Kategori: Ceza Kategori

cumhurbaşkanına hakaret

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Ve Cezası

Cumhurbaşkanına hakaret suçu, genel hakaret suçundan ayrı olarak, Türk Ceza Kanunu’nun devlete karşı suçlar bölümünde düzenlenmiştir. Hakaret suçundan farklı olarak, bu suçun yüze karşı veya gıyapta işlenmesi arasında bir fark bulunmaz. Gıyapta işlenmesi durumunda ise 3 kişi ile ihtilat (başkalarıyla konuşma, görüşme) şartı aranmamaktadır. Düzenleme ile, devletin temsilcisi niteliğindeki Cumhurbaşkanlığı makamını işgal eden kişinin hukuki bir kavram olarak “şerefi” korunmaktadır. Ancak aşağıda da değinileceği üzere, bu suç kapsamında kişiler aleyhine açılan davaların sayısında büyük bir artış gözlenmektedir. Bunun sebebi ise, hukuka aykırı bir biçimde, eleştiri niteliğindeki söylemlerin bile bu suç kapsamında kabul edilmesidir. Zira Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, ifade özgürlüğünü siyasetçilere yönelik söylemler bakımından daha geniş yorumlar. Tek başına bu düzenleme bile, ifade özgürlüğünü hukuka aykırı ve ölçüsüz olarak sınırlandırdığından, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesine ve protokollerine uyumlu olmadığı gerekçesiyle eleştirilmektedir.

Türk Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi şu şekildedir:

Madde 299 – (1) Cumhurbaşkanına hakaret eden kişi, bir yıldan dört yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır.

(2) Suçun alenen işlenmesi hâlinde, verilecek ceza altıda biri oranında artırılır.

(3) Bu suçtan dolayı kovuşturma yapılması, Adalet Bakanının iznine bağlıdır.

Bu suçun faili herkes olabilir. Suçun oluşması için hakaret içeren ifadelerin herhangi bir şekilde kullanılmış olması yeterlidir. Bu açıdan yazılı veya sözlü olarak, basın, mektup, posta, yoluyla ve hatta resimler, karikatürler aracılığıyla da işlenmesi mümkündür. Suçun manevi unsuru kasttır. Failin bilerek ve isteyerek bu suçu işlemiş olması gerekir. “Hakaret” sözünden anlaşılması gereken ise, kişinin şeref ve saygınlığını rencide edebilecek şekilde bir fiil veya olgu isnat etmek veya sövmek suretiyle onur, şeref ve saygınlığa saldırılmasıdır.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Uzlaşmaya Tabi Mi ?

Cumhurbaşkanına hakaret suçu uzlaştırmaya tabi değildir. Soruşturma başlatılması için şikayet de aranmaz, resen veya şikayet üzerine soruşturma başlatılabilir.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Dava Zamanaşımı Süresi 

Dava zamanaşımı süresi ise 8 yıldır. Suç nedeniyle kovuşturma başlatılması için, 3. fıkrada düzenlendiği üzere, Adalet Bakanlığının izni gerekir.

Cumhurbaşkanına karşı hakaret eyleminde bulunabilmesi için, cumhurbaşkanının yemin etmiş olması ve halen görevde bulunması gerekir. Görev süresi sona erdikten sonra görevle ilgili olarak hakaret edilse dahi, genel hakaret düzenlemesi uygulanır, cumhurbaşkanına hakaret suçu oluşmaz.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Nitelikli Hal

Suçun aleni şekilde işlenmesi halinde hükmolunacak ceza 1/6 oranında artırılır. Aleniyetten anlaşılması gereken, hakaretamiz ifadelerin belirlenemeyen sayıda kişi tarafından görülme, duyulma ve algılanabilmesi ihtimalidir. Örneğin basın yoluyla veya sosyal medyada, halka açık bir toplantıda bu ifadelerin kullanılması, cezada artırımı gerektiren bu nitelikli hal kapsamında sayılır.

Bu suç sebebiyle hükmolunacak hapis cezası bakımından, hükmün açıklanması geriye bırakılabilir, adli para cezasına çevrilebilir veya ceza ertelenebilir.

Cumhurbaşkanına Hakaret Davaları

Son yıllarda cumhurbaşkanına hakaret suçu kapsamında açılan dava sayısında büyük bir artış meydana gelmiştir. Uzun yıllar boyunca her yıl açılan dava sayısı 100’ü bulmazken, 2010 yılında 108, 2015 yılında 678, 2017 yılında 5150 dava açılmıştır.

Kişiler hakkında bu suç kapsamında verilen mahkumiyet kararları bakımından, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine bireysel başvuru yolu açık olup, özellikle eleştiri mahiyetindeki ifadeler nedeniyle mahkum edilen kişilerin bu yolu kullanarak olumlu sonuç almaları mümkündür.

Cumhurbaşkanına Hakaret Kanunu

İnternette her zaman yanlış bilgiler olmaktadır. Bu konuya dair de yanlış bilgiler mevcuttur. Cumhurbaşkanına hakaret kanunu diye bir kanun yoktur. Cumhurbaşkanına hakaret suçu TCK’da 219. maddede düzenlenmiştir.

Cumhurbaşkanına Hakaret Suçu Savunma Dilekçesi 

Cumhurbaşkanına hakaret suçundan hakkımda dava açıldı. Ne yapmam gerekiyor ? diyorsanız eğer mutlaka bir uzman avukata danışmanınızı öneririm. Savunma dilekçesi hazırlamak uzmanlık alanı gerektiren bir durumdur. Savunma dilekçesi için tarafımızla iletişime geçebilirsiniz.

Oylayın

Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma Suçu

Bir kimsenin huzurunu ve rahatlığını bozmak amacıyla yapılan hareketler sonucunda “Kişilerin Huzur ve Sükununu Bozma” Suçu oluşmaktadır.

Bu suçta bir kimseye ısrarlı bir şekilde gece gündüz demeden telefon edilmesi veya ona karşı gürültü yapılmasıdır. Bu hareketlerin amacı kişinin huzur ve sükünunu bozma olmalıdır.

Okumaya devam et

Oylayın

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçu ve Cezası

Reşit olmayanla cinsel ilişki suçu Türk Ceza Kanunu 104. maddede düzenlenmiştir.

Reşit olmak (erginlik); 18 yaşının doldurulması veya evlenme ya da mahkeme kararıyla mümkün olmaktadır.

Cinsel ilişki ise, aktif failin cinsel organını diğer kişinin vücuduna normal veya anormal şekilde sokması durumudur. Anal veya vajinal yolda cinsel ilişki gerçekleşir.

Bu suçun faili erkek veya kadın herkes olabilir. Ancak 2 ve 3. fıkradaki durumlarda fail belirli kişiler olabilecektir. Mağdur ise 15-18 yaşındaki kişilerdir. Mağdurun, 15 yaşını tamamlamış olması ve fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını kavrayabilme yeteneğinin gelişmiş olması gerekmektedir. Bu yeteneğin gelişmemiş olması halinde TCK 103. maddedeki suç işlenmiş olacaktır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Cezası

Cebir, tehdit ve hile olmaksızın, 15 yaşını bitirmiş olan çocukla cinsel ilişkide bulunan kişi,
şikayet üzerine, iki yıldan beş yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır. (TCK 104/1) 

Suçun mağdur ile arasında evlenme yasağı bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet
aranmaksızın, on yıldan on beş yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. (TCK 104/2)

Suçun, evlat edineceği çocuğun evlat edinme öncesi bakımını üstlenen veya koruyucu aile ilişkisi çerçevesinde koruma, bakım ve gözetim yükümlülüğü bulunan kişi tarafından işlenmesi hâlinde, şikayet
aranmaksızın ikinci fıkraya göre cezaya hükmolunur. (TCK 104/3)

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Şikayet

TCK 104/1 e göre suçun basit hali şikayete bağlıdır. Şikayet olmadan soruşturma yapılamayacaktır. Mağdur çocuğun, veli veya vasisinin şikayeti üzerine fail hakkında soruşturma ve kovuşturma başlatılması için yeterlidir.

Şikayetten vazgeçmenin sonuç doğurabilmesi için şikayet hakkı mağdurun şikayetinden vazgeçmesi yeterlidir. Çünkü 15 yaşını dolduran kişilerin şahsa sıkı sıkıya bağlı olan şikayetten tek başına vazgeçebilecektir. Bu nedenle şikayet hakkı bulunan diğer kişilerin şikayetçi olup olmamasının herhangi bir etkisi olmayacaktır.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Görevli Mahkeme 

Suçun basit şeklini düzenleyen birinci fıkraya giren suçta görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. İkinci ve üçüncü fıkraya giren suçlarda ise görevli mahkeme Ağır Ceza Mahkemesi’dir.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Suçunda Hukuka Aykırılık 

Kanun, 18 yaşını doldurmamış mağdurun rızasının suçun oluşmasına engel olmadığını ve hukuka uygunluk nedeni olarak kabul edilmeyeceğini öngörmüştür.

Reşit Olmayanla Cinsel İlişki Yargıtay Kararları

1-) Mağdur kişinin rızası eylemi suç olmaktan çıkarmaz

Yargıtay 14. Ceza Dairesi   2013/2402 Esas  –   2014/12359 Karar

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Oluş ve kabule göre; aralarında duygusal yakınlık bulunan mağdure ile sanığın, 2009 yılı Mart ayı ve 2010 yılı Ocak ayı içerisinde iki kez rızaen cinsel ilişkiye girdiklerinin ve her iki eylem arasındaki süre ve eylemlerin oluş şekli nazara alındığında, sanığın suç kastının yenilendiği ve eylemlerin ayrı ayrı suç oluşturduğunun anlaşılması karşısında, sanığın 2009 yılı Mart ayında gerçekleştirdiği eyleme ilişkin şikayetin TCK.nın 73. maddesinde düzenlenen 6 aylık süreden sonra yapıldığı gözetilerek kamu davasının düşürülmesine, 2010 yılı Ocak ayı içerisinde gerçekleştirdiği eylemine ilişkin olarakta 5237 sayılı TCK.nın 104/1. maddesi uyarınca mahkûmiyetine karar verilmesi gerektiği gözetilmeden “Mağdurenin rızasının eylemi suç olmaktan çıkardığı” şeklinde hukuka uygun düşmeyen gerekçeyle yazılı şekilde karar verilmesi,
Kanuna aykırı, katılanlar vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 10.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

2-) Vajinaya parmak sokmak cinsel ilişki sayılmaz

Yargıtay 14. Ceza Dairesi   2012/6729 Esas  –  2014/5373 Karar

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelenerek gereği düşünüldü: Reşit olmayanla cinsel ilişki suçunun düzenlendiği TCK.nın 104. maddesinin metninde suç olarak tarif edilen cinsel ilişki, erkek cinsel organının bir kadına vajinal veya anal yoldan ya da bir erkeğe anal yoldan ithal edilmesi olarak tanımlanması karşısında, mahkemenin oluşa uygun kabulüne göre, kayden 10.06.1991 doğumlu olup suç tarihinde 15 yaşını doldurmuş olan mağdureyle rızası ile öpüşüp seviştiği sırada mağdurenin cinsel organına parmağını soktuğu anlaşılan hemcinsi sanığın, cinsel ilişki boyutuna varmayan cinsel davranışları nedeniyle hukuka aykırılıktan söz edilemeyeceğinden reşit olmayanla cinsel ilişki suçundan beraati yerine, yazılı şekilde düşme karar verilmesi,
Kanuna aykırı, O Yer Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün 5320 sayılı Kanunun 8/1. maddesi gözetilerek CMUK.nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 21.04.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Oylayın

Bilişim Sistemlerinin, Banka veya Kredi Kurumlarının Kullanılması Suretiyle Dolandırıcılık Suçu ve Cezası

 Türk Ceza Kanunu 158. madde 1. fıkranın (f) bendine göre; Bilişim sistemi, banka veya kredi kurumlarının kullanılması suretiyle dolandırıcılık suçu işlenebilir.

Bilişim sistemi ve banka kurumlarının kullanılması suretiyle işlenen dolandırıcılık  suçu temel dolandırıcılık suçunun nitelikli halini oluşturmaktadır.

Okumaya devam et

Oylayın

Cinsel Saldırı Suçu ve Cezası

Cinsel saldırı suçu Türk Ceza Kanunu 102. maddesinde düzenlenmiştir. Cinsel dokunulmazlık, kişilerin vücutları üzerinde cinsel davranışlarda bulunulması suretiyle ihlal edilir. Bu suçta korunan hukuki değer kişinin cinsel dokunulmazlık ve özgürlüğüdür.

Cinsel saldırı suçunun mağduru ancak 18 yaşını tamamlamış kişiler olabilir. 18 yaşını tamamlamamış kişilerin mağdur olması durumunda TCK’nın 103. maddesindeki Çocukların Cinsel İstismarı suçu oluşacaktır.

Cinsel Saldırı Cezası

Okumaya devam et

Oylayın

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu ve Cezası

Suç Eşyası Nedir?

Suç eşyası bir suçun işlenmesi ile elde edilen veya suçun konusunu oluşturan eşyadır.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçu Nedir?

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu Türk Ceza Kanunu madde 165’te düzenlenmiştir. İlgili kanun maddesi şu şekildedir:

“Bir suçun işlenmesiyle elde edilen eşyayı veya diğer malvarlığı değerini, bu suçun işlenmesine iştirak etmeksizin, satan, devreden, satın alan veya kabul eden kişi, altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılır.”

Söz konusu kanun maddesi, bir kimsenin herhangi bir suçun işlenmesine eşlik (iştirak) etmese bile bu suç sonucu elde edilmiş eşyayı satması, devretmesi, satın alması veya kabul etmesi halinin suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun unsurlarını oluşturacağını ifade eder.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunun Cezası

TCK madde 165’e göre suç eşyasını satan, devreden, satın alan veya kabul eden fail altı aydan üç yıla kadar hapis ve on bin güne kadar adli para cezası ile cezalandırılacaktır.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda Şikayet

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu şikayete tabi değildir. Cumhuriyet savcısı suçun varlığını kendiliğinden (resen) araştıracaktır.

Söz konusu suç şikayete tabi olmadığı gibi öngörülmüş bir şikayet süresi de yoktur. Şikayetten vazgeçilmesi ceza davasının düşmesi sonucunu doğurmaz.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda Dava Zamanaşımı

Söz konusu suçta dava zamanaşımı 8 senedir. Zamanaşımı suç eşyasının satıldığı, devredildiği, satın alındığı veya kabul edildiği tarihte başlar. Kanunda öngörülen süre içerisinde dava açılmaması ceza davasının düşmesi sonucunu doğuracaktır.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda Görevli Mahkeme Hangisidir?

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda görevli mahkeme Asliye Ceza Mahkemesi’dir. Suçun işlendiği yerdeki Asliye Ceza Mahkemesi’nde kovuşturma aşaması gerçekleştirilecektir.

Suç Eşyasının Satın Alınması Uzlaşmaya Tabi Midir?

Kanunda sayılı bazı suçlar uzlaşmaya tabi tutulmuştur. Bu suçlar hakkında kovuşturmaya başlanılmadan önce dosyaları uzlaştırma bürolarına gönderilir ve tarafların uzlaşıp uzlaşmayacağı öğrenilir. Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu da uzlaşmaya tabi suçlar arasındadır.

Suç Eşyasının Satın Alınması Etkin Pişmanlık

Suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunda, etkin pişmanlık hükümleri uygulanamayacaktır

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunda Adli Para Cezasına Çevirme, Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması, Cezanın Ertelenmesi Kurumları Uygulanır mı?

Kanun maddelerinde yer alan koşulların açıkça gerçekleşmesi halinde adli para cezası, hükmün açıklanmasının geri bırakılması ve erteleme kararlarının suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu hakkında uygulanması mümkündür.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunun Maddi Unsurları Nelerdir ?

  • Önceden bir suç işlenmiş olmalıdır.

Söz konusu suçun oluşabilmesi için öncelikle bir suç işlenmiş olmalı ve bu suç sebebiyle elde edilen bir eşya olması gerekmektedir. Bu suç için kanunda bir şart öngörülmemiştir. Herhangi bir suçun işlenmiş olması bu şartı sağlayacaktır.

  • Fail önceden işlenmiş olan suça iştirak etmemiş olmamalıdır.

Fail önceden meydana gelen bir suçun işlenmesinde oynamamış olmalıdır. Aynı zamanda söz konusu suç bitmiş olmalıdır. Tamamlanmamış bir suçtan elde edilen eşyada söz konusu eylem işlenen suça iştirak sonucunu doğurmaktadır.

  • Satma, devretme, satın alma veya kabul etme söz konusu olmalıdır.

Satma, devretme, satın alma ve kabul etme hareketleri kanunda teker teker ve belirli olarak sayılmıştır. Bu hareketlerin teker teker sayılmış olması suçun seçimlik hareketli bir suç olduğunu göstermektedir. Bu sebeple suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun oluşabilmesi için bu sayılan hareketlerden birinin gerçekleşmesi gerekmektedir.

Suç Eşyasının Satın Alınması veya Kabul Edilmesi Suçunun Manevi Unsurları Nelerdir?

Fail söz konusu eşyanın bir suçun işlenmesi ile elde edildiğini bilmelidir. Fakat işlenen suçla ilgili detayları bilmesine gerek yoktur.

Söz konusu eşyanın fiyatının piyasa değerinin çokça altında olması durumunda failin ilgili eşyanın suç eşyası olduğunu bildiği kabul edilir.

Fail söz konusu eşyanın suç eşyası olduğunu sattığı, devrettiği, satın aldığı veya kabul ettiği anda biliyor olmalıdır. Eğer kişi bu eylemlerinden sonra söz konusu eşyanın suç eşyası olduğunu öğrenirse suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçu değil TCK madde 166’ta düzenlenmiş olan bilgi vermeme suçunu işlemiş olur.

Oylayın

Cinsel Taciz Suçu ve Cezası

Cinsel Taciz Nedir?

Cinsel taciz, taciz eden kişiye cinsel anlamda haz verirken maruz kalana rahatsızlık veren cinsel içerikli sözlü veya fiziksel temaslardır.

Türk Dil Kurumu, cinsel tacizin tanımını şu şekilde yapmıştır: “Ahlaksızca, ulu orta veya gizlice söz ve davranışlarla karşı cinse eziyet etme, tedirginlik ve sıkıntı verme.”

Cinsel Taciz Suçu Nedir?

Okumaya devam et

Oylayın

Tehdit Suçu ve Cezası

Tehdit Suçu Nedir ?

Tehdit, bir kişiye yönelik tehlikeli bir durum oluşturularak, ileride haksız bir kötülüğün gerçekleşeceğinin bilgisinin verilmesi veya haksız kötülüğün gerçekleşmiş gibi gösterilip gerçekleşmesi failin isteğine bağlı olması olarak tanımlanmaktadır.

Okumaya devam et

Oylayın

Taksirle Yaralama Suçu ve Cezası

Taksirle yaralama Türk Ceza Kanunu madde 89 da düzenlenmiştir. Bu maddeyi açıklamadan önce taksir ve yaralama kavramının neler olduğunu açıklamakta fayda vardır.

Taksir, basit (adi) taksir ve bilinçli taksir olarak ikiye ayrılır. Basit (adi) taksir, bir kişinin dikkat ve özensizliğinden kaynaklanarak meydana gelen neticeyi öngörmemesi ve istememesi olarak ifade edilebilir. Bilinçli taksir ise kişi neticeyi öngörüp istememe durumudur.

Yaralama ise en basit haliyle bir kimsenin vücut bütünlüğüne onun rızası olmadan zarar vermektir.

Taksirle Yaralama Ne Demek?

Taksirle yaralama bir kimsenin tedbirsizliği veya özensizliği sebebiyle bir başkasının vücut bütünlüğüne zarar vermesidir. Taksirle yaralama yaygın olarak trafik kazaları veya iş kazaları gibi durumlarda karşımıza çıkmaktadır.

Taksirle Yaralama Cezası

 Taksirle başkasının vücuduna acı veren veya sağlığının ya da algılama yeteneğinin bozulmasına neden olan kişi, üç aydan bir yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. (TCK 89/1)

  1. maddenin 2. fıkrasında ise suçun nitelikli hallerinden bahsedilmiştir. Bu haller;

a) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına,

b) Vücudunda kemik kırılmasına,

c) Konuşmasında sürekli zorluğa

d)Yüzünde sabit ize,

e) Yaşamını tehlikeye sokan bir duruma,

f) Gebe bir kadının çocuğunun vaktinden önce doğmasına,

şeklinde olmakla beraber burada bu sayılan halleri nitelikli olarak değerlendirmemizde sebep ise suçun basit haline verilecek cezanın yarısı oranında fazlasının verilmesi gerektiğindendir.

Örnek vermek gerekirse; Taksirle yaralama nedeniyle bir kişinin vücudunda kırık meydana gelmişse, 4.5 ay ile 1.5 yıl arasında ceza verilebilecektir.

Maddenin 3. fıkrasında ise taksirle yaralama suçunun ağırlaştırılmış halinden bahsedilmektedir. Bu haller ise;

a) İyileşmesi olanağı bulunmayan bir hastalığa veya bitkisel hayata girmesine,

b) Duyularından veya organlarından birinin işlevinin yitirilmesine,

c) Konuşma ya da çocuk yapma yeteneklerinin kaybolmasına,

d) Yüzünün sürekli değişikliğine,

e) Gebe bir kadının çocuğunun düşmesine,

şeklindedir. Burada ise nitelikli hallerden daha da ağır bir durum söz konusudur. Bunu da kanuna baktığımız da basit haline verilecek cezanın bir katından fazla verilmesi gerektiği ifadesinden anlıyoruz. Yani verilecek ceza 6 ay ve 2 yıl arasında olacaktır.

Maddenin 4 fıkrasında ise, taksirle yaralama fiilinin birden fazla kişinin yaralanmasına neden olması halinde, altı aydan üç yıla kadar hapis cezasına hükmolunur. Bu durumun en yaygın örneği ise trafik kazalarıdır.

Taksirle Yaralama Suçu Şikayete Bağlı Mı ?

 Taksirle yaralama suçunun soruşturulması ve kovuşturulması şikayete bağlıdır. Ancak, birinci fıkra kapsamına giren yaralama hariç, suçun bilinçli taksirle işlenmesi halinde şikayet aranmaz.

Şikayete tabii suçta re’sen soruşturma ve kovuşturma yapılmaz. Mağdurun şikayetinin olması gerekmektedir. Mağdur için verilen bu şikayet süresi fiili ve faili öğrendikten sonra 6 aydır.

Taksirle Yaralamada Uzlaşma

Taksirle yaralama suçu uzlaşma kapsamına giren suçlardandır. Suçu işleyen kimse ile yaralanan kimse uzlaştırmacı aracılığıyla bir araya gelerek uzlaşabilirler.

Uzlaşma sonucunda şüphelinin edimini defaten yerine getirmesi halinde hakkında “kovuşturmaya yer olmadığı kararı” verilir. Edimin yerine getirilmesinin ileri tarihe bırakılması, takside bağlanması veya süreklilik arz etmesi durumunda, CMK m. 171’de yer alan şartlar aranmaksızın, şüpheli hakkında “kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı” verilecektir.

Taksirle Yaralamada Tazminat

Tazminat, maddi tazminat ve manevi tazminat olarak ikiye ayrılmaktadır. Tazminat istemi için birçok farklı sebep dayanak olabilir. Taksirle yaralama da bu dayanaklardan bir tanesidir. Yaralanan kimse taksirle yaralamayı sebep göstererek maddi ve/veya manevi tazminat isteminde bulunabilir. Bu istemde bulunmak için süre ise dava zamanaşımı ile eş değerde olacaktır. Yani taksirle yaralamada dava zamanaşımı 8 yıl gerekli hallerde 12 yıl olduğu için maddi ve manevi tazminat istemleri içinde bu süre geçerlidir. En sık taksirle yaralamadan kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemi konuları ise;

  • İş kazalarından kaynaklanan taksirle yaralama
  • Trafik kazalarından kaynaklanan taksirle yaralama
  • Hekimlerin işlemlerinden kaynaklanan taksirle yaralamadır.

5 / 5 ( 1 puan )