk vatandaşlığı, soy bağı veya doğum yeri esasına göre kendiliğinden kazanılır. Doğumla kazanılan vatandaşlık doğum anından itibaren hüküm ifade etmektedir.

Soy Bağı Esasına Göre Kazanılan Vatandaşlık

Soy bağı ile kazanılan vatandaşlık, çocuğun doğumu anında soy bağı ile bağlı bulunduğu Türk vatandaşı anne veya babanın vatandaşlığını kazanmasını ifade etmektedir.

Soy bağı ile Türk vatandaşlığının kazanılmasında; anne veya babadan yalnız birinin, doğum anında Türk vatandaşı olması yeterli olup diğerinin yabancı bir devlet vatandaşı olması Türk vatandaşlığının kazanılmasına engel teşkil etmez. Örneğin; Türk bir baba ile İtalyan bir anneden dünyaya gelen çocuk Türk vatandaşlığını kazanmış sayılır.

Doğum Yeri Esasına Göre Kazanılan Vatandaşlık

Türkiye’de doğan ve anne ve babasının belli olmaması veya vatansız olmaları ya da milli kanunları gereğince vatandaşlık kazanamaması gibi sebeplerle herhangi bir devletin vatandaşlığını kazanamayan çocuk, doğumundan itibaren Türk vatandaşlığını kazanmaktadır.

Türkiye’de bulunmuş çocuk, Türkiye dışında doğduğu sabit olmadıkça Türkiye’de doğmuş sayılacaktır. Yaşının küçüklüğü nedeniyle kendisini ifade edemeyen bulunmuş çocuklar kolluk görevlilerinin veya ilgili kurumların bu durumu belirten tutanaklarına veya ilgililerin beyanına dayanılarak bulundukları yerin nüfus kütüklerine tescil edilir.

Sonradan Türk Vatandaşlığının Kazanılması

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanununun 11 inci maddesi uyarınca Türk vatandaşlığını kazanmak isteyen yabancılarda;

  1. Kendi milli kanununa, vatansız ise 4721 sayılı Türk Medenî Kanununa göre ergin ve ayırt etme gücüne sahip olmak.
  2. Başvuru tarihinden itibaren geriye doğru Türkiye’de kesintisiz beş yıl ikamet etmiş olmak.
  3. Türkiye’de yerleşmeye karar verdiğini; Türkiye’de taşınmaz mal edinmek, iş kurmak, yatırım yapmak, ticaret ve iş merkezini Türkiye’ye nakletmek, çalışma iznine tabi olarak bir iş yerinde çalışmak ve benzeri davranışlarla teyit etmiş olmak veya Türk vatandaşı ile evlenmek, ailece müracaat etmek, daha önce Türk vatandaşlığını kazanmış olan ana, baba, kardeş ya da çocuk sahibi olmak veya eğitimini Türkiye’de tamamlamak.
  4. Genel sağlık bakımından tehlike teşkil eden bir hastalığı bulunmamak.
  5. Toplum içinde birlikte yaşamanın gerektirdiği sorumluluk duygusu ile davranarak iyi ahlak sahibi olduğunu göstermek, davranışları ile çevresine güven vermek, toplumca hoş karşılanmayan ve toplum değerlerine aykırı kötü alışkanlığı bulunmamak.
  6. Toplumsal yaşama uyum sağlayabilecek düzeyde Türkçe konuşabilmek.
  7. Türkiye’de kendisinin ve bakmakla yükümlü olduğu kimselerin geçimini sağlayacak gelire veya mesleğe sahip olmak.
  8. Millî güvenlik ve kamu düzeni bakımından engel teşkil edecek bir hali bulunmamak.

şartları aranmaktadır.

Bu şartları taşıdığınızı düşünüyorsanız ve Türk vatandaşı olmak istiyorsanız Vatandaşlık Avukatı İstanbul olarak bize ulaşabilirsiniz.

5 / 5 ( 2 puan )

Vatandaşlık

Vatandaşlık Nedir ?

Bir ülkeye ve millete bağlı olmaya “vatandaşlık” denilebilir. Vatandaşlık hukuku ise milliyet ve yurttaşlık ile bunların kazanılması, aktarılması ve kaybedilmesi konularıyla ilgilenen hukuk dalıdır.

Vatandaşlık Numarası Nedir ?

Vatandaşlık başvuru numarası, vatandaşlık başvurusunda bulunan kişinin, vatandaşlık işleminin son durumunu doğum tarihi ile birlikte https://www.nvi.gov.tr adresi kısmından takip edebileceği “12345 – 54321” şeklindeki rastgele oluşturulmuş rakamlara vatandaşlık başvuru numarası denir.

Vatandaşlık Başvuru Numarası Nasıl Öğrenilir ?

Vatandaşlık başvuru numarasını, Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğü Halkla İlişkiler Şubesinden, İl Nüfus ve Vatandaşlık Müdürlüklerinden ve 10/11/2014 tarihinden sonraki başvuruları Dış Temsilciliklerinden öğrenebilirsiniz.

Vatandaşlık Başvuru 

Türk Vatandaşlığının kazanılmasında yapılacak olan başvurular yurt içinde yerleşim yerinin bulunduğu valiliğe (il nüfus ve vatandaşlık müdürlüğü), yurt dışında ise dış temsilciliklere bizzat veya bu hakkın kullanılmasına ilişkin özel vekaletname ile avukat aracılığıyla yapılır. Posta ile yapılan müracaatlar kabul edilmemektedir.

Vatandaşlık Sorgulama

Nüfus ve Vatandaşlık İşleri Genel Müdürlüğünün sitesinde bulunan  “Vatandaşlık Başvurum Ne Aşamada ?” sayfasından vatandaşlık başvurunuzun genel durumunu öğrenebilirsiniz. Vatandaşlık başvurum ne aşamada linkine tıklayarak başvuru numaranızı ve doğum tarihi bilgilerinizi girdikten sonra vatandaşlık sorgulamanızı yapabileceksiniz.

Türk Vatandaşlığı Başvurum Reddedildi Yeniden Başvurabilir Miyim ?

5901 sayılı Türk Vatandaşlığı Kanunu‘nda aranılan şartları taşımanız halinde ikamet ettiğiniz (oturduğunuz) yer valiliğine müracaat etmeniz halinde vatandaşlık durumunuzun yeniden değerlendirilmesi mümkündür. Vatandaşlık başvurunuzun bir avukat aracılığıyla yapılması sizin her zaman lehinize olacaktır.

Anne ve babalarına bağlı olarak vatandaşlık durumları incelenen küçük çocukların, vatandaşlık işlemleri sonuçlanmadan reşit olmaları halinde, müracaat makamlarına bilgi verilerek adlarına vatandaşlık dosyasının düzenlenmesi gerekmektedir.

Türk Vatandaşlığı Nasıl Alınır ?

1-) Doğumla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Doğum yeri veya soybağı durumuna göre Türk vatandaşlığı kazanılabilir.

  • Doğum Yeri İle Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türkiye’de doğan ancak; yabancı anne ve babasından dolayı doğumla herhangi bir ülkenin vatandaşlığını kazanamayan çocuk ile anne babası tespit edilemeyen bulunmuş çocuk doğumdan itibaren Türk vatandaşı sayılacaktır.

  • Soybağı Yoluyla Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Türkiye içinde veya Türkiye dışında Türk vatandaşı anne veya babadan evlilik birliği içinde veya evlilik birliği dışında doğan çocuk Türk vatandaşıdır. Çocuğun nerede doğduğunun herhangi bir önemi yoktur. Anne veya babadan biri Türk ise çocuk da Türk vatandaşıdır.

2-) Sonradan Türk Vatandaşlığının Kazanılması

Yetkili makam kararı, evlenme, evlat edinme, istisnai durum ve seçme hakkı kullanılması yollarıyla Türk vatandaşlığı kazanılabilir.

5 / 5 ( 1 puan )

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Anonim şirketlerde ve yapı kooperatiflerinde avukat bulundurma zorunluluğu 08.02.2008 tarihinde Avukatlık Kanunu 35. madde 3. fıkra hükmüyle getirilmiştir. Esas sermayesi belli bir miktar üzerinde bulunan anonim şirketler ve üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri bakımından sözleşmeli avukat bulundurma zorunluluğu vardır.

Hangi Şirketler Avukat Bulundurmak Zorundadır ?

Hangi şirketlerin avukat bulundurması gerektiği Avukatlık Kanunu Madde 35 fıkra 3’te düzenlenmiştir. Buna göre Türk Ticaret Kanunu 332. maddede öngörülen esas sermaye miktarının 5 katı veya daha fazla sermayesi bulunan anonim şirketler ile üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatiflerinin sözleşmeli avukat bulundurması zorunludur. Kanunda ifade edilen esas sermayenin 5 katından kasıt TTK madde 332’de düzenlenen 50.000,00 TL asgari sermayenin 5 katı olan 250.000,00 TL’dir. Yine sermaye artırımı yoluyla sermayesini 250.000,00 TL ve bu tutarın üzerine çıkarmış anonim şirketler bakımından da avukat bulundurma zorunluluğu bulunmaktadır.

Bu kanuni düzenlemelere göre ;

  • Esas sermayesi 250.000,00 TL ve üzeri olan anonim şirketler,
  • Üye sayısı yüz veya daha fazla olan yapı kooperatifleri

Sözleşmeli bir avukat bulundurmak zorundadırlar.

Anonim Şirketlerde Avukat Bulundurma Zorunluluğu

Türk Ticaret Kanunu’nun 272’nci maddesinde ön görülen esas sermaye miktarının beş katı (250.000 TL) veya daha fazla esas sermayesi bulunan anonim şirketler avukat bulundurması zorunludur.

TTK 272 md.Özel kanunlarda aksine hüküm olmadıkça esas sermaye miktarı beş milyar (elli milyar) Türk lirasından aşağı olamaz. Bu miktar, Bakanlar Kurulunca on katına kadar artırılabilir”

Limited Şirkette Avukat Bulundurmak Zorunlu Mu?

Avukatlık Kanunu’nun 35.maddesine göre limited veya adi şirketlerde avukat bulundurma zorunluluğu bulunmamaktadır. Zorunlu olmaması avukat bulundurulmasına engel değildir. Hak kaybına uğramamak, hem maddi hem de manevi yönden kayıp yaşamamak için bir avukattan hukuki destek alınması her zaman şirketin lehine olacaktır.

Sözleşmeli Avukat Bulundurmamanın Cezası

Yukarıdaki belirtilen anonim şirket ve yapı kooperatiflerine sözleşmeli olarak avukat bulundurmaması halinde cezai yaptırım uygulanacaktır.

Sözleşmeli avukat tayin etmedikleri her ay için, Cumhuriyet savcısı tarafından, sanayi sektöründe çalışan onaltı yaşından büyük işçiler için suç tarihinde yürürlükte bulunan, asgari ücretin iki aylık brüt tutarı kadar idari para cezası verilir.

2021 yılı için avukat bulundurması zorunlu olan şirketlerin bu kuralara uymaması halinde;

2021 yılı brüt asgari ücret 3 bin 577 lira 50 kuruş x 2 = 7 bin 115 TL ( Sözleşmeli avukat bulunmayan her ay için kesilecek ceza miktarı) 

Anonim Şirket ve Yapı Kooperatiflerinde Bulundurulması Zorunlu Sözleşmeli Avukat Ücreti

Türkiye Barolar Birliği tarafından çıkarılan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinde 2021 yılı için;

Anonim Şirketlerde sözleşmeli avukatlara       ; 3405,00 TL

Yapı Kooperatiflerindeki sözleşmeli avukatlara; 2270,00 TL

ödenmesi gerekir. Bu belirtilen miktarlar asgari niteliktedir. Taraflar bu miktarın üzerinde de anlaşabileceklerdir.

İyi Bir Şirket Avukatı Nasıl Olmalı ?  

Şirket avukatları, hukuk uygulamasında seçkin bir gruptur. Üstlendikleri görev aslında pek de kolay değildir. Çünkü yapılacak olan bir hata geri dönülemez zararlara yol açabilecektir.

Bir avukatın şirketler hukukunda başarılı olabilmesi için, örnek bir iş hukuku bilgisi, güncel eğilimler ve yasal ve düzenleyici gelişmeleri geliştirmesi gerekecektir.

Ayrıca, müşterilerinin faaliyet gösterdiği veya yatırım yapmayı düşündükleri diğer yargı alanlarında şirket ve ticaret hukuku hakkında bilgi sahibi olması ve araştırma yapması gerekecektir.

Bir kurumsal avukatın güçlü iletişim ve müzakere becerileri, analitik becerilere ve detaylara titiz bir şekilde dikkat göstermesi gerekir.

Oylayın

Cinsel Boşanma Sebepleri

Eşim Arkadaşlarına Cinsel Hayatımızı Anlatıyor

Eşlerden birinin, cinsel yaşamlarını arkadaşlarına veya akrabalarına anlatması haklı boşanma nedenidir. Yargıtay kararlarına göre; Eşi ile cinsel hayatlarını üçüncü kişilere anlatmak diğer eşe haklı boşanma nedeni sağlar.

Okumaya devam et

5 / 5 ( 3 puan )

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı

Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Nedir?

Trafik kazasında ölen kişinin bakmakla yükümlü olduğu kişilere yapılan tazminat ödemesine “destekten yoksun kalma tazminatı” denir. Ölüm neticesi olarak diğer kimseler ölen kişinin yardımından mahrum kaldıkları takdirde onların bu zararını da tazmin etmek gerekmektedir.

Okumaya devam et

5 / 5 ( 5 puan )

Kanuni Mirasçılar ve Miras Payı

Mirasbırakanın terekesinden pay alan gerçek veya tüzel kişiye “mirasçı” denir. Bir kişinin ölümü veya gaip kararı verilmesi üzerine mirası (terekesi) açılır. Miras, mirasbırakanın son yerleşim yerindeki mahkemede açılacaktır.

Kanunda iki tür mirasçılık şekli düzenlenmiştir. Bunlar; kanuni mirasçı ve atanmış mirasçılardır.

Kanuni mirasçılar kimlerdir? 

Okumaya devam et

5 / 5 ( 1 puan )