Kategori: Aile ve Boşanma Kategori

boşanma danışmanlığı

Boşanma Hukuki Danışmanlık

Eşinizden boşanmayı veya ayrılmayı düşünüyorsanız, doğru kararları verdiğinizden ve haklarınızın neler olduğunu bildiğinizden emin olmak için uzman boşanma avukatından yasal tavsiye almanızı öneririz. Bu tavsiyeler, hem zaman yönünden hem de maddi yönden tasarruf etmenizi sağlayabilir.

Okumaya devam et

boşanma ücreti

Boşanma Davası Ücreti & Boşanma Avukatı Ücreti

Boşanma davası açmak isteyen kişilerin kafasına takılan en çok sorulardan bazıları; Boşanma davası ücreti ne kadar? Boşanma avukatı ücreti ne kadar? Boşanma davası ücretini kim öder? Anlaşmalı boşanma ücreti, boşanma dilekçesi ücreti gibi sorulardır. Detaylı bir şekilde boşanma sürecinde karşınıza çıkabilecek masraf ve ücretleri anlatacağız.

Okumaya devam et

bakırköy çekişmeli boşanma

Bakırköy Çekişmeli Boşanma Avukatı

Boşanma, Türkiye yasalarına göre evliliğin bitirilmesi durumudur. Eşlerin anlaşamaması veya bir tarafın kusurlu olması nedeniyle diğer taraf boşanma davası açabilmektedir. Eşler anlaşmalı boşanma davası açabileceği gibi bir tarafın anlaşmaya yanaşmaması halinde diğer taraf çekişmeli boşanma davası açabilecektir.

Okumaya devam et

edinilmiş mallara katılma

Edinilmiş Mallara Katılma Rejimi

Mal rejimi, evlilikten önce veya sonradan evlilik süresince eşlerin sahip olduğu malvarlığı üzerindeki hak ve yükümlülükleri ve evlilik sona erdiğinde bu değerler üzerindeki tasarrufları düzenlemektedir.

1 Ocak 2002 tarihinden beri eşler arasındaki yasal mal rejimi edinilmiş mallara katılma rejimidir. Bu tarihten önce ise mal ayrılığı rejimi uygulanmaktaydı. Bu yazımızda Edinilmiş mallara katılma rejimini detaylı olarak anlatacağız.

Okumaya devam et

Tedbir nafakası

Tedbir Nafakası

Tedbir Nafakası Nedir? 

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davasının devamı süresince zor durumda kalan eşin barınması ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin olarak hükmedilen nafaka türüdür.

TMK 169. madde :

“Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır.”

Yukarıdaki maddeden anlaşılacağı üzere, tedbir nafakasına hakim kendiliğinden karar verebilir. Bunun için talebe gerek yoktur. Davanın devamı süresince tedbir nafakası taraflarca talep edilmemiş olsa dahi, hakim tarafından kendiliğinden tedbir nafakasına hükmedilebilir.

Tedbir Nafakası Alma Şartları

  • Boşanma davası veya ayrılık davasının açılmış olması gerekir.
  • Eşlerin ayrı yaşamaları gerekir. Bir boşanma davası söz konusu değilse eşlerin ayrı yaşayıp kanunen ayrılık sürecinin mevcut olması gerekmektedir. Kadın lehine tedbir nafakasına hükmedilmesi için kadının ayrı yaşamada haklı olduğunu artık ayrı yaşamanın onun için bir zorunluluk olduğunun ispatı re’ sen bağlanacak tedbir nafakası için genel bir şarttır. Şöyle ki; kadın eşinin kendisine şiddet uyguladığını, başka bir kadınla ilişkisinin olduğunu veya bunun gibi birçok evliliği derinden sarsacak sebeplerle ayrı yaşamak zorunda kaldığını ispat ederse hakim tarafından kendisine uygun bir miktarda tedbir nafakası bağlanacaktır.

Tedbir Nafakası Ne Kadar Olur ?

Hakim, eşe ve çocuğa uygun bir miktarda tedbir nafakası bağlayacak ise kanunen bunun bir takım sınırları ve kriterleri olmalıdır. Tedbir nafakası alacak olan kişinin ve verecek olan kişinin de maddi durumları, yaşam koşulları, çocuğun ihtiyaçları gibi durumlar dikkate alınacaktır. Nafaka miktarının belirlenmesinde çocuğun gelirleri de göz önünde bulundurulur.

Tedbir nafakası kararında eş için ayrı çocuk için ayrı bir şekilde hükmedilmelidir. Nafaka miktarı makul ölçüde olmalıdır.

Tedbir Nafakası Ne Zaman Başlar ?

Tedbir nafakası, boşanma veya ayrılık davasının açıldığı tarihten itibaren işlemeye başlar. Boşanma davasının kesinleştiği güne kadar devam edecektir. Davanın açılmasından 2 ay sonra tedbir nafakasına karar verilse dahi Nafaka her ay peşin olarak ödenir.

Tedbir Nafakasında Kusur Durumu

Aldatan eş tedbir nafakası alabilir mi? Kusurlu eş tedbir nafakası alabilir mi? gibi sorulara cevap verecek olursak;

Eşlerin kusurlu olup olmaması bu nafakanın verilmesinde dikkate alınmaz. Burada önemli olan zor duruma düşecek eşin ihtiyaçlarını gidermektir. Bu nedenle tedbir nafakası tayininde kusur araştırması yapılmaz.

Örnek Yargıtay Kararı (Hukuk Genel Kurulu 2011/2-533 esas, 670 karar sayılı kararı)

Lehine önlem alınacak olan taraf kusurlu olsa dahi, önlemi gerektirici sebebin varlığı halinde kanunda belirtilen geçici nitelikteki önlemlerin alınması gerekir. Öyleyse ev hanımı olup herhangi bir geliri ve mal varlığı bulunmayan davalı yararına dava tarihinden geçerli olmak üzere uygun bir miktarda tedbir nafakası takdir edilmesi gerekirken kusurlu olduğu gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Tedbir Nafakasına İtiraz

Boşanma veya ayrılık davasının görülmesi sırasında tayin edilen tedbir nafakasına itiraz edilebilir. Nafaka ödemek zorunda olan taraf bu itirazı davanın görüldüğü mahkemeye yapacaktır. Hiç nafaka ödemek istemiyorsa nafakanın kaldırılması veya nafaka miktarının fazla olduğunu düşünüyorsa nafakanın azaltılması itirazında bulunabilir.

Tedbir Nafakası İcra Takibi 

Mahkemece her ne kadar tedbir nafakasına hükmedilse de ödeme yükümlüsü taraf nafakayı ödemeyebiliyor. Nafakayı ödemekten kaçınan kişi hakkında İcra takibi başlatılabilir. İcra takibine rağmen ödemeyi yapmayan kişi tazyik hapsi cezası alacaktır.  Tedbir nafakasına itiraz veya nafakanın kaldırılması gibi bir talepte bulunduysa, hakim cezanın ertelenmesine karar verebilir.

Tedbir Nafakası Dilekçe Örneği

Tedbir nafakası ile ilgili dilekçe ve hukuki sorunlarınız için Bakırköy Avukat ile iletişime geçebilirsiniz.

 

boşanma davasında geçici önlemler

Boşanma Davasında Alınacak Geçici Önlemler

Boşanma davasının görülmesi sırasında eşler arasında bir huzursuzluk oluşmaktadır. Bu huzursuzluktan dolayı eşler veya çocuklar davanın görülmesi sırasında zarar görebilirler. Bu zararın en az şekilde gerçekleşebilmesi için geçici önlemler alınmalıdır. Bu önlemler sayesinde eşler dava sürecini en iyi şekilde atlatabilecek olası barışma halinde dahi zarar görmemiş olurlar. Geçici tedbirler boşanma davasının kesinleşmesi ile birlikte sona erecektir.

TMK m. 169; “Boşanma veya ayrılık davası açılınca hakim, davanın devamı süresince gerekli olan, özellikle eşlerin barınmasına, geçimine, eşlerin mallarının yönetimine ve çocukların bakım ve korunmasına ilişkin geçici önlemleri re’sen alır”. 

Kanunda belirtildiği gibi geçici önlemleri alma yetkisi hakime tanınmıştır. Geçici önlemler, taraflar talep edilmeden hakim tarafından kendiliğinden alınabilecektir.

Geçici Önlemler Nelerdir?

Öncelikle eşlerin barınması, geçinmesi, çocukların bakımı ve korunması, malların yönetimine ilişkin geçici önlemler olmak üzere hakime verilen bu yetki dar kapsamlı değildir. Maddede kullanılan “özellikle” terimi ile yasada belirtilen tedbirlerin birer örnek olduğu vurgulanmak istenmiş ve alınacak önlemler hakkında kısıtlama yapılmamıştır.

Geçici Önlemlere Hangi Mahkeme Karar Verir?

Geçici önlemler, boşanma davasına bakan aile mahkemesi hakimi tarafından alınmalıdır. Yasa koyucu geçici önlemlerin eşler için alınacağını ifade etmekte, kadın veya erkek ayrımı yapmamaktadır. Bu sebeple her iki eş için de gerekli önlemlerin alınması mümkündür. Fakat alınan önlemlerin orantılı olması gerekmektedir. Çünkü önlemden beklenen sonuç karşı taraf için daha az yük sağlayacak bir önlemle sağlanabiliyorsa o zaman bunun tercih edilmesi gerekmektedir.

Kusurlu Tarafın Lehine Karşı Geçici Önlem Kararı Verilebilir Mi?

Geçici önlemlerin alınması için boşanma veya ayrılık davasının görülmesi yeterlidir. Kanun koyucu lehine önlem alınacak eşin kusursuz olmasını aramamaktadır. Alınan geçici önlemler durum ve şartların farklılaşması üzerine değiştirilebilir veya kaldırılabilecektir.

Tarafların aralarında yapacakları bir anlaşma ile de geçici önlemleri belirleme imkanı vardır. Bu durumda yapılan anlaşmanın hakim tarafından uygun bulunmalıdır. Anlaşmalı boşanma protokolünde geçici önlemlere dair taraflarca verilmiş karar bulunmasa bile hakim kanunun verdiği yetki ile kendiliğinden önlem alabilecektir.

Eşlerin Barınması Önlemi

Boşanma davasının açılması ile her iki eş için de ayrı yaşama hakkı doğacaktır. Bu hakkın doğumu ile hakim tarafından karar verilmeksizin eşler ayrı yaşama imkanına sahiptir.

Hakimin eşlerin barınmasına dair vereceği karar boşanma davasından önce ortak kullanılan konutta kimin ikame etmeye devam edeceği hakkındadır. Eşler kendi aralarında anlaşarak ortak konutta kimin yaşayacağına karar vermişlerse hakim genellikle bu kararı onaylamaktadır. Anlaşma olmadığı zaman hakim, durum ve şartlara göre kimin en çok ihtiyacı varsa konutta o kişinin yaşamasına karar verecektir. Verilecek kararda ev eşyaları hakkında da belirleme yapılmalıdır.

TMK madde 194/4; “Aile konutu eşlerden biri tarafından kira ile sağlanmışsa, sözleşmenin tarafı olmayan eş, kiralayana yapacağı bildirimle sözleşmenin tarafı haline gelir ve bildirimde bulunan eş diğeri ile müteselsilen sorumlu olur.” hükmüne yer vermektedir. Bu hüküm ile bağlantılı şekilde, ortak ikame edilen eve dair kira sözleşmesi muhatabı veya mülkiyet sahibi olmak eşe öncelik tanımayacaktır. Yapılacak belirleme ihtiyaca göre gerçekleştirilecektir.

Aile konutu olarak kullanılan yerde kira ilişkisi mevcut olması halinde; kullanım kararı verilen eş fark etmeksizin kira bedelinin ödemesine kiracı sıfatına sahip eş devam edecektir. Aksi durum ortak konutun
tahsisi ile sağlanmaya çalışılan faydayı ortadan kaldırmaktadır. Üstelik bir de bu eşe ekstra mali yük olacaktır. Yine ortak giderlere katılma konusunda da eşlerin birlikte hareket etmesi beklenmektedir.

Eşlerin Geçimi Önlemi

Boşanma ve ayrılık davaları sürecinde eşlerin bakım yükümlülükleri devam etmektedir. Bu nedenle hakim kendiliğinden her iki eşin de ödeme kuvveti, evlilik birliğinde yapılan masraflara katkıları ve varsa anlaşmaları doğrultusunda tedbir nafakası kararı vermelidir. Ancak geçici önlem olan tedbir nafakasının istenmediğine dair dilekçe veya sözlü beyanda bulunulması halinde artık bu nafakaya hükmedilemez.

Boşanma veya ayrılık davalarında hakimin kendiliğinden alacağı tedbir nafakası kararının başlangıcı dava tarihidir. Lehine tedbir nafakası bağlanan eşin zina gerçekleştirmesi bile nafakayı etkilemeyecektir. Tedbir nafakası kusura göre verilmez.

Çocuklara Yönelik Önlemler

Boşanma veya ayrılık davasıyla birlikte çocuklara yönelik önlemler de alınacaktır. Çünkü bu süreç en çok çocukları etkileyecektir. Bu önlemler, çocukların bakım ve korunması, geçimi ve anne-babayla kişisel ilişki kurması durumlarıdır.

TMK md. 169 gereğince hakim, çocukların bakım ve korunmasına yönelik tedbirleri kendiliğinden almak zorundadır. Bu süreçte çocuğun barınması, bakımı ve korunması hakkında eşler ortak kararda anlaşabilirler. Hakim, bu anlaşmayı çocuğun üstün yararına uygun görerek onaylarsa anlaşmaya rağmen ayrıca düzenleme yapmayacaktır.

Boşanma davası sürecinde eşlerin ayrı yaşama hakkı kazanması üzerine çocukların geçici velayetinin de belirlenmesi gerekir. Çocukların ayrı ayrı eşlere verilmesi veya birlikte tek bir eşte kalması mümkündür. Hakim çocuğun üstün yararını gözeterek karar verecektir. Eşlerin kusuru, mali durumları alınacak kararda etkili değildir. Önemli olan çocuğun üstün yararıdır. Çocuğun bakımı kendisine verilen tarafın çocuğun mallarının yönetimini aldığı söylenemez. Malların yönetimine ilişkin durum ayrıca belirlenecektir.

Boşanma davasının sürmesi sırasında çocuğun eğitimi,barınması ve gelişmesi durumları da önem kazanmaktadır. Bu yükümlülükler geçici velayetin verildiği kişiye tek bırakılamaz. Diğer eş de katkı yapması gerekir. İşte bu katkı da tedbir nafakasıdır. Çocuk için ödenecek nafaka miktarını hakim, çocuğun ihtiyaçlarına göre kendiliğinden belirlemek zorundadır. Bu belirlemede tarafların geliri ve ödeme gücü etkili olacaktır. Eşler kendi arasında nafaka miktarını belirleyebilir. Ancak hakim buna bağlı değildir. Çocuğun yararı gözetilerek daha fazla nafakaya da hükmedebilir. Karşı tarafın maddi durumuna göre daha az nafakaya da hükmedilebilir.

Çocuğun geçici velayetinin bir eşe verilmesi durumunda diğer eş için de çocukla kişisel ilişki kurma kararı verilmelidir. Verilecek tedbir kararında diğer eş ile çocuk arasında kurulacak kişisel ilişkinin günü, saati ve yeri açıkça belirtilmelidir.

Daha ayrıntılı bilgi ve hukuki destek için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

boşanma davasında geçici önlemler

İstanbul Boşanma Avukatı

Boşanma, Türk Medeni Kanunu‘na göre yasal açıdan evliliğin sonlandırılması durumudur. Boşanma avukatı, boşanma hukuku alanındaki davalara bakmaktadır. Türkiye’de özellikle son yıllarda boşanma oranı gittikçe artmaktadır. Bu nedenle boşanma davalarına bakan avukatın da önemi artmaktadır. İstanbul boşanma avukatı olarak boşanma hukukuyla ilgili davalar özenle takip edilmektedir.

Boşanma Hukuku Alanındaki Hizmetlerimiz

  • Anlaşmalı boşanma davası
  • Çekişmeli boşanma davası
  • Nafaka davaları
  • Maddi ve manevi tazminat davaları
  • Çocukların velayet davası
  • Anlaşmalı boşanma davası protokolünün hazırlanması
  • Boşanma dilekçesi hazırlama
  • Boşanma ile ilgili İstanbul boşanma avukatı olarak danışmanlık yapmak
  • Boşanmanın tanınması ve tenfizi
  • Aile ve boşanma hukukuyla ilgili her türlü dava ve danışmanlık işlemleri

Boşanma Avukatının Görev ve Sorumlulukları

Boşanma avukatları, müvekkili en iyi şekilde temsil etmek ve müvekkilin lehine sonuç almak amacıyla görev yaparlar. Boşanma avukatına düşen bazı görev ve sorumluluklar vardır:

  • Müvekkil ile detaylı bir görüşme yaparak boşanma nedenlerine hakim olmak
  • Konuyla ilgili bilgisi olan tanıklarla görüşmek
  • Konu ile ilgili kanun, yönetmelik, yargıtay kararları ve doktrinleri araştırmak
  • Dava aşamalarını takip etmek

Boşanma Avukatı Becerileri ve Yeterlilikleri

Boşanma avukatı, işlerinde başarılı olmak için aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli ek becerilere sahip olmalıdır:

  • Yazma ve konuşma becerileri: Gerek mahkemeye sunacağı dilekçede gerekse duruşmadaki sözlü beyanlar mutlaka etkileyici ve ikna edici olmalıdır.
  • Araştırma becerileri: Davayla ilgili gerekli araştırmayı yapmak davayı kazanmanın en etkili yollarından biridir. Çünkü araştırma sonucu elde edilecek bir delil davanın tüm seyrini değiştirebilecektir.
  • Hukuki bilgi ve deneyim: İstanbul boşanma avukatı alanıyla ilgili hukuki bilgi ve deneyime sahip olmalıdır. Boşanma avukatının vazgeçilmez bir özelliğidir bilgi ve deneyim.
  • İletişim becerisi: Müvekkil ile güçlü bir iletişim becerisi kurulması gerekir. Dava konusuna tam olarak hakim olmanın en iyi yolu müvekkilden geçer. Mahkemeye karşı da güçlü, kendinden emin ve  ikna edici olması iyi bir boşanma avukatının özelliklerindendir.
  • Müzakere yeteneği: Özellikle anlaşmalı boşanma davalarında müzakere yeteneği çok önemlidir. Karşı tarafı ikna etme, karşı tarafla diyalog halinde olma anlaşmalı boşanma durumunda önemlidir.

Boşanma davalarınız veya hukuki destek için bizimle İLETİŞİME geçebilirsiniz.

zina nedeniyle boşanma

Zina (Aldatma) Sebebiyle Boşanma Davası Nedir?

Aldatma, yani zina sebebiyle boşanma, Türk Medeni Kanunu’nun 161. Maddesinde düzenlenen özel boşanma sebeplerindendir. Burada “aldatma” kelimesinden anlaşılması gereken, kişinin resmi nikahlı eşinden başka bir kişiyle cinsel ilişkiye girmesidir. Bunun dışında kalan mesajlaşma, görüşme, konuşma ve cinsel ilişki boyutuna varmayacak diğer eylemlerinden dolayı kişiye karşı aldatmaya dayalı boşanma davası açılamaz. Bu gibi fiiller ancak Medeni Kanun’un 163. maddesinde düzenlenen “haysiyetsiz yaşam sürme” sebebiyle açılacak boşanma davasına konu olabilir.

Okumaya devam et