Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı

mal paylaşımı

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımı Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanmanın sağlanması için boşanmaya bağlı taleplerde taraflar arasında uzlaşma gerçekleşmelidir. Fakat kanunda geçen ‘boşanmanın mali sonuçları’ kavramı mal rejiminin tasfiyesini kapsamaz. Zira boşanmanın mali sonuçları ile kast edilen maddi – manevi tazminat ve yoksulluk nafakasıdır. 

Yargıtay 8.Hukuk Dairesi anlaşmalı boşanma davalarında tarafların, mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklı alacak haklarından feragat ettiklerine ilişkin açık bir beyanda bulunmaları gerektiği düşüncesindedir.

Yargıtay’a göre anlaşmalı boşanma davası sırasında düzenlenen protokolde yer alan ‘tarafların mal talepleri yoktur’ şeklindeki ifade eşler arasında mal rejiminden kaynaklanan alacak isteklerini de kapsar.

Aynı zamanda Yargıtay 8.Hukuk Dairesi, ‘Tarafların birbirlerinden hiçbir maddi veya manevi tazminat talepleri de yoktur. Herhangi bir gayrimenkul malvarlıkları da yoktur anlaşmazlık da bulunmamaktadır.’ şeklindeki taraf beyanlarının, mal rejiminden kaynaklanan alacak talebinden feragat niteliği taşımadığı görüşündedir.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi Nasıl Yapılır?

Anlaşmalı boşanmada eşler, zorunlu olmamakla birlikte mal rejiminin tasfiyesi konusunda da anlaşma yapabilirler. Mal paylaşımına ilişkin talepler, boşanma davasından ayrı bir dava ile ileri sürülebilir. Zira mal paylaşımı ayrı bir davanın konusunu oluşturur. Böyle durumlarda boşanma davası bekletici mesele yapılır. Boşanmanın neticelendirilmesi sonucunda da mal paylaşımı yapılmaktadır.

Boşanma davasında tasfiye anlaşması sadece belli bir mala yönelik ise ve diğer mallardan feragat durumu da yoksa, boşanma kararının kesinleşmesinden sonra eşler, diğer mallar yönünden birbirlerine karşı mal rejiminin tasfiyesi davası açabilirler.

Taraflar anlaşmada açık bir şekilde ‘katkı payı alacağı’ , ‘katılma alacağı’ ve ‘değer artış payı alacağı’ gibi tabirler kullanarak özellikle bu hakları talep etmediklerini belirtmelidirler. Bununla birlikte Yargıtay uygulamasında ‘herhangi bir mal talebinin olmadığı’ şeklindeki ifadede ‘mal’ tabirinden taşınır, taşınmaz hak ve alacakları kast edildiği ve dolayısıyla mal rejimini de kapsadığı kabul edilmektedir.

Bunun dışında  ‘nafaka, maddi ve manevi tazminat aldım, başka hiçbir talebim yoktur’ , ‘başka mal istemiyorum’, ‘ev eşyalarımı aldım, başka hiçbir mal istemiyorum’ şeklindeki ibareler boşanmada mal paylaşımı talep hakkından feragat edildiği anlamına gelmemektedir. Bu şekildeki tüm ibareler maddi veya manevi tazminat, nafaka vs. gibi haklardan feragat edildiği anlamına gelir.

Anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin herhangi bir hak veya alacak talep edilmediği belirtilmişse ve anlaşmalı boşanma davası kesinleşmiş ise, daha sonra açılacak mal paylaşımı talepli dava reddedilecektir.

Anlaşmalı Boşanma Protokolünde Mal Rejimi İçin Şekil Şartı

Anlaşmalı boşanmalarda boşanma protokolü yazılı olabileceği gibi sözlü de olabilmektedir. Anlaşma, mal rejiminin tasfiyesini içermekte ise de ayrı bir şekil şartı aranmaz. Protokol sözlü ya da yazılı usulüne uygun yapıldıktan sonra ilke gereği protokol içeriğinin mahkemece tasdik edilip edilmediği, hüküm fıkrasında da protokole yer verilip verilmediği hususu aranacaktır.

Tarafların boşanma davasına sundukları yazılı anlaşma metinleri ile yargılama tutanağına geçen sözlü anlaşma beyanında fark olması durumunda ise tarafların gerçek iradelerinin hangisi olduğunu hakim takdir edecektir.

Yapılan anlaşmalı boşanma protokolünde mal paylaşımına ilişkin kullanılacak ifadelerde; genel ifadeler kullanmak yerine her bir malvarlığı hakkında ayrıntılı bilgiye yer vermek önem arz etmektedir.

Anlaşmalı Boşanmada Mal Paylaşımından Feragat

Katılma alacağı, anlaşmalı boşanmaya bağlı bir hak değildir. Hüküm altına alınmış olması koşuluyla anlaşmalı boşanma içerisinde katılma alacağından feragat mümkündür.

Anlaşmalı boşanma davasında, boşanmanın eki niteliğinde olan mal rejiminden kaynaklanan alacak davalarından  katılma alacağı, açıkça bu istemler içerisinde bulunmalıdır.

Eşlerin malvarlıkları boşanmanın mali sonuçları arasında sayılmamıştır. Dolayısıyla eşler, evlilik birliği içerisinde sahip oldukları mallar hakkında anlaşmalı boşanma protokolünde düzenlemelere yer verebilecekler sahip olunan malvarlığı hakkında herhangi bir düzenleme yapmak zorunda değillerdir. 

Anlaşmalı Boşanmada Mal Rejimi Tasfiyesi Ne Zaman Gerçekleşir?

Anlaşmalı boşanmada taraflar, malvarlıklarını paylaşarak veya tasfiyeye yönelik haklarından feragat ederek mal rejiminin tasfiyesini gerçekleştirebilirler. Eğer eşler, boşanma davasında mal rejiminin tasfiyesi konusunda ayrıca anlaşma yapmak istiyorlarsa, bu konunun açık ve net olması, anlaşma metninde soyut, farklı yorumlanabilecek sözcük ve cümleler kullanılmaması önem arz etmektedir.

Boşanma davası ile birlikte eşlerin, evlilik birliği içinde edindikleri tüm malvarlıklarının tasfiyesi hususunda anlaştıkları yeterli açıklıkta ise mal rejiminin tasfiye edildiğinin kabulü gerekir. Artık taraflarca, daha sonra ayrı bir mal rejimi tasfiyesi davası açılmayacaktır. Bununla birlikte evlilik birliği içinde eşler sadece bir ya da birkaç malın paylaşımı hakkında mı yahut genel olarak edinilen tüm malların karşılığı olarak bir mal üzerinden aralarındaki mal rejimini tasfiye edip etmemelerine dair gerçek iradelerinin ne olduğu incelenip değerlendirilmelidir.

Eşlerin mal paylaşımını sonraya bırakmak istemeleri durumunda, anlaşmalı boşanma davasının kesinleşmesiyle beraber ayrı bir dava ile tasfiyeyi talep etme imkanları bulunmaktadır.

Zamanaşımı

Eşler, tasfiyeyi anlaşmalı boşanma ile birlikte yapabilecekleri gibi, bu yöndeki haklarını zamanaşımı süresi içinde daha sonra da kullanabilirler. Bu konuda anlaşma sağlanamaması, anlaşmalı boşanma davasının reddi sonucunu doğurmaz ve anlaşmalı boşanmaya bir etkisi olmaz. Anlaşmada ayrıca yer verilmemişse anlaşmalı boşandıkları için tarafların aralarındaki mal rejimini de tasfiye ettikleri anlamına gelmez.

Mal rejiminin tasfiyesinden kaynaklanan alacak hakkı dava tarihi itibariyle doğmaktadır. Mal rejiminden kaynaklı hakkın dava yoluyla kullanılabilmesi ve tasfiyeye karar verilebilmesi için boşanma davasının olumlu sonuçlanarak kesinleşmesi gerekmektedir.

Eşler zamanaşımı süresini geçmemek adına boşanma davası ile eş zamanlı olarak tasfiye davası açabilmektedirler.

Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun bir kararında mal paylaşımı davaları için 10 yıllık zamanaşımı süresi belirlenmiştir. Anlaşmalı boşanma protokolünde tarafların mal paylaşımını yaptıklarına dair açık herhangi bir ifade olmaması durumunda taraflar, anlaşmalı boşanma kararının kesinleşmesinden itibaren başlayan 10 yıllık dava zamanaşımı süresi içinde boşanmada mal paylaşımı davası açabilirler. Boşanmış olan eşler, boşanma kararının kesinleşmiş olduğu tarihten itibaren 10 yıl içerisinde boşanma protokol hükümlerine göre mal paylaşımı davası açılabilecektir.

Mal rejimleri ile ilgili hukuki destek almak için uzman avukatlarımıza başvurabilirsiniz.

İlginizi Çekebilir

  1. Pingback Yazı Boşanma İle İlgili Sıkça Sorulan Sorular - Boşanma Avukatı

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.