Kategori: Genel Kategori

Mirasın Hükmen Reddi

Mirasın Hükmen Reddi

Mirasın Hükmen Reddi Nedir ? 

Miras bırakanın ölümü tarihinde terekesinin borca batık olduğu açıkça belli veya resmen tespit edildiği takdirde, miras reddedilmiş sayılacaktır.

Miras bırakanın ölümü ile birlikte miras, yasal mirasçılara hiçbir talep olmaksızın kendiliğinden geçer. Mirasçıların kabul beyanı vermesine gerek yoktur. Miras tüm aktif ve pasifleriyle birlikte mirasçılara geçecektir.  Bu durumda mirasçılar, murisin (miras bırakan) borcundan yalnızca tereke miktarı ile değil; ayrıca kendi malvarlıkları ile de sorumlu olurlar.

Mirasın Hükmen Reddinin Şartları

1-) Miras Bırakanın Ölümü Anında Borçlarını Ödemekten Aciz Olması Gerekir

Terekenin ( malvarlığının) borca batık olması mirasın açılması anında var olmalıdır. Yargıtay uygulamasına göre terekenin borca batık olup olmadığının tespitine dair tensiben araştırma yapılması kabul edilmektedir. Buna göre mahkemece murisin aktif ve pasifine dair malvarlığı araştırması yapılmak üzere; tapuya, bankalara, trafik tescil müdürlüğüne, vergi dairesine, sosyal güvenlik kurumuna, ticaret sicil müdürlüğüne ve belediyelere müzekkereler yazılmakta, bu hususa ilişkin kolluk araştırması yaptırılıp, tanık dinlenmesi gerekir.

2-) Murisin Aczinin Açıkça Belli veya Resmen Tespit Edilmiş Olması Gerekir

Murisin (miras bırakan) ölümü anında borçlarını ödemekten aciz olması tek başına yeterli değildir. Ayrıca bu acziyetin açıkça belli olması veya resmen tespit edilmiş olması da gerekmektedir.

3-) Mirasçılar Tarafından Açık veya Zımni Olarak Mirasın Kabul Edilmemiş Olması Gerekir

Gerek açık, gerekse zımni olarak miras kabul edilmiş ise artık kabul eden açısından ret hakkının kullanılması durumu olmaz. Çünkü miras kesin olarak kazanılmış sayılır.

4-) Mirasın Hükmen Reddi Davası Muris Öldükten Sonra Açılması Gerekir

Mirasın hükmen reddi davası, ancak miras hakkının mirasçıya geçmesinden sonra mümkün olacaktır. Muris hayatta iken mirasın hükmen reddi davası açılması mümkün değildir.

Mirasın Hükmen Reddi Davası

Açılacak olan dava mirasın hükmen reddinin tespiti davasıdır. Yargıtaya göre, mirasın hükmen reddi davaları aslında menfi tespit davası özelliği göstermektedir.

Mirasın hükmen reddi durumunda mirasçı terekeden hiçbir hak talep edemeyecektir. Murisin kalan borçlarından da hiçbir şekilde sorumlu tutulmayacaktır.

Mirasın hükmen reddini isteyen mirasçı veya mirasçılar, davayı tereke alacaklıları aleyhine karşı açmalıdır. Mirasın hükmen reddi davasının tüm alacaklılara karşı açılması şart olmayıp, icra takibine başvuran, dava açan veya mirasçılar açısından böyle bir tehlike barındıran alacaklıya karşı açılması yeterlidir. Zaten dava açıldıktan sonra mahkeme murisin aktif ve pasif tüm malvarlığı bilgisini araştıracaktır.

Somut uyuşmazlıkla ilgili hukuki niteleme hâkime ait olup, mirasın hükmen reddi davası hasımsız olarak açılmışsa dava husumet eksikliğinden hemen reddedilmeyip, davacıya tereke alacaklısını davaya dahil etmesi için makul bir süre verilip sonucuna göre hareket edilmelidir. (Yargıtay 8. Hukuk Dairesi)

Mirasın Hükmen Reddi Görevli Mahkeme

Mirasın hükmen reddi davasının malvarlığına ilişkin bir davadır. Bu nedenle mirasın hükmen reddi davasında görevli mahkeme Asliye Hukuk Mahkemesidir.

Mirasın Hükmen Reddi Yetkili Mahkeme

Mirasın hükmen reddi davalarında da yetkili mahkeme davalı olan tereke alacaklılarının dava tarihi itibariyle yerleşim yerinin bulunduğu yer mahkemesidir.

Mirasın Hükmen Reddi Zamanaşımı 

Mirasın hükmen reddi davaları her hangi bir süreye tabi olmayıp her zaman açılabilir

Mirasın Hükmen Reddi Vekaletname

**Mirasın hükmen reddi davasının avukat aracılığı ile açılması durumunda vekaletnamede bu davanın
açılabileceğine dair özel yetki bulunmalıdır.

Mirasın Hükmen Reddi Yargıtay Kararları

1-) Vekaletnamede Özel Yetki Bulunmalıdır 

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi   2015/1835 E.  –  2015/2844 K.

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki mirasın hükmen reddi davasından dolayı mahal mahkemesinden verilen yukarıda gün ve sayısı yazılı hükmün; Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 26.05.2014 gün ve 2013/14986-2014/10592 sayılı ilamı ile onanmasına karar verilmişti. Süresi içinde davalı vekili tarafından kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla, dosya içerisindeki bütün evrak incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Mirasın reddi isteğinde bulunan davacı …’ın Av. …’ya verdiği vekaletnamede mirasın reddi yetkisini içeren bir ibare yer almadığından, TMK’nın velayet, vesayet ve mirasın hükümlerinin uygulanmasına ilişkin tüzüğün 39/2. fıkrası gereğince mirasın reddi yetkisini içeren vekaletnamenin davayı takip eden Av. …’dan temin edilerek, Dairemize gönderilmesi için dosyanın MAHALLİNE İADESİNE, 16.03.2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

2-) Mirasın Hükmen Reddi Davasını Yasal ve Atanmış Mirasçılar Açabilir

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi   2016/2669 E.  –  2016/3303 K.

MAHKEMESİ : Asliye Hukuk Mahkemesi

Davacılar vekili tarafından, davalı aleyhine 17.09.2012 gününde verilen dilekçe ile mirasın hükmen reddi istenmesi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 09.12.2014 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

KARAR

Davacılar vekili, müvekkillerinin murisi …’in 17.10.2010 tarihinde öldüğünü, ölüm tarihinde terekesinin borca batık olduğunu açıklayarak mirasın hükmen reddini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, terekenin borca batık olduğunun tespiti hukuksal nedenine dayalı olarak 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 605/2 maddesi gereğince açılan mirasın hükmen reddi istemine ilişkindir. Ölüm tarihinde mirasbırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır (TMK m. 605/2). Bu maddeye dayanan talepler süreye tabi olmayıp, mirasçıların iyiniyetli ya da kötüniyetli olmalarının bir önemi bulunmamaktadır. Murisin ödemeden aczi ölüm tarihine göre belirlenir. Ölüm tarihi itibariyle, murisin tüm malvarlığı terekenin aktifini, tüm borçları ise terekenin pasifini oluşturur. Terekenin pasifinin aktifinden fazla olması; terekenin ödemeden aczini ve dolayısıyla da terekenin borca batık olduğunu gösterir. Mirasçılar Türk Medeni Kanununun 610/2 maddesinde yazılı eylemlerde bulunmadıkça yani zımnen mirası kabul etmiş duruma düşmüş olmadıkça, her zaman terekenin borca batık olduğunun tespitini isteyebilirler.
Mirasın hükmen reddi davasını yasal ve atanmış mirasçılar açabilir. Mirasçı olmayan kişinin dava açma hakkı yani aktif dava ehliyeti bulunmamaktadır.
Somut olaya gelince; dosya içerisinde bulunan mirasçılık belgelerine göre, davacı …’in muris …’in mirasçısı olmadığı anlaşıldığından aktif dava ehliyeti de bulunmadığı gözetilerek davanın … yönünden reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir.
Kabule göre; karar tarihinden önce vekillikten çekildiği anlaşılan davacılar vekili için vekalet ücreti takdiri doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz talebinin kabulü ile temyiz olunan hükmün BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 16.03.2016 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Mirasın Hükmen Reddi Dava Dilekçesi

Mirasın hükmen reddi dava dilekçesi ve hukuki sorunlarınız için Bakırköy Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.

Araç Alış Satışında Dikkat Edilecek Durumlar

Araç Alış Satışında Dikkat Edilecek Durumlar

Özellik son zamanlarda sıfır araçlara gelen ötv zammı ile birlikte ikinci el piyasası sıfır araç piyasasına göre daha hareketli durumda. Araba alım satım durumlarında dikkat edilmesi gereken bir sürü durum vardır. Bunları açıklayacak olursak;

  • Kapora Dolandırıcılığı : Dolandırıcıların en çok kullandığı yöntemlerden biridir. Genelde internet üzeri ilanlarda sahte bir araç ilanı koyarak alıcı kişilerin dikkatini çekmeye çalışırlar. Bu dikkat çekme genelde fiyatın piyasaya göre daha uygun gösterilmesi şeklinde olmaktadır. Dolandırıcı kişi fiyatı uygun göstererek alıcının aklını çelmekte, alıcı da aracı kaçırmamak için dolandırıcıya kapora göndermektedir.

Bu tür durumlar için öncelikle aracın ruhsatını ve belgelerini görmenizde fayda vardır. Yüz yüze görüştüğünüz durumlarda ise arada yazılı bir sözleşme olması, ruhsat ve satıcının kimlik fotokopisi ya da fotoğrafı olması kendinizi garanti altına almanıza yardımcı olacaktır.

  • Aracın Kilometresi İle Oynanması : Dolandırıcılar araç satışını kolaylaştırmak için aracın kilometresini düşük gösterebilirler. Ancak ekspertiz raporu bu durumu da açığa çıkarabilir. Bu sebeple bir alıcının kesin olarak almak istediği bir aracın ekspertiz raporunu görmesinde fayda vardır.
  • Pert Araçlar : Pert bilgisi 45 gün sonra sistem kayıtlarına geçtiği için dolandırıcıların pert aracı sağlammış gibi satması kolay oluyor. Bu nedenle mutlaka bir ekspertize götürmenizde fayda vardır.

Noter Öncesi Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

Noter öncesi işlemler araç satıcıları için önemlidir. Çünkü aşağıdaki belirtilen işlemlerin olmadığı durumlarda noter satışı onaylamayacaktır.

  • TÜVTÜRK Araba Muayene Sorgulama
  • Motorlu Taşıtlar Vergisi ve Trafik Cezası Kontrolü

Para Gönderme İşlemi Sırasında Dikkat Edilmesi Gereken Durumlar

Araç satışlarında en sık rastlanan sorundur. Aracı kimden alıyorsanız parayı o kişinin hesabına göndermeniz en garantili yol olacaktır. Ayrıca aracı kime satıyorsanız paranın alıcı kişiden gelmesine dikkat edin.

En güvenilir yollardan birisi de blokeli sistemdir. Araç satışı yapılırken alıcının parayı blokeli olarak ödemesi en güvenli yollardan biridir. Blokeli yöntem banka aracılığıyla yapılmaktadır.

Satıcı parayı almadan satışı gerçekleştirmez. Bu sebeple satıcıya blokeli ödeme yaparak noter işlemleri bittikten sonra blokeyi kaldırmak en doğru olanıdır. Bu sayede iki taraf için de en güvenli ve sağlıklı yol sağlanmış olacaktır.

Diğer önemli bir yol ise, 1 Şubat 2020 tarihinde yürürlüğe giren noterlik işlemlerinde güvenli ödeme sistemidir. Türkiye Noterler Birliği’nin “Güvenli Ödeme Sistemi’nin kurulması ve işletilmesi” konusunda yetkilendirilmesi ile birlikte satış bedeli ile aracın mülkiyeti eş zamanlı olarak devredilebilecek.Güvenli Ödeme Sistemi ile birlikte, aracın devir işlemi ve para transferi aynı anda noter huzurunda yapılacak. Satış bedeli, noterde işlem gerçekleştirilmeden satıcının hesabına geçmeyeceğinden, yeni dönemde satıcının notere gelmeme veya noterde işlemi gerçekleştirmeme riski ortadan kalkmış olacak. Bu şekilde hem alıcı hem de satıcının herhangi bir güven sorunu kalmayacaktır.

Araç Satış Sözleşmesi Örneği

 

İşbu sözleşme …………………….. tarihinde

(1) …………………….. (“Alıcı”) ile

(2) …………………….. (“Satıcı”) arasında aşağıdaki şartlarla akdedilmiştir:

1) Satıcının aldığını kabul ettiği toplam …………………..TL karşılığında, Satıcı Alıcı’ya aracı (“Araç”) satmakta ve devretmektedir:

Markası:                                        Model:

Ruhsat No.:                                  Şase No:

Yapım Yılı:                                    KM:

Renk:                                            Ekstralar:

2) Satıcı,

  • Aracın sahibi olduğunu,
  • Aracı satmak için yasal hak sahibi olduğunu,
  • Araç’ın üzerinde rehin ve ipotek olmadığını,
  • Araç’ın bir taksitle satış sözleşmesine konu olmadığını

Alıcı’ya taahhüt eder. Satıcı ayrıca şunları da taahhüt eder:

………………………………….

3) Satıcı, Araç kendi mülkiyetindeyken aracın kilometresinin değiştirilmediğini veya bağlantısının kesilmediğini ve Satıcının en iyi şekilde bildiği kadarıyla yukarıda yazılı km’yi gösteren km göstergesinin

( ….. ) gerçek km’yi gösterdiğini

taahhüt eder.

4) Alıcı işbu sözleşmenin imzalanmasından sonra 1 hafta içinde trafik tescilini yaptırarak aracın ruhsatını üzerine alacaktır.

5) İşbu sözleşmeden doğan tüm uyuşmazlıklarda yetkili mahkemeler İstanbul mahkemeleridir.

Taraflar yukarıda yazılı tarihte işbu sözleşmeyi imzalamışlardır.

 SATICI                                         ŞAHİT                                                  ALICI

 

Daha ayrıntılı bilgi ve hukuki destek için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

tüketici sık sorulan

Tüketici Uyuşmazlıklarında Sık Sorulan Sorular

Tüketici hakem heyetine nasıl başvurabilirim? 

Hakem heyetinin bulunduğu yere gidip elden yazılı olarak başvuru yapabilirsiniz. Ayrıca e-devlet üzerinden Tüketici Bilgi Sistemi (TÜBİS) (https://tuketicisikayeti.ticaret.gov.tr) ile tüketici hakem heyetlerine başvuru yapabilirsiniz. Tüketici hakem heyetlerine sözlü başvuru yapılamamaktadır.

Satın aldığım ürün 2 ay sonra arızalandı. Değiştirmek istemiyorum. Para iadesi hakkım var mı? 

Satın alınan malın ayıplı çıkması durumunda, malın tüketiciye teslim tarihinden itibaren 2 yıl içinde tüketicilerin, bedel iadesi, malın ayıpsız misliyle değişimi, ayıp oranında bir bedel indirimi ya da ücretsiz onarım isteme hakkı vardır. Tüketici istediği hakkı kullanmakta serbesttir.

Elbise mağazasından aldığım ürünü hiç kullanmadım. Geri götürüp iade veya değişim sağlayabilir miyim? 

Hayır, iade edemez, değişim yapamazsınız. 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun gereğince, mağaza veya işyeri gibi satış mekanlarında yapılan peşin satışlarda konu üründe herhangi bir ayıp bulunmaması halinde tüketicinin iade veya değişim hakkı yoktur. Fakat ilgili firma iade veya değişim konusunda bir taahhütte bulunmuşsa o zaman hakkınız bulunmaktadır.

Geçen hafta aldığım ayakkabıda açılmalar meydana geldi. Ne yapabilirim? 

Satın aldığınız ayakkabının kullanıcı hatası olmadan açılmalar meydana geldiğini düşünüyorsanız ayıplı mal nedeniyle öncelikle satıcıya başvurarak mağduriyetinizin giderilmesini talep edebilirsiniz. Satıcı mağduriyeti gidermiyorsa o zaman tüketici hakem heyetine başvuruda bulunabilirsiniz.

4 yıl önce sıfır bir araç aldım. Aracımı satış için ekspertize götürdüğümde kaportasında boya olduğu söylendi. Üzerinden çok zaman geçmesine rağmen bir şey yapabilir miyim? 

Ayıplı malda zamanaşımı süresi 2 yıldır. 2 yıldan sonra herhangi bir hak iddia edilemez. Ancak söz konusu ayıp gizli ayıp ise o zaman zamanaşımı süresi yoktur. Bu durumda ayıplı mala ilişkin seçimlik haklardan biri kullanılacaktır.

Değeri 50.000 TL olan bir ürün aldım. Ürünü kullandıktan 1 ay sonra arıza verdi. Kullanıcı hatası olduğunu düşünmüyorum. Satıcı firma hiçbir şey yapamayacağını belirtti. Tüketici hakem heyetine başvurabilir miyim? 

10.390 TL üstü uyuşmazlıklarda tüketici hakem heyetine başvurulamaz. Bunun için tüketici mahkemesine başvurmanız gerekmektedir.

Aldığım cep telefonuna mesaj gelerek imei numarasının kopyalandığı ve 1 ay içinde kapatılacağını öğrendim. Telefonu iade edebilir miyim? 

Ayıplı bir malın iadesinin sağlanabilmesi için ayıbın tüketicinin hatasından kaynaklanmaması gerekmektedir. Eğer tüketici kaynaklı hatan dolayı ürün ayıplı olduysa o zaman iade hakkı kullanılamaz.

Hangi tüketici hakem heyetine başvuru yapmalıyım? 

Yerleşim yerinizde bulunan veya tüketici işleminin yapıldığı yerdeki tüketici hakem heyetine başvuruda bulunabilirsiniz.

Tüketici Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Ücreti

Tüketici Uyuşmazlıklarında anlaşma sağlanamaması halinde arabuluculuk ücreti Adalet Bakanlığı tarafından karşılanır. Tüketici uyuşmazlıklarda 2 kişinin taraf olduğu işlemlerde saat ücreti 900 TL. Taraf sayısı 3-5 kişi olan uyuşmazlıklar için ücret 1900 TL, 6-10 kişi için 2000 TL, 11 ve üzeri için ise 2100 TL’dir. Açılacak olan dava tüketici lehine sonuçlandığında işbu ücret 6183 sayılı amme alacaklarının tahsili usulü hakkındaki kanun hükümlerine göre diğer taraftan tahsil edilir.

 

Daha ayrıntılı bilgi ve hukuki destek için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

iş hukuku avukatı

Bakırköy İş Hukuku Avukatı

İş hukuku avukatı, işçi ve işveren arasında İş Kanunu‘ndan ve diğer ilgili kanunlardan doğan sorunların çözümü amacıyla çalışmaktadır. İşçi ve işveren arasında yazılı veya sözlü olarak bir sözleşme olabilir. Bu sözleşme neticesinde tarafların belirli hak ve sorumlulukları vardır. Bakırköy iş hukuku avukatı olarak iş hukuku ile ilgili her türlü davaya bakılmaktadır.

Okumaya devam et

Ad ve Soyadı Değişikliği

Ad ve Soyadı Değişikliği

Türk Medeni Kanunu’nun 27. maddesi, ad ve soyadı değişikliğinin ancak haklı sebeplerin varlığı halinde ve mahkeme kararına dayanılarak gerçekleştirilebileceğini belirtmektedir. Ancak, Nüfus Hizmetleri Kanunu’na eklenen geçici madde 8 düzenlemesi ile artık mahkeme kararına ihtiyaç duyulmadan idare tarafından ad ve soyadı değiştirilebilecektir.

Bir defaya mahsus olarak yapılan mahkeme kararı olmadan idare tarafından ad ve soyadı değişikliği yapılması 03.11.2019 tarihinde son bulmuştur. Ancak bu süre 3 yıl daha uzatılmıştır. 24.12.2022 tarihine kadar mahkeme kararı aranmaksızın ad ve soyadı değişikliği haklı sebeple değiştirilebilecektir.

Keyfi olarak adımı ya da soyadımı değiştirebilir miyim? 

Hayır değiştiremezsiniz. Yukarıda belirttiğimiz gibi mutlaka haklı bir sebep olmalı. Haklı bir sebebin varlığı halinde değişiklik yapılabilecektir.

Haklı Sebep Olabilecek Durumlar

  • Kişinin adının gülünç olması,
  • Ahlaka aykırı bir isim veya soyadı olması,
  • Kişinin sosyal yaşamında tamamen başka bir adla tanınıyor ve biliniyor olması,
  • Toplum genelinde tasvip edilmeyen veya nefret edilen bir başka kişinin adıyla veya soyadıyla aynı olması ve bunun neticesinde bu kimseler arasında bir akrabalık olduğu zannının bulunması,
  • Kişinin dinini veya vatandaşlığını değiştirmiş olması

gibi sebepler haklı sebeplerden sayılmaktadır. Haklı sebepler sınırlı sayıda değildir. Daha fazla örnekle çoğaltılabilir.

Soyadı Kanununa Aykırılık Nedeniyle Soyadının Değiştirilmesi 

Soyadı değişikliği yapılmasını haklı kılan nedenlerden ilki, kişinin soyadının, Soyadı Kanunu’nun 3’üncü maddesine aykırı olmasıdır. Söz konusu düzenlemeye göre, rütbe, memuriyet, aşiret, yabancı ırk ve millet isimleri soyadı olarak kullanılamayacağı gibi, umumi edeplere uygun olmayan, iğrenç ve gülünç soyadlarının kullanılması da mümkün değildir.

Ad Ve Soyadı Değişikliği İçin Nereye Başvurmam Gerekiyor? 

Yerleşim yerinizde nüfus müdürlüğüne yazılı bir şekilde başvuru yaparak ad veya soyadı değişikliği talebinizi iletebilirsiniz. İl ve ilçe idare kurullarının vereceği karar kesindir.

Yerleşim yeri yurt dışında bulunan Türk vatandaşlarının ad veya soyadı değişikliğine ilişkin başvuruları ise dış temsilcilikler vasıtasıyla alınmaktadır. Bu başvurular,il veya ilçe idare kurullarınca değerlendirilmek üzere ilgililerin aile kütüğünde kayıtlı olduğu yerin valilik veya kaymakamlığına dış temsilcilikler tarafından ulaştırılmaktadır.

Ad Ve Soyadı Değişikliği İçin Avukat Aracılığıyla Başvuruda Bulunabilir Miyim?

Genelgeye göre; Avukatınıza çıkaracağınız ad ve/veya soyadı değiştirilmesine yönelik bilgileri içeren vekaletname ile avukatınız sizin yerinize başvuruda bulunabilecektir. Aksi takdirde bizzat ilgili kişi tarafından başvuru yapılmalıdır.

Kısıtlama Kararı Olan Kişinin Ad Ve Soyadı Değişikliği

Türk Medeni Kanununun 405 ve 406 ncı maddeleri uyarınca kesinleşmiş kısıtlama kararı bulunan kişilerin talebi, vasilerinin de ad ve/veya soyadı değişikliği talebine ilişkin yazılı izninin olması kaydıyla il ve ilçe idare kurullarınca değerlendirmeye alınacaktır.

Türk Medeni Kanununun 407 nci maddesi “Bir yıl veya daha uzun süreli özgürlüğü bağlayıcı bir cezaya mahkûm olan her ergin kısıtlanır.” hükmündedir. Bu madde uyarınca kısıtlanan hükümlülerin Cumhuriyet savcılığı kanalı ile müracaatta bulunmaları halinde vasilerinin de ad ve/veya soyadı değişikliği talebine ilişkin yazılı izninin olması kaydıyla hükümlünün talebi il ve ilçe idare kurullarınca değerlendirmeye alınacaktır.

Soyadı Değişiminde Eş Ve Çocukların Soyadı Değişir Mi?

Soyadını değiştiren erkek ise kendisi ile birlikte eş ve ergin olmayan çocuklarının, soyadını değiştiren kadın; evli değil ise kendisi ile birlikte ergin olmayan evlilik dışı çocuklarının soyadları sistem tarafından değiştirilecektir. Adını değiştiren kişinin çocuklarının baba veya ana adı ergin olup olmadıklarına bakılmaksızın yine sistem tarafından değiştirilecektir. Bu nedenle il veya ilçe idare kurulunca bu durumdaki kişiler için ayrıca karar verilmesine gerek bulunmamaktadır.

 

Daha ayrıntılı bilgi ve hukuki destek için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

Ceza Avukatı

İstanbul Ceza Avukatı

Ceza avukatı, bir suçla itham edilen kişileri ve kuruluşları ya da bir suçtan zarar gören kişileri savunmak için çalışırlar.  Ceza avukatları, Türk Ceza Kanunu‘nda belirtilen, soykırım ve insanlığa karşı suçlar, göçmen kaçakçılığı ve insan ticareti, hayata karşı suçlar, vücut dokunulmazlığına karşı suçlar, cinsel suçlar, hürriyete karşı suçlar, şeref ve malvarlığına karşı suçlar, kamunun sağlığına karşı suçlar ve daha bir çok alanda İstanbul ceza avukatı görev yapar. Okumaya devam et

İSTANBUL BOŞANMA AVUKATI

İstanbul Boşanma Avukatı

Boşanma, Türk Medeni Kanunu‘na göre yasal açıdan evliliğin sonlandırılması durumudur. Boşanma avukatı, boşanma hukuku alanındaki davalara bakmaktadır. Türkiye’de özellikle son yıllarda boşanma oranı gittikçe artmaktadır. Bu nedenle boşanma davalarına bakan avukatın da önemi artmaktadır. İstanbul boşanma avukatı olarak boşanma hukukuyla ilgili davalar özenle takip edilmektedir.

Boşanma Hukuku Alanındaki Hizmetlerimiz

  • Anlaşmalı boşanma davası
  • Çekişmeli boşanma davası
  • Nafaka davaları
  • Maddi ve manevi tazminat davaları
  • Çocukların velayet davası
  • Anlaşmalı boşanma davası protokolünün hazırlanması
  • Boşanma dilekçesi hazırlama
  • Boşanma ile ilgili İstanbul boşanma avukatı olarak danışmanlık yapmak
  • Boşanmanın tanınması ve tenfizi
  • Aile ve boşanma hukukuyla ilgili her türlü dava ve danışmanlık işlemleri

Boşanma Avukatının Görev ve Sorumlulukları

Boşanma avukatları, müvekkili en iyi şekilde temsil etmek ve müvekkilin lehine sonuç almak amacıyla görev yaparlar. Boşanma avukatına düşen bazı görev ve sorumluluklar vardır:

  • Müvekkil ile detaylı bir görüşme yaparak boşanma nedenlerine hakim olmak
  • Konuyla ilgili bilgisi olan tanıklarla görüşmek
  • Konu ile ilgili kanun, yönetmelik, yargıtay kararları ve doktrinleri araştırmak
  • Dava aşamalarını takip etmek

Boşanma Avukatı Becerileri ve Yeterlilikleri

Boşanma avukatı, işlerinde başarılı olmak için aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli ek becerilere sahip olmalıdır:

  • Yazma ve konuşma becerileri: Gerek mahkemeye sunacağı dilekçede gerekse duruşmadaki sözlü beyanlar mutlaka etkileyici ve ikna edici olmalıdır.
  • Araştırma becerileri: Davayla ilgili gerekli araştırmayı yapmak davayı kazanmanın en etkili yollarından biridir. Çünkü araştırma sonucu elde edilecek bir delil davanın tüm seyrini değiştirebilecektir.
  • Hukuki bilgi ve deneyim: İstanbul boşanma avukatı alanıyla ilgili hukuki bilgi ve deneyime sahip olmalıdır. Boşanma avukatının vazgeçilmez bir özelliğidir bilgi ve deneyim.
  • İletişim becerisi: Müvekkil ile güçlü bir iletişim becerisi kurulması gerekir. Dava konusuna tam olarak hakim olmanın en iyi yolu müvekkilden geçer. Mahkemeye karşı da güçlü, kendinden emin ve  ikna edici olması iyi bir boşanma avukatının özelliklerindendir.
  • Müzakere yeteneği: Özellikle anlaşmalı boşanma davalarında müzakere yeteneği çok önemlidir. Karşı tarafı ikna etme, karşı tarafla diyalog halinde olma anlaşmalı boşanma durumunda önemlidir.

Boşanma davalarınız veya hukuki destek için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

Boşanma avukatı

Bakırköy Boşanma Avukatı

Boşanma, Türk Medeni Kanunu’na göre yasal açıdan evliliğin sonlandırılması durumudur. Boşanma avukatı, boşanma hukuku alanındaki davalara bakmaktadır. Türkiye’de özellikle son yıllarda boşanma oranı gittikçe artmaktadır. Bu nedenle boşanma davalarına bakan avukatın da önemi artmaktadır. Bakırköy boşanma avukatı olarak boşanma hukukuyla ilgili davalar özenle takip edilmektedir.

Boşanma Hukuku Alanındaki Hizmetlerimiz

  • Anlaşmalı boşanma davası
  • Çekişmeli boşanma davası
  • Nafaka davaları
  • Maddi ve manevi tazminat davaları
  • Çocukların velayet davası
  • Anlaşmalı boşanma davası protokolünün hazırlanması
  • Boşanma dilekçesi hazırlama
  • Boşanma ile ilgili Bakırköy boşanma avukatı olarak danışmanlık yapmak
  • Boşanmanın tanınması ve tenfizi
  • Aile ve boşanma hukukuyla ilgili her türlü dava ve danışmanlık işlemleri

Boşanma Avukatının Görev ve Sorumlulukları

Boşanma avukatları, müvekkili en iyi şekilde temsil etmek ve müvekkilin lehine sonuç almak amacıyla görev yaparlar. Boşanma avukatına düşen bazı görev ve sorumluluklar vardır:

  • Müvekkil ile detaylı bir görüşme yaparak boşanma nedenlerine hakim olmak
  • Konuyla ilgili bilgisi olan tanıklarla görüşmek
  • Konu ile ilgili kanun, yönetmelik, yargıtay kararları ve doktrinleri araştırmak
  • Dava aşamalarını takip etmek

Boşanma Avukatı Becerileri ve Yeterlilikleri

Boşanma avukatı, işlerinde başarılı olmak için aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli ek becerilere sahip olmalıdır:

  • Yazma ve konuşma becerileri: Gerek mahkemeye sunacağı dilekçede gerekse duruşmadaki sözlü beyanlar mutlaka etkileyici ve ikna edici olmalıdır.
  • Araştırma becerileri: Davayla ilgili gerekli araştırmayı yapmak davayı kazanmanın en etkili yollarından biridir. Çünkü araştırma sonucu elde edilecek bir delil davanın tüm seyrini değiştirebilecektir.
  • Hukuki bilgi ve deneyim: Bakırköy boşanma avukatı alanıyla ilgili hukuki bilgi ve deneyime sahip olmalıdır. Boşanma avukatının vazgeçilmez bir özelliğidir bilgi ve deneyim.
  • İletişim becerisi: Müvekkil ile güçlü bir iletişim becerisi kurulması gerekir. Dava konusuna tam olarak hakim olmanın en iyi yolu müvekkilden geçer. Mahkemeye karşı da güçlü, kendinden emin ve  ikna edici olması iyi bir boşanma avukatının özelliklerindendir.
  • Müzakere yeteneği: Özellikle anlaşmalı boşanma davalarında müzakere yeteneği çok önemlidir. Karşı tarafı ikna etme, karşı tarafla diyalog halinde olma anlaşmalı boşanma durumunda önemlidir.

Boşanma davalarınız veya hukuki destek için Öner Hukuk ve Danışmanlık Bürosu her zaman sizinle

Bakırköy Ceza Avukatı

Bakırköy Ceza Avukatı

Ceza avukatı, suç faaliyetiyle suçlanan kişilerin veya şirketlerin savunmasında uzmanlaşmış avukattır. Ceza avukatları, TCK’da belirtilen, Göçmen Kaçakçılığı, Kasten Öldürme, Kasten Yaralama, Taksirle Öldürme, Taksirle Yaralama, Cinsel Saldırı, Çocukların Cinsel İstismarı, Reşit Olmayanla Cinsel İlişki, Cinsel Taciz, Tehdit, Şantaj, Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma, Konut Dokunulmazlığının İhlali, Hakaret, Hırsızlık, Uyuşturucu Madde  Satma, Uyuşturucu Madde Kullanma gibi suçlar ve daha bir çok alanda Bakırköy ceza avukatı olarak görev yapmaktayız.

Okumaya devam et